Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13088 E. 2011/6845 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak butlan↗ huzur hakkı↗ karar nisabı↗ butlan↗ istifa↗ emredici hüküm↗ genel kurul kararının iptali↗ ibra↗ oy yasağı↗ kamu düzeni↗ iptal davası↗ anonim şirket↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Şirketin yönetim kurulu üyelerinin kendi ibraları hakkındaki oylamaya katılmaları nedeniyle genel kurulun 6 nolu kararının iptaline karar verilmesinin gerektiği, her yılın bilançosunun ayrı olduğu, davacıların yönetim kurulu üyelerine verilen huzur hakkının artırılmasına ilişkin olarak daha önce dava açtıkları ve bu durumun çelişkili bir istem olduğu, TTK m. 334 uyarınca yönetim kurulu üyelerine gerekli iznin verilmesinin daha önce kendilerine verilen izni iyi kullanıp kullanmadıkları yönünde açılacak olan sorumluluk davasında inceleneceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 15.02.2007 tarihli genel kurulunun yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 6 nolu kararının iptaline, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosya içinde mevcut bilgi ve belgelere göre davacılar ... ve ...’nın davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri olmadıkları anlaşılmakla, iptali talep edilen, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmemesi yönündeki genel kurul kararı hakkında mahkemece verilen red hükmünün temyizinde hukuki yararları bulunmadığından mümeyyiz davacıların bu yöndeki karara ilişkin temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davalı vekili ve mümeyyiz davacılar vekilinin aşağıdaki (3) ve (4) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
3-Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. TTK’nun 381. maddesi uyarınca, anonim şirket genel kuruluna katılan ortağın bu genel kurulda alınan kararlara karşı iptal davası açabilmesi için iptalini istediği karara karşı muhalif oy kullanmış olması ve keyfiyeti tutanağa geçirtmiş olması gerekmektedir. Ancak iptali istenen kararların mutlak butlanla sakat olması halinde bu şartın varlığı gerekli değildir. Mutlak butlanla batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır. Bu tür kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve mahkemece re’sen üzerinde durulması gerekir.
Somut olayda, davacılar tarafından 15.02.2007 tarihli genel kurul kararının yönetim kurulu üyelerinin toplu olarak ibrasına dair 6 numaralı kararın iptali talep edilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanamayacakları gerekçesiyle değinilen genel kurulda alınan 6 numaralı kararının iptaline karar verilmişse de, Dairemizin yerleşmiş uygulaması gereğince, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmaları başlıbaşına genel kurulca alınan ibra kararının iptalini gerektirmemekte, bu konuda yönetim kurulu üyelerinin kullandığı oyların karara etkili olup olmadığı değerlendirilmektedir. Buna karşın gerek dosya içindeki bilirkişi raporu gerekse mahkeme karar gerekçesinde bu yönde bir tespit bulunmadığı gibi iptali istenen genel kurul tarihi itibari ile daha önce seçilen yönetim kurulu üyelerinden istifa veya ölüm gibi nedenlerle görevinden ayrılmak durumunda olanlar bulunup bulunmadığı hususu da belirlenmiş değildir. Bu durumda mahkemece, öncelikle genel kurulda hakkında ibra kararı alınan yönetim kurulu üyelerinin kim ya da kimler oldukları ve davalı şirket ortaklarından kimlerin ne kadar paya sahip olduğu belirlendikten sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
4-Genel kurulca alınan ve davacılar tarafından iptali istenen bir diğer karar ise yönetim kurulu üyelerine TTK’nun 334. maddesi gereğince izin verilmesi olup, mahkemece,
daha önce bu yönde verilen iznin iyi kullanılıp kullanılmadığının denetiminin açılacak olan sorumluluk davasında inceleneceği gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmişse de, TTK’nun 334. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerine izin verilmesine ilişkin genel kurul kararlarında da yönetim kurulu üyelerinin oy kullanma yasağı söz konusu olup, alınan kararın sıhhati, toplantıda oy kullanan yönetim kurulu üyelerinin verdiği oyların karar nisabına etkili olup olmamasına bağlıdır. O halde mahkemece, yukarıda 3 numaralı bentte yapılan açıklamalar doğrultusunda, öncelikle yönetim kurulu üyelerinin kim ya da kimler oldukları, bu kişilerin genel kurul toplantısında oy kullanıp kullanmadıkları ve davalı şirket ortaklarından kimlerin hangi paya sahip olduğu belirlenip yönetim kurulu üyelerinin verdiği oylarının sonuca etkisi tespit edilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9025 E. 2011/2462 K.
Ortak:mutlak butlan · karar nisabı · butlan · emredici hüküm · genel kurul kararının iptali · ibra · kamu düzeni · iptal davası · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaMutlak «butlanla» batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, «emredici» kurallara, «kamu düzenine» veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır.
Ancak iptali istenen kararların «mutlak butlanla» sakat olması halinde bu şartın varlığı gerekli değildir.
3-Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMutlak «butlanla» batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, «emredici» kurallara, «kamu düzenine» veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır.
Söz konusu kararların yukarıda açıklanan nitelikte olmadıkları, bu nedenle «mutlak butlanla» sakat bulunmadıkları, bu kararlara karşı «muhalefet şerhini» tutanağa geçirtmeyen davacının «iptal davası» açamayacağı gözetilmeksizin anılan kararların iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu şekilde alınan genel kurul kararına karşı «iptal davası» açan ortaklar, «muhalefet şerhlerini» tutanağa yazdırmamış olsalar bile, «ibraya» ilişkin «genel kurul kararının iptalini» isteyebilirler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu ibrası · faaliyet raporu · muhalefet şerhi · kâr mahrumiyeti · olağanüstü genel kurul · cy/cy şerhi · kâr dağıtımı · geçersizlik
Benzer bu kararda… inceleme ve rapor verme görevi verilmediğinden, belirtilen yıllara ilişkin usulüne uygun bir denetim raporunun olmadığı, usulüne uygun bir denetim raporu olmaksızın «yönetim kurulu» «faaliyet raporu» ile bilanço ve kâr zarar hesabının onaylanamayacağı, buna ilişkin genel kurul kararının bu nedenle iptalinin gerektiği, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararların oylanmasında ise TTK’nun 374. maddesine aykırı olarak oydan yoksun olan yönetim kurulu başkanının vekaleten oy kullandığı, bu şekilde alınan «ibra» kararının yok hükmünde olduğu, aynı gerekçe ile yönetim kurulu başkanına şirket ile muamele yapma ve rekabet etme izni verilmesine ilişkin kararların da «geçersiz» olduğu, onaylanmamış bilançoya dayalı olarak şirket karı ile ilgili alınan tüm kararların da geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı şirketin 20.09.2007 tarihli «olağan genel kurul» toplantısındaki 3,4,5,8,9 ve 10 nolu kararların iptaline karar verilmiştir.
Öte yandan davacı tarafça iptali istenen 3 nolu karar ile davalı şirketin 2004, 2005 ve 2006 yıllarına ilişkin «yönetim kurulu» «faaliyet raporu» ve denetçi raporları kabul edilmiş, 8 nolu karar ile 2004 ve 2005 yılı karlarının «dağıtılmayarak» olağanüstü yedeklere ayrılması hususunda alınan yönetim kurulu kararı «ibra» edilmiş ve 9 nolu karar ile de 2006 yılı karının olağanüstü yedeklere ayrılmasına karar verilmiştir.
Söz konusu kararların yukarıda açıklanan nitelikte olmadıkları, bu nedenle «mutlak butlanla» sakat bulunmadıkları, bu kararlara karşı «muhalefet şerhini» tutanağa geçirtmeyen davacının «iptal davası» açamayacağı gözetilmeksizin anılan kararların iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca davada «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu kararın da iptali istenilmiş olup, bu madde de davacının «muhalefet şerhi» bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7935 E. 2016/6276 K.
Ortak:butlan · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Şirketin «yönetim kurulu» üyelerinin kendi ibraları hakkındaki oylamaya katılmaları nedeniyle genel kurulun 6 nolu kararının iptaline karar verilmesinin gerektiği, her yılın bilançosunun ayrı olduğu, davacıların yönetim kurulu üyelerine verilen «huzur hakkının» artırılmasına ilişkin olarak daha önce dava açtıkları ve bu durumun çelişkili bir istem olduğu, TTK m.
334 uyarınca «yönetim kurulu» üyelerine gerekli iznin verilmesinin daha önce kendilerine verilen izni iyi kullanıp kullanmadıkları yönünde açılacak olan sorumluluk davasında inceleneceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 15.02.2007 tarihli genel kurulunun yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 6 nolu kararının iptaline, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
1-Dosya içinde mevcut bilgi ve belgelere göre davacılar ... ve ...’nın davalı şirketin «yönetim kurulu» üyeleri olmadıkları anlaşılmakla, iptali talep edilen, yönetim kurulu üyelerine «huzur hakkı» ödenmemesi yönündeki genel kurul kararı hakkında mahkemece verilen red hükmünün temyizinde hukuki yararları bulunmadığından mümeyyiz davacıların bu yöndeki karara ilişkin temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/28 esas sayılı davasında «hisse devrinin iptaline», davacı adına tesciline karar verildiği, hisse devrinin «butlanla» sakat olduğunun mahkeme kararı ile kesinleştiği, davacının baştan itibaren hisse sahibi olduğu, genel kurul ve toplantıda alınan kararların da butlanla sakat hale geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, genel kurulun butlanla malul olduğunun tespitine, işletme ruhsatı devir işleminin ve bu devre ilişkin «yönetim kurulu» kararının «geçersizliğine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · hisse devri · geçersizlik
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/28 esas sayılı davasında «hisse devrinin iptaline», davacı adına tesciline karar verildiği, hisse devrinin «butlanla» sakat olduğunun mahkeme kararı ile kesinleştiği, davacının baştan itibaren hisse sahibi olduğu, genel kurul ve toplantıda alınan kararların da butlanla sakat hale geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, genel kurulun butlanla malul olduğunun tespitine, işletme ruhsatı devir işleminin ve bu devre ilişkin «yönetim kurulu» kararının «geçersizliğine» karar verilmiştir.
-
Üyeler birbirinin ibrasında oy kullanamaz; nisap sağlanmadan alınan ibra iptal edilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4833 E. 2024/1206 K.
Ortak:karar nisabı · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda4-Genel kurulca alınan ve davacılar tarafından iptali istenen bir diğer karar ise «yönetim kurulu» üyelerine TTK’nun 334. maddesi gereğince izin verilmesi olup, mahkemece, daha önce bu yönde verilen iznin iyi kullanılıp kullanılmadığının denetiminin açılacak olan sorumluluk davasında inceleneceği gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmişse de, TTK’nun 334. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerine izin verilmesine ilişkin genel kurul kararlarında da yönetim kurulu üyelerinin oy kullanma «yasağı» söz konusu olup, alınan kararın sıhhati, toplantıda oy kullanan yönetim kurulu üyelerinin verdiği oyların karar «nisabına» etkili olup olmamasına bağlıdır.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; genel kurul kararlarının kanuna, ana sözleşmeye ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırılık hallerinin ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı Kanun'un 446'ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalmasının ve bu keyfiyeti zapta geçirtmesinin gerektiği, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımayacağı, somut olayda, davacı tarafça, genel kurul toplantısında 2016 yılı bilanço ve gelir tablosunun «tasdikine» ilişkin 4 no'lu, 2016 yılı «yönetim kurulu» faaliyet raporunun onaylanmasına dair 5 no'lu ve 2016 yılı kârının «dağıtılmamasına» ilişkin 6 no'lu kararlara karşı muhalif kalınarak «muhalefet şerhinin» tutanağa geçirilmesinin söz konusu olmadığı, bu kararlar yönünden dava şartının gerçekleşmediği, yine anılan kanunun 436 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince de yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanamayacakları gibi diğerlerinin ibrasında da oy kullanamayacakları, somut olayda ise kendi ibralarında oy kullanmayan yönetim kurulu üyelerinin diğerinin ibrasında oy kullandığı, yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında ise kalan oyların «ibra» için karar «nisabını» sağlamadığı açık olup, mahkemenin bu kararın iptaline yönelik vermiş olduğu kararında da usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13088 E. , 2011/6845 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.03.2009 tarih ve 2007/183 - 2009/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin ana sözleşmesi hükümleri gereğince müvekkilleri dışındaki hissedarların yönetim kurulunda 4 üye ile temsil edildiklerini, bu üyelerin şirketi zarara uğrattıklarını ve şirketi menfaatleri doğrultusunda yönettiklerini ileri sürerek, 15.02.2007 yılında yapılan 2006 yılı genel kurulunda bilançonun oylanmasına dair 5 nolu, yönetim kurulu üyelerinin toplu olarak ibrasına dair 6 nolu, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmemesine yönelik 9 nolu ve yönetim kurulu üyelerine TTK. m. 334 gereğince izin verilmesine dair 11 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Şirketin yönetim kurulu üyelerinin kendi ibraları hakkındaki oylamaya katılmaları nedeniyle genel kurulun 6 nolu kararının iptaline karar verilmesinin gerektiği, her yılın bilançosunun ayrı olduğu, davacıların yönetim kurulu üyelerine verilen huzur hakkının artırılmasına ilişkin olarak daha önce dava açtıkları ve bu durumun çelişkili bir istem olduğu, TTK m. 334 uyarınca yönetim kurulu üyelerine gerekli iznin verilmesinin daha önce kendilerine verilen izni iyi kullanıp kullanmadıkları yönünde açılacak olan sorumluluk davasında inceleneceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 15.02.2007 tarihli genel kurulunun yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 6 nolu kararının iptaline, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosya içinde mevcut bilgi ve belgelere göre davacılar ... ve ...’nın davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri olmadıkları anlaşılmakla, iptali talep edilen, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmemesi yönündeki genel kurul kararı hakkında mahkemece verilen red hükmünün temyizinde hukuki yararları bulunmadığından mümeyyiz davacıların bu yöndeki karara ilişkin temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davalı vekili ve mümeyyiz davacılar vekilinin aşağıdaki (3) ve (4) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
3-Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. TTK’nun 381. maddesi uyarınca, anonim şirket genel kuruluna katılan ortağın bu genel kurulda alınan kararlara karşı iptal davası açabilmesi için iptalini istediği karara karşı muhalif oy kullanmış olması ve keyfiyeti tutanağa geçirtmiş olması gerekmektedir. Ancak iptali istenen kararların mutlak butlanla sakat olması halinde bu şartın varlığı gerekli değildir. Mutlak butlanla batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır.
Bu tür kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve mahkemece re’sen üzerinde durulması gerekir.
Somut olayda, davacılar tarafından 15.02.2007 tarihli genel kurul kararının yönetim kurulu üyelerinin toplu olarak ibrasına dair 6 numaralı kararın iptali talep edilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanamayacakları gerekçesiyle değinilen genel kurulda alınan 6 numaralı kararının iptaline karar verilmişse de, Dairemizin yerleşmiş uygulaması gereğince, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmaları başlıbaşına genel kurulca alınan ibra kararının iptalini gerektirmemekte, bu konuda yönetim kurulu üyelerinin kullandığı oyların karara etkili olup olmadığı değerlendirilmektedir. Buna karşın gerek dosya içindeki bilirkişi raporu gerekse mahkeme karar gerekçesinde bu yönde bir tespit bulunmadığı gibi iptali istenen genel kurul tarihi itibari ile daha önce seçilen yönetim kurulu üyelerinden istifa veya ölüm gibi nedenlerle görevinden ayrılmak durumunda olanlar bulunup bulunmadığı hususu da belirlenmiş değildir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle genel kurulda hakkında ibra kararı alınan yönetim kurulu üyelerinin kim ya da kimler oldukları ve davalı şirket ortaklarından kimlerin ne kadar paya sahip olduğu belirlendikten sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
4-Genel kurulca alınan ve davacılar tarafından iptali istenen bir diğer karar ise yönetim kurulu üyelerine TTK’nun 334. maddesi gereğince izin verilmesi olup, mahkemece,
daha önce bu yönde verilen iznin iyi kullanılıp kullanılmadığının denetiminin açılacak olan sorumluluk davasında inceleneceği gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmişse de, TTK’nun 334. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerine izin verilmesine ilişkin genel kurul kararlarında da yönetim kurulu üyelerinin oy kullanma yasağı söz konusu olup, alınan kararın sıhhati, toplantıda oy kullanan yönetim kurulu üyelerinin verdiği oyların karar nisabına etkili olup olmamasına bağlıdır. O halde mahkemece, yukarıda 3 numaralı bentte yapılan açıklamalar doğrultusunda, öncelikle yönetim kurulu üyelerinin kim ya da kimler oldukları, bu kişilerin genel kurul toplantısında oy kullanıp kullanmadıkları ve davalı şirket ortaklarından kimlerin hangi paya sahip olduğu belirlenip yönetim kurulu üyelerinin verdiği oylarının sonuca etkisi tespit edilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davacılar vekilinin yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmemesi hususundaki genel kurul kararının iptalini istemekte hukuki yararlarının bulunmaması sebebiyle bu husustaki temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ve mümeyyiz davacılar vekilinin diğer kararlarla ilgili sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028025200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz