Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10821 E. 2014/1745 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müdürlükten istifa↗ ikrah↗ azil↗ hükümsüzlüğün tespiti↗ toplantı tutanağı↗ sahtelik↗ şirket müdürlüğü↗ ortaklık sözleşmesi↗ istifa↗ emredici hüküm↗ hile↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ortaklık sözleşmesiyle şirkete müdür olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce ortaklar kurulu kararı ile müdürlükten azillerinin mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak şirket müdürlüğünden azlinin talep edilmesi gerektiği, gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.11.2011 tarih ve 2 nolu ortaklar kurulu kararı ile davacının şirket müdürlüğünden azli kararının hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, şirket ana sözleşmesi ile müdür olarak görevlendirilen ortağın, müdürlükten çıkma kararının hükümsüzlüğünün tespitine ilişkindir. Ortaklar kurulunun kararının iptali davasında husumetin şirkete yöneltilmesi gerekir. Bu itibarla mahkemece, davanın ortak N.. B.. yönünden husumetten reddi gerekirken bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2) Davalı şirketin temyiz itirazlarına gelince; davacı, diğer ortak N.. B.. ile birlikte ana sözleşmeyle şirkete müdür olarak atanmıştır. Şirket ana sözleşmesinin “Şirketin İdaresi” başlıklı 8. maddesine göre; şirketin işleri ve muameleleri ortaklar kurulu tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütülür. İlk 20 yıl için şirket ortakları olan Ö.. U.. ve N.. B.. müdür olarak seçilmişlerdir. Müdürler şirketin ödenmiş esas sermayesinin yarısından fazlasını temsil eden ortakların kararı ile değiştirilebilir. Mülga TTK'nın 543. maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 161. maddesine göre “İdare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamayacağı gibi kendisi azil dahi olunamaz. Ancak, muhik sebepler mevcutsa, ortaklardan birinin talebi üzerine mahkeme kararı ile idare hak ve vazifesi tahdit veya nez'olunabilir. Ana sözleşmenin, belirtilen 8. maddesinde şirketin idaresi, ödenmiş esas sermayesinin yarısından fazlasını temsil eden ortakların kararı ile değiştirilebileceği şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıda ifade edilen TTK'nın 161. madde hükmü emredici olması nedeniyle ana sözleşmeye buna aykırı hüküm konulamaz ise de davacının müdürlük yetkisinin kaldırılmasına dair dava konusu, 31.01.2012 tarihli ortaklar kurulu toplantı tutanağında davacının da imzası bulunup, müdürlük yetkisinin kaldırılması kendi rızasıyla olmuştur. Ortaklar kurulu kararındaki davacının karara katılımı ve imzası, aynı zamanda müdürlükten istifa ettiği anlamına da gelir. Bu davada, ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunu istemesi Medeni Kanun'un 2. maddesine aykırıdır. Davacının, ortaklar kurulu kararındaki imzasının sahteliği hususunda itirazı olmadığı gibi; hata, hile, ikrah iddiası da yoktur. Buna göre davanın reddi gerekirken, yazılı olduğu şekilde kabulü doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11780 E. 2018/3731 K.
Ortak:azil · şirket müdürü · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği, gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.11.2011 tarih ve 2 nolu ortaklar kurulu kararı ile davacının şirket müdürlüğünden azli kararın …
1) Dava, şirket ana sözleşmesi ile müdür olarak «görevlendirilen» ortağın, müdürlükten çıkma kararının «hükümsüzlüğünün tespitine» ilişkindir.
B.. ile birlikte ana sözleşmeyle «şirkete müdür» olarak atanmıştır.
Benzer bu karardaVazifenin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi haller muhik sebep sayılır.” Davalı «şirket müdürü», «esas sözleşme» ile on yıllığına şirket müdürü olarak «görevlendirilmiş» olup, dava tarihi itibariyle müdürlüğünün hala devam ettiği, ancak 20.11.2013 tarihli genel kurul kararı ile müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; şirket «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davalı tarafından satışı yapılan şirkete ait bazı araçların bedelinin şirket defterlerine işlenmediği, bu nedenle «şirket müdürünün azlinin» şartlarının gerçekleştiği, yargılama sırasında şirket tarafından davalı şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle «şirket müdürün» azline yönelik şartların gerçekleştiğinin tesbitine, ancak fiilen iş başında bulunmadığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Dava, «esas sözleşme» ile atanan «limited şirket» müdürünün haklı nedenlerle azli istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, şirket müdürünün «azil» şartlarının gerçekleştiği, ancak yargılama sırasında şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürünün azli · esas sözleşme · limited şirket · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; şirket «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davalı tarafından satışı yapılan şirkete ait bazı araçların bedelinin şirket defterlerine işlenmediği, bu nedenle «şirket müdürünün azlinin» şartlarının gerçekleştiği, yargılama sırasında şirket tarafından davalı şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle «şirket müdürün» azline yönelik şartların gerçekleştiğinin tesbitine, ancak fiilen iş başında bulunmadığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Dava, «esas sözleşme» ile atanan «limited şirket» müdürünün haklı nedenlerle azli istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, şirket müdürünün «azil» şartlarının gerçekleştiği, ancak yargılama sırasında şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının iddialarının sübut bulduğu ve «şirket müdürünün azlinin» şartlarının oluştuğu kabul edildiğine göre, davalı şirket müdürünün «esas sözleşmeyle» atandığı gözetilerek 6762 sayılı TTK’nın 161. maddesi karşısında davalı şirket müdürünün azline karar verilmesi gerekirken, davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Vazifenin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi haller muhik sebep sayılır.” Davalı «şirket müdürü», «esas sözleşme» ile on yıllığına şirket müdürü olarak «görevlendirilmiş» olup, dava tarihi itibariyle müdürlüğünün hala devam ettiği, ancak 20.11.2013 tarihli genel kurul kararı ile müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6814 E. 2012/13657 K.
Ortak:azil · şirket müdürü
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği, gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.11.2011 tarih ve 2 nolu ortaklar kurulu kararı ile davacının şirket müdürlüğünden azli kararın …
B.. ile birlikte ana sözleşmeyle «şirkete müdür» olarak atanmıştır.
Mülga TTK'nın 543. maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 161. maddesine göre “İdare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamayacağı gibi kendisi «azil» dahi olunamaz.
Benzer bu karardaDava, «limited şirket müdürü» olan davalının bu görevinden azli istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, TTK'nun 543. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 161. maddesi gereğince, idare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamıyacağı gibi kendisi «azil» dahi olunamaz.
… undaki tespitler dikkate alınarak ve takip dosyaları getirtilerek, takip konusu kredilerin şirket tarafından kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise bunun şirket «defterlerine» işlenmemiş olmasının «azil» «sebebi» olup olmadığı, keza şirketin bayiliğinin sona erdirilmiş olduğu hususları birlikte değerlendirilip, azil koşullarının mevcut olup olmadığı tepit edilerek sonucuna …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürü · bayilik sözleşmesi · limited şirket · dava sebebi · e-defter
Benzer bu karardaDava, «limited şirket müdürü» olan davalının bu görevinden azli istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, alınan bilirkişi raporunda; şirketin vergi borcu dışındaki borçlarının şirket «defterlerine» işlenmediği, bu bakımdan şirketin tüm borçlarının ne kadar olduğunun ve niçin ödenmediğinin belirlenemediği, Opet firmasının «bayilik sözleşmesini» feshinden sonra şirketin ticari faaliyetine devam edip etmediğinin anlaşılamadığı görüşüne yer verilmiştir.Öte yandan dava dışı Opet A.Ş'nin, şirketin sahibi olduğ …
… undaki tespitler dikkate alınarak ve takip dosyaları getirtilerek, takip konusu kredilerin şirket tarafından kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise bunun şirket «defterlerine» işlenmemiş olmasının «azil» «sebebi» olup olmadığı, keza şirketin bayiliğinin sona erdirilmiş olduğu hususları birlikte değerlendirilip, azil koşullarının mevcut olup olmadığı tepit edilerek sonucuna …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10145 E. 2014/15057 K.
Ortak:azil · şirket müdürlüğü · ortaklık sözleşmesi · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği, gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.11.2011 tarih ve 2 nolu ortaklar kurulu kararı ile davacının şirket müdürlüğünden azli kararın …
B.. ile birlikte ana sözleşmeyle «şirkete müdür» olarak atanmıştır.
Şirket ana sözleşmesinin “Şirketin İdaresi” başlıklı 8. maddesine göre; şirketin işleri ve muameleleri «ortaklar kurulu» tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütülür.
Benzer bu karardaMahkemece davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 31/01/2014 tarihli kararı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Temsil yetkisinin kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7401 E. 2012/10682 K.
Ortak:azil · şirket müdürlüğü · ortaklar kurulu kararı · yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği, gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.11.2011 tarih ve 2 nolu ortaklar kurulu kararı ile davacının şirket müdürlüğünden azli kararın …
Yukarıda ifade edilen TTK'nın 161. madde hükmü «emredici» olması nedeniyle ana sözleşmeye buna aykırı hüküm konulamaz ise de davacının müdürlük «yetkisinin» kaldırılmasına dair dava konusu, 31.01.2012 tarihli «ortaklar kurulu» «toplantı tutanağında» davacının da imzası bulunup, müdürlük yetkisinin kaldırılması kendi rızasıyla olmuştur.
Şirket ana sözleşmesinin “Şirketin İdaresi” başlıklı 8. maddesine göre; şirketin işleri ve muameleleri «ortaklar kurulu» tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütülür.
Benzer bu karardaTTK'nun 543.maddesi yollaması sonucu ,ortaklara ait idare ve «temsil yetkisinin kaldırılması» hakkında aynı Kanunun 161 ve 162.madde hükümleri uygulanır.
… usu kararlarda imzaların vekaleten atıldığı yönünde bir ibare bulunmamaktadır.Bu durumda söz konusu kararların altındaki imzaların davacı izniyle atıldığı konusunda «ispat yükü» davalıya düşmektedir.Davalı tarafından anılan «ortaklar kurulu» kararları altındaki imzaların davacının izniyle atıldığı kanıtlanamazsa bu durum davalının TTK'nun 161.maddesi uyarınca «şirket müdürlüğünden» azli için haklı neden oluşturur.Mahkemece davalıya bu husustaki delilleri sorularak hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan inceleme …
TTK'nun 161.maddesi ise "İdare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise,onun idare hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamayacağı gibi kendisi «azil» dahi olunamaz.Ancak muhik sebepler mevcutsa,ortaklardan birinin talebi üzerine mahkeme kararı ile idare hak ve vazifesi tahdit veya nez'olunabilir.Vazifenin yerine getirilmesinde basiretsizlik,ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi haller,muhik sebep sayılır.".
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil yetkisinin kaldırılması · ispat yükü · limited şirket
Benzer bu kararda2-Dava davalı «limited şirket» müdürünün haklı nedenlerle azli istemine ilişkindir.
TTK'nun 543.maddesi yollaması sonucu ,ortaklara ait idare ve «temsil yetkisinin kaldırılması» hakkında aynı Kanunun 161 ve 162.madde hükümleri uygulanır.
… usu kararlarda imzaların vekaleten atıldığı yönünde bir ibare bulunmamaktadır.Bu durumda söz konusu kararların altındaki imzaların davacı izniyle atıldığı konusunda «ispat yükü» davalıya düşmektedir.Davalı tarafından anılan «ortaklar kurulu» kararları altındaki imzaların davacının izniyle atıldığı kanıtlanamazsa bu durum davalının TTK'nun 161.maddesi uyarınca «şirket müdürlüğünden» azli için haklı neden oluşturur.Mahkemece davalıya bu husustaki delilleri sorularak hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan inceleme …
-
Bilirkişi raporları arasında çelişki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8854 E. 2014/15962 K.
Ortak:azil · şirket müdürü
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği, gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.11.2011 tarih ve 2 nolu ortaklar kurulu kararı ile davacının şirket müdürlüğünden azli kararın …
B.. ile birlikte ana sözleşmeyle «şirkete müdür» olarak atanmıştır.
Mülga TTK'nın 543. maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 161. maddesine göre “İdare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamayacağı gibi kendisi «azil» dahi olunamaz.
Benzer bu kararda… göre, tarafların eşit hisseyle ortak olduğu 14/07/2011 tarihinde tescil edilen dava dışı şirketin ana sözleşmesine göre 10 yıl süreyle görev yapmak üzere davalının «şirket müdürü» olarak atandığı, davalı müdürün özellikle kapalı mekan fabrika makinelerini açık ocak işletmede kullanıldığı hissini vererek, boş araziye makineleri atar gibi açık …
6762 sayılı TTK'nın 161. maddesine göre, idare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamayacağı gibi kendisi «azil» dahi olunamaz.
İkinci raporda, şirket sözleşmesiyle atanan müdürün görevden alınabileceği, bunun için «haklı sebep» bulunması gerektiği, davalı müdürün özellikle kapalı mekan fabrika makinelerinin açık ocak işletmede kullanıldığı hissini verdiği, boş araziye makineleri atar gibi açık ocakta gelişigüzel konumda bulundurduğu ve doğru makine seçimi ile daha fazla üretim yapmasının mümkün olabileceği tespit edilerek, ana sözleşmeyle «şirket müdürü» olan davalının bu nedenle müdürlükten azli için haklı sebeplerin gerçekleştiği bildirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · haklı sebep · şirket zararı · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden ve hangi nedenle benimsendiği konusunda yeterli bir açıklama yapılmaksızın «son» düzenlenen rapora göre hüküm kurulmuş olup, benimsenen bilirkişi raporunda belirlenen ve mahkemece «azil» için esas alınan sebep, esasen tek başına davalının müdürlük görevinin kaldırılması için yeterli bulunmadığı gözetilmeksizin «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Somut olaya gelince, davacı dava dilekçesinde esasen davalının kötü yönetimi nedeniyle «şirketin zarara» uğradığını ileri sürmüş, davalı vekili davacının iddialarının yerinde bulunmadığını savunmuştur.
İkinci raporda, şirket sözleşmesiyle atanan müdürün görevden alınabileceği, bunun için «haklı sebep» bulunması gerektiği, davalı müdürün özellikle kapalı mekan fabrika makinelerinin açık ocak işletmede kullanıldığı hissini verdiği, boş araziye makineleri atar gibi açık ocakta gelişigüzel konumda bulundurduğu ve doğru makine seçimi ile daha fazla üretim yapmasının mümkün olabileceği tespit edilerek, ana sözleşmeyle «şirket müdürü» olan davalının bu nedenle müdürlükten azli için haklı sebeplerin gerçekleştiği bildirilmiştir.
Bu durumda «bilirkişi raporları arasında çelişki» olduğu açıktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2412 E. 2012/9108 K.
Ortak:şirket müdürlüğü · şirket müdürü · yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği, gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.11.2011 tarih ve 2 nolu ortaklar kurulu kararı ile davacının şirket müdürlüğünden azli kararın …
B.. ile birlikte ana sözleşmeyle «şirkete müdür» olarak atanmıştır.
Müdürler şirketin ödenmiş esas sermayesinin yarısından fazlasını «temsil» eden ortakların kararı ile değiştirilebilir.
Benzer bu karardaMahkemece, şirket ortağı ve «temsilcisi» de olan davacı ve davalının şirket yönetiminde birbirini suçlayıcı nitelikte iddiada bulundukları, her iki tarafın da kusurunun bulunduğu, bu nedenle tek bir tarafın yöneticilik «yetkisinin» kaldırılması, davacının tek başına veya dava dışı «kayyımlarla» birlikte şirkete temsilcisi tayin edilmesi talebi yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «limited şirket müdürü» olan davalının müdürlük görevinden azli istemine ilişkindir.
TTK'nın 543. maddesinin yaptığı atıf ile «limited şirketlerde ortaklara» ait idare ve «temsil yetkilerinin» kaldırılması hakkında aynı Kanunun 161 ve 162. maddeleri uygulanır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürü · limited şirket ortaklığı · temsil yetkisi · kayyım · limited şirket · eksik inceleme
Benzer bu karardaTTK'nın 543. maddesinin yaptığı atıf ile «limited şirketlerde ortaklara» ait idare ve «temsil yetkilerinin» kaldırılması hakkında aynı Kanunun 161 ve 162. maddeleri uygulanır.
1-Dava, «limited şirket müdürü» olan davalının müdürlük görevinden azli istemine ilişkindir.
Mahkemece, şirket ortağı ve «temsilcisi» de olan davacı ve davalının şirket yönetiminde birbirini suçlayıcı nitelikte iddiada bulundukları, her iki tarafın da kusurunun bulunduğu, bu nedenle tek bir tarafın yöneticilik «yetkisinin» kaldırılması, davacının tek başına veya dava dışı «kayyımlarla» birlikte şirkete temsilcisi tayin edilmesi talebi yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı vekilinin, anasözleşmeyle müdür olarak atanan davalının «şirketteki müdürlük» görevinden azlini talep ettiği, buna ilişkin delillerini de sunduğu halde mahkemece, davacı vekilinin iddiaları araştırılmaksızın, davalı müdürün bu görevinden azli şartlarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin, hangi gerekçeyle davacının kusurunun bulunduğu dahi belirtilmeksizin «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12202 E. 2013/11604 K.
Ortak:azil · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği, gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.11.2011 tarih ve 2 nolu ortaklar kurulu kararı ile davacının şirket müdürlüğünden azli kararın …
B.. ile birlikte ana sözleşmeyle «şirkete müdür» olarak atanmıştır.
Şirket ana sözleşmesinin “Şirketin İdaresi” başlıklı 8. maddesine göre; şirketin işleri ve muameleleri «ortaklar kurulu» tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütülür.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, ortaklar arasında birtakım uyuşmazlıkların bulunduğu, «şirket müdürlüğünü» yürüten ortaklar ... ve ... aleyhine davalar açıldığı, bu davalar sebebiyle «şirket müdürlerinin» «temsil» ve idare yetkileri «kısıtlanarak» şirkete kayyum atandığı, toplantı çağrısı için müdürlere «ihtarname» keşide edildiği ve sonuçsuz kaldığı, yasada öngörülen şartların tahakkuk ettiği gerekçesiyle, davacı tarafa davalının ortaklar kurulunu toplantıya çağırması için «yetki» verilmesine karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan davalı şirketin ana sözleşmesine göre «ortaklar kurulu» tarafından azli istenilen müdürler ana sözleşme ile müdür olarak atanmıştır.
TTK'nın 161. maddesi gereğince idare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, idare hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından «kısıtlanamayacağı» gibi «azil» dahi olunamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · limited şirket · yetki · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, ortaklar arasında birtakım uyuşmazlıkların bulunduğu, «şirket müdürlüğünü» yürüten ortaklar ... ve ... aleyhine davalar açıldığı, bu davalar sebebiyle «şirket müdürlerinin» «temsil» ve idare yetkileri «kısıtlanarak» şirkete kayyum atandığı, toplantı çağrısı için müdürlere «ihtarname» keşide edildiği ve sonuçsuz kaldığı, yasada öngörülen şartların tahakkuk ettiği gerekçesiyle, davacı tarafa davalının ortaklar kurulunu toplantıya çağırması için «yetki» verilmesine karar verilmiştir.
1- Dava, TTK 538/2-3 maddeleri gereğince davalı «limited şirket» ortaklar kurulunun toplantıya çağrılmasına izin verilmesine ilişkin olup, davalı şirkette %80 pay sahibi olan davacı mevcut müdürlerin azledilmesi ve yeni müdürlerin seçimi gündemi ile şirketin toplantıya çağrılmasını talep etmiştir.
TTK'nın 161. maddesi gereğince idare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, idare hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından «kısıtlanamayacağı» gibi «azil» dahi olunamaz.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/10821 E. , 2014/1745 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BODRUM 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 19/03/2013
NUMARASI 2012/207-2013/305
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2013 tarih ve 2012/207-2013/305 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı şirketi, davalı gerçek kişi, kendisi ve başka bir ortakla beraber üç kişi ortak olarak kurduklarını, daha sonra ortaklardan birinin ortaklık hissesini devretmesi sonucu şirketin 2 ortaklı hale dönüştüğünü, şirketin idaresi ve temsilinin şirket ana sözleşmesine göre, 20 yıl süre ile şirketin kurucu ortakları olan yüzde on hisse ile kendisine, yüzde doksan hisse oranı ile davalı N.. B..'a müdür ataması yapılarak bırakıldığını, 14.11.2011 tarihinde ortaklar kurulu kararı ile şirketin yüzde doksan ortağı N.. B.. tarafından, kendisinin şirket müdürlüğüne son verildiğine dair karar alındığını, istifa beyanının olmadığını, şirket müdürlüğünden çıkarılmasına ilişkin ortaklar kurulu kararının kanun ve şirket ana sözleşmesi maddeleri gereği mümkün olmadığını ileri sürerek, alınan bu kararın yokluk ve butlan ile hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili N.. B..'ın, şirkette münferiden temsil yetkisine sahip bulunduklarını, bununla birlikte fiilen şirketin yönetim ve temsili ile rutin iş ve işlemlerini, eğitim ve uzmanlık alanı olması itibariyle davacının tek başına yürüttüğünü, davacının bu işleri yaparken dikkatsiz, özensiz ve kasti olarak şirket çıkarlarına telafisi zor zararlar verdiğini, şirketi açıkça zarara uğrattığının tespit edildiğini, davanın haksız ve yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ortaklık sözleşmesiyle şirkete müdür olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce ortaklar kurulu kararı ile müdürlükten azillerinin mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak şirket müdürlüğünden azlinin talep edilmesi gerektiği, gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.11.2011 tarih ve 2 nolu ortaklar kurulu kararı ile davacının şirket müdürlüğünden azli kararının hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, şirket ana sözleşmesi ile müdür olarak görevlendirilen ortağın, müdürlükten çıkma kararının hükümsüzlüğünün tespitine ilişkindir. Ortaklar kurulunun kararının iptali davasında husumetin şirkete yöneltilmesi gerekir. Bu itibarla mahkemece, davanın ortak N.. B.. yönünden husumetten reddi gerekirken bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2) Davalı şirketin temyiz itirazlarına gelince; davacı, diğer ortak N.. B.. ile birlikte ana sözleşmeyle şirkete müdür olarak atanmıştır. Şirket ana sözleşmesinin “Şirketin İdaresi” başlıklı 8. maddesine göre; şirketin işleri ve muameleleri ortaklar kurulu tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütülür. İlk 20 yıl için şirket ortakları olan Ö.. U.. ve N.. B.. müdür olarak seçilmişlerdir. Müdürler şirketin ödenmiş esas sermayesinin yarısından fazlasını temsil eden ortakların kararı ile değiştirilebilir. Mülga TTK'nın 543. maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 161. maddesine göre “İdare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamayacağı gibi kendisi azil dahi olunamaz.
Ancak, muhik sebepler mevcutsa, ortaklardan birinin talebi üzerine mahkeme kararı ile idare hak ve vazifesi tahdit veya nez'olunabilir. Ana sözleşmenin, belirtilen 8. maddesinde şirketin idaresi, ödenmiş esas sermayesinin yarısından fazlasını temsil eden ortakların kararı ile değiştirilebileceği şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıda ifade edilen TTK'nın 161. madde hükmü emredici olması nedeniyle ana sözleşmeye buna aykırı hüküm konulamaz ise de davacının müdürlük yetkisinin kaldırılmasına dair dava konusu, 31.01.2012 tarihli ortaklar kurulu toplantı tutanağında davacının da imzası bulunup, müdürlük yetkisinin kaldırılması kendi rızasıyla olmuştur. Ortaklar kurulu kararındaki davacının karara katılımı ve imzası, aynı zamanda müdürlükten istifa ettiği anlamına da gelir.
Bu davada, ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunu istemesi Medeni Kanun'un 2. maddesine aykırıdır. Davacının, ortaklar kurulu kararındaki imzasının sahteliği hususunda itirazı olmadığı gibi; hata, hile, ikrah iddiası da yoktur. Buna göre davanın reddi gerekirken, yazılı olduğu şekilde kabulü doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı N.. B.., (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ise davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 31/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102108800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz