6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kar Payı Alacağı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7958 E. 2012/6375 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hamil

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.03.2007 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak davanın kabulü ile davacının elinde bulunan dava konusu hisse senetlerinin hamili ve zilyedi olduğu benimsenmek suretiyle 500. TL alacağın dava tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline, davacının fazlaya ait haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7095 E. 2010/10292 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/7958 E.  ,  2012/6375 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.12.2009 tarih ve 2007/930-2009/617 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.04.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 28.11.1983 tarihinde davalı Tüp Gaz Tic.A.Ş.nin yönetim kurulu başkan yardımcısı Ünsal Sert’ten 35.000.000.-TL.lik 18 adet hisse senedini aldığını, o tarihte şirket sermayesinin 700.000.000.-TL olduğunu ve alınan hisse senetlerinin sermayeye oranının 1/20 olduğunu, şirketin 18.09.1991 tarihinde diğer davalı tarafından devralındığını, gerek hisse senedi çıkaran şirkete gerekse diğer davalıya hisse senetlerine isabet eden kâr paylarının ödenmesi ve yeni senet bastırıldıysa senetlerin değiştirilmesi istenmesine rağmen bu güne kadar yanıt alınamadığı gibi, müvekkilinin hissedarlığının da inkâr edildiğini ileri sürerek, eldeki hisse senetlerinin bu günkü tarih itibariyle ulaştığı değerden şimdilik 500.000.000.-TL.nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı Tüpgaz Tic.A.Ş. vekili, şirket kayıtlarında davacının pay sahipliğine ilişkin hiçbir iz bulunmadığını, şirketin % 50 hissesinin 18.09.1991 tarihinde, bakiyesinin ise 05.10.1993 tarihinde Total SA firmasına satıldığını, satış işleminin Hazine Müsteşarlığı izni ile gerçekleştirildiğini, davacının hisse satış tarihine kadar hiçbir genel kurul toplantısına katılmadığını, TTK.nun 370’e uygun olarak yapılan genel kurul toplantıları ve sonrasında 13.09.1991 tarihinde yapılan toplantıda hamiline yazılı hisse senetlerinin tamamının nama yazılı hisse senedine dönüştürülmesine oybirliği ile karar verildiğini, davacının sunduğu fotokopi hisse senetlerinin elden teslim olarak gösterilen Ünsal Sert’e sorulduğunu ve kendisinin bu şekilde hisse devri yapmadığını, imzanın da kendisine ait olmadığını belirttiğini, davacının hiçbir sermaye artışına katılmadığını, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü sürede açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Total Oil Türkiye A.Ş. vekili, müvekkilinin diğer davalı şirketin tüm hisselerini TTK.nun 146 ve 451 nci maddeleri ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 37, 38 ve 39 ncu maddeleri gereğince devraldığını, devir suretiyle birleşmenin gerçekleşip diğer davalının ticaret sicilinden terkin edildiğini, devralınan şirkette davacının hissedarlığının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.03.2007 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak davanın kabulü ile davacının elinde bulunan dava konusu hisse senetlerinin hamili ve zilyedi olduğu benimsenmek suretiyle 500. TL alacağın dava tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline, davacının fazlaya ait haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 04,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057070900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.