Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6528 E. 2014/12143 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredili mevduat hesabı (kmh)↗ müterafik kusur↗ mevduat hesabı↗ işlemiş faiz↗ kusur↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; usulsüz işlemleri gerçekleştiren nakit yetkilisini çalıştıran sıfatıyla davalı bankanın, Ş..K..'ün bu işlemlerinden dolayı oluşan zarardan sorumlu olduğu, yapılan usulsüz işlemler nedeniyle davacının maddi zararının 7.520 TL olduğu, ancak davacının da davalı banka çalışanının verdiği boş tediye fişini imzalayarak meydana gelen maddi zararının oluşumunu kolaylaştırıcı eylemde bulunduğu, bu nedenle zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının müterafik kusuru nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği,diğer yandan davacı 16/06/2010 tarihinde hesaba icra tehdidiyle 1.135 TL yatırdığını iddia etmiş ise de, paraların çekildiği davacıya ait 72465 nolu hesabın bankaca tayin edilen limit dahilinde çalışan kredili mevduat hesabı olması nedeniyle borç bakiyesi vermiş olduğundan dolayı, kullanılan kredinin işlemiş faizinin karşılanması amacıyla bu tutarın yatırıldığı kanaatine varıldığı, talep edilen 3.000 TL'ye ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, dolayısıyla davalı bankanın, ödeme makbuzunda para küpür dökümü bulunmadığından ve müfettiş raporundaki ifadelerden yola çıkarak maddi zararın 5.264 TL'lik kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.264 TL alacağın dava tarihi olan 24.09.2010 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek avans faiz oranı üzerinden hesaplanacak ve işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı, davalının çalıştırdığı banka personeline güvenerek ve kendisi yurt dışında iken daha kolay hizmet alabileceği şeklindeki beyanına inanarak, davalı çalışanına imzalı boş dekontlar verdiğini ve bu dekontların üzerinin davalının çalışanı tarafından ödeme yapılmış gibi doldurulduğunu, oysa bu dekontlardaki parayı tahsil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da kusur izafe edilerek karar verilmiştir. Ancak, 818 sayılı BK’nın 100. maddesi gereğince davalı banka, çalışanının kusurundan ötürü tamamen sorumlu olup, davacı söz konusu boş dekontları 3. bir şahsa değil de davalı çalışanına verdiğine göre, somut uyuşmazlıkta davalı bankanın BK’nun 100. maddesindeki sorumluluk koşulu gerçekleşmiştir. Bu durumda mahkemece davacıya kusur izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/231 E. 2014/6802 K.
Ortak:müterafik kusur · kusur
İncelediğiniz kararda… nle zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği,diğer yandan davacı 16/06/2010 tarihinde hesaba icra tehdidiyle 1.135 TL yatırdığını iddia etmiş ise de, paraların çekildiği davacıya ait 72465 nolu hesabın bankaca tayin edilen limit dahilinde çalışan kredili «mevduat hesabı» olması nedeniyle borç bakiyesi vermiş olduğundan dolayı, kullanılan kredinin «işlemiş faizinin» karşılanması amacıyla bu tutarın yatırıldığı kanaatine varıldığı, talep edilen 3.000 TL'ye ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, dolayısıyla davalı bankanın, ödeme makbuzunda para küpür dökümü bulunmadığından ve müfettiş raporundaki ifadelerden yola çıkarak maddi zararın 5.264 TL'lik kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.264 TL alacağın dava tarihi olan 24.09.2010 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek «avans faiz» oranı üzerinden hesaplanacak ve işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… uro zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği, dolayısıyla davalı bankanın, maddi zararın 7000 euroluk kısmından sorumlu olduğu, ancak «taleple bağlılık kuralı» gereği davacı tarafça 5000 euro talep edildiğinden, talep edilen miktarla sınırlı olarak davacının davasının kabulü ile, 5.000 Euro alacağın dava tarihi olan 05.10 …
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. (3) Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 5.000 Euro'yu davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık kuralı · taleple bağlılık · kusur oranı
Benzer bu kararda… uro zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği, dolayısıyla davalı bankanın, maddi zararın 7000 euroluk kısmından sorumlu olduğu, ancak «taleple bağlılık kuralı» gereği davacı tarafça 5000 euro talep edildiğinden, talep edilen miktarla sınırlı olarak davacının davasının kabulü ile, 5.000 Euro alacağın dava tarihi olan 05.10 …
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. (3) Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 5.000 Euro'yu davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6105 E. 2013/6867 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… nle zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği,diğer yandan davacı 16/06/2010 tarihinde hesaba icra tehdidiyle 1.135 TL yatırdığını iddia etmiş ise de, paraların çekildiği davacıya ait 72465 nolu hesabın bankaca tayin edilen limit dahilinde çalışan kredili «mevduat hesabı» olması nedeniyle borç bakiyesi vermiş olduğundan dolayı, kullanılan kredinin «işlemiş faizinin» karşılanması amacıyla bu tutarın yatırıldığı kanaatine varıldığı, talep edilen 3.000 TL'ye ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, dolayısıyla davalı bankanın, ödeme makbuzunda para küpür dökümü bulunmadığından ve müfettiş raporundaki ifadelerden yola çıkarak maddi zararın 5.264 TL'lik kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.264 TL alacağın dava tarihi olan 24.09.2010 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek «avans faiz» oranı üzerinden hesaplanacak ve işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Ayrıca, dava bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup, ticari iş mahiyetinde olması nedeniyle, talep gibi «reeskont faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · yasal faiz
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Ayrıca, dava bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup, ticari iş mahiyetinde olması nedeniyle, talep gibi «reeskont faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6542 E. 2014/12634 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… nle zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği,diğer yandan davacı 16/06/2010 tarihinde hesaba icra tehdidiyle 1.135 TL yatırdığını iddia etmiş ise de, paraların çekildiği davacıya ait 72465 nolu hesabın bankaca tayin edilen limit dahilinde çalışan kredili «mevduat hesabı» olması nedeniyle borç bakiyesi vermiş olduğundan dolayı, kullanılan kredinin «işlemiş faizinin» karşılanması amacıyla bu tutarın yatırıldığı kanaatine varıldığı, talep edilen 3.000 TL'ye ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, dolayısıyla davalı bankanın, ödeme makbuzunda para küpür dökümü bulunmadığından ve müfettiş raporundaki ifadelerden yola çıkarak maddi zararın 5.264 TL'lik kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.264 TL alacağın dava tarihi olan 24.09.2010 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek «avans faiz» oranı üzerinden hesaplanacak ve işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… kontlardaki parayı tahsil ettiğini hatırlamadığını iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı
Benzer bu kararda3- Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6510 E. 2014/14294 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… nle zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği,diğer yandan davacı 16/06/2010 tarihinde hesaba icra tehdidiyle 1.135 TL yatırdığını iddia etmiş ise de, paraların çekildiği davacıya ait 72465 nolu hesabın bankaca tayin edilen limit dahilinde çalışan kredili «mevduat hesabı» olması nedeniyle borç bakiyesi vermiş olduğundan dolayı, kullanılan kredinin «işlemiş faizinin» karşılanması amacıyla bu tutarın yatırıldığı kanaatine varıldığı, talep edilen 3.000 TL'ye ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, dolayısıyla davalı bankanın, ödeme makbuzunda para küpür dökümü bulunmadığından ve müfettiş raporundaki ifadelerden yola çıkarak maddi zararın 5.264 TL'lik kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.264 TL alacağın dava tarihi olan 24.09.2010 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek «avans faiz» oranı üzerinden hesaplanacak ve işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2-Yine kabule göre, mahkemece davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Kabule göre, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranına» tekabül eden miktara göre hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusur oranı uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · kusur oranı · eksik inceleme · görevli mahkeme
Benzer bu karardaK.'ün 106 kişiye karşı «zimmet» suçu işlediği iddiasıyla yargılandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece ceza davasındaki davacı ile dava dışı banka «görevlisi» Ş.
K.'ün beyanları, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporlarındaki belirlemeler de göz önüne alınmak suretiyle varsa davalı alacağının tam olarak belirlenmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Kabule göre, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranına» tekabül eden miktara göre hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusur oranı uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1228 E. 2014/11927 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… nle zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği,diğer yandan davacı 16/06/2010 tarihinde hesaba icra tehdidiyle 1.135 TL yatırdığını iddia etmiş ise de, paraların çekildiği davacıya ait 72465 nolu hesabın bankaca tayin edilen limit dahilinde çalışan kredili «mevduat hesabı» olması nedeniyle borç bakiyesi vermiş olduğundan dolayı, kullanılan kredinin «işlemiş faizinin» karşılanması amacıyla bu tutarın yatırıldığı kanaatine varıldığı, talep edilen 3.000 TL'ye ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, dolayısıyla davalı bankanın, ödeme makbuzunda para küpür dökümü bulunmadığından ve müfettiş raporundaki ifadelerden yola çıkarak maddi zararın 5.264 TL'lik kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.264 TL alacağın dava tarihi olan 24.09.2010 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek «avans faiz» oranı üzerinden hesaplanacak ve işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… m zararının 60.779,64 TL olduğu, davacının ise banka personeline mutlak bir güven içinde hareket etmekle % 30 oranında kusurlu kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle «kusur oranına» göre 42.685,75 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özen borcu · güven kuruluşu · kusur oranı · sahtecilik
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre «güven kuruluşu» olan davalı Banka'nın, topladığı mevduatı «sahtecilere» karşı özenle korumak ve objektif «özen borcu» altında bulunduğu, para çekme dekontlarında her ne kadar davacının imzası var ise davacı ve işlemi yapan M.
… m zararının 60.779,64 TL olduğu, davacının ise banka personeline mutlak bir güven içinde hareket etmekle % 30 oranında kusurlu kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle «kusur oranına» göre 42.685,75 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6528 E. , 2014/12143 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ CEYHAN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 10/12/2013
NUMARASI 2012/46-2013/445
Taraflar arasında görülen davada Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2013 tarih ve 2012/46-2013/445 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin A.. C.. Şubesi'nin mudisi olduğunu, davalı bankanın personeli Ş.. K..'ün suistimalleri sonucunda mudilerin hesaplarının boşaltılması hakkında soruşturma başlatıldığını ve müvekkilinin de bunun akabinde hesabını kontrol ettiğinde 04.01.2010 tarihinde yatırdığı 7.350 Euro'nun ve Mart ayı içerisinde yatırdığı 3.000 TL'nin hesabında olmadığını gördüğünü, ayrıca müvekkilinin sahip olduğu artı para kredisinden de banka personelince usulsüzce çekilen meblağın cebri icra tehdidi ile 1.135 TL olarak müvekkilinden tahsil edildiğini, söz konusu olayın aslında bankaya hesabına para yatırmaya giden müvekkilinin, banka veznesinde görevli Ş.. K..'e hesabına yatırmak üzere parayı vermesi ve karşılığında boş dekontu imzalaması gerektiğinin söylenmesi sonucu gerçekleştiğini, müvekkilinin hesabına yatırmak için verdiği parayı banka personelinin kandırarak imzalattığı dekontu kullanarak zimmetine geçirdiğini,davalıya müracaat edilmesine rağmen paranın ödenmediğini, açıklanan durum ile Yargıtay kararları ışığında davalı bankanın gerek BK'nın 99/II özel hükmü, gerekse adam çalıştıran niteliğini haiz olduğu ve bu nedenle de kusursuz sorumlu olup müvekkilinin oluşan zararını karşılama yükümlülüğünün söz konusu olduğunu, bu nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 10.665 TL'nin 17.06.2010 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek avans faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; usulsüz işlemleri gerçekleştiren nakit yetkilisini çalıştıran sıfatıyla davalı bankanın, Ş..K..'ün bu işlemlerinden dolayı oluşan zarardan sorumlu olduğu, yapılan usulsüz işlemler nedeniyle davacının maddi zararının 7.520 TL olduğu, ancak davacının da davalı banka çalışanının verdiği boş tediye fişini imzalayarak meydana gelen maddi zararının oluşumunu kolaylaştırıcı eylemde bulunduğu, bu nedenle zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının müterafik kusuru nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği,diğer yandan davacı 16/06/2010 tarihinde hesaba icra tehdidiyle 1.135 TL yatırdığını iddia etmiş ise de, paraların çekildiği davacıya ait 72465 nolu hesabın bankaca tayin edilen limit dahilinde çalışan kredili mevduat hesabı olması nedeniyle borç bakiyesi vermiş olduğundan dolayı, kullanılan kredinin işlemiş faizinin karşılanması amacıyla bu tutarın yatırıldığı kanaatine varıldığı, talep edilen 3.000 TL'ye ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, dolayısıyla davalı bankanın, ödeme makbuzunda para küpür dökümü bulunmadığından ve müfettiş raporundaki ifadelerden yola çıkarak maddi zararın 5.264 TL'lik kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.264 TL alacağın dava tarihi olan 24.09.2010 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek avans faiz oranı üzerinden hesaplanacak ve işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı, davalının çalıştırdığı banka personeline güvenerek ve kendisi yurt dışında iken daha kolay hizmet alabileceği şeklindeki beyanına inanarak, davalı çalışanına imzalı boş dekontlar verdiğini ve bu dekontların üzerinin davalının çalışanı tarafından ödeme yapılmış gibi doldurulduğunu, oysa bu dekontlardaki parayı tahsil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da kusur izafe edilerek karar verilmiştir. Ancak, 818 sayılı BK’nın 100. maddesi gereğince davalı banka, çalışanının kusurundan ötürü tamamen sorumlu olup, davacı söz konusu boş dekontları 3.
bir şahsa değil de davalı çalışanına verdiğine göre, somut uyuşmazlıkta davalı bankanın BK’nun 100. maddesindeki sorumluluk koşulu gerçekleşmiştir. Bu durumda mahkemece davacıya kusur izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 269.60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edens davacıya iadesine, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102033800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz