6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13088 E. 2011/6845 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak butlan huzur hakkı karar nisabı butlan istifa emredici hüküm genel kurul kararının iptali ibra oy yasağı kamu düzeni iptal davası anonim şirket yönetim kurulu kararı

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 334TTK 381

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Şirketin yönetim kurulu üyelerinin kendi ibraları hakkındaki oylamaya katılmaları nedeniyle genel kurulun 6 nolu kararının iptaline karar verilmesinin gerektiği, her yılın bilançosunun ayrı olduğu, davacıların yönetim kurulu üyelerine verilen huzur hakkının artırılmasına ilişkin olarak daha önce dava açtıkları ve bu durumun çelişkili bir istem olduğu, TTK m. 334 uyarınca yönetim kurulu üyelerine gerekli iznin verilmesinin daha önce kendilerine verilen izni iyi kullanıp kullanmadıkları yönünde açılacak olan sorumluluk davasında inceleneceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 15.02.2007 tarihli genel kurulunun yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 6 nolu kararının iptaline, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosya içinde mevcut bilgi ve belgelere göre davacılar ... ve ...’nın davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri olmadıkları anlaşılmakla, iptali talep edilen, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmemesi yönündeki genel kurul kararı hakkında mahkemece verilen red hükmünün temyizinde hukuki yararları bulunmadığından mümeyyiz davacıların bu yöndeki karara ilişkin temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davalı vekili ve mümeyyiz davacılar vekilinin aşağıdaki (3) ve (4) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

3-Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. TTK’nun 381. maddesi uyarınca, anonim şirket genel kuruluna katılan ortağın bu genel kurulda alınan kararlara karşı iptal davası açabilmesi için iptalini istediği karara karşı muhalif oy kullanmış olması ve keyfiyeti tutanağa geçirtmiş olması gerekmektedir. Ancak iptali istenen kararların mutlak butlanla sakat olması halinde bu şartın varlığı gerekli değildir. Mutlak butlanla batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır. Bu tür kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve mahkemece re’sen üzerinde durulması gerekir.

Somut olayda, davacılar tarafından 15.02.2007 tarihli genel kurul kararının yönetim kurulu üyelerinin toplu olarak ibrasına dair 6 numaralı kararın iptali talep edilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanamayacakları gerekçesiyle değinilen genel kurulda alınan 6 numaralı kararının iptaline karar verilmişse de, Dairemizin yerleşmiş uygulaması gereğince, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmaları başlıbaşına genel kurulca alınan ibra kararının iptalini gerektirmemekte, bu konuda yönetim kurulu üyelerinin kullandığı oyların karara etkili olup olmadığı değerlendirilmektedir. Buna karşın gerek dosya içindeki bilirkişi raporu gerekse mahkeme karar gerekçesinde bu yönde bir tespit bulunmadığı gibi iptali istenen genel kurul tarihi itibari ile daha önce seçilen yönetim kurulu üyelerinden istifa veya ölüm gibi nedenlerle görevinden ayrılmak durumunda olanlar bulunup bulunmadığı hususu da belirlenmiş değildir. Bu durumda mahkemece, öncelikle genel kurulda hakkında ibra kararı alınan yönetim kurulu üyelerinin kim ya da kimler oldukları ve davalı şirket ortaklarından kimlerin ne kadar paya sahip olduğu belirlendikten sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

4-Genel kurulca alınan ve davacılar tarafından iptali istenen bir diğer karar ise yönetim kurulu üyelerine TTK’nun 334. maddesi gereğince izin verilmesi olup, mahkemece,

daha önce bu yönde verilen iznin iyi kullanılıp kullanılmadığının denetiminin açılacak olan sorumluluk davasında inceleneceği gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmişse de, TTK’nun 334. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerine izin verilmesine ilişkin genel kurul kararlarında da yönetim kurulu üyelerinin oy kullanma yasağı söz konusu olup, alınan kararın sıhhati, toplantıda oy kullanan yönetim kurulu üyelerinin verdiği oyların karar nisabına etkili olup olmamasına bağlıdır. O halde mahkemece, yukarıda 3 numaralı bentte yapılan açıklamalar doğrultusunda, öncelikle yönetim kurulu üyelerinin kim ya da kimler oldukları, bu kişilerin genel kurul toplantısında oy kullanıp kullanmadıkları ve davalı şirket ortaklarından kimlerin hangi paya sahip olduğu belirlenip yönetim kurulu üyelerinin verdiği oylarının sonuca etkisi tespit edilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9025 E. 2011/2462 K.

    Ortak: · dava şartı · Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hisse devrinin iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7935 E. 2016/6276 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Üyeler birbirinin ibrasında oy kullanamaz; nisap sağlanmadan alınan ibra iptal edilir

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4833 E. 2024/1206 K.

    Ortak: · dava şartı · Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/13088 E.  ,  2011/6845 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.03.2009 tarih ve 2007/183 - 2009/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalı şirketin ana sözleşmesi hükümleri gereğince müvekkilleri dışındaki hissedarların yönetim kurulunda 4 üye ile temsil edildiklerini, bu üyelerin şirketi zarara uğrattıklarını ve şirketi menfaatleri doğrultusunda yönettiklerini ileri sürerek, 15.02.2007 yılında yapılan 2006 yılı genel kurulunda bilançonun oylanmasına dair 5 nolu, yönetim kurulu üyelerinin toplu olarak ibrasına dair 6 nolu, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmemesine yönelik 9 nolu ve yönetim kurulu üyelerine TTK. m. 334 gereğince izin verilmesine dair 11 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Şirketin yönetim kurulu üyelerinin kendi ibraları hakkındaki oylamaya katılmaları nedeniyle genel kurulun 6 nolu kararının iptaline karar verilmesinin gerektiği, her yılın bilançosunun ayrı olduğu, davacıların yönetim kurulu üyelerine verilen huzur hakkının artırılmasına ilişkin olarak daha önce dava açtıkları ve bu durumun çelişkili bir istem olduğu, TTK m. 334 uyarınca yönetim kurulu üyelerine gerekli iznin verilmesinin daha önce kendilerine verilen izni iyi kullanıp kullanmadıkları yönünde açılacak olan sorumluluk davasında inceleneceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 15.02.2007 tarihli genel kurulunun yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 6 nolu kararının iptaline, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosya içinde mevcut bilgi ve belgelere göre davacılar ... ve ...’nın davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri olmadıkları anlaşılmakla, iptali talep edilen, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmemesi yönündeki genel kurul kararı hakkında mahkemece verilen red hükmünün temyizinde hukuki yararları bulunmadığından mümeyyiz davacıların bu yöndeki karara ilişkin temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davalı vekili ve mümeyyiz davacılar vekilinin aşağıdaki (3) ve (4) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

3-Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. TTK’nun 381. maddesi uyarınca, anonim şirket genel kuruluna katılan ortağın bu genel kurulda alınan kararlara karşı iptal davası açabilmesi için iptalini istediği karara karşı muhalif oy kullanmış olması ve keyfiyeti tutanağa geçirtmiş olması gerekmektedir. Ancak iptali istenen kararların mutlak butlanla sakat olması halinde bu şartın varlığı gerekli değildir. Mutlak butlanla batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır.

Bu tür kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve mahkemece re’sen üzerinde durulması gerekir.

Somut olayda, davacılar tarafından 15.02.2007 tarihli genel kurul kararının yönetim kurulu üyelerinin toplu olarak ibrasına dair 6 numaralı kararın iptali talep edilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanamayacakları gerekçesiyle değinilen genel kurulda alınan 6 numaralı kararının iptaline karar verilmişse de, Dairemizin yerleşmiş uygulaması gereğince, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmaları başlıbaşına genel kurulca alınan ibra kararının iptalini gerektirmemekte, bu konuda yönetim kurulu üyelerinin kullandığı oyların karara etkili olup olmadığı değerlendirilmektedir. Buna karşın gerek dosya içindeki bilirkişi raporu gerekse mahkeme karar gerekçesinde bu yönde bir tespit bulunmadığı gibi iptali istenen genel kurul tarihi itibari ile daha önce seçilen yönetim kurulu üyelerinden istifa veya ölüm gibi nedenlerle görevinden ayrılmak durumunda olanlar bulunup bulunmadığı hususu da belirlenmiş değildir.

Bu durumda mahkemece, öncelikle genel kurulda hakkında ibra kararı alınan yönetim kurulu üyelerinin kim ya da kimler oldukları ve davalı şirket ortaklarından kimlerin ne kadar paya sahip olduğu belirlendikten sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

4-Genel kurulca alınan ve davacılar tarafından iptali istenen bir diğer karar ise yönetim kurulu üyelerine TTK’nun 334. maddesi gereğince izin verilmesi olup, mahkemece,

daha önce bu yönde verilen iznin iyi kullanılıp kullanılmadığının denetiminin açılacak olan sorumluluk davasında inceleneceği gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmişse de, TTK’nun 334. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerine izin verilmesine ilişkin genel kurul kararlarında da yönetim kurulu üyelerinin oy kullanma yasağı söz konusu olup, alınan kararın sıhhati, toplantıda oy kullanan yönetim kurulu üyelerinin verdiği oyların karar nisabına etkili olup olmamasına bağlıdır. O halde mahkemece, yukarıda 3 numaralı bentte yapılan açıklamalar doğrultusunda, öncelikle yönetim kurulu üyelerinin kim ya da kimler oldukları, bu kişilerin genel kurul toplantısında oy kullanıp kullanmadıkları ve davalı şirket ortaklarından kimlerin hangi paya sahip olduğu belirlenip yönetim kurulu üyelerinin verdiği oylarının sonuca etkisi tespit edilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davacılar vekilinin yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmemesi hususundaki genel kurul kararının iptalini istemekte hukuki yararlarının bulunmaması sebebiyle bu husustaki temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ve mümeyyiz davacılar vekilinin diğer kararlarla ilgili sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028025200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.