Kesin mehil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/18216 E. 2014/18514 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 3 yıllık
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin mehil↗ zararın ispatı↗ mazeret↗ kötüleme↗ ek mehil↗ sorumluluk davası↗ pasif husumet ehliyeti↗ vekalet ücreti takdiri↗ haksız eylem↗ şirket müdürü↗ husumet ehliyeti↗ ifa↗ pasif husumet↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ ihtar↗ haksız fiil↗ ticari defter↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ temsil↗ kesin hüküm↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı K.. U..'un diğer davalı şirketin müdürü olduğu ve 02/12/2008 tarihli e-posta metninin altında şirket temsilcisi sıfatı ile ismi yer alsa da e-posta metninin tüzel kişiliği bulunan şirket tarafından gönderildiği, dolayısıyla bu davalı bakımından pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu e-postayı göndermekteki amacının, müşterilere kendi şirketi hakkında yeni bilgiler vermek yerine, davacı şirketi kötüleme/incitme olduğu, yasal koşulları oluşmayan ve kanıtlanamayan maddi tazminat isteminin reddinin gerektiği, ancak manevi zarardan söz edilebileceği, karşı dava bakımından haksız fiil olgusunun ispatlanamadığı, 2004 yılı ve sonrasına ait iddialar bakımından ise 1 ve 3 yıllık zamanaşımı süreleri geçirilmiş olduğundan bu yöndeki iddiaların zamanaşımı nedeniyle dinlenemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davalı K.. U.. hakkındaki davanın reddine, diğer davalı şirketin haksız rekabet eyleminin tespitine ve men'ine, 1.500 TL. manevi tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı ....Konveyor Sistemleri Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı .... Konveyor Sistemleri Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; asıl ve karşı davalar, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir.
Mahkemece asıl davada davacının haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile manevi tazminat talepleri kabul edildiği halde, tarafların defterlerini sunmadıkları, taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu işbu davada maddi zararın ispat edilemediği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Oysa asıl davada davacı vekili hem dava dilekçesinde altı koyu renkte çizili şekilde hem de diğer beyanlarında, maddi tazminat olarak olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 58/1-d maddesi uyarınca, davalının elde etmesi mümkün görünen menfaat tutarına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalıların haksız rekabet eylemi sabit olduğuna göre, mahkemece HMK'nın 220. (HUMK.'nın 330, 331, 332.) maddesi uyarınca, asıl davada davalı şirkete ticari defterlerini sunması için kesin mehil verilmesi, kendisine verilen sürede defterlerini ibraz etmez ve aynı sürede delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ise duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceğinin ihtar edilmesi ve sonucuna göre davacının maddi tazminat talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle asıl davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca somut olayda asıl davanın konusunu oluşturan 02.12.2008 tarihli e-postanın davalı şirket adına onun temsilcisi sıfatıyla diğer davalı K.. U.. tarafından gönderildiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece haksız rekabet teşkil eden bu eylemden tüzel kişiliğin sorumlu olduğu, şirket müdürü sıfatını taşısa da davalı Kürşat'a husumetin yöneltilemeyeceği gerekçesiyle anılan davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar TTK'nın 542/2. maddesi uyarınca, vazifelerini ifa dolayısıyla müdürlerin işlemiş oldukları haksız fiillerden şirket sorumlu olur ise de genel hükümler uyarınca müdürler de haksız eylemden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulabilirler. Nitekim TMK'nın 50. maddesinde, tüzel kişinin iradesinin, organları aracılığıyla açıklanacağı, organların, hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı, yine organların, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olduğu belirtilmiştir. Yani haksız fiilden dolayı müdür veya müdürler genel kurallara göre, şirketler TTK'nın 542/2. maddesine göre sorumlu olabilirler. Sorumluluk davası haksız fiil ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir.
Bu durum karşısında mahkemece, asıl davada davalı K.. U.. hakkındaki davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, asıl davada verilen kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Yine asıl davada mahkemece sadece kabul edilen manevi tazminat tutarına göre davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa asıl davada davacının haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemleri de kabul edilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, asıl davada davacının kabul edilen diğer istemleri yönünden de davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14702 E. 2015/628 K.
Ortak:sorumluluk davası · ifa · pasif husumet · tüzel kişilik · haksız fiil · maddi tazminat · vekalet ücreti · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaU..'un diğer davalı «şirketin müdürü» olduğu ve 02/12/2008 tarihli e-posta metninin altında şirket «temsilcisi» sıfatı ile ismi yer alsa da e-posta metninin «tüzel kişiliği» bulunan şirket tarafından gönderildiği, dolayısıyla bu davalı bakımından «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu e-postayı göndermekteki amacının, müşterilere kendi şirketi hakkında yeni bilgiler vermek yerine, davacı şirketi «kötüleme»/incitme olduğu, yasal koşulları oluşmayan ve kanıtlanamayan «maddi tazminat» isteminin reddinin gerektiği, ancak manevi zarardan söz edilebileceği, karşı dava bakımından «haksız fiil» olgusunun ispatlanamadığı, 2004 yılı ve sonrasına ait iddialar bakımından ise 1 ve 3 yıllık «zamanaşımı» süreleri geçirilmiş olduğundan bu yöndeki iddiaların zamanaşımı nedeniyle dinlenemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davalı K..
Mahkemece «haksız rekabet» teşkil eden bu eylemden «tüzel kişiliğin» sorumlu olduğu, «şirket müdürü» sıfatını taşısa da davalı Kürşat'a «husumetin» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle anılan davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece asıl davada davacının «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi ile manevi tazminat talepleri kabul edildiği halde, tarafların «defterlerini» sunmadıkları, taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu işbu davada maddi «zararın ispat» edilemediği gerekçesiyle «maddi tazminat» isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirket tarafından kullanılan ''......'' ibaresinin davacının tescilli markası durumunda olan ''....'' ibaresi ile «iltibas» yaratacak derecede benzer olduğu, bu yüzden de 556 sayılı KHK hükümleri çerçevesinde davalı şirketin markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği, davalı .....'ın ise davalı şirketin yöneticisi olduğu, yönetici olması «sebebi» ile davalı olarak gösterildiği ancak hukuk davalarında muhatap «tüzel kişilik» olduğundan, davalı ...'a «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesi ile 10.938,79 TL «maddi tazminatın» 02.11.2010 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ......'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer davalı ...'a karşı açılan davada «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… mış bulunmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Mahkemece, muhatabın «tüzel kişilik» olduğu, bu nedenlede davalı....'e yöneltilen davanın «pasif husumet yokluğu» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Markaya tecavüz sebebiyle «sorumluluk davası» «haksız fiil» ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari dava niteliği · pasif husumet yokluğu · husumet yokluğu · yargılama gideri · yasal faiz · dava sebebi · avans faizi · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirket tarafından kullanılan ''......'' ibaresinin davacının tescilli markası durumunda olan ''....'' ibaresi ile «iltibas» yaratacak derecede benzer olduğu, bu yüzden de 556 sayılı KHK hükümleri çerçevesinde davalı şirketin markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği, davalı .....'ın ise davalı şirketin yöneticisi olduğu, yönetici olması «sebebi» ile davalı olarak gösterildiği ancak hukuk davalarında muhatap «tüzel kişilik» olduğundan, davalı ...'a «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesi ile 10.938,79 TL «maddi tazminatın» 02.11.2010 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ......'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer davalı ...'a karşı açılan davada «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı vekilinin dava dilekçesinde tazminatın .... reeskont «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsil olarak talepte bulunduğu ve işin «ticari niteliği» gözden kaçırılarak «yasal faize» hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir. (3) Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
… mış bulunmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Mahkemece, muhatabın «tüzel kişilik» olduğu, bu nedenlede davalı....'e yöneltilen davanın «pasif husumet yokluğu» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4424 E. 2015/13892 K.
Ortak:kötüleme · pasif husumet ehliyeti · haksız eylem · şirket müdürü · husumet ehliyeti · pasif husumet · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · dava şartı · zamanaşımı 3 yıllık
İncelediğiniz karardaU..'un diğer davalı «şirketin müdürü» olduğu ve 02/12/2008 tarihli e-posta metninin altında şirket «temsilcisi» sıfatı ile ismi yer alsa da e-posta metninin «tüzel kişiliği» bulunan şirket tarafından gönderildiği, dolayısıyla bu davalı bakımından «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu e-postayı göndermekteki amacının, müşterilere kendi şirketi hakkında yeni bilgiler vermek yerine, davacı şirketi «kötüleme»/incitme olduğu, yasal koşulları oluşmayan ve kanıtlanamayan «maddi tazminat» isteminin reddinin gerektiği, ancak manevi zarardan söz edilebileceği, karşı dava bakımından «haksız fiil» olgusunun ispatlanamadığı, 2004 yılı ve sonrasına ait iddialar bakımından ise 1 ve 3 yıllık «zamanaşımı» süreleri geçirilmiş olduğundan bu yöndeki iddiaların zamanaşımı nedeniyle dinlenemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davalı K..
Mahkemece «haksız rekabet» teşkil eden bu eylemden «tüzel kişiliğin» sorumlu olduğu, «şirket müdürü» sıfatını taşısa da davalı Kürşat'a «husumetin» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle anılan davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
U.. hakkındaki davanın reddine, diğer davalı şirketin «haksız rekabet» eyleminin tespitine ve men'ine, 1.500 TL. manevi tazminatın «haksız eylem» tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına», karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaU..'un diğer davalı «şirketin müdürü» olduğu ve 02/12/2008 tarihli e-posta metninin altında şirket «temsilcisi» sıfatı ile ismi yer alsa da e-posta metninin «tüzel kişiliği» bulunan şirket tarafından gönderildiği, dolayısıyla bu davalı bakımından «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu e-postayı göndermekteki amacının, müşterilere kendi şirketi hakkında yeni bilgiler vermek yerine, davacı şirketi «kötüleme»/incitme olduğu, yasal koşulları oluşmayan ve kanıtlanamayan «maddi tazminat» isteminin reddinin gerektiği, ancak manevi zarardan söz edilebileceği, karşı dava bakımından «haksız fiil» olgusunun ispatlanamadığı, 2004 yılı ve sonrasına ait iddialar bakımından ise 1 ve 3 yıllık «zamanaşımı» süreleri geçirilmiş olduğundan bu yöndeki iddiaların zamanaşımı nedeniyle dinlenemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davalı K..
U.. hakkındaki davanın reddine, diğer davalı şirketin «haksız rekabet» eyleminin tespitine ve men'ine, 1.500 TL. manevi tazminatın «haksız eylem» tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına», karşı davanın reddine dair verilen karar davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı . vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27/11/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7562 E. 2016/2180 K.
Ortak:sorumluluk davası · pasif husumet · haksız fiil · ticari defter · maddi tazminat · haksız rekabet · husumet · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaU..'un diğer davalı «şirketin müdürü» olduğu ve 02/12/2008 tarihli e-posta metninin altında şirket «temsilcisi» sıfatı ile ismi yer alsa da e-posta metninin «tüzel kişiliği» bulunan şirket tarafından gönderildiği, dolayısıyla bu davalı bakımından «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu e-postayı göndermekteki amacının, müşterilere kendi şirketi hakkında yeni bilgiler vermek yerine, davacı şirketi «kötüleme»/incitme olduğu, yasal koşulları oluşmayan ve kanıtlanamayan «maddi tazminat» isteminin reddinin gerektiği, ancak manevi zarardan söz edilebileceği, karşı dava bakımından «haksız fiil» olgusunun ispatlanamadığı, 2004 yılı ve sonrasına ait iddialar bakımından ise 1 ve 3 yıllık «zamanaşımı» süreleri geçirilmiş olduğundan bu yöndeki iddiaların zamanaşımı nedeniyle dinlenemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davalı K..
Davalıların «haksız rekabet» eylemi sabit olduğuna göre, mahkemece HMK'nın 220. (HUMK.'nın 330, 331, 332.) maddesi uyarınca, asıl davada davalı şirkete «ticari defterlerini» sunması için «kesin mehil» verilmesi, kendisine verilen sürede defterlerini «ibraz» etmez ve aynı sürede delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ise duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceğinin «ihtar» edilmesi ve sonucuna göre davacının «maddi tazminat» talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle asıl davada davacı yararına bozulması gerekmiş …
Mahkemece asıl davada davacının «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi ile manevi tazminat talepleri kabul edildiği halde, tarafların «defterlerini» sunmadıkları, taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu işbu davada maddi «zararın ispat» edilemediği gerekçesiyle «maddi tazminat» isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; markaların «iltibas» yoluyla taklit edildiği ürünlerin, sıradan tüketiciler tarafından orijinallerinden ayırt edilemeyecekleri, bu kişiler üzerinde aldatmaya yol açacakları, bu nedenle suça konu ürünlerin marka taklidi yapılmış sahte ürünler oldukları, davacıya ait tescilli markaların iltibas edilmesi suretiyle kullanıldığı ürünlerde, 5833 sayılı kanun ile değişen 556 sayılı KHK'nin madde 61/A kapsamında «marka hakkına tecavüz» fiili işlendiği, bu nedenle tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti önlenmesi ve men'i gerektiği, davalı ...'ın kendi adına tecavüz eylemini gerçekleştirmediği, davalı Şirket'in ortaklığı nedeniyle kendisine «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarını dosyaya sunmadığı, kayıtlara dayalı bir tazminat hesaplanamadığından BK'nın 42. maddesi çerçevesinde «maddi tazminatın» belirlenebileceği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın «husumet yokluğundan» reddine, diğer davalının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, önlenmesine ve men'ine, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi …
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ... hakkında «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Markaya tecavüz sebebiyle «sorumluluk davası» «haksız fiil» ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · marka hakkına tecavüz · husumet yokluğu · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; markaların «iltibas» yoluyla taklit edildiği ürünlerin, sıradan tüketiciler tarafından orijinallerinden ayırt edilemeyecekleri, bu kişiler üzerinde aldatmaya yol açacakları, bu nedenle suça konu ürünlerin marka taklidi yapılmış sahte ürünler oldukları, davacıya ait tescilli markaların iltibas edilmesi suretiyle kullanıldığı ürünlerde, 5833 sayılı kanun ile değişen 556 sayılı KHK'nin madde 61/A kapsamında «marka hakkına tecavüz» fiili işlendiği, bu nedenle tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti önlenmesi ve men'i gerektiği, davalı ...'ın kendi adına tecavüz eylemini gerçekleştirmediği, davalı Şirket'in ortaklığı nedeniyle kendisine «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarını dosyaya sunmadığı, kayıtlara dayalı bir tazminat hesaplanamadığından BK'nın 42. maddesi çerçevesinde «maddi tazminatın» belirlenebileceği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın «husumet yokluğundan» reddine, diğer davalının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, önlenmesine ve men'ine, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi …
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ... hakkında «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18479 E. 2014/18972 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · tebliğ tarihi · usulüne uygun tebliğ · kamu düzeni · tenfiz · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu mahkeme kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, postaya verilme tarihinin «tebliğ tarihi» sayıldığı, «tebligat» hükümlerinin «kamu düzenine» ilişkin olup, mahkemece resen nazara alınacağı, MÖHUK 38/c maddesi gereğince yapılan tebligatın kamu düzenine aykırı olduğu, bu durumda ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… celikle yabancı mahkemece verilen kararın usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin mahkemece araştırılması gerekmekte olup, somut olayda mahkemece kararın «usulüne uygun tebliğ» edilmediği, postaya verilme tarihinin «tebliğ tarihi» olarak kabul edildiği belirtilmiş ise de dosyada Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla davalı şirkete yapılmış bir «tebligat» mevcut olmakla mahkemece Adalet Bakanlığı aracılığıyla yapılan bu tebligatın, hangi hususa ilişkin olduğu, yabancı mahkeme kararının tebliğine ilişkin bulunup bulu …
Dava dilekçesinde, yabancı mahkemede açılan dava sonucu verilen kararın, Adalet Bakanlığı aracılığıyla davalıya tebliğ edildiği, temyiz edilmemesi sonucu kararın 18.08.2009 tarihinde kesinleştiği ileri sürülmüş olup, dava «dilekçesine tebliğe» ilişkin belgeler de eklenmiştir.Tebliğe ilişkin belgeler incelendiğinde, Adalet Bakanlığı aracılığıyla davalıya 02.02.2009 tarihinde «tebligat» yapıldığı görülmüştür.
Dava, yabancı mahkeme tarafından verilen kararın tanınması ve «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/18216 E. , 2014/18514 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/07/2013
NUMARASI 2013/31-2013/247
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/07/2013 tarih ve 2013/31-2013/247 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı ... Konveyor Sistemleri Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/11/2014 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. E. K.. ile davalı-karşı davacılar vekili Av. K. P.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İsveç'te kurulu bulunan müvekkilinin 25 yıldır plastik zincir konveyör teknolojileri bazlı lojistik çözümleri üretiminde dünya lideri olarak faaliyet gösterdiğini, 12.11.1995 tarihinde FlexLink marka konveyör sistemlerinin Türkiye bölgesinde pazarlanması amacıyla davalılardan K.. U..'un büyük hissedarı olduğu diğer davalı şirket ile bir distribütörlük sözleşmesi imzaladıklarını, davalı şirketin müvekkilinin ürünlerinin bileşen ve parçalarını sözleşme şartlarına aykırı olarak temin etmiş, üretmiş, pazarlamış ve satmış olması nedeniyle distribütörlük sözleşmesinin feshedildiğini, davalı K.. U..'un “Fleks Kon Genel Müdürü” sıfatıyla “flexk......com” internet adresi üzerinden 02.12.2008 tarihinde müvekkilinin tedarikçisi dava dışı ....
Kupplungstechnik GmbH Şirketine e-posta göndererek müvekkil şirketin faaliyetleri ve ürünleri hakkında asılsız iddialarla kötüleyici beyanlarda bulunduğunu, aynı e-postanın bir başka tedarikçi ... GmbH'ye de gönderildiğini ileri sürerek, davalıların eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, men'ini, ref'ini, şimdilik 1.500 TL maddi ve 1.500 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş; karşı davada, müvekkil şirketin sektöründe gösterdiği başarı üzerine karşı davalının büyük bir karalama kampanyası başlatarak müvekkil şirketi müşteriler nezdinde kötüleme faaliyetlerinde bulunduğunu ileri sürerek, davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, men'ini ve ref'ini, 50.000 TL manevi ve şimdilik 10.000 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili, karşı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı K.. U..'un diğer davalı şirketin müdürü olduğu ve 02/12/2008 tarihli e-posta metninin altında şirket temsilcisi sıfatı ile ismi yer alsa da e-posta metninin tüzel kişiliği bulunan şirket tarafından gönderildiği, dolayısıyla bu davalı bakımından pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu e-postayı göndermekteki amacının, müşterilere kendi şirketi hakkında yeni bilgiler vermek yerine, davacı şirketi kötüleme/incitme olduğu, yasal koşulları oluşmayan ve kanıtlanamayan maddi tazminat isteminin reddinin gerektiği, ancak manevi zarardan söz edilebileceği, karşı dava bakımından haksız fiil olgusunun ispatlanamadığı, 2004 yılı ve sonrasına ait iddialar bakımından ise 1 ve 3 yıllık zamanaşımı süreleri geçirilmiş olduğundan bu yöndeki iddiaların zamanaşımı nedeniyle dinlenemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davalı K..
U.. hakkındaki davanın reddine, diğer davalı şirketin haksız rekabet eyleminin tespitine ve men'ine, 1.500 TL. manevi tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı ....Konveyor Sistemleri Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı .... Konveyor Sistemleri Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; asıl ve karşı davalar, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir.
Mahkemece asıl davada davacının haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile manevi tazminat talepleri kabul edildiği halde, tarafların defterlerini sunmadıkları, taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu işbu davada maddi zararın ispat edilemediği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Oysa asıl davada davacı vekili hem dava dilekçesinde altı koyu renkte çizili şekilde hem de diğer beyanlarında, maddi tazminat olarak olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 58/1-d maddesi uyarınca, davalının elde etmesi mümkün görünen menfaat tutarına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalıların haksız rekabet eylemi sabit olduğuna göre, mahkemece HMK'nın 220. (HUMK.'nın 330, 331, 332.) maddesi uyarınca, asıl davada davalı şirkete ticari defterlerini sunması için kesin mehil verilmesi, kendisine verilen sürede defterlerini ibraz etmez ve aynı sürede delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ise duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceğinin ihtar edilmesi ve sonucuna göre davacının maddi tazminat talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle asıl davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca somut olayda asıl davanın konusunu oluşturan 02.12.2008 tarihli e-postanın davalı şirket adına onun temsilcisi sıfatıyla diğer davalı K.. U.. tarafından gönderildiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece haksız rekabet teşkil eden bu eylemden tüzel kişiliğin sorumlu olduğu, şirket müdürü sıfatını taşısa da davalı Kürşat'a husumetin yöneltilemeyeceği gerekçesiyle anılan davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar TTK'nın 542/2. maddesi uyarınca, vazifelerini ifa dolayısıyla müdürlerin işlemiş oldukları haksız fiillerden şirket sorumlu olur ise de genel hükümler uyarınca müdürler de haksız eylemden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulabilirler. Nitekim TMK'nın 50. maddesinde, tüzel kişinin iradesinin, organları aracılığıyla açıklanacağı, organların, hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı, yine organların, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olduğu belirtilmiştir. Yani haksız fiilden dolayı müdür veya müdürler genel kurallara göre, şirketler TTK'nın 542/2. maddesine göre sorumlu olabilirler. Sorumluluk davası haksız fiil ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir.
Bu durum karşısında mahkemece, asıl davada davalı K.. U.. hakkındaki davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, asıl davada verilen kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Yine asıl davada mahkemece sadece kabul edilen manevi tazminat tutarına göre davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa asıl davada davacının haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemleri de kabul edilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, asıl davada davacının kabul edilen diğer istemleri yönünden de davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı ....Konveyor Sistemleri Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine; (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı-karşı davacı ... Konveyor Sistemleri Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti'den alınıp, davacı-karşı davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 77,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacı ...
Konveyor Sistemleri Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti'den alınmasına,27/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102386400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz