Sorumluluk davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14702 E. 2015/628 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluk davası↗ ticari dava niteliği↗ pasif husumet yokluğu↗ ifa↗ pasif husumet↗ tüzel kişilik↗ husumet yokluğu↗ haksız fiil↗ yargılama gideri↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ iltibas↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı şirket tarafından kullanılan ''......'' ibaresinin davacının tescilli markası durumunda olan ''....'' ibaresi ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğu, bu yüzden de 556 sayılı KHK hükümleri çerçevesinde davalı şirketin markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği, davalı .....'ın ise davalı şirketin yöneticisi olduğu, yönetici olması sebebi ile davalı olarak gösterildiği ancak hukuk davalarında muhatap tüzel kişilik olduğundan, davalı ...'a husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile 10.938,79 TL maddi tazminatın 02.11.2010 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ......'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer davalı ...'a karşı açılan davada pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve eylemin aynı zamanda suç teşkil ettiğinin kesinleşmiş mahkeme kararı ile tespit edilmiş ve ceza zaman aşımı süresinin dolmamış bulunmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Mahkemece, muhatabın tüzel kişilik olduğu, bu nedenlede davalı....'e yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir. Her ne kadar TTK'nın 542/2. maddesi uyarınca, vazifelerini ifa dolayısıyla müdürlerin işlemiş oldukları haksız fiillerden şirket sorumlu olur ise de, TMK'nın 50. maddesinde, tüzel kişinin iradesinin, organları aracılığıyla açıklanacağı, organların, hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı, yine organların, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olduğu belirtilmiştir. Yani haksız fiilden dolayı müdür veya müdürler genel hükümlere göre, şirketler ise TTK'nın 542/2. maddesine göre sorumlu olabilirler. Markaya tecavüz sebebiyle sorumluluk davası haksız fiil ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir. Bu durum karşısında mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı vekilinin dava dilekçesinde tazminatın .... reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan tahsil olarak talepte bulunduğu ve işin ticari niteliği gözden kaçırılarak yasal faize hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
(3) Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7562 E. 2016/2180 K.
Ortak:sorumluluk davası · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · haksız fiil · maddi tazminat · iltibas · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirket tarafından kullanılan ''......'' ibaresinin davacının tescilli markası durumunda olan ''....'' ibaresi ile «iltibas» yaratacak derecede benzer olduğu, bu yüzden de 556 sayılı KHK hükümleri çerçevesinde davalı şirketin markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği, davalı .....'ın ise davalı şirketin yöneticisi olduğu, yönetici olması «sebebi» ile davalı olarak gösterildiği ancak hukuk davalarında muhatap «tüzel kişilik» olduğundan, davalı ...'a «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesi ile 10.938,79 TL «maddi tazminatın» 02.11.2010 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ......'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer davalı ...'a karşı açılan davada «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… mış bulunmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Mahkemece, muhatabın «tüzel kişilik» olduğu, bu nedenlede davalı....'e yöneltilen davanın «pasif husumet yokluğu» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Markaya tecavüz sebebiyle «sorumluluk davası» «haksız fiil» ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; markaların «iltibas» yoluyla taklit edildiği ürünlerin, sıradan tüketiciler tarafından orijinallerinden ayırt edilemeyecekleri, bu kişiler üzerinde aldatmaya yol açacakları, bu nedenle suça konu ürünlerin marka taklidi yapılmış sahte ürünler oldukları, davacıya ait tescilli markaların iltibas edilmesi suretiyle kullanıldığı ürünlerde, 5833 sayılı kanun ile değişen 556 sayılı KHK'nin madde 61/A kapsamında «marka hakkına tecavüz» fiili işlendiği, bu nedenle tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti önlenmesi ve men'i gerektiği, davalı ...'ın kendi adına tecavüz eylemini gerçekleştirmediği, davalı Şirket'in ortaklığı nedeniyle kendisine «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarını dosyaya sunmadığı, kayıtlara dayalı bir tazminat hesaplanamadığından BK'nın 42. maddesi çerçevesinde «maddi tazminatın» belirlenebileceği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın «husumet yokluğundan» reddine, diğer davalının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, önlenmesine ve men'ine, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi …
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ... hakkında «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Markaya tecavüz sebebiyle «sorumluluk davası» «haksız fiil» ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ticari defter · haksız rekabet · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; markaların «iltibas» yoluyla taklit edildiği ürünlerin, sıradan tüketiciler tarafından orijinallerinden ayırt edilemeyecekleri, bu kişiler üzerinde aldatmaya yol açacakları, bu nedenle suça konu ürünlerin marka taklidi yapılmış sahte ürünler oldukları, davacıya ait tescilli markaların iltibas edilmesi suretiyle kullanıldığı ürünlerde, 5833 sayılı kanun ile değişen 556 sayılı KHK'nin madde 61/A kapsamında «marka hakkına tecavüz» fiili işlendiği, bu nedenle tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti önlenmesi ve men'i gerektiği, davalı ...'ın kendi adına tecavüz eylemini gerçekleştirmediği, davalı Şirket'in ortaklığı nedeniyle kendisine «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarını dosyaya sunmadığı, kayıtlara dayalı bir tazminat hesaplanamadığından BK'nın 42. maddesi çerçevesinde «maddi tazminatın» belirlenebileceği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın «husumet yokluğundan» reddine, diğer davalının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, önlenmesine ve men'ine, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi …
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ... hakkında «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18216 E. 2014/18514 K.
Ortak:sorumluluk davası · ifa · pasif husumet · tüzel kişilik · haksız fiil · maddi tazminat · vekalet ücreti · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirket tarafından kullanılan ''......'' ibaresinin davacının tescilli markası durumunda olan ''....'' ibaresi ile «iltibas» yaratacak derecede benzer olduğu, bu yüzden de 556 sayılı KHK hükümleri çerçevesinde davalı şirketin markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği, davalı .....'ın ise davalı şirketin yöneticisi olduğu, yönetici olması «sebebi» ile davalı olarak gösterildiği ancak hukuk davalarında muhatap «tüzel kişilik» olduğundan, davalı ...'a «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesi ile 10.938,79 TL «maddi tazminatın» 02.11.2010 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ......'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer davalı ...'a karşı açılan davada «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… mış bulunmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Mahkemece, muhatabın «tüzel kişilik» olduğu, bu nedenlede davalı....'e yöneltilen davanın «pasif husumet yokluğu» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Markaya tecavüz sebebiyle «sorumluluk davası» «haksız fiil» ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir.
Benzer bu karardaU..'un diğer davalı «şirketin müdürü» olduğu ve 02/12/2008 tarihli e-posta metninin altında şirket «temsilcisi» sıfatı ile ismi yer alsa da e-posta metninin «tüzel kişiliği» bulunan şirket tarafından gönderildiği, dolayısıyla bu davalı bakımından «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu e-postayı göndermekteki amacının, müşterilere kendi şirketi hakkında yeni bilgiler vermek yerine, davacı şirketi «kötüleme»/incitme olduğu, yasal koşulları oluşmayan ve kanıtlanamayan «maddi tazminat» isteminin reddinin gerektiği, ancak manevi zarardan söz edilebileceği, karşı dava bakımından «haksız fiil» olgusunun ispatlanamadığı, 2004 yılı ve sonrasına ait iddialar bakımından ise 1 ve 3 yıllık «zamanaşımı» süreleri geçirilmiş olduğundan bu yöndeki iddiaların zamanaşımı nedeniyle dinlenemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davalı K..
Mahkemece «haksız rekabet» teşkil eden bu eylemden «tüzel kişiliğin» sorumlu olduğu, «şirket müdürü» sıfatını taşısa da davalı Kürşat'a «husumetin» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle anılan davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece asıl davada davacının «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi ile manevi tazminat talepleri kabul edildiği halde, tarafların «defterlerini» sunmadıkları, taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu işbu davada maddi «zararın ispat» edilemediği gerekçesiyle «maddi tazminat» isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · zararın ispatı · mazeret · kötüleme · ek mehil · pasif husumet ehliyeti · vekalet ücreti takdiri · haksız eylem
Benzer bu karardaDavalıların «haksız rekabet» eylemi sabit olduğuna göre, mahkemece HMK'nın 220. (HUMK.'nın 330, 331, 332.) maddesi uyarınca, asıl davada davalı şirkete «ticari defterlerini» sunması için «kesin mehil» verilmesi, kendisine verilen sürede defterlerini «ibraz» etmez ve aynı sürede delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ise duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceğinin «ihtar» edilmesi ve sonucuna göre davacının «maddi tazminat» talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle asıl davada davacı yararına bozulması gerekmiş …
U..'un diğer davalı «şirketin müdürü» olduğu ve 02/12/2008 tarihli e-posta metninin altında şirket «temsilcisi» sıfatı ile ismi yer alsa da e-posta metninin «tüzel kişiliği» bulunan şirket tarafından gönderildiği, dolayısıyla bu davalı bakımından «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu e-postayı göndermekteki amacının, müşterilere kendi şirketi hakkında yeni bilgiler vermek yerine, davacı şirketi «kötüleme»/incitme olduğu, yasal koşulları oluşmayan ve kanıtlanamayan «maddi tazminat» isteminin reddinin gerektiği, ancak manevi zarardan söz edilebileceği, karşı dava bakımından «haksız fiil» olgusunun ispatlanamadığı, 2004 yılı ve sonrasına ait iddialar bakımından ise 1 ve 3 yıllık «zamanaşımı» süreleri geçirilmiş olduğundan bu yöndeki iddiaların zamanaşımı nedeniyle dinlenemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davalı K..
U.. hakkındaki davanın reddine, diğer davalı şirketin «haksız rekabet» eyleminin tespitine ve men'ine, 1.500 TL. manevi tazminatın «haksız eylem» tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına», karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece asıl davada davacının «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi ile manevi tazminat talepleri kabul edildiği halde, tarafların «defterlerini» sunmadıkları, taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu işbu davada maddi «zararın ispat» edilemediği gerekçesiyle «maddi tazminat» isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14702 E. , 2015/628 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada....Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/07/2014 tarih ve 2012/584-2014/397 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yurt içi ve dışında tanınmış bir marka olan ..." markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının müvekkili markası ile açık surette ve iltibas yaratır şekilde "..." .... ..." ibaresinin büyük puntolar ile yazılı olduğu "......." markalarının bulunduğu ürünleri satışa hazır hale getirdiğinin tespit raporu ile sabit olduğunu, davalının bu eyleminin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, 556 sayılı KHK'nın 66/II-a hükmüne göre hesaplanacak 50.000,00 TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihi 01.01.2010 tarihinden geçerli avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, her iki davalı yönünden zaman aşımı ve davalı....yönünden ise husumet itirazında bulunmuş olup, esas yönünden ise dava dışı .... isimli şahıs ile yaptıkları sözleşme uyarınca fason üretim yaptıklarını, '.......'' markasının....'da anılan şahıs adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin bu marka ile fason üretim yapıp....'ya gönderdiğini, yurt içinde üretim yapıp satmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı şirket tarafından kullanılan ''......'' ibaresinin davacının tescilli markası durumunda olan ''....'' ibaresi ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğu, bu yüzden de 556 sayılı KHK hükümleri çerçevesinde davalı şirketin markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği, davalı .....'ın ise davalı şirketin yöneticisi olduğu, yönetici olması sebebi ile davalı olarak gösterildiği ancak hukuk davalarında muhatap tüzel kişilik olduğundan, davalı ...'a husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile 10.938,79 TL maddi tazminatın 02.11.2010 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ......'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer davalı ...'a karşı açılan davada pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve eylemin aynı zamanda suç teşkil ettiğinin kesinleşmiş mahkeme kararı ile tespit edilmiş ve ceza zaman aşımı süresinin dolmamış bulunmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Mahkemece, muhatabın tüzel kişilik olduğu, bu nedenlede davalı....'e yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir. Her ne kadar TTK'nın 542/2. maddesi uyarınca, vazifelerini ifa dolayısıyla müdürlerin işlemiş oldukları haksız fiillerden şirket sorumlu olur ise de, TMK'nın 50. maddesinde, tüzel kişinin iradesinin, organları aracılığıyla açıklanacağı, organların, hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı, yine organların, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olduğu belirtilmiştir. Yani haksız fiilden dolayı müdür veya müdürler genel hükümlere göre, şirketler ise TTK'nın 542/2. maddesine göre sorumlu olabilirler.
Markaya tecavüz sebebiyle sorumluluk davası haksız fiil ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir. Bu durum karşısında mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı vekilinin dava dilekçesinde tazminatın .... reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan tahsil olarak talepte bulunduğu ve işin ticari niteliği gözden kaçırılarak yasal faize hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
(3) Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 560,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166612300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz