Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4901 E. 2011/16304 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usuli kazanılmış hak↗ davanın açılmamış sayılması↗ maddi hata↗ açılmamış sayılma↗ kazanılmış hak↗ havale↗ yetki↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece dava dilekçesinin yetki yönünden reddine dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, kararın temyizen incelenmesi neticesinde verilen bozma kararı kapsamında yeniden yapılan yargılama sonunda dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafça 26.01.2007 tarihinde süresinde vermiş olduğu tahrik dilekçesinin dosya içerisinde katlanmış bir şekilde bulunduğu ve bu şekilde bulunması nedeniyle gözden kaçtığı görülmekte ise de, yargıtay bozma ilamına uyulmuş olması gerekçesi ile HUMK 193/4 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz 09.02.2009 tarihli bozma kararında, tahrik dilekçesi verilmesi veya davetiye gideri yatırılması hususunda değerlendirme yapılması gereğine dayanılarak karar bozulmuştur. Bu kapsamda dosyada 26.01.2007 havale tarihli tahrik dilekçesinin bulunduğuna ilişkin saptamaya rağmen, bozma ilamına uyulmuş olmasından bahsedilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Kaldı ki, bir an için aksi düşünülse dahi, dosyada süresinde verilmiş tahrik dilekçesi bulunması nedeniyle Dairemizin bozma kararı maddi hataya dayalı olduğundan, bu bozmaya uyulması usuli kazanılmış hak oluşturmayacaktır. Bu nedenle yazılı gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti, men’i ve tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9044 E. 2011/1968 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
İncelediğiniz karardaMahkemece dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, kararın temyizen incelenmesi neticesinde verilen bozma kararı kapsamında yeniden yapılan yargılama sonunda dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafça 26.01.2007 tarihinde süresinde vermiş olduğu tahrik dilekçesinin dosya içerisinde katlanmış bir şekilde bulunduğu ve bu şekilde bulunması nedeniyle gözden kaçtığı görülmekte ise de, yargıtay bozma ilamına uyulmuş olması gerekçesi ile HUMK 193/4 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu kapsamda dosyada 26.01.2007 «havale» tarihli tahrik dilekçesinin bulunduğuna ilişkin saptamaya rağmen, bozma ilamına uyulmuş olmasından bahsedilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru değildir.
Bu nedenle yazılı gerekçelerle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDava, «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle, asıl ve birleşen «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın HUMK'nun 193. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın gönderilmesi · ihtisas mahkemesi · işbölümü · görevsizlik kararı · haksız rekabet
Benzer bu karardaOysa, «ihtisas» mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu bağlamda mahkemenin kabulünün aksine kararı temyiz edilen «dosyanın gönderildiği» mahkeme ile dosyayı gönderen Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki «işbölümü» ilişkisi değil bir görev ilişkisidir.Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin «görevsizlik» kararının 3.12.2008 tarihinde kesinleştiği davacı vekilinin ise 28.11.2008 tarihinde tahrik dilekçesini verdiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle, asıl ve birleşen «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11728 E. 2012/2213 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
İncelediğiniz karardaMahkemece dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, kararın temyizen incelenmesi neticesinde verilen bozma kararı kapsamında yeniden yapılan yargılama sonunda dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafça 26.01.2007 tarihinde süresinde vermiş olduğu tahrik dilekçesinin dosya içerisinde katlanmış bir şekilde bulunduğu ve bu şekilde bulunması nedeniyle gözden kaçtığı görülmekte ise de, yargıtay bozma ilamına uyulmuş olması gerekçesi ile HUMK 193/4 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu kapsamda dosyada 26.01.2007 «havale» tarihli tahrik dilekçesinin bulunduğuna ilişkin saptamaya rağmen, bozma ilamına uyulmuş olmasından bahsedilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru değildir.
Bu nedenle yazılı gerekçelerle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaİş Mahkemesinin 03/02/2010 tarihli duruşmasında taraf vekillerinin yüzüne karşı «görevsizlik» kararı verildiği, HUMK’nun 193. maddesi gereğince yüze karşı tefhim edilen görevsizlik kararını takiben 10 günlük süresi içinde verilmesi gereken tahrik dilekçesinin bu süre geçtikten sonra 16/02/2010 tarihinde verildiği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacı tarafta «görevsizlik» kararının kesinleştiği 12/02/2010 tarihinden itibaren 10 günlük süresi içinde tahrik dilekçesi vermiş bulunduğundan, mahkemece tahrik dilekçesinin süresinde verildiği kabul edilerek buna göre hareket edilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işbölümü · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaİş Mahkemesince verilen karar «işbölümü» itirazına dayalı olmayıp, «görevsizlik» kararı niteliğinde olduğundan, tahrik dilekçesi verme süresi görevsizlik kararının kesinleşmesi ile başlar.
İş Mahkemesinin 03/02/2010 tarihli duruşmasında taraf vekillerinin yüzüne karşı «görevsizlik» kararı verildiği, HUMK’nun 193. maddesi gereğince yüze karşı tefhim edilen görevsizlik kararını takiben 10 günlük süresi içinde verilmesi gereken tahrik dilekçesinin bu süre geçtikten sonra 16/02/2010 tarihinde verildiği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacı tarafta «görevsizlik» kararının kesinleştiği 12/02/2010 tarihinden itibaren 10 günlük süresi içinde tahrik dilekçesi vermiş bulunduğundan, mahkemece tahrik dilekçesinin süresinde verildiği kabul edilerek buna göre hareket edilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2508 E. 2012/9221 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · havale
İncelediğiniz karardaBu kapsamda dosyada 26.01.2007 «havale» tarihli tahrik dilekçesinin bulunduğuna ilişkin saptamaya rağmen, bozma ilamına uyulmuş olmasından bahsedilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, kararın temyizen incelenmesi neticesinde verilen bozma kararı kapsamında yeniden yapılan yargılama sonunda dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafça 26.01.2007 tarihinde süresinde vermiş olduğu tahrik dilekçesinin dosya içerisinde katlanmış bir şekilde bulunduğu ve bu şekilde bulunması nedeniyle gözden kaçtığı görülmekte ise de, yargıtay bozma ilamına uyulmuş olması gerekçesi ile HUMK 193/4 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu nedenle yazılı gerekçelerle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.11.2004 tarihli «görevsizlik» kararı ile gönderildiği, görevsizlik kararının davacı vekilinin yüzüne karşı verildiği, davacı vekilinin 10 günlük yasal süre geçtikten sonra 03.01.2005 tarihinde gönderme dilekçesi verdiği, 11.10.1976 gün 5/5 sayılı İBK uyarınca «yüze karşı verilen» kararlarda 10 günlük sürenin tefhimden itibaren başlayacağı gerekçesiyle HUMK 193/«son» maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu kapsamda, mahkemece tahrik dilekçesinin süresinde verildiği kabul edilerek buna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davacı taraf «görevsizlik» kararının kesinleştiği 13.01.2005 tarihinden önce, 03.01.2005 «havale» tarihli tahrik dilekçesi vermiş olmakla, 10 günlük yasal süreyi geçirmeksizin talepte bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yüze karşı verilen karar · işbölümü · görevsizlik kararı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.11.2004 tarihli «görevsizlik» kararı ile gönderildiği, görevsizlik kararının davacı vekilinin yüzüne karşı verildiği, davacı vekilinin 10 günlük yasal süre geçtikten sonra 03.01.2005 tarihinde gönderme dilekçesi verdiği, 11.10.1976 gün 5/5 sayılı İBK uyarınca «yüze karşı verilen» kararlarda 10 günlük sürenin tefhimden itibaren başlayacağı gerekçesiyle HUMK 193/«son» maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesince davanın Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle verilen karar nitelik olarak «işbölümü» itirazına dayalı gönderme kararı olmayıp, «görevsizlik» kararı niteliğindedir.
Bu kapsamda, tahrik dilekçesi verme süresi «görevsizlik» kararının kesinleşmesi ile başlayacaktır.
Davacı taraf «görevsizlik» kararının kesinleştiği 13.01.2005 tarihinden önce, 03.01.2005 «havale» tarihli tahrik dilekçesi vermiş olmakla, 10 günlük yasal süreyi geçirmeksizin talepte bulunduğu anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4901 E. , 2011/16304 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2009 tarih ve 2009/550-2009/582 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin eniştesi olan ...'ın cenazesinin Tokat İli Reşadiye ilçesinde defnedilebilmesi için davalı şirketten İstanbul aktarmalı Münih-Ankara uçağından bilet alındığını, tüm cenaze işlemlerinin buna göre ayarlandığını, müvekkillerinin cenaze ile birlikte İstanbul'a geldikten sonra Ankara uçağına alınmadıklarını, bu nedenle İstanbul'dan Ankara'ya sıkıntılı bir otobüs yolculuğu ile ulaştıklarını ileri sürerek, her bir müvekkili için ayrı ayrı 10.000 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki ve esas yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava dilekçesinin yetki yönünden reddine dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, kararın temyizen incelenmesi neticesinde verilen bozma kararı kapsamında yeniden yapılan yargılama sonunda dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafça 26.01.2007 tarihinde süresinde vermiş olduğu tahrik dilekçesinin dosya içerisinde katlanmış bir şekilde bulunduğu ve bu şekilde bulunması nedeniyle gözden kaçtığı görülmekte ise de, yargıtay bozma ilamına uyulmuş olması gerekçesi ile HUMK 193/4 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz 09.02.2009 tarihli bozma kararında, tahrik dilekçesi verilmesi veya davetiye gideri yatırılması hususunda değerlendirme yapılması gereğine dayanılarak karar bozulmuştur. Bu kapsamda dosyada 26.01.2007 havale tarihli tahrik dilekçesinin bulunduğuna ilişkin saptamaya rağmen, bozma ilamına uyulmuş olmasından bahsedilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Kaldı ki, bir an için aksi düşünülse dahi, dosyada süresinde verilmiş tahrik dilekçesi bulunması nedeniyle Dairemizin bozma kararı maddi hataya dayalı olduğundan, bu bozmaya uyulması usuli kazanılmış hak oluşturmayacaktır. Bu nedenle yazılı gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039467800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz