İhtiyati Haciz Talebi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8465 E. 2014/10901 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yaklaşık ispat↗ hesap kat ihtarı↗ ihtar tebliği↗ kat ihtarı↗ hesap kat↗ i̇i̇k 257↗ müteselsil kefil↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan incelemede, BK'nın 586. maddesi uyarınca müteselsil kefillere başvurabilmek için asıl borçlu T.-A. Mühendislik Ltd. Şti'nin de ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, borçluların ifada geciktiği konusunda yaklaşık ispat anlamında bir belge sunulmadığı, hesap kat ihtarının da asıl borçlu T.-A. Müh. İnş. Ltd. Şti'ye tebliğ edilmediği, gerekçesi ile müteselsil kefiller hakkındaki ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı banka vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 84. maddesi hükmü nazara alındığında alacaklı bankanın asıl borçluya gönderdiği ihtarın tebliğ edilmiş sayılacağı ve ihtarnamenin iadesi tarihi ile ihtiyati haciz talep tarihi arasında borcun ödendiğine dair bir bilgi-belge bulunmadığı gözetildiğinde; İİK'nın 257. maddesindeki diğer koşulların varlığı halinde alacaklının talebinin kabulü gerekirken BK'nın 586. maddesine dayalı olarak yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi yerinde olmamış, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10095 E. 2014/13366 K.
Ortak:kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaŞti'ye tebliğ edilmediği, gerekçesi ile «müteselsil kefiller» hakkındaki «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» 84. maddesi hükmü nazara alındığında alacaklı bankanın asıl borçluya gönderdiği «ihtarın tebliğ» edilmiş sayılacağı ve «ihtarnamenin» iadesi tarihi ile «ihtiyati haciz» talep tarihi arasında borcun ödendiğine dair bir bilgi-belge bulunmadığı gözetildiğinde; İİK'nın «257». maddesindeki diğer koşulların varlığı halinde alacaklının talebinin kabulü gerekirken BK'nın 586. maddesine dayalı olarak yazılı şekilde istemin reddine karar ver …
Şti'nin de ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, borçluların ifada geciktiği konusunda «yaklaşık ispat» anlamında bir belge sunulmadığı, «hesap kat ihtarının» da asıl borçlu T.-A.
Benzer bu karardaMahkemece, aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara «hesap kat ihtarnamesi» tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK «257». maddesinde belirtilen «muacceliyet» şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · muacceliyet · genel kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara «hesap kat ihtarnamesi» tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK «257». maddesinde belirtilen «muacceliyet» şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7934 E. 2014/11348 K.
Ortak:kat ihtarı · hesap kat · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname
İncelediğiniz karardaŞti'ye tebliğ edilmediği, gerekçesi ile «müteselsil kefiller» hakkındaki «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» 84. maddesi hükmü nazara alındığında alacaklı bankanın asıl borçluya gönderdiği «ihtarın tebliğ» edilmiş sayılacağı ve «ihtarnamenin» iadesi tarihi ile «ihtiyati haciz» talep tarihi arasında borcun ödendiğine dair bir bilgi-belge bulunmadığı gözetildiğinde; İİK'nın «257». maddesindeki diğer koşulların varlığı halinde alacaklının talebinin kabulü gerekirken BK'nın 586. maddesine dayalı olarak yazılı şekilde istemin reddine karar ver …
Şti'nin de ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, borçluların ifada geciktiği konusunda «yaklaşık ispat» anlamında bir belge sunulmadığı, «hesap kat ihtarının» da asıl borçlu T.-A.
Benzer bu karardaAlacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece, asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefil ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 31/01/2014 tarihli ihtarla borçlu ve mütselsil «kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, TBK’nın 586/1.maddesi ikinci cümlesinde «müteselsil kefile» müracaat için borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması gerektiğinin öngörüldüğü, borçlunun açıkça ödeme güçlüğü içinde olduğuna dair delil de bulunmadığı, TBK’nın 390. maddesi hükmü uyarınca «hesabın kat edilmesiyle» birlikte borcun «muaccel» hale geleceğine dair hüküm bakımından artık anılan yasa hükümleri kapsamında kefil açısından muacceliyet şartının önce borçluya ihtarda bulunulması şartına bağlı k …
TBK'nın 586/1. maddesi hükmüne göre, müteselsil kefillere başvurulabilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve mütesselsil «kefile» alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, söz konusu «kat ihtarının» asıl borçluya ve kefile 04.02.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi · müşterek borçlu müteselsil kefil · muacceliyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 31/01/2014 tarihli ihtarla borçlu ve mütselsil «kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, TBK’nın 586/1.maddesi ikinci cümlesinde «müteselsil kefile» müracaat için borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması gerektiğinin öngörüldüğü, borçlunun açıkça ödeme güçlüğü içinde olduğuna dair delil de bulunmadığı, TBK’nın 390. maddesi hükmü uyarınca «hesabın kat edilmesiyle» birlikte borcun «muaccel» hale geleceğine dair hüküm bakımından artık anılan yasa hükümleri kapsamında kefil açısından muacceliyet şartının önce borçluya ihtarda bulunulması şartına bağlı k …
Alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece, asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefil ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, TBK'nın 586/1. maddesi hükmü uyarınca «müşterek borçlu müteselsil kefil» yönünden de talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kefil yönünden talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8499 E. 2014/12496 K.
Ortak:yaklaşık ispat · hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz
İncelediğiniz karardaŞti'nin de ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, borçluların ifada geciktiği konusunda «yaklaşık ispat» anlamında bir belge sunulmadığı, «hesap kat ihtarının» da asıl borçlu T.-A.
Taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» 84. maddesi hükmü nazara alındığında alacaklı bankanın asıl borçluya gönderdiği «ihtarın tebliğ» edilmiş sayılacağı ve «ihtarnamenin» iadesi tarihi ile «ihtiyati haciz» talep tarihi arasında borcun ödendiğine dair bir bilgi-belge bulunmadığı gözetildiğinde; İİK'nın «257». maddesindeki diğer koşulların varlığı halinde alacaklının talebinin kabulü gerekirken BK'nın 586. maddesine dayalı olarak yazılı şekilde istemin reddine karar ver …
Şti'ye tebliğ edilmediği, gerekçesi ile «müteselsil kefiller» hakkındaki «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… emece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, alacaklı banka ile karşı tarafta bulunan şirket arasında 02.05.2008, 08.03.2010, 29.04.2011 ve 08.08.2011 tarihli «kredi sözleşmelerinin» imzalandığı, aleyhine «haciz» istenilen diğer kişilerin ise bu sözleşmelerde «kefil» olarak yer aldıkları, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 2.maddesi uyarınca, TBK'nun «kamu düzenine» ve genel ahlaka ilişkin kurallarının, gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, genel olarak zayıfı koruyan düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olduklarının kabul edildiği, TBK'nun 586. maddesinde, alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceğinin, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesinin ve «ihtarın» sonuçsuz kalmasının veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerektiğinin düzenlendiği, bu düzenleme karşısında müteselsil kefillere başvurabilmek için asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesinin gerektiği, borçluların ifada geciktiği konusunda «yaklaşık ispat» anlamında bir belge sunulmadığı, iki adet «hesap kat ihtarının» asıl borçluya tebliğ edilmediği gerekçesiyle borçlu hakkındaki «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, kefiller hakkındaki talebin ise reddine karar verilmiştir.
Talep, «kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup mahkemece, «kefilin» takip edilebilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesinin ve «ihtarın» sonuçsuz kalmasının veya borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunmasının gerektiği, borçlunun ifada geciktiği konusunda «yaklaşık ispat» anlamında bir belge sunulmadığı, «hesap kat ihtarlarının» da borçluya tebliğ edilmediği gerekçesiyle kefiller hakkındaki ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen tarafça borçlunun sözleşmedeki adresine «kat ihtarı» gönderildiği ve borçlunun adres değişikliğini usulünce alacaklıya bildirdiğine ya da «ihtarnamenin» iade tarihi ile ihtiyati haciz talep tarihi arasında borcun ödendiğine dair dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı gözetildiğinde, İİK'nın «257». maddesindeki diğer koşulların varlığı halinde alacaklının talebinin kabulü gerekirken TBK'nın 586. maddesine dayalı olarak yazılı şekilde istemin reddine karar ve …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · taşınır rehni · konkordato · rehnin paraya çevrilmesi · kamu düzeni · iflas · teslim
Benzer bu karardaAlacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «kefile» başvurulamaz.
Ancak, alacağın «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun «iflas» etmesi ya da «konkordato» mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de «kefile» başvurulabilir.” düzenlemesi mevcut olup anılan hüküm uyarınca borçlunun ifada gecikmesi ve borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması, «müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi için yeterlidir.
… emece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, alacaklı banka ile karşı tarafta bulunan şirket arasında 02.05.2008, 08.03.2010, 29.04.2011 ve 08.08.2011 tarihli «kredi sözleşmelerinin» imzalandığı, aleyhine «haciz» istenilen diğer kişilerin ise bu sözleşmelerde «kefil» olarak yer aldıkları, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 2.maddesi uyarınca, TBK'nun «kamu düzenine» ve genel ahlaka ilişkin kurallarının, gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, genel olarak zayıfı koruyan düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olduklarının kabul edildiği, TBK'nun 586. maddesinde, alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceğinin, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesinin ve «ihtarın» sonuçsuz kalmasının veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerektiğinin düzenlendiği, bu düzenleme karşısında müteselsil kefillere başvurabilmek için asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesinin gerektiği, borçluların ifada geciktiği konusunda «yaklaşık ispat» anlamında bir belge sunulmadığı, iki adet «hesap kat ihtarının» asıl borçluya tebliğ edilmediği gerekçesiyle borçlu hakkındaki «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, kefiller hakkındaki talebin ise reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8465 E. , 2014/10901 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/12/2013
NUMARASI 2013/572-2013/572 D. İŞ
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.12.2013 tarih ve 2013/572-2013/572 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içeresindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden alacaklı banka vekili, müvekkili banka ile dava dışı T.-A.Mühendislik Ltd. Şti. arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, hakkında ihtiyatı haciz talep ettikleri S.. K.. ve Y.. T..'nin işbu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kullandırılan kredi borcunun müşteri ve kefillere çekilen ihtarnamelere rağmen ödenmediğini, bu itibarla alacaklarının muaccel ve rehinle temin edilmemiş olduğunu, ileri sürerek 190.890,84 TL alacaklarını karşılayacak şekilde borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan incelemede, BK'nın 586. maddesi uyarınca müteselsil kefillere başvurabilmek için asıl borçlu T.-A. Mühendislik Ltd. Şti'nin de ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, borçluların ifada geciktiği konusunda yaklaşık ispat anlamında bir belge sunulmadığı, hesap kat ihtarının da asıl borçlu T.-A. Müh. İnş. Ltd. Şti'ye tebliğ edilmediği, gerekçesi ile müteselsil kefiller hakkındaki ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı banka vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 84. maddesi hükmü nazara alındığında alacaklı bankanın asıl borçluya gönderdiği ihtarın tebliğ edilmiş sayılacağı ve ihtarnamenin iadesi tarihi ile ihtiyati haciz talep tarihi arasında borcun ödendiğine dair bir bilgi-belge bulunmadığı gözetildiğinde; İİK'nın 257. maddesindeki diğer koşulların varlığı halinde alacaklının talebinin kabulü gerekirken BK'nın 586. maddesine dayalı olarak yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi yerinde olmamış, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden alacaklı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102156200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz