İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17558 E. 2014/18939 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 586↗ kat ihtarı↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ müteselsil kefil↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ ihtarname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl borçlu yönünden alacağın ifası talep edilmiş olmadığından kefil açısından TBK 586/1 2. cümle uyarınca ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçlunun müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, kat ihtarına rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde asıl borçlu yönünden alacağın ifasının talep edilmediği belirtilmiş ise de, müşterek borçlu ve müteselsil kefile başvurabilmenin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçluya tebliğden itibaren 7 günlük süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, ihtarnamenin İİK'nın 68/b maddesi uyarınca borçlu şirketin sözleşmede bildirdiği adrese tebliğ edildiği, borçlunun ifada geciktiği ve alacaklı tarafça tanınan sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen kefile müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, nazara alınarak, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10095 E. 2014/13366 K.
Ortak:kat ihtarı · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname
İncelediğiniz karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçlunun müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduğunu, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde asıl borçlu yönünden alacağın ifasının talep edilmediği belirtilmiş ise de, müşterek borçlu ve «müteselsil kefile» başvurabilmenin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçluya tebliğden itibaren 7 günlük süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, «ihtarnamenin» İİK'nın 68/b maddesi uyarınca borçlu şirketin sözleşmede bildirdiği adrese tebliğ edildiği, borçlunun ifada geciktiği ve alacaklı tarafça tanınan sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen kefile müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, nazara alınarak, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, asıl borçlu yönünden alacağın ifası talep edilmiş olmadığından «kefil» açısından TBK 586/1 2. cümle uyarınca «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara «hesap kat ihtarnamesi» tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK «257». maddesinde belirtilen «muacceliyet» şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · hesap kat · i̇i̇k 257 · muacceliyet · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara «hesap kat ihtarnamesi» tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK «257». maddesinde belirtilen «muacceliyet» şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek borçlu ve kefillere «ihtarname» gönderilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1219 E. 2014/2165 K.
Ortak:ihtiyati haciz · kefil · haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, asıl borçlu yönünden alacağın ifası talep edilmiş olmadığından «kefil» açısından TBK 586/1 2. cümle uyarınca «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Talep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçlunun müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduğunu, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde asıl borçlu yönünden alacağın ifasının talep edilmediği belirtilmiş ise de, müşterek borçlu ve «müteselsil kefile» başvurabilmenin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçluya tebliğden itibaren 7 günlük süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, «ihtarnamenin» İİK'nın 68/b maddesi uyarınca borçlu şirketin sözleşmede bildirdiği adrese tebliğ edildiği, borçlunun ifada geciktiği ve alacaklı tarafça tanınan sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen kefile müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, nazara alınarak, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, borçlular «kefil» borçlu sıfatında olup, alacağın asıl borçlu tarafından verilen «ipotekle» «teminat» altına alınmasına göre, TBK'nın 586. maddesi koşullarına uygun bulunmayan «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; borcun «teminatını» teşkil etmek için düzenlenen «ipotek», asıl borçlu lehine verilmiş olup,«kefil» olan aleyhine «ihtiyati haciz» istenenler lehine verilmiş bir ipotek mevcut değildir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · kredi sözleşmesi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, borçlular «kefil» borçlu sıfatında olup, alacağın asıl borçlu tarafından verilen «ipotekle» «teminat» altına alınmasına göre, TBK'nın 586. maddesi koşullarına uygun bulunmayan «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; borcun «teminatını» teşkil etmek için düzenlenen «ipotek», asıl borçlu lehine verilmiş olup,«kefil» olan aleyhine «ihtiyati haciz» istenenler lehine verilmiş bir ipotek mevcut değildir.
Talep, banka «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağa yönelik «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17821 E. 2014/936 K.
Ortak:kat ihtarı · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçlunun müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduğunu, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde asıl borçlu yönünden alacağın ifasının talep edilmediği belirtilmiş ise de, müşterek borçlu ve «müteselsil kefile» başvurabilmenin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçluya tebliğden itibaren 7 günlük süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, «ihtarnamenin» İİK'nın 68/b maddesi uyarınca borçlu şirketin sözleşmede bildirdiği adrese tebliğ edildiği, borçlunun ifada geciktiği ve alacaklı tarafça tanınan sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen kefile müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, nazara alınarak, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, asıl borçlu yönünden alacağın ifası talep edilmiş olmadığından «kefil» açısından TBK 586/1 2. cümle uyarınca «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefil» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 05.02.2013 tarihli ihtarla, borçlu ve «müteselsil kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, müteselsil kefil yönünden; asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefile müracaat edilebileceğine ilişkin TBK 586/1 ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1.,2. ve 3. maddeleri uyarınca …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat
Benzer bu karardaŞti. yönünden «ihtiyati haciz» isteminin «teminatsız» kabulune karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17558 E. , 2014/18939 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 35. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/06/2014
NUMARASI 2014/223-2014/234
İstanbul (Kapatılan) 35. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/06/2014 tarih ve 2014/223-2014/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan borçlu N.. K.. hakkında ödenmeyen borç tutarı nispetinde ihtiyati ahciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl borçlu yönünden alacağın ifası talep edilmiş olmadığından kefil açısından TBK 586/1 2. cümle uyarınca ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçlunun müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, kat ihtarına rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde asıl borçlu yönünden alacağın ifasının talep edilmediği belirtilmiş ise de, müşterek borçlu ve müteselsil kefile başvurabilmenin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçluya tebliğden itibaren 7 günlük süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, ihtarnamenin İİK'nın 68/b maddesi uyarınca borçlu şirketin sözleşmede bildirdiği adrese tebliğ edildiği, borçlunun ifada geciktiği ve alacaklı tarafça tanınan sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen kefile müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, nazara alınarak, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın alacaklı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102018400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz