6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak | Rehin hakkı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1747 E. 2017/873 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta prim alacağı gemi alacağı prim alacağı kanuni rehin hakkı rehin hakkı dava dilekçesinin tebliği donatan acente rehin acentelik ek prim ihtiyati haciz husumet yokluğu haciz teminat husumet

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, yapılan araştırmada cevap veren acentenin eski malik şirketinin acentesi olmadığının anlaşıldığı, davacı ihtiyati haciz kararı sonrası teminatın cevap veren acente tarafından şirketinin acentesi olarak yatırıldığı hususuna dayanmış ise de yeni malikin ihtiyati haciz kararı sonrası dosyada taraf olan. şirketi adına teminat yatırmasının seferden men edilen geminin sefere çıkarılması için atılan bir adım olduğu, söz konusu alacağın gemi alacağı olmadığı, bu durumda eldeki davaya konu alacak gemiyi takip etmediğinden iş bu davanın gemi hasım gösterilerek açılamayacağı, davacının gemi ve geminin donatanı olduğunu iddia ettiği . şirketi aleyhine dava açtığı, ancak Bana Shipping Inc. şirketinin geminin donatanı olmadığı, bu nedenle davanın doğrudan donatan sıfatı karıştırılmadan şirketi aleyhine açılması gerektiği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, şirketinin acentesi olduğuna dair bir belgenin bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, geçmiş dönemlere ait mali mesuliyet sigorta prim alacağının tahsili ile gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi istemine ilişkindir. şirketi davada davalı gösterilmiş olup, adı geçen şirkete geminin donatanı olduğu belirtilmek suretiyle dava açılmasıyla doğrudan dava açılması arasında bir fark bulunmamaktadır. Dolayısıyla dava konusu alacağın gemi alacağı olmadığı, alacak gemiyi takip etmediğinden iş bu davanın gemi ve donatan hasım gösterilerek açılamayacağı, şirketinin geminin halen donatanı olmadığı, bu nedenle davanın doğrudan donatan sıfatı belirtmeksizin şirketi aleyhine açılması gerektiği mahkemenin de kabulünde olduğuna ve açıklandığı üzere adı geçen şirket davalı gösterildiğine göre, davada husumetin şirketine yöneltildiği anlaşıldığından adı geçen davalı asile veya tespiti halinde doğru acentesine dava dilekçesinin tebliğini sağlamak suretiyle davaya devam olunup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, şirketi aleyhine doğrudan değil gemi donatanı sıfatıyla dava açılmış olması nedeniyle yani sırf davalı olarakgemisi donatanı ibaresi kullanıldıktan sonra şirketinin yazılmış olması sebebiyle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Geçerli icra takibi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2970 E. 2015/9764 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hizmet bedeli

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/277 E. 2020/4400 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticari temsilci

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9081 E. 2016/3959 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/1747 E.  ,  2017/873 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davad bozmaya uyularak verilen 17/11/2015 tarih ve 2015/324-2015/537 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.02.2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin uluslararası pazarda gemilere mali mesuliyet sağlayan firma olduğunu, bu kapsamda rubuna ait gemilere şubat 2007 tarihinden itibaren mali mesuliyet sigortasını düzenlediğini, davalının maliki olduğu geminin de anılan guruba dahil bulunduğunu, yapılan sigortanın maliki davalı ile işleteni firması lehine olduğunu, bildirime rağmen sigorta prim borcunun ödenmediğini, mülkiyetinin devir edileceğinin istihbar edildiğini, bu işlemin önlenmesi için tedbir kararı aldırılarak durumun şerh ettirildiğini, geminin sahasındayken ihtiyati tedbir kararı verilerek seferden men edildiğini ve prim borçlarının ödenmediğini ileri sürerek, 98.304 ABD Dolarının tahsiline, gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, tahkim itirazında bulunarak uyuşmazlığın göre çözümlenmesi gerektiğini, müvekkilinin ikametgahının Kadıköy'de olduğunu, bu yer mahkemesinin yetkili bulunduğunu, geminin ait olduğunu, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, gemi alacağı isteminin 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, zamanaşımı süresinin geçtiğini, tüm gurubuna dahil sigorta piriminin müvekkili gemisi üzerinden tahsil edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

./..

Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, yapılan araştırmada cevap veren acentenin eski malik şirketinin acentesi olmadığının anlaşıldığı, davacı ihtiyati haciz kararı sonrası teminatın cevap veren acente tarafından şirketinin acentesi olarak yatırıldığı hususuna dayanmış ise de yeni malikin ihtiyati haciz kararı sonrası dosyada taraf olan. şirketi adına teminat yatırmasının seferden men edilen geminin sefere çıkarılması için atılan bir adım olduğu, söz konusu alacağın gemi alacağı olmadığı, bu durumda eldeki davaya konu alacak gemiyi takip etmediğinden iş bu davanın gemi hasım gösterilerek açılamayacağı, davacının gemi ve geminin donatanı olduğunu iddia ettiği . şirketi aleyhine dava açtığı, ancak Bana Shipping Inc.

şirketinin geminin donatanı olmadığı, bu nedenle davanın doğrudan donatan sıfatı karıştırılmadan şirketi aleyhine açılması gerektiği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, şirketinin acentesi olduğuna dair bir belgenin bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, geçmiş dönemlere ait mali mesuliyet sigorta prim alacağının tahsili ile gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi istemine ilişkindir. şirketi davada davalı gösterilmiş olup, adı geçen şirkete geminin donatanı olduğu belirtilmek suretiyle dava açılmasıyla doğrudan dava açılması arasında bir fark bulunmamaktadır. Dolayısıyla dava konusu alacağın gemi alacağı olmadığı, alacak gemiyi takip etmediğinden iş bu davanın gemi ve donatan hasım gösterilerek açılamayacağı, şirketinin geminin halen donatanı olmadığı, bu nedenle davanın doğrudan donatan sıfatı belirtmeksizin şirketi aleyhine açılması gerektiği mahkemenin de kabulünde olduğuna ve açıklandığı üzere adı geçen şirket davalı gösterildiğine göre, davada husumetin şirketine yöneltildiği anlaşıldığından adı geçen davalı asile veya tespiti halinde doğru acentesine dava dilekçesinin tebliğini sağlamak suretiyle davaya devam olunup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, şirketi aleyhine doğrudan değil gemi donatanı sıfatıyla dava açılmış olması nedeniyle yani sırf davalı olarakgemisi donatanı ibaresi kullanıldıktan sonra şirketinin yazılmış olması sebebiyle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358665100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.