Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2952 E. 2010/8877 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kurtuluş beyyinesi↗ mücbir sebep↗ ağır kusur↗ sorumluluktan kurtulma↗ rücuan tazminat↗ illiyet bağı↗ üçüncü kişi↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın binanın çatısında biriken yağmur sularının su oluklarını tıkaması sonucu suyun çatı altına sızmasından kaynaklandığı, çatı oluklarının tıkanmasının beklenilmeyen hal olduğu, kat maliklerinin kusurundan söz edilemeyeceği, zarar ile kat maliklerinin eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Borçlar Kanunu’nun 58 nci maddesi hükmüne göre, “bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur”. Bu sorumluluk kusura dayanmadığı gibi malikin kurtuluş beyyinesi getirmesi de mümkün değildir. Davalılar ancak sebep/sonuç bağını kesen, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru veya mücbir sebep var ise bunları kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Davalılar uygun sebep-sonuç bağını kesen bir savunmada bulunmamıştır. Öte yandan davalıların, kullandığı binayı üçüncü kişilere zarar vermeyecek şekilde bulundurma yükümlülüğü vardır. Bilirkişi raporuna göre, sigortalı dairede meydana gelen hasara binanın
çatısındaki yağmur suyu oluklarının tıkanmasıyla oluklarda biriken suyun çatı altına sızması neden olmuştur. Davalılar, ortak yerlerden olan su olukları için gerekli tedbirleri almamaları, bakım noksanlıklarını gidermemeleri yönünden zarardan sorumludur. Bu durumda mahkemece, zararın kapsamı belirlenip ödetme kararı verilmesi gerekirken “çatı oluklarının tıkanmasının beklenilmeyen hal olduğu” gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/294 E. 2017/3141 K.
Ortak:sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaDava, konut «sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1-Dava, ürün «sigorta poliçesi» ve birleşik ürün «abonman sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, rücuen tazminat davaları, sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi değerlendirilerek «görevli» mahkemenin belirlenmesi gerekir .Davacı ... şirketi «halefiyet» hakkına dayalı olarak bu davayı açtığına göre, halefi olduğu sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin mahiyetine bakılarak görevli mahkeme tespit edilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira ilişkisi · abonman sigorta poliçesi · halefiyet · rücuen tazminat · dava şartı yokluğu · rücu · usulden reddi · iş mahkemesi görev alanı
Benzer bu kararda1-Dava, ürün «sigorta poliçesi» ve birleşik ürün «abonman sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, rücuen tazminat davaları, sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi değerlendirilerek «görevli» mahkemenin belirlenmesi gerekir .Davacı ... şirketi «halefiyet» hakkına dayalı olarak bu davayı açtığına göre, halefi olduğu sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin mahiyetine bakılarak görevli mahkeme tespit edilecektir.
Açıklanan nedenlerle mahkemenin uyuşmazlıkta «görevli» olmaması, ihtilafın «görev alanına» girmesi nedeniyle HMK 114 ve 115 maddesi gereğince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasının incelenerek hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
… ers basınç nedeni ile geri tepme sonucu çatı oluklarının taşmasına sebebiyet vermesi nedeniyle, sigorta şirketinin sigortalısına ödediği bedeli davalı bina sahibine «rücu» edebileceği, bina sahibinin zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. ./..
Davacının sigortalısı ile davalı arasında düzenlenen «kira ilişkisi» mevcut olduğu nazara alındığında, dava, HMK'nın 4. maddesine göre görev alanındadır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/818 E. 2011/10178 K.
Ortak:kurtuluş beyyinesi · mücbir sebep · ağır kusur · sorumluluktan kurtulma · üçüncü kişi · sigorta poliçesi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaDavalılar ancak sebep/sonuç bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» binanın çatısında biriken yağmur sularının su oluklarını tıkaması sonucu suyun çatı altına sızmasından kaynaklandığı, çatı oluklarının tıkanmasının beklenilmeyen hal olduğu, kat maliklerinin kusurundan söz edilemeyeceği, zarar ile kat maliklerinin eylemi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde «hasar» oluşumuna sebep veren inşaatın davalıya ait arsa üzerine yapıldığı ancak davalı ile dava dışı yüklenici arasında yapılan sözleşme uyarınca inşaatın neden olduğu tü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · rücuen alacak · işyeri sigorta poliçesi · özen yükümlülüğü · işyeri sigortası
Benzer bu karardaDava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuen alacak» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15440 E. 2012/5295 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» binanın çatısında biriken yağmur sularının su oluklarını tıkaması sonucu suyun çatı altına sızmasından kaynaklandığı, çatı oluklarının tıkanmasının beklenilmeyen hal olduğu, kat maliklerinin kusurundan söz edilemeyeceği, zarar ile kat maliklerinin eylemi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, konut «sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Bilirkişi raporuna göre, sigortalı dairede meydana gelen «hasara» binanın çatısındaki yağmur suyu oluklarının tıkanmasıyla oluklarda biriken suyun çatı altına sızması neden olmuştur.
Benzer bu karardaDava, davalı ... tarafından yangın «sigorta poliçesi» ile sigortalanan iş yerinde meydana gelen «hasar» bedelinin davalı ... şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların «hasarın» oluşumunda %50-%50 kusurlu oldukları, hasar miktarının 15.000,00.TL olduğu, hasarın poliçe «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 7.500,00 TL tazminatın «temerrüt tarihi» olan 15.8.2009 tarihinden itibaren talep dikkate alınarak uygulamada mevduat faizlerinin gerek Merkez Bankasının belirlediği kısa vadeli krediler için öngörülen «avans faizi», gerekse yasal faizden daha düşük olması nedeniyle kamu bankalarınca 1 yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar veri …
Bu nedenle, «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · teminat kapsamı · avans faizi · temerrüt · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların «hasarın» oluşumunda %50-%50 kusurlu oldukları, hasar miktarının 15.000,00.TL olduğu, hasarın poliçe «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 7.500,00 TL tazminatın «temerrüt tarihi» olan 15.8.2009 tarihinden itibaren talep dikkate alınarak uygulamada mevduat faizlerinin gerek Merkez Bankasının belirlediği kısa vadeli krediler için öngörülen «avans faizi», gerekse yasal faizden daha düşük olması nedeniyle kamu bankalarınca 1 yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar veri …
Bu nedenle, «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yangın Sigortası Genel Şartları Dahili Su Klozunun 2. maddesinde, yağmur sularının çatı ve saçaktan sızması, su olukları veya yağmur yataklarının tıkanması veya taşması sonucu binaya giren suların doğrudan doğruya verdiği zararlar «teminat» altına alınmıştır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1550 E. 2011/10176 K.
Ortak:kurtuluş beyyinesi · mücbir sebep · ağır kusur · sorumluluktan kurtulma · üçüncü kişi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaDavalılar ancak sebep/sonuç bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» binanın çatısında biriken yağmur sularının su oluklarını tıkaması sonucu suyun çatı altına sızmasından kaynaklandığı, çatı oluklarının tıkanmasının beklenilmeyen hal olduğu, kat maliklerinin kusurundan söz edilemeyeceği, zarar ile kat maliklerinin eylemi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Somut olayda davalı bağımsız «bölüm» maliki de savunmasında, «hasara» neden olan su tesisatının binanın projesine aykırı olarak sigortalı konumundaki kiracı tarafından sonradan yapıldığını ileri sürmüş olup, mahkemece bu savunmanın yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda karar yerinde tartışılmaksızın «eksik incelemeyle» hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · rücuen tazminat · iş bölümü · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Somut olayda davalı bağımsız «bölüm» maliki de savunmasında, «hasara» neden olan su tesisatının binanın projesine aykırı olarak sigortalı konumundaki kiracı tarafından sonradan yapıldığını ileri sürmüş olup, mahkemece bu savunmanın yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda karar yerinde tartışılmaksızın «eksik incelemeyle» hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, meydana gelen hasardan bağımsız «bölüm» maliki davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca «rücuen tazminat» alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11720 E. 2010/2573 K.
Ortak:kurtuluş beyyinesi · mücbir sebep · ağır kusur · sorumluluktan kurtulma · üçüncü kişi · sigorta poliçesi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaDavalılar ancak sebep/sonuç bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» binanın çatısında biriken yağmur sularının su oluklarını tıkaması sonucu suyun çatı altına sızmasından kaynaklandığı, çatı oluklarının tıkanmasının beklenilmeyen hal olduğu, kat maliklerinin kusurundan söz edilemeyeceği, zarar ile kat maliklerinin eylemi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasar» oluşumuna sebep veren su sızıntısının sigortalı konutun bulunduğu binanın üst katındaki davalının maliki bulunduğu daireden kaynaklandığı, zararın oluşumundan davalı malikin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.838,40 TL’nın davalılardan ...’den tahsiline ve diğer davalı hakkında dava atiye «terk» edildiğinden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif özen yükümlülüğü · denetime elverişli rapor · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · rücuen tazminat · denetime elverişlilik · terkin · dava sebebi
Benzer bu karardaBu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Bu durumda mahkemece, inşaat ve sigorta hukuku alanlarından seçilecek uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulundan «denetime elverişli rapor» alınması, davaya konu «hasarın» oluşmasına neden olan su sızmasının neden kaynaklandığının tespiti, davalılardan ...’nün BK’nun 58 nci madde hükümlerine dayalı sorumluluğunun somut olay bakımından tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasar» oluşumuna sebep veren su sızıntısının sigortalı konutun bulunduğu binanın üst katındaki davalının maliki bulunduğu daireden kaynaklandığı, zararın oluşumundan davalı malikin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.838,40 TL’nın davalılardan ...’den tahsiline ve diğer davalı hakkında dava atiye «terk» edildiğinden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava, konut «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7568 E. 2012/15430 K.
Ortak:kurtuluş beyyinesi · mücbir sebep · ağır kusur · sorumluluktan kurtulma · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz karardaDavalılar ancak sebep/sonuç bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Benzer bu karardaAncak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Somut olayda, yukarıda belirtildiği şekilde bina maliklerinin objektif sorumluluğuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı ... şirketinin sigortalısının %50 «kusur oranına» göre hesaplanan tazminat miktarında indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · kusur oranı · alacak davası · kesin hüküm
Benzer bu karardaBu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL’nı geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar 21.07.2004 hüküm tarihi itibariyle «kesin» olup, anılan miktar 01.01.2010 tarihi itibariyle 1.430 TL’ye çıkarılmıştır.
Somut olayda, yukarıda belirtildiği şekilde bina maliklerinin objektif sorumluluğuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı ... şirketinin sigortalısının %50 «kusur oranına» göre hesaplanan tazminat miktarında indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2952 E. , 2010/8877 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.09.2007 tarih ve 2005/603 - 2007/1109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete konut sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dairenin, davalıların kat maliki olduğu binanın çatısından sızan sulardan zarar gördüğünü, davalıların hisseleri oranında zarardan sorumlu olduklarını, 1.275,00 YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, anılan meblağın davalılardan hisseleri oranında müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın binanın çatısında biriken yağmur sularının su oluklarını tıkaması sonucu suyun çatı altına sızmasından kaynaklandığı, çatı oluklarının tıkanmasının beklenilmeyen hal olduğu, kat maliklerinin kusurundan söz edilemeyeceği, zarar ile kat maliklerinin eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Borçlar Kanunu’nun 58 nci maddesi hükmüne göre, “bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur”. Bu sorumluluk kusura dayanmadığı gibi malikin kurtuluş beyyinesi getirmesi de mümkün değildir. Davalılar ancak sebep/sonuç bağını kesen, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru veya mücbir sebep var ise bunları kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Davalılar uygun sebep-sonuç bağını kesen bir savunmada bulunmamıştır. Öte yandan davalıların, kullandığı binayı üçüncü kişilere zarar vermeyecek şekilde bulundurma yükümlülüğü vardır.
Bilirkişi raporuna göre, sigortalı dairede meydana gelen hasara binanın
çatısındaki yağmur suyu oluklarının tıkanmasıyla oluklarda biriken suyun çatı altına sızması neden olmuştur. Davalılar, ortak yerlerden olan su olukları için gerekli tedbirleri almamaları, bakım noksanlıklarını gidermemeleri yönünden zarardan sorumludur. Bu durumda mahkemece, zararın kapsamı belirlenip ödetme kararı verilmesi gerekirken “çatı oluklarının tıkanmasının beklenilmeyen hal olduğu” gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027812900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz