Bilirkişi raporları arasında çelişki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8854 E. 2014/15962 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporları arasında çelişki↗ azil↗ haklı sebep↗ şirket müdürü↗ şirket zararı↗ limited şirket↗ eksik inceleme↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların eşit hisseyle ortak olduğu 14/07/2011 tarihinde tescil edilen dava dışı şirketin ana sözleşmesine göre 10 yıl süreyle görev yapmak üzere davalının şirket müdürü olarak atandığı, davalı müdürün özellikle kapalı mekan fabrika makinelerini açık ocak işletmede kullanıldığı hissini vererek, boş araziye makineleri atar gibi açık ocakta gelişigüzel konumda bulundurması ve doğru makine seçimi ile daha fazla üretim yapmasının mümkün olabileceğine dair tespitlere göre, ana sözleşmeyle şirket müdürü olan davalının müdürlükten azli için haklı sebeplerin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının S.Madencilik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ndeki müdürlüğünden azline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ana sözleşme ile atanan davalı şirket müdürünün 6762 sayılı TTK'nın 543. maddesi atfı ile 161. maddesi uyarınca azline ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
6762 sayılı TTK'nın 161. maddesine göre, idare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamayacağı gibi kendisi azil dahi olunamaz. Ancak, muhik sebepler mevcutsa, ortaklardan birinin talebi üzerine mahkeme kararı ile idare hak ve vazifesi tahdit veya nez olunabilir. Vazifenin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi haller muhik sebep sayılır.
Somut olaya gelince, davacı dava dilekçesinde esasen davalının kötü yönetimi nedeniyle şirketin zarara uğradığını ileri sürmüş, davalı vekili davacının iddialarının yerinde bulunmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında görüşüne başvurulan bilirkişiler A.D. ve S.K.tarafından düzenlenen asıl ve ek bilirkişi raporunda, davalı müdürün şirkete sağladığı kaynak ile şirketin kısa sürede yatırım yaptığı, şirketin borçlandırıldığına dair iddiaların yersiz olduğu, yasada kötü idareye dayalı bir neden bulunmadığı, bu nedenlerle davalının görevden alınması için muhik sebep bulunmadığı bildirilmiştir.
Mahkemece; ilk bilirkişi heyetinden yeminli mali müşavir olan bilirkişi çıkartılmış, kurula bir makine mühendisi ve bir de maden mühendisi eklenerek mahkemece 2. ek bilirkişi raporu alınmıştır. İkinci raporda, şirket sözleşmesiyle atanan müdürün görevden alınabileceği, bunun için haklı sebep bulunması gerektiği, davalı müdürün özellikle kapalı mekan fabrika makinelerinin açık ocak işletmede kullanıldığı hissini verdiği, boş araziye makineleri atar gibi açık ocakta gelişigüzel konumda bulundurduğu ve doğru makine seçimi ile daha fazla üretim yapmasının mümkün olabileceği tespit edilerek, ana sözleşmeyle şirket müdürü olan davalının bu nedenle müdürlükten azli için haklı sebeplerin gerçekleştiği bildirilmiştir.
Bu durumda bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu açıktır. Mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve hangi nedenle benimsendiği konusunda yeterli bir açıklama yapılmaksızın son düzenlenen rapora göre hüküm kurulmuş olup, benimsenen bilirkişi raporunda belirlenen ve mahkemece azil için esas alınan sebep, esasen tek başına davalının müdürlük görevinin kaldırılması için yeterli bulunmadığı gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11780 E. 2018/3731 K.
Ortak:azil · şirket müdürü · limited şirket
İncelediğiniz kararda… göre, tarafların eşit hisseyle ortak olduğu 14/07/2011 tarihinde tescil edilen dava dışı şirketin ana sözleşmesine göre 10 yıl süreyle görev yapmak üzere davalının «şirket müdürü» olarak atandığı, davalı müdürün özellikle kapalı mekan fabrika makinelerini açık ocak işletmede kullanıldığı hissini vererek, boş araziye makineleri atar gibi açık …
6762 sayılı TTK'nın 161. maddesine göre, idare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamayacağı gibi kendisi «azil» dahi olunamaz.
İkinci raporda, şirket sözleşmesiyle atanan müdürün görevden alınabileceği, bunun için «haklı sebep» bulunması gerektiği, davalı müdürün özellikle kapalı mekan fabrika makinelerinin açık ocak işletmede kullanıldığı hissini verdiği, boş araziye makineleri atar gibi açık ocakta gelişigüzel konumda bulundurduğu ve doğru makine seçimi ile daha fazla üretim yapmasının mümkün olabileceği tespit edilerek, ana sözleşmeyle «şirket müdürü» olan davalının bu nedenle müdürlükten azli için haklı sebeplerin gerçekleştiği bildirilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «esas sözleşme» ile atanan «limited şirket» müdürünün haklı nedenlerle azli istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, şirket müdürünün «azil» şartlarının gerçekleştiği, ancak yargılama sırasında şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; şirket «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davalı tarafından satışı yapılan şirkete ait bazı araçların bedelinin şirket defterlerine işlenmediği, bu nedenle «şirket müdürünün azlinin» şartlarının gerçekleştiği, yargılama sırasında şirket tarafından davalı şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle «şirket müdürün» azline yönelik şartların gerçekleştiğinin tesbitine, ancak fiilen iş başında bulunmadığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 543. maddesi atfı ile 161. maddesi uyarınca, “idare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamayacağı gibi kendisi «azil» dahi olunamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürünün azli · esas sözleşme · yetkisizlik kararı · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; şirket «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davalı tarafından satışı yapılan şirkete ait bazı araçların bedelinin şirket defterlerine işlenmediği, bu nedenle «şirket müdürünün azlinin» şartlarının gerçekleştiği, yargılama sırasında şirket tarafından davalı şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle «şirket müdürün» azline yönelik şartların gerçekleştiğinin tesbitine, ancak fiilen iş başında bulunmadığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Dava, «esas sözleşme» ile atanan «limited şirket» müdürünün haklı nedenlerle azli istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, şirket müdürünün «azil» şartlarının gerçekleştiği, ancak yargılama sırasında şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Vazifenin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi haller muhik sebep sayılır.” Davalı «şirket müdürü», «esas sözleşme» ile on yıllığına şirket müdürü olarak «görevlendirilmiş» olup, dava tarihi itibariyle müdürlüğünün hala devam ettiği, ancak 20.11.2013 tarihli genel kurul kararı ile müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, davacının iddialarının sübut bulduğu ve «şirket müdürünün azlinin» şartlarının oluştuğu kabul edildiğine göre, davalı şirket müdürünün «esas sözleşmeyle» atandığı gözetilerek 6762 sayılı TTK’nın 161. maddesi karşısında davalı şirket müdürünün azline karar verilmesi gerekirken, davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6814 E. 2012/13657 K.
Ortak:azil · şirket müdürü · limited şirket
İncelediğiniz kararda… göre, tarafların eşit hisseyle ortak olduğu 14/07/2011 tarihinde tescil edilen dava dışı şirketin ana sözleşmesine göre 10 yıl süreyle görev yapmak üzere davalının «şirket müdürü» olarak atandığı, davalı müdürün özellikle kapalı mekan fabrika makinelerini açık ocak işletmede kullanıldığı hissini vererek, boş araziye makineleri atar gibi açık …
6762 sayılı TTK'nın 161. maddesine göre, idare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamayacağı gibi kendisi «azil» dahi olunamaz.
İkinci raporda, şirket sözleşmesiyle atanan müdürün görevden alınabileceği, bunun için «haklı sebep» bulunması gerektiği, davalı müdürün özellikle kapalı mekan fabrika makinelerinin açık ocak işletmede kullanıldığı hissini verdiği, boş araziye makineleri atar gibi açık ocakta gelişigüzel konumda bulundurduğu ve doğru makine seçimi ile daha fazla üretim yapmasının mümkün olabileceği tespit edilerek, ana sözleşmeyle «şirket müdürü» olan davalının bu nedenle müdürlükten azli için haklı sebeplerin gerçekleştiği bildirilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirket müdürü» olan davalının bu görevinden azli istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, TTK'nun 543. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 161. maddesi gereğince, idare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamıyacağı gibi kendisi «azil» dahi olunamaz.
… undaki tespitler dikkate alınarak ve takip dosyaları getirtilerek, takip konusu kredilerin şirket tarafından kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise bunun şirket «defterlerine» işlenmemiş olmasının «azil» «sebebi» olup olmadığı, keza şirketin bayiliğinin sona erdirilmiş olduğu hususları birlikte değerlendirilip, azil koşullarının mevcut olup olmadığı tepit edilerek sonucuna …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürü · bayilik sözleşmesi · dava sebebi · e-defter
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, alınan bilirkişi raporunda; şirketin vergi borcu dışındaki borçlarının şirket «defterlerine» işlenmediği, bu bakımdan şirketin tüm borçlarının ne kadar olduğunun ve niçin ödenmediğinin belirlenemediği, Opet firmasının «bayilik sözleşmesini» feshinden sonra şirketin ticari faaliyetine devam edip etmediğinin anlaşılamadığı görüşüne yer verilmiştir.Öte yandan dava dışı Opet A.Ş'nin, şirketin sahibi olduğ …
… undaki tespitler dikkate alınarak ve takip dosyaları getirtilerek, takip konusu kredilerin şirket tarafından kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise bunun şirket «defterlerine» işlenmemiş olmasının «azil» «sebebi» olup olmadığı, keza şirketin bayiliğinin sona erdirilmiş olduğu hususları birlikte değerlendirilip, azil koşullarının mevcut olup olmadığı tepit edilerek sonucuna …
Dava, «limited şirket müdürü» olan davalının bu görevinden azli istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Temsil yetkisinin kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7401 E. 2012/10682 K.
Ortak:azil · limited şirket
İncelediğiniz kararda6762 sayılı TTK'nın 161. maddesine göre, idare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamayacağı gibi kendisi «azil» dahi olunamaz.
Mahkemece, «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden ve hangi nedenle benimsendiği konusunda yeterli bir açıklama yapılmaksızın «son» düzenlenen rapora göre hüküm kurulmuş olup, benimsenen bilirkişi raporunda belirlenen ve mahkemece «azil» için esas alınan sebep, esasen tek başına davalının müdürlük görevinin kaldırılması için yeterli bulunmadığı gözetilmeksizin «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava davalı «limited şirket» müdürünün haklı nedenlerle azli istemine ilişkindir.
TTK'nun 161.maddesi ise "İdare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise,onun idare hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamayacağı gibi kendisi «azil» dahi olunamaz.Ancak muhik sebepler mevcutsa,ortaklardan birinin talebi üzerine mahkeme kararı ile idare hak ve vazifesi tahdit veya nez'olunabilir.Vazifenin yerine getirilmesinde basiretsizlik,ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi haller,muhik sebep sayılır.".
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil yetkisinin kaldırılması · şirket müdürlüğü · ortaklar kurulu kararı · ispat yükü · yetkisizlik kararı · temsil
Benzer bu karardaTTK'nun 543.maddesi yollaması sonucu ,ortaklara ait idare ve «temsil yetkisinin kaldırılması» hakkında aynı Kanunun 161 ve 162.madde hükümleri uygulanır.
… usu kararlarda imzaların vekaleten atıldığı yönünde bir ibare bulunmamaktadır.Bu durumda söz konusu kararların altındaki imzaların davacı izniyle atıldığı konusunda «ispat yükü» davalıya düşmektedir.Davalı tarafından anılan «ortaklar kurulu» kararları altındaki imzaların davacının izniyle atıldığı kanıtlanamazsa bu durum davalının TTK'nun 161.maddesi uyarınca «şirket müdürlüğünden» azli için haklı neden oluşturur.Mahkemece davalıya bu husustaki delilleri sorularak hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan inceleme …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10821 E. 2014/1745 K.
Ortak:azil · şirket müdürü
İncelediğiniz kararda… göre, tarafların eşit hisseyle ortak olduğu 14/07/2011 tarihinde tescil edilen dava dışı şirketin ana sözleşmesine göre 10 yıl süreyle görev yapmak üzere davalının «şirket müdürü» olarak atandığı, davalı müdürün özellikle kapalı mekan fabrika makinelerini açık ocak işletmede kullanıldığı hissini vererek, boş araziye makineleri atar gibi açık …
6762 sayılı TTK'nın 161. maddesine göre, idare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamayacağı gibi kendisi «azil» dahi olunamaz.
İkinci raporda, şirket sözleşmesiyle atanan müdürün görevden alınabileceği, bunun için «haklı sebep» bulunması gerektiği, davalı müdürün özellikle kapalı mekan fabrika makinelerinin açık ocak işletmede kullanıldığı hissini verdiği, boş araziye makineleri atar gibi açık ocakta gelişigüzel konumda bulundurduğu ve doğru makine seçimi ile daha fazla üretim yapmasının mümkün olabileceği tespit edilerek, ana sözleşmeyle «şirket müdürü» olan davalının bu nedenle müdürlükten azli için haklı sebeplerin gerçekleştiği bildirilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği, gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.11.2011 tarih ve 2 nolu ortaklar kurulu kararı ile davacının şirket müdürlüğünden azli kararın …
B.. ile birlikte ana sözleşmeyle «şirkete müdür» olarak atanmıştır.
Mülga TTK'nın 543. maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 161. maddesine göre “İdare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamayacağı gibi kendisi «azil» dahi olunamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müdürlükten istifa · ikrah · hükümsüzlüğün tespiti · toplantı tutanağı · sahtelik · şirket müdürlüğü · ortaklık sözleşmesi · istifa
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği, gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.11.2011 tarih ve 2 nolu ortaklar kurulu kararı ile davacının şirket müdürlüğünden azli kararın …
Ortaklar kurulu kararındaki davacının karara katılımı ve imzası, aynı zamanda «müdürlükten istifa» ettiği anlamına da gelir.
Davacının, «ortaklar kurulu» kararındaki imzasının «sahteliği» hususunda itirazı olmadığı gibi; hata, «hile», «ikrah» iddiası da yoktur.
1) Dava, şirket ana sözleşmesi ile müdür olarak «görevlendirilen» ortağın, müdürlükten çıkma kararının «hükümsüzlüğünün tespitine» ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9480 E. 2016/6013 K.
Ortak:şirket müdürü
İncelediğiniz kararda… göre, tarafların eşit hisseyle ortak olduğu 14/07/2011 tarihinde tescil edilen dava dışı şirketin ana sözleşmesine göre 10 yıl süreyle görev yapmak üzere davalının «şirket müdürü» olarak atandığı, davalı müdürün özellikle kapalı mekan fabrika makinelerini açık ocak işletmede kullanıldığı hissini vererek, boş araziye makineleri atar gibi açık …
İkinci raporda, şirket sözleşmesiyle atanan müdürün görevden alınabileceği, bunun için «haklı sebep» bulunması gerektiği, davalı müdürün özellikle kapalı mekan fabrika makinelerinin açık ocak işletmede kullanıldığı hissini verdiği, boş araziye makineleri atar gibi açık ocakta gelişigüzel konumda bulundurduğu ve doğru makine seçimi ile daha fazla üretim yapmasının mümkün olabileceği tespit edilerek, ana sözleşmeyle «şirket müdürü» olan davalının bu nedenle müdürlükten azli için haklı sebeplerin gerçekleştiği bildirilmiştir.
Benzer bu karardaAncak şirket ortağı olan davacı ile «şirket müdürü» olan davalı hakkındaki kamu kurum ve kuruluşları zararına «dolandırıcılık» suçuna ilişkin dava dosyaları mahkemece irdelenip tartışılmamış, her iki taraf hakkında kamu davası bulunması ve isnat edilen eylemlerin aynı nitelikte olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtarat · hükmün kesinleşmesi · muhtıra · ispat külfeti · kesin süre · dolandırıcılık · dosya masrafı · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin önceki «hükmün kesinleştiği», davalı şirket müdürünün «yetkisinin» kaldırılmasına ya da azline ilişkin talebin incelenmesinde ise, hem davacı hem de davalı hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına «dolandırıcılık» suçundan kamu davası açıldığı, taraflara isnat edilen eylemin aynı nitelikte olması nedeniyle tek başına davacıyı haklı kılacak vicdani sonuç ve kanıya varılamadığı, bilirkişi «masrafı» için gerekli eksik avansın yatırılması için davacı vekiline «kesin süre» «ihtaratlı» «muhtıra» tebliğine rağmen eksik avansın karar duruşmasında dahi yatırılmadığından «defter» ve belgelerin incelemesinin mümkün olmadığı, «ispat külfeti» kendisinde bulunan davacının bu delil ikamesinden vazgeçmiş sayıldığı, muhtıra tebliğ edilen vekilin azline veya istifasına ilişkin herhangi bir iddia ileri sürülmediğine göre, yetkisi devam eden avukata yapılan muhtıra tebliğinin geçerli olduğu, davacı tarafından önceliklikle eksik avans tamamlanmadan, davalının şirket defterlerinin «ibrazına» zorlanmasının mümkün olmadığı, defter ibrazı açısından davalıya kesin süre henüz verilmediği, davacı tarafından eksik avans yatırıldıktan sonra bu husus açısından ayrıca inceleme yapılması gerekeceği böylelikle davalının «temsil» yetkisini kötüye kullandığı, hususundan azli ya da sınırlanmasını gerektirir hukuksal bir olgunun sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak şirket ortağı olan davacı ile «şirket müdürü» olan davalı hakkındaki kamu kurum ve kuruluşları zararına «dolandırıcılık» suçuna ilişkin dava dosyaları mahkemece irdelenip tartışılmamış, her iki taraf hakkında kamu davası bulunması ve isnat edilen eylemlerin aynı nitelikte olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8854 E. , 2014/15962 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) ANADOLU 13. ASLİYE
TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/02/2014
NUMARASI 2013/179-2014/53
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/02/2014 tarih ve 2013/179-2014/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların dava dışı S. Limited Şirketi’ne % 50’şer hisse ile ortak olduklarını, 2011 yılının Temmuz ayında kurulan şirketin müdürlüğüne davalının atandığını, şirketin ana sözleşmesini davalının babası İ. M.’nun hazırladığını ve müvekkilinin de içeriğini bilmeden sözleşmeyi imzaladığını, şirketin tüm harcamalarının müvekkili tarafından karşılandığını, bunlar için İ. M.’ya 590.000 TL ödendiğini, İ. M.’ya verilen paraların daha önceki 50.000 TL ile birlikte 640.000 TL'ye ulaştığını, davalının müvekkilini işten uzak tutmaya çalışıldığını, vaadedilen iki adet iş makinesinin şirkete devredilmediğini, şirketin kuruluşunun sekiz ay geçmesine rağmen üç ocaktan sadece bir tanesinin kısmen işletildiğini, işçilerin maaşları ödenmeden işten çıkarıldığını, şirketin vergi ve sigorta borcu altına sokulduğunu, davalının şirket müdürlüğü yetkisinin devam etmesi halinde şirketi borçlandırmaya devam edeceğini ve şirketin kısa bir sürede yok olacağını, davalının müdürlük vazifesini yerine getirmekte basiretsiz davrandığını ileri sürerek davalının dava dışı şirketteki müdürlük sıfatının hükmen geri alınarak yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların eşit hisseyle ortak olduğu 14/07/2011 tarihinde tescil edilen dava dışı şirketin ana sözleşmesine göre 10 yıl süreyle görev yapmak üzere davalının şirket müdürü olarak atandığı, davalı müdürün özellikle kapalı mekan fabrika makinelerini açık ocak işletmede kullanıldığı hissini vererek, boş araziye makineleri atar gibi açık ocakta gelişigüzel konumda bulundurması ve doğru makine seçimi ile daha fazla üretim yapmasının mümkün olabileceğine dair tespitlere göre, ana sözleşmeyle şirket müdürü olan davalının müdürlükten azli için haklı sebeplerin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının S.Madencilik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ndeki müdürlüğünden azline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ana sözleşme ile atanan davalı şirket müdürünün 6762 sayılı TTK'nın 543. maddesi atfı ile 161. maddesi uyarınca azline ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
6762 sayılı TTK'nın 161. maddesine göre, idare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamayacağı gibi kendisi azil dahi olunamaz. Ancak, muhik sebepler mevcutsa, ortaklardan birinin talebi üzerine mahkeme kararı ile idare hak ve vazifesi tahdit veya nez olunabilir. Vazifenin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi haller muhik sebep sayılır.
Somut olaya gelince, davacı dava dilekçesinde esasen davalının kötü yönetimi nedeniyle şirketin zarara uğradığını ileri sürmüş, davalı vekili davacının iddialarının yerinde bulunmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında görüşüne başvurulan bilirkişiler A.D. ve S.K.tarafından düzenlenen asıl ve ek bilirkişi raporunda, davalı müdürün şirkete sağladığı kaynak ile şirketin kısa sürede yatırım yaptığı, şirketin borçlandırıldığına dair iddiaların yersiz olduğu, yasada kötü idareye dayalı bir neden bulunmadığı, bu nedenlerle davalının görevden alınması için muhik sebep bulunmadığı bildirilmiştir.
Mahkemece; ilk bilirkişi heyetinden yeminli mali müşavir olan bilirkişi çıkartılmış, kurula bir makine mühendisi ve bir de maden mühendisi eklenerek mahkemece 2. ek bilirkişi raporu alınmıştır. İkinci raporda, şirket sözleşmesiyle atanan müdürün görevden alınabileceği, bunun için haklı sebep bulunması gerektiği, davalı müdürün özellikle kapalı mekan fabrika makinelerinin açık ocak işletmede kullanıldığı hissini verdiği, boş araziye makineleri atar gibi açık ocakta gelişigüzel konumda bulundurduğu ve doğru makine seçimi ile daha fazla üretim yapmasının mümkün olabileceği tespit edilerek, ana sözleşmeyle şirket müdürü olan davalının bu nedenle müdürlükten azli için haklı sebeplerin gerçekleştiği bildirilmiştir.
Bu durumda bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu açıktır. Mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve hangi nedenle benimsendiği konusunda yeterli bir açıklama yapılmaksızın son düzenlenen rapora göre hüküm kurulmuş olup, benimsenen bilirkişi raporunda belirlenen ve mahkemece azil için esas alınan sebep, esasen tek başına davalının müdürlük görevinin kaldırılması için yeterli bulunmadığı gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102016500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz