6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9143 E. 2010/8077 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu yönetici sorumluluğu ön inceleme aşaması sorumluluk davası istifa ortaklar kurulu kararı limited şirket görevsizlik kararı yönetim kurulu kararı

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 39 · TTK — TTK 336TTK 342TTK 556

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre verilen görevsizlik kararının Dairemizce bozulması üzerine, davalının davacı şirketlerde 26.09.1999 ve 01.01.2002 başlangıç tarihli "belirli süreli hizmet akti" ile genel müdür olarak görev yaptığı, 23.12.2002 tarihinde ise istifa ettiği, davalının davacılardan fazla alacağının bulunmadığı, aksine 2.807,95 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1-TTK’nun 342 ncu maddesi uyarınca, müdürler, kanun veya esas mukavele ile kendilerine yüklenen vazifelerini hiç veya gereği gibi yapmamalarından doğan zararlardan dolayı yönetim kurulu üyelerini sorumluluğuna dair hükümler gereğince şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı sorumlu olur. Bu sorumluluk hakkında aynı Yasanın 341.maddesi hükümleri uygulanır. Değinilen maddenin atıfta bulunduğu 341. maddede ise, şirket tarafından yöneticisinin sorumluluğunun dava edebilmesi için, genel kurulun bu konuda karar alması ve davayı denetçilerin açması gerektiği öngörülmüştür. Davalının davacı A.Ş’in genel müdürü olduğu açık olduğu gibi, aynı zamanda davalı limited şirketin de müdürüdür. TTK’nun 556.maddesi limited ortaklık müdürlerinin cezai ve hukuki sorumluluğu hakkında anonim ortaklığın bu konudaki hükümlerinin (TTK 336-342) uygulanacağını belirttiğine göre, limited şirket ortaklar kurulunca da bu konuda karar alınması gerekmektedir. Bu hususlar davanın görülebilmesi için gerekli işlemlerden olup, mahkemece bu hususların kendiliğinden gözetilmesi gerekmektedir.

Mahkemece, davacı A.Ş yönünden sorumluluk davası açılmasına ilişkin alınmış genel kurul kararı gereğinin denetçiler tarafından yerine getirilmesi, davacı limited şirket yönünden ise ortaklar kurulu kararı alınmasına dair yukarıda açıklanan usulî eksiklikleri gidermek üzere davacı tarafa HUMK'nun 39 ve 40 ncı maddeleri uyarınca uygun bir önel verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, açıklanan yasal prosedür aranmaksızın esasa girilmek suretiyle hüküm kurulması yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Sorumluluk davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2218 E. 2010/8465 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Toplantı tutanağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/6496 E. 2010/2359 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12299 E. 2011/276 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Şirket yöneticisinin sorumluluğu | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11470 E. 2010/2269 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7117 E. 2011/249 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7729 E. 2012/14312 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Bedellerin temerrüt faizi ile birlikte

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3998 E. 2013/5355 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/9143 E.  ,  2010/8077 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.04.2008 tarih ve 2006/405 - 2008/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.07.2010 gününde davacılar avukatı Erdoğan Bulur ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkili şirketlerin "PİYALE" adı ile bilinen ve 23.12.2002 tarihinde "mal varlığı devir sözleşmesi" ile Piyale markası ve aktifleri ...Sabancı Gıda San. Ve Tic. T.A.Ş.'ne devredilen grup şirketler olduğunu, davalının 19.07.1999 tarihinde davacı Tüm Gıda Dağıtım ve Tic. Ltd. Şti.'nde genel müdür olarak göreve başladığını, bilahare ana şirket olan ...Makarnacılık ve Tic. T.A.Ş.'nin genel müdürünün görevden ayrılmasıüzerine davalının 01.01.2002 başlangıç tarihli belirli süreli hizmet akti ile ...A.Ş.'nin genel müdürlüğüne getirildiğini, böylece diğer grup şirketlere de aynı genel müdür tayin edilmeyerek aylık ücreti de net 9.500 USD'ye yükseltilmek suretiyle kendisine tüm grup şirketlerin yönetiminin verildiğini, ancak davalının görevinde başarılı olamayınca grup şirketlerin aktiflerinin satılması kararı alınıp 23.12.2002 tarihinde ...Sabancı Gıda San.

TAŞ'ne satıldığını, aynı tarihte davalının istifaen şirketlerden ayrıldığını, davalının istifaen ayrıldığı halde genel müdürlük yetkisini kötüye kullanarak ve o aşamada müdahale edecek kimsenin olmamasından da yararlanarak haksız olarak almış olduğu (140.470.215.200) TL'nı tahakkuka ve bordoya bağlattığından, şirketlerin (95.176.180.499) TL fazla vergi ödemesine de neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (235.646.395.700) TL'nın 23.12.2002 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davaya bakmaya iş mahkemesinin görevli olduğunu, davacı şirketlerin 2002 yılı hesap dönemini 11.09.2003 tarihli genel kurulda ibra ettiklerini, müvekkiline yapılan tüm ödemelerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre verilen görevsizlik kararının Dairemizce bozulması üzerine, davalının davacı şirketlerde 26.09.1999 ve 01.01.2002 başlangıç tarihli "belirli süreli hizmet akti" ile genel müdür olarak görev yaptığı, 23.12.2002 tarihinde ise istifa ettiği, davalının davacılardan fazla alacağının bulunmadığı, aksine 2.807,95 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1-TTK’nun 342 ncu maddesi uyarınca, müdürler, kanun veya esas mukavele ile kendilerine yüklenen vazifelerini hiç veya gereği gibi yapmamalarından doğan zararlardan dolayı yönetim kurulu üyelerini sorumluluğuna dair hükümler gereğince şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı sorumlu olur. Bu sorumluluk hakkında aynı Yasanın 341.maddesi hükümleri uygulanır. Değinilen maddenin atıfta bulunduğu 341. maddede ise, şirket tarafından yöneticisinin sorumluluğunun dava edebilmesi için, genel kurulun bu konuda karar alması ve davayı denetçilerin açması gerektiği öngörülmüştür. Davalının davacı A.Ş’in genel müdürü olduğu açık olduğu gibi, aynı zamanda davalı limited şirketin de müdürüdür.

TTK’nun 556.maddesi limited ortaklık müdürlerinin cezai ve hukuki sorumluluğu hakkında anonim ortaklığın bu konudaki hükümlerinin (TTK 336-342) uygulanacağını belirttiğine göre, limited şirket ortaklar kurulunca da bu konuda karar alınması gerekmektedir. Bu hususlar davanın görülebilmesi için gerekli işlemlerden olup, mahkemece bu hususların kendiliğinden gözetilmesi gerekmektedir.

Mahkemece, davacı A.Ş yönünden sorumluluk davası açılmasına ilişkin alınmış genel kurul kararı gereğinin denetçiler tarafından yerine getirilmesi, davacı limited şirket yönünden ise ortaklar kurulu kararı alınmasına dair yukarıda açıklanan usulî eksiklikleri gidermek üzere davacı tarafa HUMK'nun 39 ve 40 ncı maddeleri uyarınca uygun bir önel verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, açıklanan yasal prosedür aranmaksızın esasa girilmek suretiyle hüküm kurulması yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ……:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027119900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.