Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17404 E. 2014/18636 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ tebligat↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamında, davalı kurumun olayın meydana geldiği boru patlağında yeterince işaretleme yapmadığı ve söz konusu hattın yeterince denetlenmediği, bu nedenle olayda davalının %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 1.450.620,42 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1 - Dava, önce Bozova Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış, anılan mahkemece verilen yetkisizlik kararı taraflara tebliğ edilerek kesinleşmiştir. Buna karşın dosya içeriğinde taraf vekillerinin dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi talebini içerir tahrik dilekçesine rastlanmamıştır.
Bozova Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen yetkisizlik karar tarihi itibari ile yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK’nın 193/3 maddesi hükmü uyarınca; kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi gerektiği, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususu düzenlenmiştir. Ancak dosya içeriği itibari ile yukarıda da açıklandığı üzere tahrik dilekçesi bulunmadığı gibi yetkili mahkemece çıkartılan tebligatların da süresinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2 - Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti, men’i ve tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9044 E. 2011/1968 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
İncelediğiniz karardaBozova Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen «yetkisizlik» karar tarihi itibari ile yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK’nın 193/3 maddesi hükmü uyarınca; kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi gerektiği, aksi taktirde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verileceği hususu düzenlenmiştir.
Bu durumda «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDava, «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle, asıl ve birleşen «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın HUMK'nun 193. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın gönderilmesi · ihtisas mahkemesi · işbölümü · görevsizlik kararı · haksız rekabet
Benzer bu karardaOysa, «ihtisas» mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu bağlamda mahkemenin kabulünün aksine kararı temyiz edilen «dosyanın gönderildiği» mahkeme ile dosyayı gönderen Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki «işbölümü» ilişkisi değil bir görev ilişkisidir.Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin «görevsizlik» kararının 3.12.2008 tarihinde kesinleştiği davacı vekilinin ise 28.11.2008 tarihinde tahrik dilekçesini verdiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle, asıl ve birleşen «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14264 E. 2012/20612 K.
Ortak:yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda1 - Dava, önce Bozova Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış, anılan mahkemece verilen «yetkisizlik» kararı taraflara tebliğ edilerek kesinleşmiştir.
Bozova Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen «yetkisizlik» karar tarihi itibari ile yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK’nın 193/3 maddesi hükmü uyarınca; kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi gerektiği, aksi taktirde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verileceği hususu düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda… samına göre, davaya konu icra takibinde birden fazla borçlu olduğu ve bu borçlulardan bir kısmının adresinin Bozova olması nedeniyle davalının icra takibine yaptığı «yetki itirazının» ve icra takibinin de Bozova icra dairesi aracılığıyla yapıldığı bu nedenle de mahkemenin «yetkisine» yaptığı itirazın yerinde olmadığı, kazaya karışan aracın davalıya ait olduğu ve araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, her ne kadar davalı ...plakalı aracın kazadan önce noter satışı ile devredildiğini savunmuş ise de, «satış sözleşmesi» olarak sunulan sözleşmenin harici satış sözleşmesi olduğu, 2918 sayılı Yasa'nın 20/d maddesi uyarınca harici satış sözleşmesinin «geçersiz» olduğu ve davalının sorumluluğunu kaldırmayacağı, davacının, kazada ölenin «mirasçılarına» 15.597,00 TL ödediği gerekeçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · satış sözleşmesi · mirasçılık · rücu · yetki · geçersizlik · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… samına göre, davaya konu icra takibinde birden fazla borçlu olduğu ve bu borçlulardan bir kısmının adresinin Bozova olması nedeniyle davalının icra takibine yaptığı «yetki itirazının» ve icra takibinin de Bozova icra dairesi aracılığıyla yapıldığı bu nedenle de mahkemenin «yetkisine» yaptığı itirazın yerinde olmadığı, kazaya karışan aracın davalıya ait olduğu ve araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, her ne kadar davalı ...plakalı aracın kazadan önce noter satışı ile devredildiğini savunmuş ise de, «satış sözleşmesi» olarak sunulan sözleşmenin harici satış sözleşmesi olduğu, 2918 sayılı Yasa'nın 20/d maddesi uyarınca harici satış sözleşmesinin «geçersiz» olduğu ve davalının sorumluluğunu kaldırmayacağı, davacının, kazada ölenin «mirasçılarına» 15.597,00 TL ödediği gerekeçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak davacının dava konusu kazada vefat edenin «mirasçılarına» ödediği tazminatı araç malikine «rücu» ettiği bu davada, davacı lehine «icra inkar tazminatına» hükmedilmişse de, alacağın saptanması, hesaba muhtaç olup, bilirkişilerce yapılacak inceleme ve mahkemece takdir olunmasına bağlı bulunduğundan ve tazminat niteliğinde olduğundan, alacağın likit olduğundan söz edilemez.
O halde, mahkemece davacının «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5771 E. 2011/16931 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · tebligat · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBozova Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen «yetkisizlik» karar tarihi itibari ile yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK’nın 193/3 maddesi hükmü uyarınca; kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi gerektiği, aksi taktirde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verileceği hususu düzenlenmiştir.
Bu durumda «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1 - Dava, önce Bozova Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış, anılan mahkemece verilen «yetkisizlik» kararı taraflara tebliğ edilerek kesinleşmiştir.
Benzer bu karardaHUMK'nun 193. maddesi uyarınca; «görevsizlik» veya «yetkisizlik» kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa «görevli» veya yetkili mahkemede «tebligat» yaptırması zorunludur.
Bu durumda, mahkemece, davacı vekilince HUMK'nun 193/3. maddesinde belirtilen usuli işlemlerin süresinde yerine getirilmediği nazara alınarak aynı Yasa' nın 193/4 ncü maddesince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Anılan düzenlemeye göre davacının süresi içinde mahkemeye başvurarak «tebligat» «masrafı» yatırması veya tahrik dilekçesi vermesi gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:son hamil · ticari faiz · hamil · görevsizlik kararı · havale · çek · dosya masrafı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 3167 sayılı Yasa'nın 10. maddesinin başvuran kişinin «son hamil» olması konusunda zorunlu kılmadığı, davacının çekleri elinde bulundurmakla son hamil konumuna geldiği, her ne kadar davacı çeklerin aslını bankaya «ibraz» etmemiş ise de davacının davasında haklı olduğu ve «çek» asıllarını mahkeme dosyasına ibraz ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 2.000,00 TL'nın 10.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, 3167 sayılı Yasa'nın 10. maddesi uyarınca her bir «çek» yaprağı için bankanın ödemekle yükümlü olduğu meblağın tahsili talebine ilişkindir.
HUMK'nun 193. maddesi uyarınca; «görevsizlik» veya «yetkisizlik» kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa «görevli» veya yetkili mahkemede «tebligat» yaptırması zorunludur.
Anılan düzenlemeye göre davacının süresi içinde mahkemeye başvurarak «tebligat» «masrafı» yatırması veya tahrik dilekçesi vermesi gereklidir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4901 E. 2011/16304 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · Tazminat
İncelediğiniz karardaBozova Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen «yetkisizlik» karar tarihi itibari ile yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK’nın 193/3 maddesi hükmü uyarınca; kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi gerektiği, aksi taktirde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verileceği hususu düzenlenmiştir.
Bu durumda «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, kararın temyizen incelenmesi neticesinde verilen bozma kararı kapsamında yeniden yapılan yargılama sonunda dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafça 26.01.2007 tarihinde süresinde vermiş olduğu tahrik dilekçesinin dosya içerisinde katlanmış bir şekilde bulunduğu ve bu şekilde bulunması nedeniyle gözden kaçtığı görülmekte ise de, yargıtay bozma ilamına uyulmuş olması gerekçesi ile HUMK 193/4 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu kapsamda dosyada 26.01.2007 «havale» tarihli tahrik dilekçesinin bulunduğuna ilişkin saptamaya rağmen, bozma ilamına uyulmuş olmasından bahsedilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru değildir.
Bu nedenle yazılı gerekçelerle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · maddi hata · kazanılmış hak · havale · yetki
Benzer bu karardaKaldı ki, bir an için aksi düşünülse dahi, dosyada süresinde verilmiş tahrik dilekçesi bulunması nedeniyle Dairemizin bozma kararı «maddi hataya» dayalı olduğundan, bu bozmaya uyulması «usuli kazanılmış hak» oluşturmayacaktır.
Mahkemece dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, kararın temyizen incelenmesi neticesinde verilen bozma kararı kapsamında yeniden yapılan yargılama sonunda dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafça 26.01.2007 tarihinde süresinde vermiş olduğu tahrik dilekçesinin dosya içerisinde katlanmış bir şekilde bulunduğu ve bu şekilde bulunması nedeniyle gözden kaçtığı görülmekte ise de, yargıtay bozma ilamına uyulmuş olması gerekçesi ile HUMK 193/4 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu kapsamda dosyada 26.01.2007 «havale» tarihli tahrik dilekçesinin bulunduğuna ilişkin saptamaya rağmen, bozma ilamına uyulmuş olmasından bahsedilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11728 E. 2012/2213 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
İncelediğiniz karardaBozova Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen «yetkisizlik» karar tarihi itibari ile yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK’nın 193/3 maddesi hükmü uyarınca; kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi gerektiği, aksi taktirde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verileceği hususu düzenlenmiştir.
Bu durumda «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaİş Mahkemesinin 03/02/2010 tarihli duruşmasında taraf vekillerinin yüzüne karşı «görevsizlik» kararı verildiği, HUMK’nun 193. maddesi gereğince yüze karşı tefhim edilen görevsizlik kararını takiben 10 günlük süresi içinde verilmesi gereken tahrik dilekçesinin bu süre geçtikten sonra 16/02/2010 tarihinde verildiği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacı tarafta «görevsizlik» kararının kesinleştiği 12/02/2010 tarihinden itibaren 10 günlük süresi içinde tahrik dilekçesi vermiş bulunduğundan, mahkemece tahrik dilekçesinin süresinde verildiği kabul edilerek buna göre hareket edilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işbölümü · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaİş Mahkemesince verilen karar «işbölümü» itirazına dayalı olmayıp, «görevsizlik» kararı niteliğinde olduğundan, tahrik dilekçesi verme süresi görevsizlik kararının kesinleşmesi ile başlar.
İş Mahkemesinin 03/02/2010 tarihli duruşmasında taraf vekillerinin yüzüne karşı «görevsizlik» kararı verildiği, HUMK’nun 193. maddesi gereğince yüze karşı tefhim edilen görevsizlik kararını takiben 10 günlük süresi içinde verilmesi gereken tahrik dilekçesinin bu süre geçtikten sonra 16/02/2010 tarihinde verildiği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacı tarafta «görevsizlik» kararının kesinleştiği 12/02/2010 tarihinden itibaren 10 günlük süresi içinde tahrik dilekçesi vermiş bulunduğundan, mahkemece tahrik dilekçesinin süresinde verildiği kabul edilerek buna göre hareket edilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17404 E. , 2014/18636 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 13. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 05/03/2013
NUMARASI 2008/451-2013/159
Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/03/2013 tarih ve 2008/451-2013/159 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28/11/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. A. D..ile davalı vekili Av. H.. O.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesi kapsamında davacıya ait ham petrol emtiasının davalı kurum tarafından petrol boru hattı ile taşınmasının kararlaştırıldığını, 14/04/2005 tarihinde Şanlıurfa ili ... ilçesi ... köyü yakınlarında tespit edilen akıntı üzerine başlatılan araştırmada davalıya ait borunun yırtıldığının belirlendiğini, davalının sözkonusu hasar sebebiyle kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek, 5000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında vermiş olduğu ıslah dilekçesi ile toplam talebini 1.450.620,42 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamında, davalı kurumun olayın meydana geldiği boru patlağında yeterince işaretleme yapmadığı ve söz konusu hattın yeterince denetlenmediği, bu nedenle olayda davalının %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 1.450.620,42 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1 - Dava, önce Bozova Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış, anılan mahkemece verilen yetkisizlik kararı taraflara tebliğ edilerek kesinleşmiştir. Buna karşın dosya içeriğinde taraf vekillerinin dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi talebini içerir tahrik dilekçesine rastlanmamıştır.
Bozova Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen yetkisizlik karar tarihi itibari ile yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK’nın 193/3 maddesi hükmü uyarınca; kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi gerektiği, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususu düzenlenmiştir. Ancak dosya içeriği itibari ile yukarıda da açıklandığı üzere tahrik dilekçesi bulunmadığı gibi yetkili mahkemece çıkartılan tebligatların da süresinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2 - Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ve vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 28/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102390400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz