6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Illiyet bağının kesilmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8947 E. 2012/944 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
illiyet bağının kesilmesi uygun illiyet bağı objektif özen yükümlülüğü kusursuz sorumluluk özen yükümlülüğü kusur sorumluluğu illiyet bağı rücuen tazminat tazminat davası üçüncü kişi kusur hasar dahili dava

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 58 · TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, meydana gelen hasarın oluşumunda davalının % 50, bina malikleri ve sigortalının % 50 kusurları bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.821 TL'nın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; dava, TTK’nun 1301. maddesi gereğince açılan rücuen tazminat davası olup, davacıya sigortalı iş yerine davalıya ait temiz su borusunun patlaması sonucu verilen zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, BK’nın 58. maddesi “bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur” hükmünü içermektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre B.K.nun anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin yani davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurunun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar

görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Ancak; imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Davalıya ait temiz su rögarı da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup, davalı rögarın kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur.

Bu itibarla mahkemece, hasar davalıya ait temiz su borusunun patlamasından kaynaklandığına göre, davalının BK’nun 58. maddesine dayalı sorumluluğu olduğundan sorumluluktan ancak yukarıda bahsedilen hallerde kurtulabileceği nazara alınarak bir karar vermek gerekirken, davalının kusur sorumlusu gibi değerlendirilerek karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Illiyet bağının kesilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1549 E. 2011/10473 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3258 E. 2012/9935 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta rücuen tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10562 E. 2013/9057 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13218 E. 2011/6218 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4660 E. 2010/4579 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3898 E. 2010/9742 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5969 E. 2011/16413 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/8947 E.  ,  2012/944 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 20. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/04//2010 tarih ve 2007/1031-2010/352 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkil şirkete iş yeri sigorta poliçesiyle sigortalı halı mağazasında bulunan emtianın su basması sonucu hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, hasardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 5.642 TL'nın ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin olayda kusuru olmadığını, su basmanı seviyesindeki yerlerde suların tahliyesi için drenaj kanalı, tahliye pompası bulunması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, meydana gelen hasarın oluşumunda davalının % 50, bina malikleri ve sigortalının % 50 kusurları bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.821 TL'nın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; dava, TTK’nun 1301. maddesi gereğince açılan rücuen tazminat davası olup, davacıya sigortalı iş yerine davalıya ait temiz su borusunun patlaması sonucu verilen zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, BK’nın 58. maddesi “bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur” hükmünü içermektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre B.K.nun anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin yani davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir.

Yapı maliki de, kusurunun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar

görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Ancak; imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Davalıya ait temiz su rögarı da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup, davalı rögarın kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur.

Bu itibarla mahkemece, hasar davalıya ait temiz su borusunun patlamasından kaynaklandığına göre, davalının BK’nun 58. maddesine dayalı sorumluluğu olduğundan sorumluluktan ancak yukarıda bahsedilen hallerde kurtulabileceği nazara alınarak bir karar vermek gerekirken, davalının kusur sorumlusu gibi değerlendirilerek karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davalıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021181300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.