Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/10145 E. 2014/15057 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
azil↗ şirket müdürlüğü↗ ortaklık sözleşmesi↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davacının ortaklık sözleşmesiyle şirkete müdür olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce ortaklar kurulu kararı ile müdürlükten azillerinin mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak şirket müdürlüğünden azlinin talep edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 31/01/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10821 E. 2014/1745 K.
Ortak:azil · şirket müdürlüğü · ortaklık sözleşmesi · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaMahkemece davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 31/01/2014 tarihli kararı …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği, gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.11.2011 tarih ve 2 nolu ortaklar kurulu kararı ile davacının şirket müdürlüğünden azli kararın …
B.. ile birlikte ana sözleşmeyle «şirkete müdür» olarak atanmıştır.
Şirket ana sözleşmesinin “Şirketin İdaresi” başlıklı 8. maddesine göre; şirketin işleri ve muameleleri «ortaklar kurulu» tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütülür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müdürlükten istifa · ikrah · hükümsüzlüğün tespiti · toplantı tutanağı · sahtelik · istifa · emredici hüküm · hile
Benzer bu karardaDavacının, «ortaklar kurulu» kararındaki imzasının «sahteliği» hususunda itirazı olmadığı gibi; hata, «hile», «ikrah» iddiası da yoktur.
Yukarıda ifade edilen TTK'nın 161. madde hükmü «emredici» olması nedeniyle ana sözleşmeye buna aykırı hüküm konulamaz ise de davacının müdürlük «yetkisinin» kaldırılmasına dair dava konusu, 31.01.2012 tarihli «ortaklar kurulu» «toplantı tutanağında» davacının da imzası bulunup, müdürlük yetkisinin kaldırılması kendi rızasıyla olmuştur.
Ortaklar kurulu kararındaki davacının karara katılımı ve imzası, aynı zamanda «müdürlükten istifa» ettiği anlamına da gelir.
1) Dava, şirket ana sözleşmesi ile müdür olarak «görevlendirilen» ortağın, müdürlükten çıkma kararının «hükümsüzlüğünün tespitine» ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2187 E. 2012/129 K.
Ortak:azil · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 31/01/2014 tarihli kararı …
Benzer bu kararda… uyarınca ancak haklı sebeplerin mevcut olması durumunda mahkeme kararı ile müdürlükten azlinin mümkün olduğu, ortaklar kurulunun ana sözleşme ile belirlenen müdürü «azil» yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, «ortaklar kurulu» kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ile kararların iptaline karar verilmiştir.
Oysa, davalı vekili cevabında, davacının 04.03.2005 tarihinde ana sözleşme ile 3 yıllığına müdür olarak atandığını, süre sonunda 07.04.2008 tarihli «ortaklar kurulu» kararıyla 10 yıllığına yeniden müdür olarak tayin edildiğini savunmuş, nitekim dava dilekçesinde de davacının ana sözleşme ile müdür olarak atandığı, görev süresinin 07.04.2018 tarihine kadar uzatıldığını belirtilmiş, yine «ticaret sicil müdürlüğünün» müzekkere cevabına ekli ticaret sicil gazetesine göre de 07.04.2008 tarihli ortaklar kurulunda davacı 10 yıllığına davalı «şirkete müdür» olarak atanmış olup, bu beyan ve kayıtlar nazara alınmadan hatalı gerekçeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava, «limited şirket» ortaklar kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacının ana sözleşme ile müdür olarak atandığı, TTK’nun 543 ve 161. maddeleri gereğince ancak haklı sebeplerin mevcut olması .../... -2- durumunda mahkeme kararı ile müdürlükten azlinin mümkün olduğu gerekçesiyle, 12.02.2010 tarihli ortaklar kurulunda dava dışı ... ile Sinan...’in müdür olarak atanmasına ilişkin olarak alınan karar ile 25.02.2010 tarihli ortaklar kurulunda davacının «şirket müdürlüğünden» azline ilişkin kararların yok hükmünde olduğunun kabulü ile kararların iptaline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili müdürlüğü · limited şirket · ticaret sicili
Benzer bu karardaOysa, davalı vekili cevabında, davacının 04.03.2005 tarihinde ana sözleşme ile 3 yıllığına müdür olarak atandığını, süre sonunda 07.04.2008 tarihli «ortaklar kurulu» kararıyla 10 yıllığına yeniden müdür olarak tayin edildiğini savunmuş, nitekim dava dilekçesinde de davacının ana sözleşme ile müdür olarak atandığı, görev süresinin 07.04.2018 tarihine kadar uzatıldığını belirtilmiş, yine «ticaret sicil müdürlüğünün» müzekkere cevabına ekli ticaret sicil gazetesine göre de 07.04.2008 tarihli ortaklar kurulunda davacı 10 yıllığına davalı «şirkete müdür» olarak atanmış olup, bu beyan ve kayıtlar nazara alınmadan hatalı gerekçeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava, «limited şirket» ortaklar kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacının ana sözleşme ile müdür olarak atandığı, TTK’nun 543 ve 161. maddeleri gereğince ancak haklı sebeplerin mevcut olması .../... -2- durumunda mahkeme kararı ile müdürlükten azlinin mümkün olduğu gerekçesiyle, 12.02.2010 tarihli ortaklar kurulunda dava dışı ... ile Sinan...’in müdür olarak atanmasına ilişkin olarak alınan karar ile 25.02.2010 tarihli ortaklar kurulunda davacının «şirket müdürlüğünden» azline ilişkin kararların yok hükmünde olduğunun kabulü ile kararların iptaline karar verilmiştir.
Oysa, «limited şirkete» ana sözleşme ile müdür atanabileceği gibi «ortaklar kurulu» kararıyla da her zaman yeniden müdür tayini mümkündür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11780 E. 2018/3731 K.
Ortak:azil · şirket müdürü
İncelediğiniz karardaMahkemece davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 31/01/2014 tarihli kararı …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; şirket «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davalı tarafından satışı yapılan şirkete ait bazı araçların bedelinin şirket defterlerine işlenmediği, bu nedenle «şirket müdürünün azlinin» şartlarının gerçekleştiği, yargılama sırasında şirket tarafından davalı şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle «şirket müdürün» azline yönelik şartların gerçekleştiğinin tesbitine, ancak fiilen iş başında bulunmadığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Dava, «esas sözleşme» ile atanan «limited şirket» müdürünün haklı nedenlerle azli istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, şirket müdürünün «azil» şartlarının gerçekleştiği, ancak yargılama sırasında şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 543. maddesi atfı ile 161. maddesi uyarınca, “idare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamayacağı gibi kendisi «azil» dahi olunamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürünün azli · esas sözleşme · limited şirket · yetkisizlik kararı · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; şirket «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davalı tarafından satışı yapılan şirkete ait bazı araçların bedelinin şirket defterlerine işlenmediği, bu nedenle «şirket müdürünün azlinin» şartlarının gerçekleştiği, yargılama sırasında şirket tarafından davalı şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle «şirket müdürün» azline yönelik şartların gerçekleştiğinin tesbitine, ancak fiilen iş başında bulunmadığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Dava, «esas sözleşme» ile atanan «limited şirket» müdürünün haklı nedenlerle azli istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, şirket müdürünün «azil» şartlarının gerçekleştiği, ancak yargılama sırasında şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Vazifenin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi haller muhik sebep sayılır.” Davalı «şirket müdürü», «esas sözleşme» ile on yıllığına şirket müdürü olarak «görevlendirilmiş» olup, dava tarihi itibariyle müdürlüğünün hala devam ettiği, ancak 20.11.2013 tarihli genel kurul kararı ile müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, davacının iddialarının sübut bulduğu ve «şirket müdürünün azlinin» şartlarının oluştuğu kabul edildiğine göre, davalı şirket müdürünün «esas sözleşmeyle» atandığı gözetilerek 6762 sayılı TTK’nın 161. maddesi karşısında davalı şirket müdürünün azline karar verilmesi gerekirken, davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12476 E. 2013/8710 K.
Ortak:azil · ortaklar kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 31/01/2014 tarihli kararı …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ...'ın davasından «feragat» ettiği, davanın tarafları gerçek kişilerin davalı şirketin ortakları bulundukları, davalı gerçek kişinin 29.03.2003 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile tek başına şirketi «temsil» ve ilzama yetkili müdür olarak atandığı, bilirkişi raporunda bir takım işlerde davalı müdürün «şirketi zarara» uğratan işlemlerinin açıklandığı, basiretsiz davranışlarının tespit edildiği, davalı müdürün uzun yıllar ...'da yaşadığını, diğer davalıya ait işlemlerin yapılması için davacılar ile kız kardeşi davacı eşini vekil tayin ettiğini ve bunların yönetiminde zararın meydana geldiğini savunduğu, müdür davalının işleri geniş yetkili vekaletnamelerle birilerine devir etmesi, yönetim ve faaliyetleri denetlememesi, uzun süre şirket işleriyle ilgili bilgi almamasının bile salt «ağır kusur» teşkil edeceği, rapor içeriği de dikkate alındığında basiretsiz yönetim sergilediği, müdürlükten «azil» şartının oluştuğu gerekçesiyle davacı ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, diğer davacıların davalarının kabulüne, davalı müdürün azline, ...'nın 540. maddesi uyarınca «kayyım» isteminin reddine karar verilmiştir.
… lılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, haklı nedenlerle «ortaklar kurulu» tarafından atanan «şirket müdürünün azli», olmadığı takdirde tek başına şirketi «temsil» ve ilzam «yetkisinin» sınırlandırılması istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürünün azli · limited şirket ortaklığı · temsil yetkisi · ağır kusur · kayyım · şirket zararı · husumet yokluğu · feragat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ...'ın davasından «feragat» ettiği, davanın tarafları gerçek kişilerin davalı şirketin ortakları bulundukları, davalı gerçek kişinin 29.03.2003 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile tek başına şirketi «temsil» ve ilzama yetkili müdür olarak atandığı, bilirkişi raporunda bir takım işlerde davalı müdürün «şirketi zarara» uğratan işlemlerinin açıklandığı, basiretsiz davranışlarının tespit edildiği, davalı müdürün uzun yıllar ...'da yaşadığını, diğer davalıya ait işlemlerin yapılması için davacılar ile kız kardeşi davacı eşini vekil tayin ettiğini ve bunların yönetiminde zararın meydana geldiğini savunduğu, müdür davalının işleri geniş yetkili vekaletnamelerle birilerine devir etmesi, yönetim ve faaliyetleri denetlememesi, uzun süre şirket işleriyle ilgili bilgi almamasının bile salt «ağır kusur» teşkil edeceği, rapor içeriği de dikkate alındığında basiretsiz yönetim sergilediği, müdürlükten «azil» şartının oluştuğu gerekçesiyle davacı ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, diğer davacıların davalarının kabulüne, davalı müdürün azline, ...'nın 540. maddesi uyarınca «kayyım» isteminin reddine karar verilmiştir.
Ancak, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı ...'nın 543. maddesi uyarınca «limited şirketin ortaklara» ait idare ve «temsil yetkilerinin» kaldırılması istemli olarak açılan davalarda «husumet», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca limited ortaklığın dava edilmesi zorunlu değildir.
… lılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, haklı nedenlerle «ortaklar kurulu» tarafından atanan «şirket müdürünün azli», olmadığı takdirde tek başına şirketi «temsil» ve ilzam «yetkisinin» sınırlandırılması istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında, davalı şirket hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/10145 E. , 2014/15057 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2013 gün ve 2012/207-2013/305 sayılı kararı bozan Daire’nin 31.01.2014 gün ve 2013/10821-2014/1745 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, davalı şirketi, üç ortaklı olarak kurduklarını, daha sonra ortaklardan birinin ortaklık hissesini devretmesi sonucu şirketin 2 ortaklı hale dönüştüğünü, şirketin idaresi ve temsilinin şirket ana sözleşmesine göre, 20 yıl süre ile şirketin kurucu ortakları olan %10 hisse ile kendisine, %90 hisse oranı ile davalı ...'a müdür ataması yapılarak bırakıldığını, 14.11.2011 tarihinde ortaklar kurulu kararı ile ... tarafından, kendisinin şirket müdürlüğüne son verildiğine dair karar alındığını, istifa beyanının olmadığını, şirket müdürlüğünden çıkarılmasına ilişkin ortaklar kurulu kararının kanun ve şirket ana sözleşmesi maddeleri gereği mümkün olmadığını ileri sürerek, alınan bu kararın yokluk ve butlan ile hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili ...'ın, şirkette münferiden temsil yetkisine sahip bulunduklarını, bununla birlikte fiilen şirketin yönetim ve temsili ile rutin iş ve işlemlerini, eğitim ve uzmanlık alanı olması itibariyle davacının tek başına yürüttüğünü, şirketi açıkça zarara uğrattığının tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının ortaklık sözleşmesiyle şirkete müdür olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce ortaklar kurulu kararı ile müdürlükten azillerinin mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak şirket müdürlüğünden azlinin talep edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 31/01/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/348712800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz