Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15040 E. 2015/3881 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
peşin muhalefet↗ ttk 446↗ yoklukla malul karar↗ muhalefet şerhi↗ yokluk↗ genel kurul kararının iptali↗ maddi hata↗ cy/cy şerhi↗ anonim şirket↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.06.2014 tarihli kararı ile davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, her ne kadar Dairemizin 2014/867-11619 E.K. sayılı ilamında, davacı vekilinin mürafaa talebinin dava konusu meblağın 18.563 TL'nin altında bulunduğundan bahisle reddedildiği yazılmış ise de söz konusu ret nedeninin maddi hataya dayalı olmasına ve esasen duruşma pulları dosyaya eklenmediğinden temyiz incelemesinin mürafaalı olarak yapılmamasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.06.2014 günlü ilamı ile mahkemece, TTK'nun 446/1-a maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesi gerekirken, dava açma şartlarının bulunup bulunmadığı yönünde inceleme yapılmadan esasa ilişkin karar verilmesi gerekçesiyle davalı yararına bozulmuştur. Gerçekten de Dairemizin söz konusu bozma ilamında da açıklandığı üzere anonim şirketlerde genel kurul kararlarının yasa, anasözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptali isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nun 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını
taşımamaktadır. Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi peşin muhalefetin olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir. Ancak, iptali istenilen kararların, yasada ya da anasözleşmede yazılı karar yetersayısı ile alınmaması halinde söz konusu karar yoklukla malul olacağından böyle bir durumda ortaklar muhalefet şerhi koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davaya konu genel kurullarda alınan kararlarının iptaline yönelik işbu davada, dava açma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 17.06.2014 Tarih, 2014/867-11619 E.K. sayılı bozma ilamının 2. bendinin içeriğinin değiştirilerek açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/867 E. 2014/11619 K.
Ortak:peşin muhalefet · muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · cy/cy şerhi · anonim şirket · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaAncak, iptali istenilen kararların, yasada ya da anasözleşmede yazılı karar yetersayısı ile alınmaması halinde söz konusu karar «yoklukla malul» olacağından böyle bir durumda ortaklar «muhalefet şerhi» koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler.
2- Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.06.2014 …
Gerçekten de Dairemizin söz konusu bozma ilamında da açıklandığı üzere «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, anasözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptali isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nun 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacının iptalini istediği 22.10.2012 ve 26.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı davacı vekilinin «olumsuz» oy verdiği anlaşılmakta ise de, oylamadan önce davacı vekilinin "yazılı şerhimizde belirttiğimiz üzere divana sunuyoruz" şeklinde yazılı beyan dilekçesi verdiği veya «muhalefet şerhini» toplantı başkanlığına sunduğu belirtilerek bu dilekçeler genel kurul tutanağına eklenmiş olup, 22.10.2012 tarihli genel kurul toplantısında iptali istenen 2 ve 5. …
1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel denetçi · olumsuz oy
Benzer bu kararda… a göre, 26.11.2012 tarihli davalı genel kurul kararının 5. gündem maddesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer davacı iddialarının reddi gerektiği, davalı şirkete «özel denetçi» atanması şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 26.11.2012 tarihli genel kurul toplantısının 5 nolu gündem maddesinin iptaline, diğer …
Somut olayda, davacının iptalini istediği 22.10.2012 ve 26.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı davacı vekilinin «olumsuz» oy verdiği anlaşılmakta ise de, oylamadan önce davacı vekilinin "yazılı şerhimizde belirttiğimiz üzere divana sunuyoruz" şeklinde yazılı beyan dilekçesi verdiği veya «muhalefet şerhini» toplantı başkanlığına sunduğu belirtilerek bu dilekçeler genel kurul tutanağına eklenmiş olup, 22.10.2012 tarihli genel kurul toplantısında iptali istenen 2 ve 5. …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1740 E. 2020/23 K.
Ortak:muhalefet şerhi · cy/cy şerhi · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, iptali istenilen kararların, yasada ya da anasözleşmede yazılı karar yetersayısı ile alınmaması halinde söz konusu karar «yoklukla malul» olacağından böyle bir durumda ortaklar «muhalefet şerhi» koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davacıların «muhalefet şerhi» verme iradelerinin tutanaktan anlaşıldığı, bu nedenle dava şartının mevcut olduğu, TTK 437. maddesi gereğince ilgili belgeler davacıların incelemesine sunulmayarak davacıların «bilgi alma hakkının» engellendiği, bu durumunun 26/11/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4, 5 ve 6. maddesindeki kararlara TTK’nin 446. maddesi kapsamında etkili olduğu, diğer kararların iptalini gerektiren bir husus olmadığı gerekçesiyle şirketin 2014 yılına ait bilançosunun onaylanmasına ilişkin 4 nolu, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu ve kâr «dağıtımına» ilişkin 6 nolu kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptallerine, genel kurulda alınan diğer kararların iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesi’nce, genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin zorunlu olduğu, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımadığı, bu kapsamda kararlarda davacıların usulune uygun «muhalefet şerhlerinin» bulunmadığı, davacılar gündem maddesi görüşülürken maddeye yönelik «olumsuz» görüşlerini tutanağa geçirmişse de oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduklarına dair bir beyanda bulunmadıkları, oylama öncesi görüşme esnasında toplantıya katılan üyenin öneriye karşı olduğunu belirtmesinin alınan karara muhalif olduğu anlamını taşımadığı, bu itibarla dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince usulüne uygun «muhalefet şerhi» verilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilgi alma hakkı · iyiniyet kuralı · olağanüstü genel kurul · ibra · iyiniyet · dava şartı yokluğu · olumsuz oy · iptal davası
Benzer bu karardaHukuk Dairesi’nce, genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin zorunlu olduğu, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımadığı, bu kapsamda kararlarda davacıların usulune uygun «muhalefet şerhlerinin» bulunmadığı, davacılar gündem maddesi görüşülürken maddeye yönelik «olumsuz» görüşlerini tutanağa geçirmişse de oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduklarına dair bir beyanda bulunmadıkları, oylama öncesi görüşme esnasında toplantıya katılan üyenin öneriye karşı olduğunu belirtmesinin alınan karara muhalif olduğu anlamını taşımadığı, bu itibarla dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacıların «muhalefet şerhi» verme iradelerinin tutanaktan anlaşıldığı, bu nedenle dava şartının mevcut olduğu, TTK 437. maddesi gereğince ilgili belgeler davacıların incelemesine sunulmayarak davacıların «bilgi alma hakkının» engellendiği, bu durumunun 26/11/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4, 5 ve 6. maddesindeki kararlara TTK’nin 446. maddesi kapsamında etkili olduğu, diğer kararların iptalini gerektiren bir husus olmadığı gerekçesiyle şirketin 2014 yılına ait bilançosunun onaylanmasına ilişkin 4 nolu, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu ve kâr «dağıtımına» ilişkin 6 nolu kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptallerine, genel kurulda alınan diğer kararların iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla davacılar ... ve ... şahsi menfaatlerini ilgilendiren bir konuda oy kullanamayacaklarına göre kendileri hakkında alınan genel kurulun 5. maddesine ilişkin «ibra» edilmeme kararına karşı «iptal davası» açmak için «muhalefet şerhi» koymalarına da gerek bulunmamaktadır.
6102 sayılı TTK’nin 393/1 maddesi gereğince «yönetim kurulu» üyelerinin kendileriyle alakalı «ibra» oylamasında müzakereye katılma ve oy kullanma imkanları bulunmamaktadır.
-
Muhalefet şerhi bulunmayan pay sahibinin genel kurul kararının iptalini isteyememesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18887 E. 2015/13122 K.
Ortak:muhalefet şerhi · peşin muhalefet · genel kurul kararının iptali · dava şartı
İncelediğiniz kararda2- Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.06.2014 …
Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Ancak, iptali istenilen kararların, yasada ya da anasözleşmede yazılı karar yetersayısı ile alınmaması halinde söz konusu karar «yoklukla malul» olacağından böyle bir durumda ortaklar «muhalefet şerhi» koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler.
Benzer bu kararda… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının, yasa, anasözleşme ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalmasının ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin gerekmesine, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamasına, Dairemizin yerleşmiş kararlarında, oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağının istikrarlı bir şekilde kabul edilmesine, davacının iptali istenilen genel kurul kararları yönünden açıklanan biçimde bir «muhalefet şerhinin» bulunmamasına, bu durumda 25.03.2013 tarihli genel kurulda alınan 1,2,3 ve 4 nolu kararlar yönünden davanın açıklanan nedenle reddi gerekirken esasa ilişkin nedenl …
… irkete ortak olduğu, şirket ortakları arasında kişisel çekişmelerin bulunduğu ve bunun da genel kurul toplantılarına yansıdığı, davacının makul bir gerekçe sunmadan «peşin muhalefette» bulunmasının «objektif iyiniyet kuralları» ile bağdaşmadığı, davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan ve iptali istenilen 1,2,3 ve 4. nolu kararların «azlık hakkını» ihlal edici nitelikte olmadıkları, toplantının «kar dağıtılmamasına» ilişkin 5. nolu kararının ise haksız görüldüğü, davacının bu karara karşı muhalefetini tutanağa geçirttiği, kaldı ki «kar payı dağıtılmamasına» ilişkin karara karşı önceden veya oylama sonrası karşı çıkılmasının da farklı sonuç doğurmayacağı, feshi istenilen davalı şirketin ekonomik sıkıntı yaşamamasına rağmen daha fazla yatırım amacıyla kar payı dağıtmamasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gibi azlık hakkını da ihlal edeceği, dolayısıyla bu maddeye yönelik iptal talebinin yerinde bulunduğu, davacının şirket «defter» ve bilançolarını yeterince inceleme fırsatı bulduğu, Manavgat 1.
3-Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkin olup mahkemece, «kar payının dağıtılmamasına» ilişkin 5 nolu kararın iptaline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel denetçi
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi kararı ile uzman muhasebeci eliyle «defterleri» incelediği, «özel denetçi» atanması koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 25.03.2013 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 nolu kararın iptaline, diğer maddelere yönalik iptal talebi ile özel denetçi atanması yönündeki talebin reddine karar verilmiştir.
1- 6102 sayılı TTK'nın 440/2 maddesi uyarınca, mahkemece şirkete «özel denetçi» atanması talepleri hakkında verilen kararlar kesindir.
HUMK’nın 432/4. maddesine göre, temyizi kabil olmayan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'da bu konuda karar verebileceğinden, davacı vekilinin «özel denetçi» atanması talebinin reddine ilişkin karara yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9351 E. 2014/18769 K.
Ortak:peşin muhalefet · genel kurul kararının iptali · anonim şirket · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda2- Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.06.2014 …
Gerçekten de Dairemizin söz konusu bozma ilamında da açıklandığı üzere «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, anasözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptali isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nun 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imtiyazlı pay · genel kurul kararının yokluğu · çağrısız genel kurul · pay sahipliği · sermaye artırımı · kâr payı · ticaret sicili · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının toplantıya katılması nedeniyle TTK'nın 370. maddesinde belirtilen «çağrısız genel kurul» şartları oluştuğundan bu hususa dayanılarak iptal talebinde bulunulamayacağı, dava konusu genel kurul kararı ile şirket ana sözleşmesinin 6-7-8. maddelerinin değiştirildiği, şirket ana sözleşmesinin değiştirilmesiyle «imtiyazlı pay» sahiplerinin imtiyazları ortadan kalktığından imtiyazlı «pay sahipleri» genel kurulu yapılarak imtiyazların kaldırılması onaylanmadığı sürece imtiyazlı pay sahiplerinin imtiyazlarının kaldırılmasının mümkün olmadığı, «sermaye artırımının» iç kaynaklardan yapılmasıyla davacının ortaklık «payının» haksız şekilde indirildiği, genel kurul kararının 7. maddesi ile hisse devirlerinin hukuka aykırı olarak sınırlandırıldığı, imtiyazlı pay sahiplerinin yönetim kuruluna şirket ana sözleşmesinde belirtildiği şekilde «yönetim kurulu» üyesi belirlemeden doğrudan yönetim kurulu üyelerinin tamamının genel kurulca seçilmesinin şirket ana sözleşmesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile g …
Somut olayda, davacı gündemi belli olan genel kurul toplantısına ilişkin «genel kurul kararının yokluğunu» doğurmayacak sebepler ileri sürerek muhalefet ettiğini bildirir dilekçe sunmuş ise de, maddelerin görüşülmesi sonrası yapılan oylamada oy kullanmamıştır.
Mahkemece, davacı vekilinin verdiği dilekçenin hükumet komiseri tarafından «ticaret siciline» «teslim» edilmesi nedeniyle davacınının dava açma hakkı bulunduğu kabul edilerek davanın esasına girilmişse de; davacı tarafın gündeme ilişkin muhalefet nedenlerini içerir dilekçe sunması, genel kurulda oylanan maddelere ret oyu kullanarak muhalefetini tutanağa geçirdiği sonucunu doğurmaz.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15040 E. , 2015/3881 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/10/2013 gün ve 2013/5-2013/652 sayılı kararı bozan Daire’nin 17/06/2014 gün ve 2014/867-2014/11619 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %15 oranında hisse sahibi olduğunu, davalı şirketin 22.10.2012 tarihinde icra ettiği olağan genel kurul toplantısının 2, 3, 5 ve 6. maddesinde alınan kararlar ile 26.11.2012 tarihinde icra ettiği olağan genel kurul toplantısının 3, 4, 5 ve 7. maddesinde alınan kararların kanun, anasözleşme ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, bu genel kurul kararlarının iptaline, TTK'nın 438. maddesi gereğince davalı şirketin 2011 yılı hesap faaliyetlerinin denetimi amacıyla şirkete özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.06.2014 tarihli kararı ile davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, her ne kadar Dairemizin 2014/867-11619 E.K. sayılı ilamında, davacı vekilinin mürafaa talebinin dava konusu meblağın 18.563 TL'nin altında bulunduğundan bahisle reddedildiği yazılmış ise de söz konusu ret nedeninin maddi hataya dayalı olmasına ve esasen duruşma pulları dosyaya eklenmediğinden temyiz incelemesinin mürafaalı olarak yapılmamasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.06.2014 günlü ilamı ile mahkemece, TTK'nun 446/1-a maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesi gerekirken, dava açma şartlarının bulunup bulunmadığı yönünde inceleme yapılmadan esasa ilişkin karar verilmesi gerekçesiyle davalı yararına bozulmuştur. Gerçekten de Dairemizin söz konusu bozma ilamında da açıklandığı üzere anonim şirketlerde genel kurul kararlarının yasa, anasözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptali isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nun 446.
maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını
taşımamaktadır. Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi peşin muhalefetin olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir. Ancak, iptali istenilen kararların, yasada ya da anasözleşmede yazılı karar yetersayısı ile alınmaması halinde söz konusu karar yoklukla malul olacağından böyle bir durumda ortaklar muhalefet şerhi koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davaya konu genel kurullarda alınan kararlarının iptaline yönelik işbu davada, dava açma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 17.06.2014 Tarih, 2014/867-11619 E.K.
sayılı bozma ilamının 2. bendinin içeriğinin değiştirilerek açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair karar düzeltme isteğinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 17.06.2014 Tarih ve 2014/867-11619 E.K. sayılı bozma ilamının 2. bendinin içeriğinin değiştirilerek hükmün değişik gerekçeyle BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 20/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170445800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz