Alacak | Rehin hakkı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3000 E. 2014/9195 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehinli alacak↗ sigorta prim alacağı↗ gemi alacaklısı hakkı↗ gemi sicili↗ deniz ticareti↗ prim alacağı↗ kanuni rehin hakkı↗ zilyetlik↗ rehin hakkı↗ borca itiraz↗ izafeten dava↗ husumet itirazı↗ adli yardım↗ yetki itirazı↗ acente↗ tahkim↗ teminat mektubu↗ rehin↗ möhuk 47↗ sigorta sözleşmesi↗ acentelik↗ ek prim↗ ihtiyati tedbir↗ uyuşmazlık konusu↗ yetki↗ sigorta poliçesi↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacının İngiltere'de mukim olduğu, anılan ülke ile aramızda adli yardım sözleşmesi bulunduğu, teminat itirazının reddedildiği, yetki itirazının da HUMK'un 16. maddesi uyarınca reddine karar verildiği, tahkim tirazına ilişkin de hiçbir belge sunulmadığı, bu itirazın da yersiz olduğu, uyuşmazlığa konu geminin Panama bayraklı olduğu, geminin
mülkiyetine ilişkin ihtilaf bulunduğu, mülkiyet ve kanuni rehin hakkı konusunda Panama Hukuku'ndaki düzenleme ve MÖHUK'un 22. maddesi gereğince gemi üzerindeki ayni hakların menşei hukukuna tabi olması nedeniyle bağlama limanı olan Panama Hukuku'na göre geminin mülkiyetinin hala eski sahibi olan davalıda olduğu, Medele şirketinin sicilde malik olmadığı ve Panama Hukuku'na göre 55 sayılı Yasa'nın 244/13 numaralı maddesi gereğince dava konusu alacağın kanuni rehin hakkı vermediği, davalı tarafın dava konusu borca itirazının olmadığı, davalının ödeme belgesi sunmadığı, borcun davalıya ait gemiye ait bulunduğu, olayda yeni TTK'nın 1320 ve 1534. maddelerinin uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle 98.304,00 ABD Doları alacağın faiziyle tahsiline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, geçmiş dönemlere ait mali mesuliyet sigorta prim alacağının tahsili ile gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi istemine ilişkindir.
Davaya konu eski adı 'L.B..' yeni adı 'M.P..Juana' adlı geminin Bandırma Limanı'na geldiği, davacının, anılan geminin önceki dönemlerde mali mesuliyet sigorta poliçelerini düzenlediğini, sigorta prim alacağının bulunduğunu, bu alacağın gemi alacaklısı hakkı verdiğini ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisinin gerektiğini ileri sürerek işbu davasını açtığı, öncesinde aynı vakıaları bildirerek mahkemenin 20.12.2010 tarih, 2010/117 Değişik İş esas ve karar sayılı kararı ile ihtiyati tedbir yoluyla gemiyi seferden men ettirdiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Ayrıca, davacının dilekçesinde uyuşmazlığa konu geminin malikinin 'Bana Shipping Inc.' bulunduğunu, halen mülkiyetinin bu şirket üzerinde göründüğünü, sigorta sözleşmesi bakımından ise prim borçlusunun anılan firma olduğunu belirttiği, seferden men edilmesine yönelik tedbir kararının teminat mektubu üzerinde devam ettirilmesi talebinde bulunan, bu talebi kabul edilen ve davaya acente sıfatıyla cevap veren tarafın ise, geminin 'Medele İnvestmen Inc.' şirketi tarafından satın alındığını, anılan firmanın acentesi olarak hareket ettiğini, alacağın kanuni rehin hakkı bahşetmediğini savunduğu yönleri de dosya kapsamıyla sabittir.
Somut uyuşmazlığın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK hükümleri uyarınca, gemi alacaklılarının rehin hakkı, aynı Kanunun 1235. maddesinde yazılı alacaklardan birinin doğumu ile deniz ödüncünde sözleşme, diğer bütün hallerde yasa hükmü icabı olarak doğar. Deniz ticaretinin özelliklerinden kaynaklanan ve kendine özgü bir imtiyazı ifade eden bu hakkın, başka bir sözleşme ile ortadan kaldırılması veya kullanılmasının önlenmesi de mümkün değildir. Hakkın doğması ve devamı için, alacaklının gemi üzerinde zilyetliği veya gemi siciline tescil zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu hak, her türlü aleniyetten yoksun olmasına rağmen gemiyi iyi niyetle iktisap eden üçüncü kişilere karşı ileri sürülebildiği gibi rehinli alacaklardan da önce gelmektedir. Rehin hakkı veren alacakların ortak özelliği geminin işletilmesinden doğmuş olması ve zilyedine bakılmaksızın gemiyi takip etmesidir (TTK’nın 1236/2). Esasen, bu hak gemiye yönelik olduğundan, doğuşu bakımından malikinin veya zilyedinin kim olduğunun bir önemi de bulunmamaktadır.
Mahkemece uyuşmazlığa Panama hukukunun uygulanacağı ve mali mesuliyet sigorta prim alacağının anılan hukukta davacıya gemi alacaklısı hakkı vermediği, başka bir anlatımla, alacağın, gemi alacaklısı hakkı bahşetmeyen, gemi maliki olduğu ileri sürülen 'Bana Shipping Inc.' firmasıyla davacı arasında düzenlenen mali mesuliyet sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı kabul edilerek yazılı şekilde asıl alacağın kabulüne, kanuni
rehin tesisi isteminin reddine karar verilmiştir. Esasen, anılan alacak hakkı mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda gemi üzerinde kanuni rehin hakkı veren alacaklardan da sayılmamıştır. Davalı acente, geminin 'Medele İnvestemen Inc.' firmasına ait olduğunu, bu şirkete izafeten hareket ettiğini, husumet itirazının da bulunduğunu savunmuştur.
Bu durum karşısında, uyuşmazlığın gemi üzerinde gemi alacaklısı hakkı bahşetmeyen alacaktan kaynaklandığı, bu alacağın gemiyi takip etmediği, alacağın ancak akdin tarafına karşı ileri sürülebileceği, dava dilekcesinde prim borçlusu olarak açıklanan 'Bana Shipping İnc.' firmasının davada davalı olarak yer alması gerektiği, cevap veren acentenin, yeni malik olduğu savunulan başka bir firma adına hareket ettiği dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17750 E. 2015/4646 K.
Ortak:sigorta prim alacağı · gemi alacaklısı hakkı · prim alacağı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · borca itiraz · husumet itirazı · acente · dava şartı · Alacak | Rehin hakkı
İncelediğiniz karardaDavaya konu eski adı 'L.B..' yeni adı 'M.P..Juana' adlı geminin Bandırma Limanı'na geldiği, davacının, anılan geminin önceki dönemlerde mali mesuliyet «sigorta poliçelerini» düzenlediğini, «sigorta prim alacağının» bulunduğunu, bu alacağın «gemi alacaklısı hakkı» verdiğini ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisinin gerektiğini ileri sürerek işbu davasını açtığı, öncesinde aynı vakıaları bildirerek mahkemenin 20.12.2010 tarih, 2010/117 Değişik İş esas ve karar sayılı kararı ile «ihtiyati tedbir» yoluyla gemiyi seferden men ettirdiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
1-Dava, geçmiş dönemlere ait mali mesuliyet «sigorta prim alacağının» tahsili ile gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacının İngiltere'de mukim olduğu, anılan ülke ile aramızda «adli yardım» sözleşmesi bulunduğu, «teminat» itirazının reddedildiği, «yetki itirazının» da HUMK'un 16. maddesi uyarınca reddine karar verildiği, «tahkim» tirazına ilişkin de hiçbir belge sunulmadığı, bu itirazın da yersiz olduğu, uyuşmazlığa konu geminin Panama bayraklı olduğu, geminin mülkiyetine ilişkin ihtilaf bulunduğu, mülkiyet ve «kanuni rehin hakkı» konusunda Panama Hukuku'ndaki düzenleme ve MÖHUK'un 22. maddesi gereğince gemi üzerindeki ayni hakların menşei hukukuna tabi olması nedeniyle bağlama limanı olan Panama Hukuku'na göre geminin mülkiyetinin hala eski sahibi olan davalıda olduğu, Medele şirketinin sicilde malik olmadığı ve Panama Hukuku'na göre 55 sayılı Yasa'nın 244/13 numaralı maddesi gereğince dava konusu alacağın kanuni rehin hakkı vermediği, davalı tarafın dava konusu «borca itirazının» olmadığı, davalının ödeme belgesi sunmadığı, borcun davalıya ait gemiye ait bulunduğu, olayda yeni TTK'nın 1320 ve 1534. maddelerinin uygulanmasının mümkün olmadığ …
Benzer bu karardaDavaya konu eski adı '...', yeni adı '... olan geminin Bandırma Limanı'na geldiği, davacının, anılan geminin önceki dönemlerde mali mesuliyet «sigorta poliçelerini» düzenlediğini, «sigorta prim alacağının» bulunduğunu, bu alacağın «gemi alacaklısı hakkı» verdiğini ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisinin gerektiğini ileri sürerek işbu davasını açtığı, öncesinde aynı vakıaları bildirerek mahkemenin 20.12.2010 tarih, 2010/117 Değişik İş esas ve karar sayılı kararı ile «ihtiyati tedbir» yoluyla gemiyi seferden men ettirdiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Dava, geçmiş dönemlere ait mali mesuliyet «sigorta prim alacağının» tahsili ile gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkindir.
Mahkemece, «tahkim itirazına» ilişkin hiçbir belge sunulmadığı, bu itirazın yersiz olduğu, uyuşmazlığa konu geminin Panama bayraklı olduğu, geminin mülkiyetine ilişkin ihtilaf bulunduğu, mülkiyet ve «kanuni rehin hakkı» konusunda Panama Hukuku'ndaki düzenleme ve MÖHUK'nın 22. maddesi gereğince gemi üzerindeki ayni hakların menşe hukukuna tabi olması nedeniyle bağlama limanı olan Panama Hukuku'na göre geminin mülkiyetinin hala eski sahibi olan davalıda olduğu, ... şirketinin sicilde malik olmadığı ve Panama Hukuku'na göre 55 sayılı Yasa'nın 244/13 numaralı maddesi gereğince dava konusu alacağın kanuni rehin hakkı vermediği, davalı tarafın dava konusu «borca itirazının» olmadığı, davalının ödeme belgesi sunmadığı, borcun davalıya ait gemiye ait bulunduğu, olayda yeni TTK'nın 1320 ve 1534. maddelerinin uygulanmasının mümkün olmadığ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkim itirazı · donatan
Benzer bu karardaMahkemece, «tahkim itirazına» ilişkin hiçbir belge sunulmadığı, bu itirazın yersiz olduğu, uyuşmazlığa konu geminin Panama bayraklı olduğu, geminin mülkiyetine ilişkin ihtilaf bulunduğu, mülkiyet ve «kanuni rehin hakkı» konusunda Panama Hukuku'ndaki düzenleme ve MÖHUK'nın 22. maddesi gereğince gemi üzerindeki ayni hakların menşe hukukuna tabi olması nedeniyle bağlama limanı olan Panama Hukuku'na göre geminin mülkiyetinin hala eski sahibi olan davalıda olduğu, ... şirketinin sicilde malik olmadığı ve Panama Hukuku'na göre 55 sayılı Yasa'nın 244/13 numaralı maddesi gereğince dava konusu alacağın kanuni rehin hakkı vermediği, davalı tarafın dava konusu «borca itirazının» olmadığı, davalının ödeme belgesi sunmadığı, borcun davalıya ait gemiye ait bulunduğu, olayda yeni TTK'nın 1320 ve 1534. maddelerinin uygulanmasının mümkün olmadığ …
Ancak, dava dilekçesinde belirtildiği üzere ... ( eski adı ...) gemisi «donatanı»...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6212 E. 2014/12476 K.
Ortak:acente · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavalı «acente», geminin 'Medele İnvestemen Inc.' firmasına ait olduğunu, bu şirkete «izafeten» hareket ettiğini, «husumet itirazının» da bulunduğunu savunmuştur.
Ayrıca, davacının dilekçesinde uyuşmazlığa konu geminin malikinin 'Bana Shipping Inc.' bulunduğunu, halen mülkiyetinin bu şirket üzerinde göründüğünü, «sigorta sözleşmesi» bakımından ise «prim» borçlusunun anılan firma olduğunu belirttiği, seferden men edilmesine yönelik tedbir kararının «teminat mektubu» üzerinde devam ettirilmesi talebinde bulunan, bu talebi kabul edilen ve davaya «acente» sıfatıyla cevap veren tarafın ise, geminin 'Medele İnvestmen Inc.' şirketi tarafından satın alındığını, anılan firmanın «acentesi» olarak hareket ettiğini, alacağın «kanuni rehin hakkı» bahşetmediğini savunduğu yönleri de dosya kapsamıyla sabittir.
Benzer bu karardaPanama arasında düzenlendiği, davalının «acente» olduğu ve iş sözleşmesinde taraf olmadığı gerekçesi ile, davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Bu durumda uyuşmazlığın hizmet akdinden kaynaklandığı ve «görevle» ilgili düzenlemelerin «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiği gözetilerek mahkemece asliye hukuk mahkemesine «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın «husumet yokluğundan» reddedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilamsız icra takibi · hizmet sözleşmesi · kamu düzeni · husumet yokluğu · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBu durumda uyuşmazlığın hizmet akdinden kaynaklandığı ve «görevle» ilgili düzenlemelerin «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiği gözetilerek mahkemece asliye hukuk mahkemesine «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın «husumet yokluğundan» reddedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1- Davacı, yabancı bayraklı gemide «hizmet sözleşmesi» ile çalıştığını belirterek bu sözleşmeden kaynaklanan alacaklarının tahsili için «ilamsız icra takibi» yapmış ve itiraz üzerine işbu itirazın iptali davasını açmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1747 E. 2017/873 K.
Ortak:sigorta prim alacağı · prim alacağı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · acente · rehin · acentelik · ek prim · dava şartı · Alacak | Rehin hakkı
İncelediğiniz kararda1-Dava, geçmiş dönemlere ait mali mesuliyet «sigorta prim alacağının» tahsili ile gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkindir.
Davaya konu eski adı 'L.B..' yeni adı 'M.P..Juana' adlı geminin Bandırma Limanı'na geldiği, davacının, anılan geminin önceki dönemlerde mali mesuliyet «sigorta poliçelerini» düzenlediğini, «sigorta prim alacağının» bulunduğunu, bu alacağın «gemi alacaklısı hakkı» verdiğini ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisinin gerektiğini ileri sürerek işbu davasını açtığı, öncesinde aynı vakıaları bildirerek mahkemenin 20.12.2010 tarih, 2010/117 Değişik İş esas ve karar sayılı kararı ile «ihtiyati tedbir» yoluyla gemiyi seferden men ettirdiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Ayrıca, davacının dilekçesinde uyuşmazlığa konu geminin malikinin 'Bana Shipping Inc.' bulunduğunu, halen mülkiyetinin bu şirket üzerinde göründüğünü, «sigorta sözleşmesi» bakımından ise «prim» borçlusunun anılan firma olduğunu belirttiği, seferden men edilmesine yönelik tedbir kararının «teminat mektubu» üzerinde devam ettirilmesi talebinde bulunan, bu talebi kabul edilen ve davaya «acente» sıfatıyla cevap veren tarafın ise, geminin 'Medele İnvestmen Inc.' şirketi tarafından satın alındığını, anılan firmanın «acentesi» olarak hareket ettiğini, alacağın «kanuni rehin hakkı» bahşetmediğini savunduğu yönleri de dosya kapsamıyla sabittir.
Benzer bu kararda2- Dava, geçmiş dönemlere ait mali mesuliyet «sigorta prim alacağının» tahsili ile gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkindir. şirketi davada davalı gösterilmiş olup, adı geçen şirkete geminin «donatanı» olduğu belirtilmek suretiyle dava açılmasıyla doğrudan dava açılması arasında bir fark bulunmamaktadır.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, yapılan araştırmada cevap veren «acentenin» eski malik şirketinin acentesi olmadığının anlaşıldığı, davacı «ihtiyati haciz» kararı sonrası «teminatın» cevap veren «acente» tarafından şirketinin acentesi olarak yatırıldığı hususuna dayanmış ise de yeni malikin ihtiyati haciz kararı sonrası dosyada taraf olan. şirketi adına teminat yatırmasının seferden men edilen geminin sefere çıkarılması için atılan bir adım olduğu, söz konusu alacağın «gemi alacağı» olmadığı, bu durumda eldeki davaya konu alacak gemiyi takip etmediğinden iş bu davanın gemi hasım gösterilerek açılamayacağı, davacının gemi ve geminin «donatanı» olduğunu iddia ettiği . şirketi aleyhine dava açtığı, ancak Bana Shipping Inc. şirketinin geminin donatanı olmadığı, bu nedenle davanın doğrudan donatan sıfatı kar …
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, şirketinin «acentesi» olduğuna dair bir belgenin bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacağı · dava dilekçesinin tebliği · donatan · ihtiyati haciz · husumet yokluğu · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, yapılan araştırmada cevap veren «acentenin» eski malik şirketinin acentesi olmadığının anlaşıldığı, davacı «ihtiyati haciz» kararı sonrası «teminatın» cevap veren «acente» tarafından şirketinin acentesi olarak yatırıldığı hususuna dayanmış ise de yeni malikin ihtiyati haciz kararı sonrası dosyada taraf olan. şirketi adına teminat yatırmasının seferden men edilen geminin sefere çıkarılması için atılan bir adım olduğu, söz konusu alacağın «gemi alacağı» olmadığı, bu durumda eldeki davaya konu alacak gemiyi takip etmediğinden iş bu davanın gemi hasım gösterilerek açılamayacağı, davacının gemi ve geminin «donatanı» olduğunu iddia ettiği . şirketi aleyhine dava açtığı, ancak Bana Shipping Inc. şirketinin geminin donatanı olmadığı, bu nedenle davanın doğrudan donatan sıfatı kar …
Dolayısıyla dava konusu alacağın «gemi alacağı» olmadığı, alacak gemiyi takip etmediğinden iş bu davanın gemi ve «donatan» hasım gösterilerek açılamayacağı, şirketinin geminin halen donatanı olmadığı, bu nedenle davanın doğrudan donatan sıfatı belirtmeksizin şirketi aleyhine açılması gerektiği mahkemenin de kabulünde olduğuna ve açıklandığı üzere adı geçen şirket davalı gösterildiğine göre, davada «husumetin» şirketine yöneltildiği anlaşıldığından adı geçen davalı asile veya tespiti halinde doğru «acentesine» dava «dilekçesinin tebliğini» sağlamak suretiyle davaya devam olunup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, şirketi aleyhine doğrudan değil gemi donatanı sıfatıyla dava açılmış olması nedeniyle yani sırf davalı olarakgemisi donatanı ibaresi kullanıldıktan sonra şirketinin yazılmış olması sebebiyle «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, geçmiş dönemlere ait mali mesuliyet «sigorta prim alacağının» tahsili ile gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkindir. şirketi davada davalı gösterilmiş olup, adı geçen şirkete geminin «donatanı» olduğu belirtilmek suretiyle dava açılmasıyla doğrudan dava açılması arasında bir fark bulunmamaktadır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1785 E. 2010/5990 K.
Ortak:izafeten dava · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavalı «acente», geminin 'Medele İnvestemen Inc.' firmasına ait olduğunu, bu şirkete «izafeten» hareket ettiğini, «husumet itirazının» da bulunduğunu savunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece davalı Contaz Trader gemisi «donatanına» «izafeten» Contaz Denizcilik Nakliyat ve Ticaret A.Ş. aleyhine açılan davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle reddine, davalı ...
Inc'a «izafeten» ...
İnc.e «izafeten» ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:donatan · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece davalı Contaz Trader gemisi «donatanına» «izafeten» Contaz Denizcilik Nakliyat ve Ticaret A.Ş. aleyhine açılan davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle reddine, davalı ...
Denizcilik Taşımacılık ve Ticaret A.Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 10.405,25YTL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte iş bu davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekili ile davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9731 E. 2013/13860 K.
Ortak:acente · acentelik · ihtiyati tedbir · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaDavaya konu eski adı 'L.B..' yeni adı 'M.P..Juana' adlı geminin Bandırma Limanı'na geldiği, davacının, anılan geminin önceki dönemlerde mali mesuliyet «sigorta poliçelerini» düzenlediğini, «sigorta prim alacağının» bulunduğunu, bu alacağın «gemi alacaklısı hakkı» verdiğini ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisinin gerektiğini ileri sürerek işbu davasını açtığı, öncesinde aynı vakıaları bildirerek mahkemenin 20.12.2010 tarih, 2010/117 Değişik İş esas ve karar sayılı kararı ile «ihtiyati tedbir» yoluyla gemiyi seferden men ettirdiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Ayrıca, davacının dilekçesinde uyuşmazlığa konu geminin malikinin 'Bana Shipping Inc.' bulunduğunu, halen mülkiyetinin bu şirket üzerinde göründüğünü, «sigorta sözleşmesi» bakımından ise «prim» borçlusunun anılan firma olduğunu belirttiği, seferden men edilmesine yönelik tedbir kararının «teminat mektubu» üzerinde devam ettirilmesi talebinde bulunan, bu talebi kabul edilen ve davaya «acente» sıfatıyla cevap veren tarafın ise, geminin 'Medele İnvestmen Inc.' şirketi tarafından satın alındığını, anılan firmanın «acentesi» olarak hareket ettiğini, alacağın «kanuni rehin hakkı» bahşetmediğini savunduğu yönleri de dosya kapsamıyla sabittir.
Davalı «acente», geminin 'Medele İnvestemen Inc.' firmasına ait olduğunu, bu şirkete «izafeten» hareket ettiğini, «husumet itirazının» da bulunduğunu savunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece 30/01/2013 tarihinde, «ihtiyati haciz» talep edenin M/RO-RO Kıbrıs Yıldızlı isimli gemiye «acente» hizmeti verdiği, mevcut belgelere göre geminin yanaşma, ayrılma, plotage, boat, su vs. olmak üzere «acentelik» ve liman hizmetleri karşılığında 32.725,00 $ için ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, müvekkili şirketin «uyuşmazlığın konusu» «acentelik» alacağının borçlusu olmadığını, müvekkilinin «donatanı» olduğu geminin, çarter sözleşmesi ile Kumsu Shipping'e kiraya verildiğini belirterek, «ihtiyati haciz» ve seferden men kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati hacze konu «acentelik» hizmetinin, Kumsu Shipping & Trading S.A. şirketi ile davacı arasında imzalanan «acentelik sözleşmesinin» bir sonucu olduğu , gemi «donatanının sorumlu» olduğu dava konusu edilen alacağın, TTK.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:donatanın sorumluluğu · deniz alacağı · acentelik sözleşmesi · donatan · ihtiyati hacze itiraz · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaİhtiyati hacze itiraz eden vekili, müvekkili şirketin «uyuşmazlığın konusu» «acentelik» alacağının borçlusu olmadığını, müvekkilinin «donatanı» olduğu geminin, çarter sözleşmesi ile Kumsu Shipping'e kiraya verildiğini belirterek, «ihtiyati haciz» ve seferden men kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati hacze konu «acentelik» hizmetinin, Kumsu Shipping & Trading S.A. şirketi ile davacı arasında imzalanan «acentelik sözleşmesinin» bir sonucu olduğu , gemi «donatanının sorumlu» olduğu dava konusu edilen alacağın, TTK.
2- Mahkemece, «deniz alacağı» nedeniyle gemi üzerine «ihtiyati haciz» konularak seferden men edilmesine de karar verilmiştir.
3-Kabule göre de, «deniz alacağı» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için TTK’nın 1369.maddesinin 1/b bendi uyarınca deniz alacağının doğumu sırasında geminin kiracısı olan kişinin, ihtiyati haczin uygulandığı sırada da bu borçtan sorumlu ve geminin maliki olması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7958 E. 2012/6375 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hamil
Benzer bu karardaMahkemece, bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak davanın kabulü ile davacının elinde bulunan dava konusu hisse senetlerinin «hamili» ve zilyedi olduğu benimsenmek suretiyle 500.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3000 E. , 2014/9195 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BANDIRMA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 27/09/2012
NUMARASI 2010/419-2012/257
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.09.2012 tarih ve 2010/419-2012/257 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.05.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. H.. M.. ile davalı vekili Av. M.. K.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uluslararası pazarda gemilere mali mesuliyet sağlayan firma olduğunu, bu kapsamda IMMS grubuna ait gemilere şubat 2007 tarihinden itibaren mali mesuliyet sigortasını düzenlediğini, davalının maliki olduğu geminin de anılan guruba dahil bulunduğunu, yapılan sigortanın maliki davalı ile işleteni IMMS firması lehine olduğunu, bildirime rağmen sigorta prim borcunun ödenmediğini, mülkiyetinin devir edileceğinin istihbar edildiğini, bu işlemin önlenmesi için tedbir kararı aldırılarak durumun Panama Gemi Sicili'ne şerh ettirildiğini, geminin Bandırma Liman sahasındayken ihtiyati tedbir kararı verilerek seferden men edildiğini ve prim borçlarının ödenmediğini ileri sürerek, 98.304 ABD Dolarının tahsiline, gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tahkim itirazında bulunarak uyuşmazlığın Londra'da İngiliz Hukuku'na göre çözümlenmesi gerektiğini, müvekkilinin ikametgahının Kadıköy'de olduğunu, bu yer mahkemesinin yetkili bulunduğunu, geminin Medele firmasına ait olduğunu, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, gemi alacağı isteminin 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, zamanaşımı süresinin geçtiğini, tüm IMMS gurubuna dahil sigorta piriminin müvekkili gemisi üzerinden tahsil edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacının İngiltere'de mukim olduğu, anılan ülke ile aramızda adli yardım sözleşmesi bulunduğu, teminat itirazının reddedildiği, yetki itirazının da HUMK'un 16. maddesi uyarınca reddine karar verildiği, tahkim tirazına ilişkin de hiçbir belge sunulmadığı, bu itirazın da yersiz olduğu, uyuşmazlığa konu geminin Panama bayraklı olduğu, geminin
mülkiyetine ilişkin ihtilaf bulunduğu, mülkiyet ve kanuni rehin hakkı konusunda Panama Hukuku'ndaki düzenleme ve MÖHUK'un 22. maddesi gereğince gemi üzerindeki ayni hakların menşei hukukuna tabi olması nedeniyle bağlama limanı olan Panama Hukuku'na göre geminin mülkiyetinin hala eski sahibi olan davalıda olduğu, Medele şirketinin sicilde malik olmadığı ve Panama Hukuku'na göre 55 sayılı Yasa'nın 244/13 numaralı maddesi gereğince dava konusu alacağın kanuni rehin hakkı vermediği, davalı tarafın dava konusu borca itirazının olmadığı, davalının ödeme belgesi sunmadığı, borcun davalıya ait gemiye ait bulunduğu, olayda yeni TTK'nın 1320 ve 1534. maddelerinin uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle 98.304,00 ABD Doları alacağın faiziyle tahsiline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, geçmiş dönemlere ait mali mesuliyet sigorta prim alacağının tahsili ile gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi istemine ilişkindir.
Davaya konu eski adı 'L.B..' yeni adı 'M.P..Juana' adlı geminin Bandırma Limanı'na geldiği, davacının, anılan geminin önceki dönemlerde mali mesuliyet sigorta poliçelerini düzenlediğini, sigorta prim alacağının bulunduğunu, bu alacağın gemi alacaklısı hakkı verdiğini ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisinin gerektiğini ileri sürerek işbu davasını açtığı, öncesinde aynı vakıaları bildirerek mahkemenin 20.12.2010 tarih, 2010/117 Değişik İş esas ve karar sayılı kararı ile ihtiyati tedbir yoluyla gemiyi seferden men ettirdiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Ayrıca, davacının dilekçesinde uyuşmazlığa konu geminin malikinin 'Bana Shipping Inc.' bulunduğunu, halen mülkiyetinin bu şirket üzerinde göründüğünü, sigorta sözleşmesi bakımından ise prim borçlusunun anılan firma olduğunu belirttiği, seferden men edilmesine yönelik tedbir kararının teminat mektubu üzerinde devam ettirilmesi talebinde bulunan, bu talebi kabul edilen ve davaya acente sıfatıyla cevap veren tarafın ise, geminin 'Medele İnvestmen Inc.' şirketi tarafından satın alındığını, anılan firmanın acentesi olarak hareket ettiğini, alacağın kanuni rehin hakkı bahşetmediğini savunduğu yönleri de dosya kapsamıyla sabittir.
Somut uyuşmazlığın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK hükümleri uyarınca, gemi alacaklılarının rehin hakkı, aynı Kanunun 1235. maddesinde yazılı alacaklardan birinin doğumu ile deniz ödüncünde sözleşme, diğer bütün hallerde yasa hükmü icabı olarak doğar. Deniz ticaretinin özelliklerinden kaynaklanan ve kendine özgü bir imtiyazı ifade eden bu hakkın, başka bir sözleşme ile ortadan kaldırılması veya kullanılmasının önlenmesi de mümkün değildir. Hakkın doğması ve devamı için, alacaklının gemi üzerinde zilyetliği veya gemi siciline tescil zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu hak, her türlü aleniyetten yoksun olmasına rağmen gemiyi iyi niyetle iktisap eden üçüncü kişilere karşı ileri sürülebildiği gibi rehinli alacaklardan da önce gelmektedir.
Rehin hakkı veren alacakların ortak özelliği geminin işletilmesinden doğmuş olması ve zilyedine bakılmaksızın gemiyi takip etmesidir (TTK’nın 1236/2). Esasen, bu hak gemiye yönelik olduğundan, doğuşu bakımından malikinin veya zilyedinin kim olduğunun bir önemi de bulunmamaktadır.
Mahkemece uyuşmazlığa Panama hukukunun uygulanacağı ve mali mesuliyet sigorta prim alacağının anılan hukukta davacıya gemi alacaklısı hakkı vermediği, başka bir anlatımla, alacağın, gemi alacaklısı hakkı bahşetmeyen, gemi maliki olduğu ileri sürülen 'Bana Shipping Inc.' firmasıyla davacı arasında düzenlenen mali mesuliyet sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı kabul edilerek yazılı şekilde asıl alacağın kabulüne, kanuni
rehin tesisi isteminin reddine karar verilmiştir. Esasen, anılan alacak hakkı mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda gemi üzerinde kanuni rehin hakkı veren alacaklardan da sayılmamıştır. Davalı acente, geminin 'Medele İnvestemen Inc.' firmasına ait olduğunu, bu şirkete izafeten hareket ettiğini, husumet itirazının da bulunduğunu savunmuştur.
Bu durum karşısında, uyuşmazlığın gemi üzerinde gemi alacaklısı hakkı bahşetmeyen alacaktan kaynaklandığı, bu alacağın gemiyi takip etmediği, alacağın ancak akdin tarafına karşı ileri sürülebileceği, dava dilekcesinde prim borçlusu olarak açıklanan 'Bana Shipping İnc.' firmasının davada davalı olarak yer alması gerektiği, cevap veren acentenin, yeni malik olduğu savunulan başka bir firma adına hareket ettiği dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102111300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz