6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kesin mehil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/18216 E. 2014/18514 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Zamanaşımı
3 yıllık
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin mehil zararın ispatı mazeret kötüleme ek mehil sorumluluk davası pasif husumet ehliyeti vekalet ücreti takdiri haksız eylem şirket müdürü husumet ehliyeti ifa pasif husumet tüzel kişilik taraf ehliyeti ihtar haksız fiil ticari defter maddi tazminat ilan haksız rekabet vekalet ücreti zamanaşımı ibraz temsil kesin hüküm husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · HMK — HMK 220 · HUMK · TMK — TMK 50 · TTK — TTK 58TTK 542

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı K.. U..'un diğer davalı şirketin müdürü olduğu ve 02/12/2008 tarihli e-posta metninin altında şirket temsilcisi sıfatı ile ismi yer alsa da e-posta metninin tüzel kişiliği bulunan şirket tarafından gönderildiği, dolayısıyla bu davalı bakımından pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu e-postayı göndermekteki amacının, müşterilere kendi şirketi hakkında yeni bilgiler vermek yerine, davacı şirketi kötüleme/incitme olduğu, yasal koşulları oluşmayan ve kanıtlanamayan maddi tazminat isteminin reddinin gerektiği, ancak manevi zarardan söz edilebileceği, karşı dava bakımından haksız fiil olgusunun ispatlanamadığı, 2004 yılı ve sonrasına ait iddialar bakımından ise 1 ve 3 yıllık zamanaşımı süreleri geçirilmiş olduğundan bu yöndeki iddiaların zamanaşımı nedeniyle dinlenemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davalı K.. U.. hakkındaki davanın reddine, diğer davalı şirketin haksız rekabet eyleminin tespitine ve men'ine, 1.500 TL. manevi tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı ....Konveyor Sistemleri Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı .... Konveyor Sistemleri Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; asıl ve karşı davalar, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir.

Mahkemece asıl davada davacının haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile manevi tazminat talepleri kabul edildiği halde, tarafların defterlerini sunmadıkları, taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu işbu davada maddi zararın ispat edilemediği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Oysa asıl davada davacı vekili hem dava dilekçesinde altı koyu renkte çizili şekilde hem de diğer beyanlarında, maddi tazminat olarak olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 58/1-d maddesi uyarınca, davalının elde etmesi mümkün görünen menfaat tutarına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalıların haksız rekabet eylemi sabit olduğuna göre, mahkemece HMK'nın 220. (HUMK.'nın 330, 331, 332.) maddesi uyarınca, asıl davada davalı şirkete ticari defterlerini sunması için kesin mehil verilmesi, kendisine verilen sürede defterlerini ibraz etmez ve aynı sürede delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ise duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceğinin ihtar edilmesi ve sonucuna göre davacının maddi tazminat talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle asıl davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Ayrıca somut olayda asıl davanın konusunu oluşturan 02.12.2008 tarihli e-postanın davalı şirket adına onun temsilcisi sıfatıyla diğer davalı K.. U.. tarafından gönderildiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece haksız rekabet teşkil eden bu eylemden tüzel kişiliğin sorumlu olduğu, şirket müdürü sıfatını taşısa da davalı Kürşat'a husumetin yöneltilemeyeceği gerekçesiyle anılan davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

Her ne kadar TTK'nın 542/2. maddesi uyarınca, vazifelerini ifa dolayısıyla müdürlerin işlemiş oldukları haksız fiillerden şirket sorumlu olur ise de genel hükümler uyarınca müdürler de haksız eylemden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulabilirler. Nitekim TMK'nın 50. maddesinde, tüzel kişinin iradesinin, organları aracılığıyla açıklanacağı, organların, hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı, yine organların, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olduğu belirtilmiştir. Yani haksız fiilden dolayı müdür veya müdürler genel kurallara göre, şirketler TTK'nın 542/2. maddesine göre sorumlu olabilirler. Sorumluluk davası haksız fiil ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir.

Bu durum karşısında mahkemece, asıl davada davalı K.. U.. hakkındaki davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, asıl davada verilen kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

4-Yine asıl davada mahkemece sadece kabul edilen manevi tazminat tutarına göre davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa asıl davada davacının haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemleri de kabul edilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, asıl davada davacının kabul edilen diğer istemleri yönünden de davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sorumluluk davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14702 E. 2015/628 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4424 E. 2015/13892 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı 3 yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7562 E. 2016/2180 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18479 E. 2014/18972 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/18216 E.  ,  2014/18514 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/07/2013

NUMARASI 2013/31-2013/247

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/07/2013 tarih ve 2013/31-2013/247 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı ... Konveyor Sistemleri Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/11/2014 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. E. K.. ile davalı-karşı davacılar vekili Av. K. P.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, İsveç'te kurulu bulunan müvekkilinin 25 yıldır plastik zincir konveyör teknolojileri bazlı lojistik çözümleri üretiminde dünya lideri olarak faaliyet gösterdiğini, 12.11.1995 tarihinde FlexLink marka konveyör sistemlerinin Türkiye bölgesinde pazarlanması amacıyla davalılardan K.. U..'un büyük hissedarı olduğu diğer davalı şirket ile bir distribütörlük sözleşmesi imzaladıklarını, davalı şirketin müvekkilinin ürünlerinin bileşen ve parçalarını sözleşme şartlarına aykırı olarak temin etmiş, üretmiş, pazarlamış ve satmış olması nedeniyle distribütörlük sözleşmesinin feshedildiğini, davalı K.. U..'un “Fleks Kon Genel Müdürü” sıfatıyla “flexk......com” internet adresi üzerinden 02.12.2008 tarihinde müvekkilinin tedarikçisi dava dışı ....

Kupplungstechnik GmbH Şirketine e-posta göndererek müvekkil şirketin faaliyetleri ve ürünleri hakkında asılsız iddialarla kötüleyici beyanlarda bulunduğunu, aynı e-postanın bir başka tedarikçi ... GmbH'ye de gönderildiğini ileri sürerek, davalıların eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, men'ini, ref'ini, şimdilik 1.500 TL maddi ve 1.500 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuş; karşı davada, müvekkil şirketin sektöründe gösterdiği başarı üzerine karşı davalının büyük bir karalama kampanyası başlatarak müvekkil şirketi müşteriler nezdinde kötüleme faaliyetlerinde bulunduğunu ileri sürerek, davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, men'ini ve ref'ini, 50.000 TL manevi ve şimdilik 10.000 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı-karşı davalı vekili, karşı davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı K.. U..'un diğer davalı şirketin müdürü olduğu ve 02/12/2008 tarihli e-posta metninin altında şirket temsilcisi sıfatı ile ismi yer alsa da e-posta metninin tüzel kişiliği bulunan şirket tarafından gönderildiği, dolayısıyla bu davalı bakımından pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu e-postayı göndermekteki amacının, müşterilere kendi şirketi hakkında yeni bilgiler vermek yerine, davacı şirketi kötüleme/incitme olduğu, yasal koşulları oluşmayan ve kanıtlanamayan maddi tazminat isteminin reddinin gerektiği, ancak manevi zarardan söz edilebileceği, karşı dava bakımından haksız fiil olgusunun ispatlanamadığı, 2004 yılı ve sonrasına ait iddialar bakımından ise 1 ve 3 yıllık zamanaşımı süreleri geçirilmiş olduğundan bu yöndeki iddiaların zamanaşımı nedeniyle dinlenemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davalı K..

U.. hakkındaki davanın reddine, diğer davalı şirketin haksız rekabet eyleminin tespitine ve men'ine, 1.500 TL. manevi tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı ....Konveyor Sistemleri Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı .... Konveyor Sistemleri Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; asıl ve karşı davalar, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir.

Mahkemece asıl davada davacının haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile manevi tazminat talepleri kabul edildiği halde, tarafların defterlerini sunmadıkları, taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu işbu davada maddi zararın ispat edilemediği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Oysa asıl davada davacı vekili hem dava dilekçesinde altı koyu renkte çizili şekilde hem de diğer beyanlarında, maddi tazminat olarak olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 58/1-d maddesi uyarınca, davalının elde etmesi mümkün görünen menfaat tutarına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalıların haksız rekabet eylemi sabit olduğuna göre, mahkemece HMK'nın 220. (HUMK.'nın 330, 331, 332.) maddesi uyarınca, asıl davada davalı şirkete ticari defterlerini sunması için kesin mehil verilmesi, kendisine verilen sürede defterlerini ibraz etmez ve aynı sürede delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ise duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceğinin ihtar edilmesi ve sonucuna göre davacının maddi tazminat talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle asıl davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Ayrıca somut olayda asıl davanın konusunu oluşturan 02.12.2008 tarihli e-postanın davalı şirket adına onun temsilcisi sıfatıyla diğer davalı K.. U.. tarafından gönderildiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece haksız rekabet teşkil eden bu eylemden tüzel kişiliğin sorumlu olduğu, şirket müdürü sıfatını taşısa da davalı Kürşat'a husumetin yöneltilemeyeceği gerekçesiyle anılan davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

Her ne kadar TTK'nın 542/2. maddesi uyarınca, vazifelerini ifa dolayısıyla müdürlerin işlemiş oldukları haksız fiillerden şirket sorumlu olur ise de genel hükümler uyarınca müdürler de haksız eylemden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulabilirler. Nitekim TMK'nın 50. maddesinde, tüzel kişinin iradesinin, organları aracılığıyla açıklanacağı, organların, hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı, yine organların, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olduğu belirtilmiştir. Yani haksız fiilden dolayı müdür veya müdürler genel kurallara göre, şirketler TTK'nın 542/2. maddesine göre sorumlu olabilirler. Sorumluluk davası haksız fiil ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir.

Bu durum karşısında mahkemece, asıl davada davalı K.. U.. hakkındaki davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, asıl davada verilen kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

4-Yine asıl davada mahkemece sadece kabul edilen manevi tazminat tutarına göre davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa asıl davada davacının haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemleri de kabul edilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, asıl davada davacının kabul edilen diğer istemleri yönünden de davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı ....Konveyor Sistemleri Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine; (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı-karşı davacı ... Konveyor Sistemleri Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti'den alınıp, davacı-karşı davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 77,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacı ...

Konveyor Sistemleri Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti'den alınmasına,27/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102386400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.