Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9351 E. 2014/18769 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imtiyazlı pay↗ genel kurul kararının yokluğu↗ peşin muhalefet↗ ttk 446↗ çağrısız genel kurul↗ pay sahipliği↗ sermaye artırımı↗ genel kurul kararının iptali↗ anonim şirket↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ yönetim kurulu kararı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının toplantıya katılması nedeniyle TTK'nın 370. maddesinde belirtilen çağrısız genel kurul şartları oluştuğundan bu hususa dayanılarak iptal talebinde bulunulamayacağı, dava konusu genel kurul kararı ile şirket ana sözleşmesinin 6-7-8. maddelerinin değiştirildiği, şirket ana sözleşmesinin değiştirilmesiyle imtiyazlı pay sahiplerinin imtiyazları ortadan kalktığından imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu yapılarak imtiyazların kaldırılması onaylanmadığı sürece imtiyazlı pay sahiplerinin imtiyazlarının kaldırılmasının mümkün olmadığı, sermaye artırımının iç kaynaklardan yapılmasıyla davacının ortaklık payının haksız şekilde indirildiği, genel kurul kararının 7. maddesi ile hisse devirlerinin hukuka aykırı olarak sınırlandırıldığı, imtiyazlı pay sahiplerinin yönetim kuruluna şirket ana sözleşmesinde belirtildiği şekilde yönetim kurulu üyesi belirlemeden doğrudan yönetim kurulu üyelerinin tamamının genel kurulca seçilmesinin şirket ana sözleşmesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile genel kurul toplantısında şirket ana sözleşmesinin 6-7 ve 8. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, anonim şirketlerde genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır. Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi peşin muhalefetin olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Somut olayda, davacı gündemi belli olan genel kurul toplantısına ilişkin genel kurul kararının yokluğunu doğurmayacak sebepler ileri sürerek muhalefet ettiğini bildirir dilekçe sunmuş ise de, maddelerin görüşülmesi sonrası yapılan oylamada oy kullanmamıştır. Mahkemece, davacı vekilinin verdiği dilekçenin hükumet komiseri tarafından ticaret siciline teslim edilmesi nedeniyle davacınının dava açma hakkı bulunduğu kabul edilerek davanın esasına girilmişse de; davacı tarafın gündeme ilişkin muhalefet nedenlerini içerir dilekçe sunması, genel kurulda oylanan maddelere ret oyu kullanarak muhalefetini tutanağa geçirdiği sonucunu doğurmaz. Davacı taraf görüşülen maddelere ilişkin oy kullanmadığına göre dava açma hakkı bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece davanın esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/867 E. 2014/11619 K.
Ortak:peşin muhalefet · genel kurul kararının iptali · anonim şirket · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel denetçi · muhalefet şerhi · cy/cy şerhi · olumsuz oy
Benzer bu karardaSomut olayda, davacının iptalini istediği 22.10.2012 ve 26.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı davacı vekilinin «olumsuz» oy verdiği anlaşılmakta ise de, oylamadan önce davacı vekilinin "yazılı şerhimizde belirttiğimiz üzere divana sunuyoruz" şeklinde yazılı beyan dilekçesi verdiği veya «muhalefet şerhini» toplantı başkanlığına sunduğu belirtilerek bu dilekçeler genel kurul tutanağına eklenmiş olup, 22.10.2012 tarihli genel kurul toplantısında iptali istenen 2 ve 5. …
… a göre, 26.11.2012 tarihli davalı genel kurul kararının 5. gündem maddesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer davacı iddialarının reddi gerektiği, davalı şirkete «özel denetçi» atanması şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 26.11.2012 tarihli genel kurul toplantısının 5 nolu gündem maddesinin iptaline, diğer …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1740 E. 2020/23 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının toplantıya katılması nedeniyle TTK'nın 370. maddesinde belirtilen «çağrısız genel kurul» şartları oluştuğundan bu hususa dayanılarak iptal talebinde bulunulamayacağı, dava konusu genel kurul kararı ile şirket ana sözleşmesinin 6-7-8. maddelerinin değiştirildiği, şirket ana sözleşmesinin değiştirilmesiyle «imtiyazlı pay» sahiplerinin imtiyazları ortadan kalktığından imtiyazlı «pay sahipleri» genel kurulu yapılarak imtiyazların kaldırılması onaylanmadığı sürece imtiyazlı pay sahiplerinin imtiyazlarının kaldırılmasının mümkün olmadığı, «sermaye artırımının» iç kaynaklardan yapılmasıyla davacının ortaklık «payının» haksız şekilde indirildiği, genel kurul kararının 7. maddesi ile hisse devirlerinin hukuka aykırı olarak sınırlandırıldığı, imtiyazlı pay sahiplerinin yönetim kuruluna şirket ana sözleşmesinde belirtildiği şekilde «yönetim kurulu» üyesi belirlemeden doğrudan yönetim kurulu üyelerinin tamamının genel kurulca seçilmesinin şirket ana sözleşmesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile g …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davacıların «muhalefet şerhi» verme iradelerinin tutanaktan anlaşıldığı, bu nedenle dava şartının mevcut olduğu, TTK 437. maddesi gereğince ilgili belgeler davacıların incelemesine sunulmayarak davacıların «bilgi alma hakkının» engellendiği, bu durumunun 26/11/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4, 5 ve 6. maddesindeki kararlara TTK’nin 446. maddesi kapsamında etkili olduğu, diğer kararların iptalini gerektiren bir husus olmadığı gerekçesiyle şirketin 2014 yılına ait bilançosunun onaylanmasına ilişkin 4 nolu, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu ve kâr «dağıtımına» ilişkin 6 nolu kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptallerine, genel kurulda alınan diğer kararların iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu genel kurul kararlarının 5. maddesi «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkindir.
6102 sayılı TTK’nin 393/1 maddesi gereğince «yönetim kurulu» üyelerinin kendileriyle alakalı «ibra» oylamasında müzakereye katılma ve oy kullanma imkanları bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilgi alma hakkı · muhalefet şerhi · iyiniyet kuralı · olağanüstü genel kurul · ibra · iyiniyet · cy/cy şerhi · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaHukuk Dairesi’nce, genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin zorunlu olduğu, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımadığı, bu kapsamda kararlarda davacıların usulune uygun «muhalefet şerhlerinin» bulunmadığı, davacılar gündem maddesi görüşülürken maddeye yönelik «olumsuz» görüşlerini tutanağa geçirmişse de oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduklarına dair bir beyanda bulunmadıkları, oylama öncesi görüşme esnasında toplantıya katılan üyenin öneriye karşı olduğunu belirtmesinin alınan karara muhalif olduğu anlamını taşımadığı, bu itibarla dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacıların «muhalefet şerhi» verme iradelerinin tutanaktan anlaşıldığı, bu nedenle dava şartının mevcut olduğu, TTK 437. maddesi gereğince ilgili belgeler davacıların incelemesine sunulmayarak davacıların «bilgi alma hakkının» engellendiği, bu durumunun 26/11/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4, 5 ve 6. maddesindeki kararlara TTK’nin 446. maddesi kapsamında etkili olduğu, diğer kararların iptalini gerektiren bir husus olmadığı gerekçesiyle şirketin 2014 yılına ait bilançosunun onaylanmasına ilişkin 4 nolu, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu ve kâr «dağıtımına» ilişkin 6 nolu kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptallerine, genel kurulda alınan diğer kararların iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla davacılar ... ve ... şahsi menfaatlerini ilgilendiren bir konuda oy kullanamayacaklarına göre kendileri hakkında alınan genel kurulun 5. maddesine ilişkin «ibra» edilmeme kararına karşı «iptal davası» açmak için «muhalefet şerhi» koymalarına da gerek bulunmamaktadır.
Bu karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince usulüne uygun «muhalefet şerhi» verilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
-
Muhalefet şerhi bulunmayan pay sahibinin genel kurul kararının iptalini isteyememesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18887 E. 2015/13122 K.
Ortak:peşin muhalefet · genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Benzer bu kararda… irkete ortak olduğu, şirket ortakları arasında kişisel çekişmelerin bulunduğu ve bunun da genel kurul toplantılarına yansıdığı, davacının makul bir gerekçe sunmadan «peşin muhalefette» bulunmasının «objektif iyiniyet kuralları» ile bağdaşmadığı, davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan ve iptali istenilen 1,2,3 ve 4. nolu kararların «azlık hakkını» ihlal edici nitelikte olmadıkları, toplantının «kar dağıtılmamasına» ilişkin 5. nolu kararının ise haksız görüldüğü, davacının bu karara karşı muhalefetini tutanağa geçirttiği, kaldı ki «kar payı dağıtılmamasına» ilişkin karara karşı önceden veya oylama sonrası karşı çıkılmasının da farklı sonuç doğurmayacağı, feshi istenilen davalı şirketin ekonomik sıkıntı yaşamamasına rağmen daha fazla yatırım amacıyla kar payı dağıtmamasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gibi azlık hakkını da ihlal edeceği, dolayısıyla bu maddeye yönelik iptal talebinin yerinde bulunduğu, davacının şirket «defter» ve bilançolarını yeterince inceleme fırsatı bulduğu, Manavgat 1.
… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının, yasa, anasözleşme ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalmasının ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin gerekmesine, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamasına, Dairemizin yerleşmiş kararlarında, oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağının istikrarlı bir şekilde kabul edilmesine, davacının iptali istenilen genel kurul kararları yönünden açıklanan biçimde bir «muhalefet şerhinin» bulunmamasına, bu durumda 25.03.2013 tarihli genel kurulda alınan 1,2,3 ve 4 nolu kararlar yönünden davanın açıklanan nedenle reddi gerekirken esasa ilişkin nedenl …
3-Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkin olup mahkemece, «kar payının dağıtılmamasına» ilişkin 5 nolu kararın iptaline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muhalefet şerhi · özel denetçi
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi kararı ile uzman muhasebeci eliyle «defterleri» incelediği, «özel denetçi» atanması koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 25.03.2013 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 nolu kararın iptaline, diğer maddelere yönalik iptal talebi ile özel denetçi atanması yönündeki talebin reddine karar verilmiştir.
1- 6102 sayılı TTK'nın 440/2 maddesi uyarınca, mahkemece şirkete «özel denetçi» atanması talepleri hakkında verilen kararlar kesindir.
HUMK’nın 432/4. maddesine göre, temyizi kabil olmayan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'da bu konuda karar verebileceğinden, davacı vekilinin «özel denetçi» atanması talebinin reddine ilişkin karara yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının, yasa, anasözleşme ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalmasının ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin gerekmesine, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamasına, Dairemizin yerleşmiş kararlarında, oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağının istikrarlı bir şekilde kabul edilmesine, davacının iptali istenilen genel kurul kararları yönünden açıklanan biçimde bir «muhalefet şerhinin» bulunmamasına, bu durumda 25.03.2013 tarihli genel kurulda alınan 1,2,3 ve 4 nolu kararlar yönünden davanın açıklanan nedenle reddi gerekirken esasa ilişkin nedenl …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15040 E. 2015/3881 K.
Ortak:peşin muhalefet · genel kurul kararının iptali · anonim şirket · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.06.2014 …
Gerçekten de Dairemizin söz konusu bozma ilamında da açıklandığı üzere «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, anasözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptali isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nun 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoklukla malul karar · muhalefet şerhi · yokluk · maddi hata · cy/cy şerhi
Benzer bu karardaAncak, iptali istenilen kararların, yasada ya da anasözleşmede yazılı karar yetersayısı ile alınmaması halinde söz konusu karar «yoklukla malul» olacağından böyle bir durumda ortaklar «muhalefet şerhi» koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler.
… ilamında, davacı vekilinin mürafaa talebinin dava konusu meblağın 18.563 TL'nin altında bulunduğundan bahisle reddedildiği yazılmış ise de söz konusu ret nedeninin «maddi hataya» dayalı olmasına ve esasen duruşma pulları dosyaya eklenmediğinden temyiz incelemesinin mürafaalı olarak yapılmamasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı ve …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9351 E. , 2014/18769 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY (KAPATILAN) 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/12/2013
NUMARASI 2013/162-2013/156
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/12/2013 tarih ve 2013/162-2013/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 11.11.2011 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantı çağrısının usulsüz olması ve toplantı akışının tamamının tutanaklara geçirilmemesi nedeniyle yok hükmünde olduğunu, alınan kararların kanun, ana sözleşme, afaki iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğunu ileri sürerek, 11.11.2011 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine, alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmemesi halinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle olağanüstü genel kurul toplantısında alınan ve imtiyazlı pay sahipleri kurulunca onaylanmayan ve imtiyazları ortadan kaldıran tescil ve ilanların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, genel kurul çağrısının ana sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, genel kurul toplantısında kabul edilen ana sözleşme değişikliğinin yasaya, ana sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına uygun olduğunu, müvekkili şirket kuruluş ana sözleşmesinde imtiyazlı pay düzenlenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının toplantıya katılması nedeniyle TTK'nın 370. maddesinde belirtilen çağrısız genel kurul şartları oluştuğundan bu hususa dayanılarak iptal talebinde bulunulamayacağı, dava konusu genel kurul kararı ile şirket ana sözleşmesinin 6-7-8. maddelerinin değiştirildiği, şirket ana sözleşmesinin değiştirilmesiyle imtiyazlı pay sahiplerinin imtiyazları ortadan kalktığından imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu yapılarak imtiyazların kaldırılması onaylanmadığı sürece imtiyazlı pay sahiplerinin imtiyazlarının kaldırılmasının mümkün olmadığı, sermaye artırımının iç kaynaklardan yapılmasıyla davacının ortaklık payının haksız şekilde indirildiği, genel kurul kararının 7.
maddesi ile hisse devirlerinin hukuka aykırı olarak sınırlandırıldığı, imtiyazlı pay sahiplerinin yönetim kuruluna şirket ana sözleşmesinde belirtildiği şekilde yönetim kurulu üyesi belirlemeden doğrudan yönetim kurulu üyelerinin tamamının genel kurulca seçilmesinin şirket ana sözleşmesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile genel kurul toplantısında şirket ana sözleşmesinin 6-7 ve 8. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, anonim şirketlerde genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır. Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi peşin muhalefetin olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Somut olayda, davacı gündemi belli olan genel kurul toplantısına ilişkin genel kurul kararının yokluğunu doğurmayacak sebepler ileri sürerek muhalefet ettiğini bildirir dilekçe sunmuş ise de, maddelerin görüşülmesi sonrası yapılan oylamada oy kullanmamıştır. Mahkemece, davacı vekilinin verdiği dilekçenin hükumet komiseri tarafından ticaret siciline teslim edilmesi nedeniyle davacınının dava açma hakkı bulunduğu kabul edilerek davanın esasına girilmişse de; davacı tarafın gündeme ilişkin muhalefet nedenlerini içerir dilekçe sunması, genel kurulda oylanan maddelere ret oyu kullanarak muhalefetini tutanağa geçirdiği sonucunu doğurmaz. Davacı taraf görüşülen maddelere ilişkin oy kullanmadığına göre dava açma hakkı bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece davanın esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102004500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz