Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7562 E. 2016/2180 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aldatma (hile)↗ sorumluluk davası↗ ticari defter ve kayıtlar↗ pasif husumet yokluğu↗ pasif husumet↗ marka hakkına tecavüz↗ husumet yokluğu↗ haksız fiil↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticari defter↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ iltibas↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; markaların iltibas yoluyla taklit edildiği ürünlerin, sıradan tüketiciler tarafından orijinallerinden ayırt edilemeyecekleri, bu kişiler üzerinde aldatmaya yol açacakları, bu nedenle suça konu ürünlerin marka taklidi yapılmış sahte ürünler oldukları, davacıya ait tescilli markaların iltibas edilmesi suretiyle kullanıldığı ürünlerde, 5833 sayılı kanun ile değişen 556 sayılı KHK'nin madde 61/A kapsamında marka hakkına tecavüz fiili işlendiği, bu nedenle tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve men'i gerektiği, davalı ...'ın kendi adına tecavüz eylemini gerçekleştirmediği, davalı Şirket'in ortaklığı nedeniyle kendisine husumet yöneltilemeyeceği, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sunmadığı, kayıtlara dayalı bir tazminat hesaplanamadığından BK'nın 42. maddesi çerçevesinde maddi tazminatın belirlenebileceği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, önlenmesine ve men'ine, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı Şirket'ten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...i. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ... hakkında pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar 6102 sayılı TTK'nın 632. maddesi uyarınca, şirkete ilişkin görevlerini yerine getirmesi sırasında müdürlerin işlemiş oldukları haksız fiillerden şirket sorumlu olur ise de, 4721 sayılı TMK'nın 50. maddesinde, tüzel kişinin iradesinin, organları aracılığıyla açıklanacağı, organların, hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı, yine organların, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olduğu belirtilmiştir. Yani haksız fiilden dolayı müdür veya müdürler genel hükümlere göre, şirketler ise 6102 sayılı TTK'nın 632. maddesine göre sorumlu olabilirler. Markaya tecavüz sebebiyle sorumluluk davası haksız fiil ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir. Hal böyle olmakla, mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14702 E. 2015/628 K.
Ortak:sorumluluk davası · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · haksız fiil · maddi tazminat · iltibas · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; markaların «iltibas» yoluyla taklit edildiği ürünlerin, sıradan tüketiciler tarafından orijinallerinden ayırt edilemeyecekleri, bu kişiler üzerinde aldatmaya yol açacakları, bu nedenle suça konu ürünlerin marka taklidi yapılmış sahte ürünler oldukları, davacıya ait tescilli markaların iltibas edilmesi suretiyle kullanıldığı ürünlerde, 5833 sayılı kanun ile değişen 556 sayılı KHK'nin madde 61/A kapsamında «marka hakkına tecavüz» fiili işlendiği, bu nedenle tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti önlenmesi ve men'i gerektiği, davalı ...'ın kendi adına tecavüz eylemini gerçekleştirmediği, davalı Şirket'in ortaklığı nedeniyle kendisine «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarını dosyaya sunmadığı, kayıtlara dayalı bir tazminat hesaplanamadığından BK'nın 42. maddesi çerçevesinde «maddi tazminatın» belirlenebileceği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın «husumet yokluğundan» reddine, diğer davalının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, önlenmesine ve men'ine, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi …
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ... hakkında «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Markaya tecavüz sebebiyle «sorumluluk davası» «haksız fiil» ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirket tarafından kullanılan ''......'' ibaresinin davacının tescilli markası durumunda olan ''....'' ibaresi ile «iltibas» yaratacak derecede benzer olduğu, bu yüzden de 556 sayılı KHK hükümleri çerçevesinde davalı şirketin markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği, davalı .....'ın ise davalı şirketin yöneticisi olduğu, yönetici olması «sebebi» ile davalı olarak gösterildiği ancak hukuk davalarında muhatap «tüzel kişilik» olduğundan, davalı ...'a «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesi ile 10.938,79 TL «maddi tazminatın» 02.11.2010 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ......'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer davalı ...'a karşı açılan davada «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… mış bulunmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Mahkemece, muhatabın «tüzel kişilik» olduğu, bu nedenlede davalı....'e yöneltilen davanın «pasif husumet yokluğu» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Markaya tecavüz sebebiyle «sorumluluk davası» «haksız fiil» ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari dava niteliği · ifa · tüzel kişilik · yargılama gideri · yasal faiz · dava sebebi · vekalet ücreti · avans faizi
Benzer bu kararda… mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı vekilinin dava dilekçesinde tazminatın .... reeskont «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsil olarak talepte bulunduğu ve işin «ticari niteliği» gözden kaçırılarak «yasal faize» hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir. (3) Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, davalı şirket tarafından kullanılan ''......'' ibaresinin davacının tescilli markası durumunda olan ''....'' ibaresi ile «iltibas» yaratacak derecede benzer olduğu, bu yüzden de 556 sayılı KHK hükümleri çerçevesinde davalı şirketin markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği, davalı .....'ın ise davalı şirketin yöneticisi olduğu, yönetici olması «sebebi» ile davalı olarak gösterildiği ancak hukuk davalarında muhatap «tüzel kişilik» olduğundan, davalı ...'a «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesi ile 10.938,79 TL «maddi tazminatın» 02.11.2010 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ......'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer davalı ...'a karşı açılan davada «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… mış bulunmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Mahkemece, muhatabın «tüzel kişilik» olduğu, bu nedenlede davalı....'e yöneltilen davanın «pasif husumet yokluğu» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar TTK'nın 542/2. maddesi uyarınca, vazifelerini «ifa» dolayısıyla müdürlerin işlemiş oldukları haksız fiillerden şirket sorumlu olur ise de, TMK'nın 50. maddesinde, tüzel kişinin iradesinin, organları aracılığıyla açıklanacağı, organların, hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı, yine organların, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olduğu belirtilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6573 E. 2013/21341 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; markaların «iltibas» yoluyla taklit edildiği ürünlerin, sıradan tüketiciler tarafından orijinallerinden ayırt edilemeyecekleri, bu kişiler üzerinde aldatmaya yol açacakları, bu nedenle suça konu ürünlerin marka taklidi yapılmış sahte ürünler oldukları, davacıya ait tescilli markaların iltibas edilmesi suretiyle kullanıldığı ürünlerde, 5833 sayılı kanun ile değişen 556 sayılı KHK'nin madde 61/A kapsamında «marka hakkına tecavüz» fiili işlendiği, bu nedenle tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti önlenmesi ve men'i gerektiği, davalı ...'ın kendi adına tecavüz eylemini gerçekleştirmediği, davalı Şirket'in ortaklığı nedeniyle kendisine «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarını dosyaya sunmadığı, kayıtlara dayalı bir tazminat hesaplanamadığından BK'nın 42. maddesi çerçevesinde «maddi tazminatın» belirlenebileceği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın «husumet yokluğundan» reddine, diğer davalının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, önlenmesine ve men'ine, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi …
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ... hakkında «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaEt ve Et Ürünleri" yazılı olduğu, bu itibarla unvana tecavüz ettiği ve «haksız rekabet» yaptığı iddia olunanın gerçek kişi davalı değil, «tüzel kişiliği» bulunan ve ...
… belgesinin gerçek kişi olan ...adına kayıtlı olduğu, davanın ...adına açılmadığı, davacı taraf her ne kadar sonraki aşamada markanın devredildiğinden bahisle davada «husumet ehliyetlerinin» bulunduğunu ileri sürmüşse de yapılan devir işleminin sicile kaydedilmediği sürece iyi niyetli 3. şahıslara karşı hüküm ifade etmeyeceği, davacı ve davalının görül …
556 sayılı KHK'nın 73'üncü maddesinde aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisari lisansa sahip olan kişinin, üçüncü bir kişi tarafından marka sahibinin «marka hakkına tecavüz» edilmesi durumunda, marka sahibinin anılan Kanun Hükmünde Kararname uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabileceği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet ehliyeti · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · yetki · ibraz · temsil
Benzer bu kararda… belgesinin gerçek kişi olan ...adına kayıtlı olduğu, davanın ...adına açılmadığı, davacı taraf her ne kadar sonraki aşamada markanın devredildiğinden bahisle davada «husumet ehliyetlerinin» bulunduğunu ileri sürmüşse de yapılan devir işleminin sicile kaydedilmediği sürece iyi niyetli 3. şahıslara karşı hüküm ifade etmeyeceği, davacı ve davalının görül …
Davacı tarafından «ibraz» edilen 26.05.2006 tarihli belgede de marka sahibinin "Palaz" ibareli markanın kullanılması ve markanın korunması amacıyla yasal yollara başvurulması için davacı şirkete izin ve «yetki» verdiği belirtilmiştir.
Mahkemece, anılan belgeler ile 556 sayılı KHK'nın 73 ve 4721 sayılı TMK'nın 50'inci maddeleri değerlendirilip tarafların «husumet ehliyetlerinin» buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hem davacının, hem de davalının husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Et ve Et Ürünleri" yazılı olduğu, bu itibarla unvana tecavüz ettiği ve «haksız rekabet» yaptığı iddia olunanın gerçek kişi davalı değil, «tüzel kişiliği» bulunan ve ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16447 E. 2014/18132 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · zeyilname · temerrüt tarihi · ek prim · ıslah · yasal faiz · hasar · temerrüt
Benzer bu kararda… in 26.02.2013 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, alınan bilirkişi raporu ve bu rapora göre davacı vekili tarafından yapılan «ıslah» nazara alınarak, davanın kabulünün gerektiği gerekçesiyle 25.632,00 TL «hasar» bedelinin, «temerrüt tarihi» olan 31/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte, davalı T...A.Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
2– Ancak mahkemece davanın kabulü ile 25.632 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmişse de davalı tarafça, oluşan «hasar» sonrasında düzenlenen «zeyilname» kapsamında davacıya «prim iadesi» yapılıp yapılmadığı, araştırılıp, yapıldı ise bu miktarın toplam tazminat tutarından düşülmesi gerektiği dikkate alınmaksızın sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3537 E. 2015/13308 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · ıslah · yasal faiz · hasar · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin 26.02.2013 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, alınan bilirkişi raporu ve bu rapora göre davacı vekili tarafından yapılan «ıslah» nazara alınarak, davanın kabulünün gerektiği gerekçesiyle 25.632 TL «hasar» bedelinin, «temerrüt tarihi» olan 31/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte, davalı T..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18216 E. 2014/18514 K.
Ortak:sorumluluk davası · pasif husumet · haksız fiil · ticari defter · maddi tazminat · haksız rekabet · husumet · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; markaların «iltibas» yoluyla taklit edildiği ürünlerin, sıradan tüketiciler tarafından orijinallerinden ayırt edilemeyecekleri, bu kişiler üzerinde aldatmaya yol açacakları, bu nedenle suça konu ürünlerin marka taklidi yapılmış sahte ürünler oldukları, davacıya ait tescilli markaların iltibas edilmesi suretiyle kullanıldığı ürünlerde, 5833 sayılı kanun ile değişen 556 sayılı KHK'nin madde 61/A kapsamında «marka hakkına tecavüz» fiili işlendiği, bu nedenle tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti önlenmesi ve men'i gerektiği, davalı ...'ın kendi adına tecavüz eylemini gerçekleştirmediği, davalı Şirket'in ortaklığı nedeniyle kendisine «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarını dosyaya sunmadığı, kayıtlara dayalı bir tazminat hesaplanamadığından BK'nın 42. maddesi çerçevesinde «maddi tazminatın» belirlenebileceği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın «husumet yokluğundan» reddine, diğer davalının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, önlenmesine ve men'ine, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi …
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ... hakkında «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Markaya tecavüz sebebiyle «sorumluluk davası» «haksız fiil» ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir.
Benzer bu karardaU..'un diğer davalı «şirketin müdürü» olduğu ve 02/12/2008 tarihli e-posta metninin altında şirket «temsilcisi» sıfatı ile ismi yer alsa da e-posta metninin «tüzel kişiliği» bulunan şirket tarafından gönderildiği, dolayısıyla bu davalı bakımından «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu e-postayı göndermekteki amacının, müşterilere kendi şirketi hakkında yeni bilgiler vermek yerine, davacı şirketi «kötüleme»/incitme olduğu, yasal koşulları oluşmayan ve kanıtlanamayan «maddi tazminat» isteminin reddinin gerektiği, ancak manevi zarardan söz edilebileceği, karşı dava bakımından «haksız fiil» olgusunun ispatlanamadığı, 2004 yılı ve sonrasına ait iddialar bakımından ise 1 ve 3 yıllık «zamanaşımı» süreleri geçirilmiş olduğundan bu yöndeki iddiaların zamanaşımı nedeniyle dinlenemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davalı K..
Davalıların «haksız rekabet» eylemi sabit olduğuna göre, mahkemece HMK'nın 220. (HUMK.'nın 330, 331, 332.) maddesi uyarınca, asıl davada davalı şirkete «ticari defterlerini» sunması için «kesin mehil» verilmesi, kendisine verilen sürede defterlerini «ibraz» etmez ve aynı sürede delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ise duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceğinin «ihtar» edilmesi ve sonucuna göre davacının «maddi tazminat» talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle asıl davada davacı yararına bozulması gerekmiş …
Mahkemece asıl davada davacının «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi ile manevi tazminat talepleri kabul edildiği halde, tarafların «defterlerini» sunmadıkları, taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu işbu davada maddi «zararın ispat» edilemediği gerekçesiyle «maddi tazminat» isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · zararın ispatı · mazeret · kötüleme · ek mehil · pasif husumet ehliyeti · vekalet ücreti takdiri · haksız eylem
Benzer bu karardaDavalıların «haksız rekabet» eylemi sabit olduğuna göre, mahkemece HMK'nın 220. (HUMK.'nın 330, 331, 332.) maddesi uyarınca, asıl davada davalı şirkete «ticari defterlerini» sunması için «kesin mehil» verilmesi, kendisine verilen sürede defterlerini «ibraz» etmez ve aynı sürede delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ise duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceğinin «ihtar» edilmesi ve sonucuna göre davacının «maddi tazminat» talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle asıl davada davacı yararına bozulması gerekmiş …
U..'un diğer davalı «şirketin müdürü» olduğu ve 02/12/2008 tarihli e-posta metninin altında şirket «temsilcisi» sıfatı ile ismi yer alsa da e-posta metninin «tüzel kişiliği» bulunan şirket tarafından gönderildiği, dolayısıyla bu davalı bakımından «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu e-postayı göndermekteki amacının, müşterilere kendi şirketi hakkında yeni bilgiler vermek yerine, davacı şirketi «kötüleme»/incitme olduğu, yasal koşulları oluşmayan ve kanıtlanamayan «maddi tazminat» isteminin reddinin gerektiği, ancak manevi zarardan söz edilebileceği, karşı dava bakımından «haksız fiil» olgusunun ispatlanamadığı, 2004 yılı ve sonrasına ait iddialar bakımından ise 1 ve 3 yıllık «zamanaşımı» süreleri geçirilmiş olduğundan bu yöndeki iddiaların zamanaşımı nedeniyle dinlenemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davalı K..
U.. hakkındaki davanın reddine, diğer davalı şirketin «haksız rekabet» eyleminin tespitine ve men'ine, 1.500 TL. manevi tazminatın «haksız eylem» tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına», karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece asıl davada davacının «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi ile manevi tazminat talepleri kabul edildiği halde, tarafların «defterlerini» sunmadıkları, taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu işbu davada maddi «zararın ispat» edilemediği gerekçesiyle «maddi tazminat» isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7562 E. , 2016/2180 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. .. Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2014 tarih ve 2012/76-2014/326 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların tescilli tanınmış ..markasını taklit etmek ve iltibas oluşturacak şekilde ürünler ürettiklerini, yapılan ceza soruşturmasında bu ürünlere el konulduğunu, davalılar hakkında açılmış başkaca davalar da olduğunu, buna rağmen davalıların kötü niyetli ve kasıtlı eylemlerini devam ettirerek haksız kazanç elde ettiklerini ileri sürerek, davalıların markaya tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, men'ine, 5.000,00 TL maddi tazminatın, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; markaların iltibas yoluyla taklit edildiği ürünlerin, sıradan tüketiciler tarafından orijinallerinden ayırt edilemeyecekleri, bu kişiler üzerinde aldatmaya yol açacakları, bu nedenle suça konu ürünlerin marka taklidi yapılmış sahte ürünler oldukları, davacıya ait tescilli markaların iltibas edilmesi suretiyle kullanıldığı ürünlerde, 5833 sayılı kanun ile değişen 556 sayılı KHK'nin madde 61/A kapsamında marka hakkına tecavüz fiili işlendiği, bu nedenle tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve men'i gerektiği, davalı ...'ın kendi adına tecavüz eylemini gerçekleştirmediği, davalı Şirket'in ortaklığı nedeniyle kendisine husumet yöneltilemeyeceği, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sunmadığı, kayıtlara dayalı bir tazminat hesaplanamadığından BK'nın 42.
maddesi çerçevesinde maddi tazminatın belirlenebileceği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, önlenmesine ve men'ine, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı Şirket'ten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...i. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ... hakkında pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar 6102 sayılı TTK'nın 632. maddesi uyarınca, şirkete ilişkin görevlerini yerine getirmesi sırasında müdürlerin işlemiş oldukları haksız fiillerden şirket sorumlu olur ise de, 4721 sayılı TMK'nın 50. maddesinde, tüzel kişinin iradesinin, organları aracılığıyla açıklanacağı, organların, hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı, yine organların, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olduğu belirtilmiştir. Yani haksız fiilden dolayı müdür veya müdürler genel hükümlere göre, şirketler ise 6102 sayılı TTK'nın 632.
maddesine göre sorumlu olabilirler. Markaya tecavüz sebebiyle sorumluluk davası haksız fiil ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir. Hal böyle olmakla, mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 768,49 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...i'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/236577000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz