Yönetim kurulu üyelerinin ibrada oy kullanamaması ve karar nisabının denetimi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6337 E. 2014/12935 K. · · İlk derece: 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
TTK 374/2 uyarınca yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve diğer üyelerin ibrasına ilişkin kararlarda oy kullanamaz; oy kullanamayacak üyelerin oyları çıkarıldığında ibra için gerekli karar nisabı sağlanmıyorsa karar mutlak butlanla batıl, sağlanıyorsa geçerlidir. Dava kısmen kabul edilmişse yargılama gideri ve vekâlet ücreti bu kabul-ret oranına göre paylaştırılmalıdır.
Ele alınan sorunlar
Yönetim kurulu üyelerinin ibraya ilişkin kararlarda oy hakkı ve karar nisabı → kabul
İddia: Yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanmasa da diğer üyelerin ibrasında oy kullandığından ibra kararı hukuka aykırıdır.
Gerekçe: Mülga 6762 sayılı TTK 374/2 (buyurucu nitelikte) uyarınca yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve diğer yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değildir. Oy kullanamayacak üyelerin oyları çıkarıldığında karar nisabı yine oluşuyorsa karar geçerlidir; oluşmuyorsa karar mutlak butlanla batıldır. Somut olayda üyeler ayrı ayrı ibra edilmiş olup, oy kullanamayacakların oyları çıkarıldığında geriye kalan ret oyları kabul oylarından fazla olduğundan ibra için gerekli karar nisabı sağlanmamıştır; mahkemece bu yön üzerinde durulmadan hüküm kurulması doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kısmi kabul halinde yargılama giderleri ve vekâlet ücreti → kabul
Gerekçe: Dava kısmen kabul edildiği halde yargılama giderlerinin tamamından davalının sorumlu tutulması ve davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İbrada oydan yoksunluk ve oyların çıkarılması sonucu nisap denetimi (TTK 374/2) yönünden emsal.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibra↗ oydan yoksunluk↗ karar nisabı↗ mutlak butlan↗ TTK 374/2↗ yargılama giderleri↗ vekâlet ücreti↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanamaz (TTK 374/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10933 E. 2011/4288 K.
Ortak:karar nisabı · mutlak butlan · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaOylamaya katılmaması gereken ortağın oy kullanmasına rağmen bu oyların bulunmaması halinde dahi karar «nisabı» oluşuyorsa kararın «mutlak butlanla» batıl olduğu kabul edilemez.
Aksi halde, yani lehine izin kararı verilen «yönetim kurulu» üyesinin oylarının çıkarılması halinde karar «nisabı» oluşmuyorsa kararın «mutlak butlanla» batıl olduğu kabul edilmelidir.
Bu durumda, «ibra» için gerekli karar «nisabı» sağlanamamış olduğu halde bu yön üzerinde durulmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan gerekçe ile davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaOylamaya katılmaması gereken ortağın oy kullanmasına rağmen bu oyların bulunmaması halinde dahi karar «nisabı» oluşuyorsa kararın «mutlak butlanla» batıl olduğu kabul edilemez.
Aksi halde kararın «mutlak butlanla» malul olduğu kabul edilmiştir.
Bu durumda «ibra» için gerekli karar «nisabı» sağlanamamış olduğu halde bu yön üzerinde durulmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · muhalefet şerhi
Benzer bu kararda… ılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar iptali istenen 7 nolu genel kurul kararına davacı tarafça «muhalefet şerhi» konulmaması nedeniyle bu madde yönünden dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi gerekirken esasa ilişkin gerekçeler ile talebin reddi doğru değil ise de, hükmün sonucu itibariyle doğru olmasına göre davacı vekil …
2-Dava «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
YK üyeleri birbirinin ibrasında oy kullanamaz; muhalefet şerhi olmadan iptal istenebilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7064 E. 2011/17661 K.
Ortak:ibra · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaDavacı tarafça iptali istenen 7 nolu genel kurul kararında şirketin «yönetim kurulu» üyeleri ayrı ayrı «ibra» edilmişlerdir.
Ancak, somut olaya uygulanması gerekli mülga 6762 sayılı TTK’nun 374/2. maddesi hükmü karşısında, «yönetim kurulu» üyeleri kendilerinin ve diğer «yönetim kurulu üyelerinin ibralarına» ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir.
Somut olayda «yönetim kurulu» üyeleri ayrı ayrı «ibra» edilmiş olup, ibrada oy kullanamayacak olan kişilerin oyları çıkarıldığında, geriye kalan ret oyları kabul oylarından fazladır.
Benzer bu karardaTTK’nun 374/2. madde hükmü karşısında, «yönetim kurulu» üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin «ibralarına» ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir.
Somut olayda, «yönetim kurulu» üyeleri, birbirlerinin «ibra» oylamasına katılmışlar ve oy kullanmışlardır.
Bu şekilde alınan genel kurul kararına karşı «iptal davası» açan ortaklar, «muhalefet şerhlerini» tutanağa yazdırmamış olsalar bile, «ibraya» ilişkin «genel kurul kararının iptalini» isteyebilirler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · ispat yükü
Benzer bu karardaBu şekilde alınan genel kurul kararına karşı «iptal davası» açan ortaklar, «muhalefet şerhlerini» tutanağa yazdırmamış olsalar bile, «ibraya» ilişkin «genel kurul kararının iptalini» isteyebilirler.
… isindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kârın «dağıtılmasına» ilişkin genel kurul kararının oy birliğiyle alınmış bulunmasına ve «ispat yükü» üzerinde bulunan davacı tarafın bu durumun gerçeği yansıtmadığını kanıtlayamamış olmasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temy …
2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7414 E. 2014/15431 K.
Ortak:karar nisabı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaOylamaya katılmaması gereken ortağın oy kullanmasına rağmen bu oyların bulunmaması halinde dahi karar «nisabı» oluşuyorsa kararın «mutlak butlanla» batıl olduğu kabul edilemez.
Aksi halde, yani lehine izin kararı verilen «yönetim kurulu» üyesinin oylarının çıkarılması halinde karar «nisabı» oluşmuyorsa kararın «mutlak butlanla» batıl olduğu kabul edilmelidir.
Bu durumda, «ibra» için gerekli karar «nisabı» sağlanamamış olduğu halde bu yön üzerinde durulmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan gerekçe ile davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak, hazirun listelerinin onaylanmış, «hazirun cetvelinin» divan başkanı ve hükümet komiseri tarafından dahi imzalanmış bulunması karşısında, artık TTK'nın 360/3. maddesinin düzenlenme amacı da nazara alındığında, davacıların dava konusu toplantıya katılmalarına engel çıkartılmasının hukuken himaye edilemeyeceği, davalı şirketin sermaye artışının 6762 sayılı TTK'nın 392. maddesine göre batıl olduğu ve ortakların oy haklarının 377.100,00 TL sermaye üzerinden hesaplanması gerektiği, bu durumda gerekli «toplantı nisabının» sağlanmadığı ve davacıların oylarının alınan kararları etkileyecek nisaba sahip olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, TTK’nun 381. maddesine dayalı olarak açılmış bulunan genel kurulun iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davalı şirketin sermaye artışının 6762 sayılı TTK 392. maddeye göre batıl olduğu ve ortakların oy haklarının önceki sermaye üzerinden yapılan hesaba göre davacıların oylarının toplantı ve karar «nisabını» etkileyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece öncelikle arttırılmış sermayeye göre davacıların oylarının iptali istenen genel kurul bakımından, karar «nisabını» etkileyip etkilemeyeceği, genel kurula katılmayan davacıların oylarının karar nisabını etkileyecek nitelikte bulunması halinde ise, alınan kararların TTK’nın 381. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı ve karar nisabı · hazirun cetveli · havale
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak, hazirun listelerinin onaylanmış, «hazirun cetvelinin» divan başkanı ve hükümet komiseri tarafından dahi imzalanmış bulunması karşısında, artık TTK'nın 360/3. maddesinin düzenlenme amacı da nazara alındığında, davacıların dava konusu toplantıya katılmalarına engel çıkartılmasının hukuken himaye edilemeyeceği, davalı şirketin sermaye artışının 6762 sayılı TTK'nın 392. maddesine göre batıl olduğu ve ortakların oy haklarının 377.100,00 TL sermaye üzerinden hesaplanması gerektiği, bu durumda gerekli «toplantı nisabının» sağlanmadığı ve davacıların oylarının alınan kararları etkileyecek nisaba sahip olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece hükme esas alınan 14.10.2013 «havale» tarihli ek raporda, sermaye artışı için ödenmesi gereken nakit tutarların ödenmemesi nedeniyle sermaye artış kararının batıl kaldığı ve ortakların oy haklarının önceki sermaye üzerinden belirlenmesi gerektiğine ilişkin değerlendirme yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6337 E. , 2014/12935 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/06/2013
NUMARASI 2012/933-2013/348
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.06.2013 tarih ve 2012/933-2013/348 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortakları olduklarını, davalı şirketin 21.06.2012 tarihli genel kurulunda alınan 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 ve 13 nolu kararların kanuna, anasözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, genel kurulda okunan raporların yetersiz bulunduklarını, raporlarda detaylı bilgiye yer verilmediğini, kâr dağıtılmasına ilişkin karar alınmayarak şirket ortaklarının kardan mahrum bırakıldıklarını, yönetim kurulu üyelerine toplantı başına 5.000 TL net ücret ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu ücretin fahiş olduğunu ileri sürerek, söz konusu genel kurulda alınan kararların hükümsüz olduklarının tespitine, aksi halde iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin iptali istenilen genel kurul kararlarının, kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına uygun olduklarını, davanın aile içindeki husumet nedeniyle açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 21.06.2012 tarihinde yapılan 2011 senesine ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan 5, 6, 7, 8, 9, 11, 12 ve 13 nolu kararların kanuna, anasözleşmeye ve objektif iyi niyet kurullarına uygun olduğu, kârın dağıtılmamasına ilişkin 10 nolu kararın ise yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 21.06.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan 10 nolu kararın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin, davalı vekilinin (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça iptali istenen 7 nolu genel kurul kararında şirketin yönetim kurulu üyeleri ayrı ayrı ibra edilmişlerdir. Yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanmamışlar, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında ise oy kullanmışlardır. Ancak, somut olaya uygulanması gerekli mülga 6762 sayılı TTK’nun 374/2. maddesi hükmü karşısında, yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve diğer yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. TTK'nun 374/2. madde hükmü buyurucu niteliktedir. Oylamaya katılmaması gereken ortağın oy kullanmasına rağmen bu oyların bulunmaması halinde dahi karar nisabı oluşuyorsa kararın mutlak butlanla batıl olduğu kabul edilemez.
Aksi halde, yani lehine izin kararı verilen yönetim kurulu üyesinin oylarının çıkarılması halinde karar nisabı oluşmuyorsa kararın mutlak butlanla batıl olduğu kabul edilmelidir. Somut olayda yönetim kurulu üyeleri ayrı ayrı ibra edilmiş olup, ibrada oy kullanamayacak olan kişilerin oyları çıkarıldığında, geriye kalan ret oyları kabul oylarından fazladır. Bu durumda, ibra için gerekli karar nisabı sağlanamamış olduğu halde bu yön üzerinde durulmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan gerekçe ile davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Kabule göre de, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen yargılama giderlerinin tamamından davalının sorumlu tutulmuş olması ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 04.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101912900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz