Çek İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5771 E. 2011/16931 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
son hamil↗ davanın açılmamış sayılması↗ ticari faiz↗ açılmamış sayılma↗ hamil↗ sulh hukuk mahkemesi↗ görevsizlik kararı↗ havale↗ tebligat↗ sulh↗ çek↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 3167 sayılı Yasa'nın 10. maddesinin başvuran kişinin son hamil olması konusunda zorunlu kılmadığı, davacının çekleri elinde bulundurmakla son hamil konumuna geldiği, her ne kadar davacı çeklerin aslını bankaya ibraz etmemiş ise de davacının davasında haklı olduğu ve çek asıllarını mahkeme dosyasına ibraz ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 2.000,00 TL'nın 10.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, 3167 sayılı Yasa'nın 10. maddesi uyarınca her bir çek yaprağı için bankanın ödemekle yükümlü olduğu meblağın tahsili talebine ilişkindir.
HUMK'nun 193. maddesi uyarınca; görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunludur. Her iki hâlde kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi gerekir.
Anılan düzenlemeye göre davacının süresi içinde mahkemeye başvurarak tebligat masrafı yatırması veya tahrik dilekçesi vermesi gereklidir.
Somut olayda dava ilk önce Van Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, mahkemece yetkili mahkemenin Hakkari Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle 21.10.2008 tarihinde yetkisizlik kararı verilmiş, karar, davacı vekiline 30.03.2009, davalıya 29.06.2009 tarihinde tebliğ olunmuş, temyiz edilmeyerek 08.07.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili tarafından davanın yetkili Hakkari Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi için 15.09.2009 havale tarihli tahrik dilekçesi verilmiş olup, bu dilekçe üzerine dosya yetkili mahkemeye gönderilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacı vekilince HUMK'nun 193/3. maddesinde belirtilen usuli işlemlerin süresinde yerine getirilmediği nazara alınarak aynı Yasa' nın 193/4 ncü maddesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre de davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti, men’i ve tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9044 E. 2011/1968 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, davacı vekilince HUMK'nun 193/3. maddesinde belirtilen usuli işlemlerin süresinde yerine getirilmediği nazara alınarak aynı Yasa' nın 193/4 ncü maddesince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
HUMK'nun 193. maddesi uyarınca; «görevsizlik» veya «yetkisizlik» kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa «görevli» veya yetkili mahkemede «tebligat» yaptırması zorunludur.
Benzer bu karardaDava, «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle, asıl ve birleşen «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın HUMK'nun 193. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Oysa, «ihtisas» mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu bağlamda mahkemenin kabulünün aksine kararı temyiz edilen «dosyanın gönderildiği» mahkeme ile dosyayı gönderen Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki «işbölümü» ilişkisi değil bir görev ilişkisidir.Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin «görevsizlik» kararının 3.12.2008 tarihinde kesinleştiği davacı vekilinin ise 28.11.2008 tarihinde tahrik dilekçesini verdiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın gönderilmesi · ihtisas mahkemesi · işbölümü · haksız rekabet
Benzer bu karardaOysa, «ihtisas» mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu bağlamda mahkemenin kabulünün aksine kararı temyiz edilen «dosyanın gönderildiği» mahkeme ile dosyayı gönderen Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki «işbölümü» ilişkisi değil bir görev ilişkisidir.Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin «görevsizlik» kararının 3.12.2008 tarihinde kesinleştiği davacı vekilinin ise 28.11.2008 tarihinde tahrik dilekçesini verdiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle, asıl ve birleşen «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7833 E. 2011/889 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, davacı vekilince HUMK'nun 193/3. maddesinde belirtilen usuli işlemlerin süresinde yerine getirilmediği nazara alınarak aynı Yasa' nın 193/4 ncü maddesince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
HUMK'nun 193. maddesi uyarınca; «görevsizlik» veya «yetkisizlik» kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa «görevli» veya yetkili mahkemede «tebligat» yaptırması zorunludur.
Somut olayda dava ilk önce Van Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, mahkemece yetkili mahkemenin Hakkari Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle 21.10.2008 tarihinde «yetkisizlik» kararı verilmiş, karar, davacı vekiline 30.03.2009, davalıya 29.06.2009 tarihinde tebliğ olunmuş, temyiz edilmeyerek 08.07.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, davacı vekilince HUMK'nun 193/3. maddesinde belirtilen usuli işlemlerin süresinde yerine getirilmediği nazara alınarak aynı Yasa’nın 193/4 ncü maddesince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
1-HUMK'nun 193/3. maddesi uyarınca mahkemece verilen «yetkisizlik» kararı üzerine, karara karşı temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay’ın onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak 10 gün içerisinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden karşı tarafa çağrı tebliğ ettirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen «yetkisizlik» kararı Dairemizin 19.11.2007 tarihli ilamı ile onanmış, onama ilamı davacı vekiline 27.12.2007, davalı vekiline ise 28.12.2007 tarihinde usulüne uygun biçimde tebliğ edilmiş, davacı vekilince tahrik dilekçesi 17.01.2008 tarihinde yetkisiz mahkemeye verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7510 E. 2011/17571 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · görevsizlik kararı · havale · yetkisizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaHUMK'nun 193. maddesi uyarınca; «görevsizlik» veya «yetkisizlik» kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa «görevli» veya yetkili mahkemede «tebligat» yaptırması zorunludur.
Bu durumda, mahkemece, davacı vekilince HUMK'nun 193/3. maddesinde belirtilen usuli işlemlerin süresinde yerine getirilmediği nazara alınarak aynı Yasa' nın 193/4 ncü maddesince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Somut olayda dava ilk önce Van Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, mahkemece yetkili mahkemenin Hakkari Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle 21.10.2008 tarihinde «yetkisizlik» kararı verilmiş, karar, davacı vekiline 30.03.2009, davalıya 29.06.2009 tarihinde tebliğ olunmuş, temyiz edilmeyerek 08.07.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekilince tahrik dilekçesi 12.11.2009 «havale» tarihi ile «yetkisiz» mahkemeye verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacı vekilince hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 193/3. maddesinde belirtilen usuli işlemlerin süresinde yerine getirilmediği nazara alınarak aynı Yasa’nın 193/4 ncü maddesince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 193/3. maddesi uyarınca mahkemece verilen «görevsizlik» kararı üzerine, karara karşı temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay’ın onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak 10 gün içerisinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden karşı tarafa çağrı tebliğ ettirilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · avans faizi · husumet
Benzer bu kararda… m ile ilgili miktarın tahsil edilebilir hale geldiği, sözleşme hükümleri kapsamında borçlunun borcunu bilebilecek durumda olduğu, sözleşmeye uygun davranmadığı, %40 «icra inkar tazminatı» şartlarının alacaklı lehine oluştuğu gerekçesiyle davalı Naim Çetin yönünden davanın «husumet» yönünden reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulü ile 8.169,00 TL «asıl alacak» ve 90,64 TL «işlemiş faiz» üzerinden itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %27 «avans faizi» uygulanmasına, asıl alacak miktarı üzerinden %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5771 E. , 2011/16931 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Hakkari Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.02.2010 tarih ve 2009/222 - 2010/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın muhatap olduğu dava dışı mudisince keşide edilen 5 adet çekin süresinde ibrazında karşılıksız çıktığını ve yasal olarak bankanın karşılıksız çıkan her çek yaprağı için 400,00 TL sorumluluğunun olduğunu ileri sürerek, 2.000,00 TL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 3167 sayılı Yasa'nın 10. maddesinin başvuran kişinin son hamil olması konusunda zorunlu kılmadığı, davacının çekleri elinde bulundurmakla son hamil konumuna geldiği, her ne kadar davacı çeklerin aslını bankaya ibraz etmemiş ise de davacının davasında haklı olduğu ve çek asıllarını mahkeme dosyasına ibraz ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 2.000,00 TL'nın 10.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, 3167 sayılı Yasa'nın 10. maddesi uyarınca her bir çek yaprağı için bankanın ödemekle yükümlü olduğu meblağın tahsili talebine ilişkindir.
HUMK'nun 193. maddesi uyarınca; görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunludur. Her iki hâlde kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi gerekir.
Anılan düzenlemeye göre davacının süresi içinde mahkemeye başvurarak tebligat masrafı yatırması veya tahrik dilekçesi vermesi gereklidir.
Somut olayda dava ilk önce Van Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, mahkemece yetkili mahkemenin Hakkari Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle 21.10.2008 tarihinde yetkisizlik kararı verilmiş, karar, davacı vekiline 30.03.2009, davalıya 29.06.2009 tarihinde tebliğ olunmuş, temyiz edilmeyerek 08.07.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili tarafından davanın yetkili Hakkari Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi için 15.09.2009 havale tarihli tahrik dilekçesi verilmiş olup, bu dilekçe üzerine dosya yetkili mahkemeye gönderilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacı vekilince HUMK'nun 193/3. maddesinde belirtilen usuli işlemlerin süresinde yerine getirilmediği nazara alınarak aynı Yasa' nın 193/4 ncü maddesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre de davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040796700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz