Hakim ortak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5107 E. 2014/11113 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakim ortak↗ tazminat davası↗ tmsf↗ vade↗ fer'i müdahil↗ temerrüt faizi↗ haksız fiil↗ harç↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,davacının Y.. Kocaeli Şubesi'ne yatırdıkları paraların o..-shore hesabına yönlendirildiği, ancak fiilen Kıbrıs'da bulunan o..-shore bankasına gönderilmediği, Y.. A.Ş'nin hakim ortaklarına ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, Y.. A.Ş'nin külli halefi olan davalı bankanın davacının ödenmeyen mevduatından sorumlu olduğunu, davacının 7000 TL'sinin 09/11/1999 tarihinde off shore hesabına aktarıldığını, vade sonunda bu tutarın 7.543,69 TL'ye ulaştığı gerekçesiyle 7.543,69 TL'nin vade sonu olan 14.12.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı I.. A.. ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 321'inci maddelerinden kaynaklanmasına ve davacının parasını O.. S.. Bankası'ndan tahsil etme olanağı kalmadığının anlaşıldığından itibaren zamanaşımı süresinin başlayacak olmasına göre, göre, davalı İ.. Bank A.Ş. ve fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Dava, davalı bankanın külli halefi olan Y.. A.Ş'nin haksız fiiline dayalı olarak açılan tazminat davası olup davacı, davalı banka ile aralarında akdi ilişki bulunduğunu iddia etmeyip, Y.. A.Ş çalışanlarının yönlendirmesi ile parasının off shore hesabına gönderdiğini ve bu suretle haksız fiile maruz kaldığını iddia etmiş olduğundan off shore hesap cüzdanına işlenen ve vade sonunda tahakkuk ettirilen faizli tutarı talep etme hakkı bulunmayıp, sadece off shore hesabına yatırdığı miktarı, yatırdığı tarihten itibaren temerrüt faizi ile tahsilini talep edebilir. Bu nedenle mahkemece aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı banka ve fer'i müdahil TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-) Ayrıca, davalı I.. A..'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin, bu banka tarafından devir alınan Y.. A.Ş.'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Y.. A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son I.. A..'ye devredildiği, bu durumda F.. Bankası iken I.. A..'ye devredilen Y.. A.Ş.'nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan I.. A..'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde davalı Banka'nın harç ile sorumlu tutulması da doğru olmamış kararın bu nedenlerle de davalı ve fer'i müdahil TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4504 E. 2014/10476 K.
Ortak:tazminat davası · vade · temerrüt faizi · haksız fiil · harç · temerrüt · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaA.Ş çalışanlarının yönlendirmesi ile parasının off shore hesabına gönderdiğini ve bu suretle «haksız fiile» maruz kaldığını iddia etmiş olduğundan off shore hesap cüzdanına işlenen ve «vade» sonunda tahakkuk ettirilen faizli tutarı talep etme hakkı bulunmayıp, sadece off shore hesabına yatırdığı miktarı, yatırdığı tarihten itibaren «temerrüt faizi» ile tahsilini talep edebilir.
A.Ş'nin «haksız fiiline» dayalı olarak açılan «tazminat davası» olup davacı, davalı banka ile aralarında akdi ilişki bulunduğunu iddia etmeyip, Y..
A.Ş'nin külli halefi olan davalı bankanın davacının ödenmeyen mevduatından sorumlu olduğunu, davacının 7000 TL'sinin 09/11/1999 tarihinde off shore hesabına aktarıldığını, «vade» sonunda bu tutarın 7.543,69 TL'ye ulaştığı gerekçesiyle 7.543,69 TL'nin vade sonu olan 14.12.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş çalışanlarının yönlendirmesi ile parasının off shore hesabına gönderdiğini ve bu suretle «haksız fiile» maruz kaldığını iddia etmiş olduğundan off shore hesap cüzdanına işlenen ve «vade» sonunda tahakkuk ettirilen faizli tutarı talep etme hakkı bulunmayıp, sadece off shore hesabına yatırdığı miktarı yatırdığı tarihten itibaren «temerrüt faizi» ile birlikte tahsilini talep edebilir.
A.Ş'nin «haksız fiiline» dayalı olarak açılan «tazminat davası» olup davacı, davalı Banka ile aralarında akdi ilişki bulunduğunu iddia etmeyip, Y..
T.. tarafından devir alındıktan sonra en «son» I..
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4327 E. 2014/10477 K.
Ortak:tazminat davası · vade · temerrüt faizi · haksız fiil · harç · temerrüt · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaA.Ş çalışanlarının yönlendirmesi ile parasının off shore hesabına gönderdiğini ve bu suretle «haksız fiile» maruz kaldığını iddia etmiş olduğundan off shore hesap cüzdanına işlenen ve «vade» sonunda tahakkuk ettirilen faizli tutarı talep etme hakkı bulunmayıp, sadece off shore hesabına yatırdığı miktarı, yatırdığı tarihten itibaren «temerrüt faizi» ile tahsilini talep edebilir.
A.Ş'nin «haksız fiiline» dayalı olarak açılan «tazminat davası» olup davacı, davalı banka ile aralarında akdi ilişki bulunduğunu iddia etmeyip, Y..
A.Ş'nin külli halefi olan davalı bankanın davacının ödenmeyen mevduatından sorumlu olduğunu, davacının 7000 TL'sinin 09/11/1999 tarihinde off shore hesabına aktarıldığını, «vade» sonunda bu tutarın 7.543,69 TL'ye ulaştığı gerekçesiyle 7.543,69 TL'nin vade sonu olan 14.12.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. çalışanlarının yönlendirmesi ile parasının Off Shore hesabına gönderdiğini ve bu suretle «haksız fiile» maruz kaldığını iddia etmiş olduğundan Off Shore hesap cüzdanına işlenen ve «vade» sonunda tahakkuk ettirilen faizli tutarı talep etme hakkı bulunmayıp, sadece Off Shore hesabına yatırdığı miktarı, yatırdığı tarihten itibaren «temerrüt faizi» ile tahsilini talep edebilir.
A.Ş' nin «haksız fiiline» dayalı olarak açılan «tazminat davası» olup davacı, davalı banka ile aralarında akdi ilişki bulunduğunu iddia etmeyip, Y..
Bankası'ndan tahsil etme olanağı kalmadığının anlaşıldığından itibaren «zamanaşımı» süresinin başlayacak olmasına göre, davalı I..
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1580 E. 2014/8060 K.
Ortak:tazminat davası · vade · haksız fiil · harç · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaA.Ş'nin «haksız fiiline» dayalı olarak açılan «tazminat davası» olup davacı, davalı banka ile aralarında akdi ilişki bulunduğunu iddia etmeyip, Y..
A.Ş çalışanlarının yönlendirmesi ile parasının off shore hesabına gönderdiğini ve bu suretle «haksız fiile» maruz kaldığını iddia etmiş olduğundan off shore hesap cüzdanına işlenen ve «vade» sonunda tahakkuk ettirilen faizli tutarı talep etme hakkı bulunmayıp, sadece off shore hesabına yatırdığı miktarı, yatırdığı tarihten itibaren «temerrüt faizi» ile tahsilini talep edebilir.
A.Ş'nin külli halefi olan davalı bankanın davacının ödenmeyen mevduatından sorumlu olduğunu, davacının 7000 TL'sinin 09/11/1999 tarihinde off shore hesabına aktarıldığını, «vade» sonunda bu tutarın 7.543,69 TL'ye ulaştığı gerekçesiyle 7.543,69 TL'nin vade sonu olan 14.12.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş'nin «haksız fiiline» dayalı olarak açılan «tazminat davası» olup davacı, davalı banka ile aralarında akdi ilişki bulunduğunu iddia etmeyip, Y.
A.Ş. çalışanlarının yönlendirmesi ile parasının off shore hesabına gönderdiğini ve bu suretle «haksız fiile» maruz kaldığını iddia etmiş olduğundan o.s. hesap cüzdanına işlenen ve «vade» sonunda tahakkuk ettirilen faizli tutarı talep etme hakkı bulunmayıp, sadece off shore hesaba yatırdığı miktarı, yatırdığı tarihten itibaren talep gibi «reeskont faizi» ile tahsilini talep edebilir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre, davacının, 26.07.1999 tarihinde 5.379,67 TL'lik vadeli «mevduat hesabı» açtırdığını, «vade» sonu olan 01.11.1999 tarihinde hesabın 6.809,63 TL olarak «yenilendiğini», 21.12.1999 tarihinde Y.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı · reeskont faizi · dolandırıcılık · garantörlük · yenileme
Benzer bu kararda… iğini, buna rağmen bu banka adına mevduat toplayarak davacının zararına sebebiyet verdiğini, davalı banka yöneticilerinin aralarında davacının da bulunduğu mudileri «dolandırdığının» kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın alacak talebinin kabulü ile 6.809,00 TL alacağın 01.11.1999 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile tahsiline, davacının manevi tazminat talebinin ise yukarıda sözü edilen ceza mahkemesi kararında mudilerin, mevduatının bir kısmın «garanti» altında bulunduğu kamu ve özel bankalar ve bu arada Y.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre, davacının, 26.07.1999 tarihinde 5.379,67 TL'lik vadeli «mevduat hesabı» açtırdığını, «vade» sonu olan 01.11.1999 tarihinde hesabın 6.809,63 TL olarak «yenilendiğini», 21.12.1999 tarihinde Y.
A.Ş. çalışanlarının yönlendirmesi ile parasının off shore hesabına gönderdiğini ve bu suretle «haksız fiile» maruz kaldığını iddia etmiş olduğundan o.s. hesap cüzdanına işlenen ve «vade» sonunda tahakkuk ettirilen faizli tutarı talep etme hakkı bulunmayıp, sadece off shore hesaba yatırdığı miktarı, yatırdığı tarihten itibaren talep gibi «reeskont faizi» ile tahsilini talep edebilir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8444 E. 2014/15574 K.
Ortak:harç · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» I..
A..'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde davalı Banka'nın «harç» ile sorumlu tutulması da doğru olmamış kararın bu nedenlerle de davalı ve fer'i müdahil TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda2-Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...
Bank A.Ş'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...
Bank A.Ş'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde «harç» ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · havale · avans faizi · husumet
Benzer bu karardaA.Ş'nin davacının mevduatından sorumlu olduğunun ve «pasif husumet ehliyetinin» bulunduğunun kabulü gerektiğinden külli halefi sıfatı ile davalı ...
Şti. hesabına «havale» edilmiş gösterilmesine rağmen davalı ...
Bank A.Ş'nin de sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 5.500 TL'nin 30/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12790 E. 2010/12753 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/692 E. 2015/5861 K.
Ortak:harç · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» I..
A..'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde davalı Banka'nın «harç» ile sorumlu tutulması da doğru olmamış kararın bu nedenlerle de davalı ve fer'i müdahil TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davacıya ait paranın ... bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ...
A....nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...
A....nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde «harç» ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu · havale · avans faizi
Benzer bu karardaOff-Shore Ltd.den tahsili imkanı bulunmadığı ve uyuşmazlığı «havale» görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesi gerektiği, bir «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıyı off-shore yönlendirdiği, davacı alacağından davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 55.000 TL'nin 10.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2.
Maddesi uyarınca «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5107 E. , 2014/11113 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 03/12/2013
NUMARASI 2012/119-2013/330
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/12/2013 tarih ve 2012/119-2013/330 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı I.. A.. ve Fer'i Müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin Y.. A.Ş. Kocaeli Şubesi'nde açtırdığı hesaptaki paranın Y.. Security Off Shore Ltd. Şirketi'ne aktarılmış gibi gösterildiğini, ancak paranın gerçekte Y.. A.Ş. bünyesinde kaldığını, bilahare bankanın fona devredildiğini, banka ortağı A.. A.. B..'in yatırılan paraları diğer şirketlerde kullandırdığının ve müvekkillerinin bu şekilde dolandırıldığının kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğunu ileri sürerek, 7.543,69 TL'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, fer'i müdahil vekili ve ihbar olunan vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,davacının Y.. Kocaeli Şubesi'ne yatırdıkları paraların o..-shore hesabına yönlendirildiği, ancak fiilen Kıbrıs'da bulunan o..-shore bankasına gönderilmediği, Y.. A.Ş'nin hakim ortaklarına ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, Y.. A.Ş'nin külli halefi olan davalı bankanın davacının ödenmeyen mevduatından sorumlu olduğunu, davacının 7000 TL'sinin 09/11/1999 tarihinde off shore hesabına aktarıldığını, vade sonunda bu tutarın 7.543,69 TL'ye ulaştığı gerekçesiyle 7.543,69 TL'nin vade sonu olan 14.12.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı I.. A.. ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 321'inci maddelerinden kaynaklanmasına ve davacının parasını O.. S.. Bankası'ndan tahsil etme olanağı kalmadığının anlaşıldığından itibaren zamanaşımı süresinin başlayacak olmasına göre, göre, davalı İ.. Bank A.Ş. ve fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Dava, davalı bankanın külli halefi olan Y.. A.Ş'nin haksız fiiline dayalı olarak açılan tazminat davası olup davacı, davalı banka ile aralarında akdi ilişki bulunduğunu iddia etmeyip, Y.. A.Ş çalışanlarının yönlendirmesi ile parasının off shore hesabına gönderdiğini ve bu suretle haksız fiile maruz kaldığını iddia etmiş olduğundan off shore hesap cüzdanına işlenen ve vade sonunda tahakkuk ettirilen faizli tutarı talep etme hakkı bulunmayıp, sadece off shore hesabına yatırdığı miktarı, yatırdığı tarihten itibaren temerrüt faizi ile tahsilini talep edebilir. Bu nedenle mahkemece aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı banka ve fer'i müdahil TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-) Ayrıca, davalı I.. A..'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin, bu banka tarafından devir alınan Y.. A.Ş.'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Y.. A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son I.. A..'ye devredildiği, bu durumda F.. Bankası iken I.. A..'ye devredilen Y.. A.Ş.'nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan I.. A..'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde davalı Banka'nın harç ile sorumlu tutulması da doğru olmamış kararın bu nedenlerle de davalı ve fer'i müdahil TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ve fer'i müdahil TMSF yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102098400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz