Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13587 E. 2012/4356 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek hamili↗ çek karnesi↗ basiretli tacir↗ hamil↗ çek↗ tacir↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın çek hesabı açarken ve çek karnesi verirken gerekli basiret ve özeni göstermek zorunda olduğu, davalının 3167 sayılı yasada belirtilen hususları gözeterek çek karnesi verse idi, gerçek kimliği farklı olan kişiye ...adına çek karnesi vermeyeceğini, dolayısı ile davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığı gerekçeleri ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, her ne kadar gerekli araştırmayı yapmadan hesap açan davalı banka kusurlu ve meydana gelen zarardan sorumlu ise de, çek hamili de, ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır. Bu sebeple, hamil olan davacı, olayda müterafik kusurlu kabul edilip, tarafların buna göre belirlenecek kusur oranları çerçevesinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13483 E. 2012/4224 K.
Ortak:çek karnesi · hamil · çek · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabı açarken ve «çek karnesi» verirken gerekli basiret ve özeni göstermek zorunda olduğu, davalının 3167 sayılı yasada belirtilen hususları gözeterek çek karnesi verse idi, gerçek kimliği farklı olan kişiye ...adına çek karnesi vermeyeceğini, dolayısı ile davalının basiretli bir «tacir» gibi davranmadığı gerekçeleri ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Ancak, her ne kadar gerekli araştırmayı yapmadan hesap açan davalı banka kusurlu ve meydana gelen zarardan sorumlu ise de, «çek hamili» de, ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Bu sebeple, «hamil» olan davacı, olayda müterafik kusurlu kabul edilip, tarafların buna göre belirlenecek «kusur» oranları çerçevesinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabını açarken 3167 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen belgeleri ilgilisinden aldığı, ... adı ile «sahtecilik» yapan 3. kişinin eylemi yönünden davalı bankaya atfedilebilecek bir «kusurun» olmadığı, zarar ile bankanın eylemi arasında «uygun illiyet bağının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «sahte kimlik» fotokopisine dayalı olarak «çek karnesi» veren banka hakkında açılan tazminat istemine ilişkindir.
Banka, ya da özel finans kurumu, «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti ve sair konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan hayali bir kişi adına hesap açarak «çek karnesi» vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise, dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun’un 1/2, 2. ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı gös …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahte kimlik · uygun illiyet bağı · sahtecilik · illiyet bağı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabını açarken 3167 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen belgeleri ilgilisinden aldığı, ... adı ile «sahtecilik» yapan 3. kişinin eylemi yönünden davalı bankaya atfedilebilecek bir «kusurun» olmadığı, zarar ile bankanın eylemi arasında «uygun illiyet bağının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «sahte kimlik» fotokopisine dayalı olarak «çek karnesi» veren banka hakkında açılan tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6199 E. 2013/21294 K.
Ortak:çek karnesi · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabı açarken ve «çek karnesi» verirken gerekli basiret ve özeni göstermek zorunda olduğu, davalının 3167 sayılı yasada belirtilen hususları gözeterek çek karnesi verse idi, gerçek kimliği farklı olan kişiye ...adına çek karnesi vermeyeceğini, dolayısı ile davalının basiretli bir «tacir» gibi davranmadığı gerekçeleri ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Ancak, her ne kadar gerekli araştırmayı yapmadan hesap açan davalı banka kusurlu ve meydana gelen zarardan sorumlu ise de, «çek hamili» de, ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… n önce davacı bankaya iade edildiği kabul edildiğine ve bu sebeple de dava tarihi itibariyle davanın açılmasında davacının haksız bulunmasına göre mahkemece yapılan «yargılama giderlerinin» buna göre tayini gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11827 E. 2012/17662 K.
Ortak:çek karnesi · çek · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabı açarken ve «çek karnesi» verirken gerekli basiret ve özeni göstermek zorunda olduğu, davalının 3167 sayılı yasada belirtilen hususları gözeterek çek karnesi verse idi, gerçek kimliği farklı olan kişiye ...adına çek karnesi vermeyeceğini, dolayısı ile davalının basiretli bir «tacir» gibi davranmadığı gerekçeleri ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Ancak, her ne kadar gerekli araştırmayı yapmadan hesap açan davalı banka kusurlu ve meydana gelen zarardan sorumlu ise de, «çek hamili» de, ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın sahte belgeler ile kendisine başvuran kişi hakkında yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» verdiği, bu nedenle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12237 E. 2014/20101 K.
Ortak:çek karnesi · hamil · çek · tacir
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabı açarken ve «çek karnesi» verirken gerekli basiret ve özeni göstermek zorunda olduğu, davalının 3167 sayılı yasada belirtilen hususları gözeterek çek karnesi verse idi, gerçek kimliği farklı olan kişiye ...adına çek karnesi vermeyeceğini, dolayısı ile davalının basiretli bir «tacir» gibi davranmadığı gerekçeleri ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Ancak, her ne kadar gerekli araştırmayı yapmadan hesap açan davalı banka kusurlu ve meydana gelen zarardan sorumlu ise de, «çek hamili» de, ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Bu sebeple, «hamil» olan davacı, olayda müterafik kusurlu kabul edilip, tarafların buna göre belirlenecek «kusur» oranları çerçevesinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmaları yaptığı, davalının basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği, buna rağmen «sahteliğin» farkedilemediği, davacının zararının doğmasına davalının sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece davalı bankanın kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmayı yaptığı, basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.
2- Dava, «keşideci» hakkında davalı bankanın «çek» hesabının açılışı sırasında 3167 sayılı Kanun’un ve ilgili mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye «çek karnesi» verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtelik · keşideci
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmaları yaptığı, davalının basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği, buna rağmen «sahteliğin» farkedilemediği, davacının zararının doğmasına davalının sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «keşideci» hakkında davalı bankanın «çek» hesabının açılışı sırasında 3167 sayılı Kanun’un ve ilgili mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye «çek karnesi» verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14924 E. 2011/4342 K.
Ortak:çek hamili · çek karnesi · hamil · çek · tacir · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabı açarken ve «çek karnesi» verirken gerekli basiret ve özeni göstermek zorunda olduğu, davalının 3167 sayılı yasada belirtilen hususları gözeterek çek karnesi verse idi, gerçek kimliği farklı olan kişiye ...adına çek karnesi vermeyeceğini, dolayısı ile davalının basiretli bir «tacir» gibi davranmadığı gerekçeleri ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Ancak, her ne kadar gerekli araştırmayı yapmadan hesap açan davalı banka kusurlu ve meydana gelen zarardan sorumlu ise de, «çek hamili» de, ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Bu sebeple, «hamil» olan davacı, olayda müterafik kusurlu kabul edilip, tarafların buna göre belirlenecek «kusur» oranları çerçevesinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavalı Banka'nın hayali bir kişi adına «çek karnesi» verdiği iddia olunduğuna göre mahkemece bu konuda gerekli araştırma yapılarak, 3167 sayılı Kanun uyarınca bankanın gerekli özeni gösterip göstermediği belirlenmeli, davacının uğradığı zararda bankaya bir «kusur» atfedilip atfedilemeyeceği, BK’nun 44. maddesi uyarınca davacının da hukuki ilişkiye girdiği kişilerin seçimi ile ilgili gerekli özeni gösterip göstermediği yönünd …
Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden «çek karnesi» düzenlemesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmüne göre bankalar, çekle işleyecek hesap açarken, «çek karnesi» verirken ve bu kanunla kendilerine verilen görev ve mükellefiyetleri yerine getirirken bu işlemlerin gerektirdiği basiret ve itinayı göstermek zorundadırlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · şikayet · dolandırıcılık · keşideci · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, davacının davalı tarafından... adına açılan hesaptan keşide edilen çekin «hamili» olduğu, «keşidecinin» nüfus bilgilerinin farklı bulunduğu, ancak hesabı açanın ve çekin keşide edenin gerçek... olup olmadığı yönünde bir tespit olmadığı, davacının başlattığı icra takibinde gerçek... veya onun kimliğini kullanana bir «tebligat» yapılmadığı, «sahtecilik» veya «dolandırıcılık» konusunda itiraz ve «şikayetin» olmadığı, davacının davalıya başvurabilmesi için gerçek borçluya karşı tüm yasal yolların tüketilmesi gerektiği, henüz dava açma hakkının doğmadığı gerekçesiyle da …
Somut uyuşmazlıkta davalı bankanın «çek» hesabı açtığı «keşidecinin» hayali kişi olduğu, gerçekte var olan...’ın çek hesabı açmadığı, çek hesabı açan kişinin kimliğine dair herhangi bir bilgi olmadığı çekişmesiz ve dosya kapsamı ile sabit olup, davacının, bu hayali kişi hakkında tüm yasal yolları tüketmesinin söz konusu edilmesi mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13587 E. , 2012/4356 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.12.2009 tarih ve 2007/1678-2009/2683 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... olduğunu bildiren bir kişiden, ticari ilişki dolayısı ile 28.12.2002 keşide tarihli 2.800 TL bedelli çek aldığını, çekin karşılıksız çıkması üzerine yasal yollara başvurduklarını, Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ...'un karşılıksız çek suçundan dolayı yargılanması sonucu, bu kişinin çek ve çekin verildiği hesapla bir ilgisinin olmaması nedeniyle beraatine karar verildiğini, davalı bankanın 3167 Sayılı Kanununun 2. maddesi uyarınca araştırma yükümlülüğünü yerine getirmeyerek, davacının zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek, 2.800 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, yetkili mahkemenin İstanbul Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bankanın çek hesabını açarken resmi kurumlardan alınan belgelere itimat ettiğini, yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının öncelikle çek borçlusuna başvurması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın çek hesabı açarken ve çek karnesi verirken gerekli basiret ve özeni göstermek zorunda olduğu, davalının 3167 sayılı yasada belirtilen hususları gözeterek çek karnesi verse idi, gerçek kimliği farklı olan kişiye ...adına çek karnesi vermeyeceğini, dolayısı ile davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığı gerekçeleri ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, her ne kadar gerekli araştırmayı yapmadan hesap açan davalı banka kusurlu ve meydana gelen zarardan sorumlu ise de, çek hamili de, ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır. Bu sebeple, hamil olan davacı, olayda müterafik kusurlu kabul edilip, tarafların buna göre belirlenecek kusur oranları çerçevesinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049277100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz