Ortaklık sıfatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13378 E. 2014/16475 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık sıfatı↗ ticari faiz↗ pay defteri↗ sebepsiz zenginleşme↗ husumet yokluğu↗ anonim şirket↗ yönetim kurulu kararı↗ temsil↗ husumet↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Y. Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Ticaret Anonim Şirketi'nde, nominal değeri 0.05 TL'den 299 hissenin olduğu, şirket pay defterinin 59434 sırasında kayıtlı olduğu ve davacının şekil şartları itibariyle Y.Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Ticaret Anonim Şirketinin şirket ortaklık sıfatını kazandığı ancak davacıya verilen pay senetlerinin Y. Holding A.Ş ortaklığını içerdiği halde davacının talebi olmadan Y.Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Ticaret Anonim Şirketi'ne ortak yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle davacıdan tahsil edilen 29.900 DM karşılığı olan 9.663,11 TL'nin davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, davalı D.. U..'a yönelik davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı şirkete yönelik davanın kısmen kabulü ile 9.663,11 TL'nin 01/01/2001 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı Y.. A.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Y.. A.. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece davacının ortaklığının usulünce gerçekleşmediği ve davacıdan alınan paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerektiğine hükmedildiğine göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 336. maddesi uyarınca davalı D.. U..'ın hakkındaki davanın reddi doğru değildir. Zira, davalı D.. U..'ın eylemi 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, davalı Anonim Şirketin de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca, temsile ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden sorumlu olacağı, davalı D.. U..'ın da davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olarak 6762 sayılı TTK'nın 336/5. ve TMK'nın 50/3. maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulması gerektiğinin gözden kaçırılması bozmayı gerektirmiştir.
3-Diğer taraftan, davacı Alman Markı olarak ödemede bulunduğuna ve davada da bunun dava tarihindeki karşılığını istediğine göre dava tarihindeki kurdan hesaplama yapılarak bu tutara hükmedilmesi gerekirken, davacı tarafından paranın ödendiği 01.01.2001 tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek karar verilmesi de hatalı olup kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13342 E. 2014/9642 K.
Ortak:ortaklık sıfatı · ticari faiz · pay defteri · sebepsiz zenginleşme · husumet yokluğu · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · temsil · dava şartı
İncelediğiniz karardaYozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Ticaret Anonim Şirketi'nde, nominal değeri 0.05 TL'den 299 hissenin olduğu, şirket «pay defterinin» 59434 sırasında kayıtlı olduğu ve davacının şekil şartları itibariyle Y.Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Ticaret Anonim Şirketinin şirket «ortaklık sıfatını» kazandığı ancak davacıya verilen pay senetlerinin Y.
U..'a yönelik davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalı şirkete yönelik davanın kısmen kabulü ile 9.663,11 TL'nin 01/01/2001 ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece davacının ortaklığının usulünce gerçekleşmediği ve davacıdan alınan paranın «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre iadesi gerektiğine hükmedildiğine göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 336. maddesi uyarınca davalı D..
Benzer bu karardaA.Ş'de, nominal değeri 0.05 TL' den «308» hissesinin olduğu, şirket «pay defterinin» 60001 sırasında kayıtlı olduğu ve davacının şekil şartları itibariyle şirket «ortaklık sıfatını» kazandığı ancak davacıya verilen pay senetlerinin Y.Holding A.Ş. ortaklığını içerdiği halde davacının talebi olmadan Y.
… sul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle davacıdan tahsil edilen 31.000 DM karşılığının davacıya iadesi gerektiği, böylece davalı şirketlerin 8.930,44 TL bedel kadar «sebepsiz zenginleştikleri», dosya ve davalı şirketin «hazirun cetveli», pay «dağıtım» cetveli, genel kurul tutanakları bilirkişiler tarafından incelenmiş ve bilirkişilerin davacıya hissesini devreden şirketin devir tarihinde devre konu paylara sahip olduğunu tespit ettikleri, SPK raporlarında ikincil kayıtlardan bahsedildiği ancak şahıs bazında ve somut olarak herhangi bir tespitin yapılmadığı, herhangi bir isme yer verilmediği, bu nedenle davacının davalı şirkette geçerli bir ortaklığının olduğu ve TTK hükümlerine göre payını şirketten talep edemeyeceği, bir an davacının davalı şirkete usulünce hissedar yapılmadığı ve ortaklığının geçerli olmadığı düşünülse bile bu kez eylemin «haksız fiil» niteliğinde olup «haksız fiil sorumluluğunun» düşünülebileceği ancak davacının hisse devir ve kabul sözleşmesine göre davalı şirkete 22/03/2000 tarihinde hissedar olduğu, haksız fiil tarihinin de bu tarih olacağı ve davalılar vekilinin de cevap dilekçesinde süresinde «zamanaşımı def»'inde bulunduğu, davalılar hakkında «dolandırıcılık» veya başka bir eylem teşkil edebilecek olan haksız fiil sorumluluğundan dolayı yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının olmadığı da dikkate alındığında davacının fazlaya ilişkin talebinin reddi gerektiği, her ne kadar şirket «yönetim kurulu» başkanı olan D..
U.. davalı olarak göstermiş ise de, davanın niteliği itibariyle TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği, davalı şirket ve yönetim kurulu başkanı hakkında nitelikli «dolandırıcılık» suçundan yapılmış bir yargılama, soruşturma ve ceza mahkumiyeti de bulunmadığından davalı D..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 308/b · anonim şirket yönetim kurulu · hazirun cetveli · ortaklık sözleşmesi · haksız fiil sorumluluğu · şahsi sorumluluk · zamanaşımı def'i · dolandırıcılık
Benzer bu kararda… sul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle davacıdan tahsil edilen 31.000 DM karşılığının davacıya iadesi gerektiği, böylece davalı şirketlerin 8.930,44 TL bedel kadar «sebepsiz zenginleştikleri», dosya ve davalı şirketin «hazirun cetveli», pay «dağıtım» cetveli, genel kurul tutanakları bilirkişiler tarafından incelenmiş ve bilirkişilerin davacıya hissesini devreden şirketin devir tarihinde devre konu paylara sahip olduğunu tespit ettikleri, SPK raporlarında ikincil kayıtlardan bahsedildiği ancak şahıs bazında ve somut olarak herhangi bir tespitin yapılmadığı, herhangi bir isme yer verilmediği, bu nedenle davacının davalı şirkette geçerli bir ortaklığının olduğu ve TTK hükümlerine göre payını şirketten talep edemeyeceği, bir an davacının davalı şirkete usulünce hissedar yapılmadığı ve ortaklığının geçerli olmadığı düşünülse bile bu kez eylemin «haksız fiil» niteliğinde olup «haksız fiil sorumluluğunun» düşünülebileceği ancak davacının hisse devir ve kabul sözleşmesine göre davalı şirkete 22/03/2000 tarihinde hissedar olduğu, haksız fiil tarihinin de bu tarih olacağı ve davalılar vekilinin de cevap dilekçesinde süresinde «zamanaşımı def»'inde bulunduğu, davalılar hakkında «dolandırıcılık» veya başka bir eylem teşkil edebilecek olan haksız fiil sorumluluğundan dolayı yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının olmadığı da dikkate alındığında davacının fazlaya ilişkin talebinin reddi gerektiği, her ne kadar şirket «yönetim kurulu» başkanı olan D..
U.. davalı olarak göstermiş ise de, davanın niteliği itibariyle TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği, davalı şirket ve yönetim kurulu başkanı hakkında nitelikli «dolandırıcılık» suçundan yapılmış bir yargılama, soruşturma ve ceza mahkumiyeti de bulunmadığından davalı D..
A.Ş'de, nominal değeri 0.05 TL' den «308» hissesinin olduğu, şirket «pay defterinin» 60001 sırasında kayıtlı olduğu ve davacının şekil şartları itibariyle şirket «ortaklık sıfatını» kazandığı ancak davacıya verilen pay senetlerinin Y.Holding A.Ş. ortaklığını içerdiği halde davacının talebi olmadan Y.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2007 E. 2015/7801 K.
Ortak:ortaklık sıfatı · ticari faiz · pay defteri · husumet yokluğu · husumet · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaYozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Ticaret Anonim Şirketi'nde, nominal değeri 0.05 TL'den 299 hissenin olduğu, şirket «pay defterinin» 59434 sırasında kayıtlı olduğu ve davacının şekil şartları itibariyle Y.Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Ticaret Anonim Şirketinin şirket «ortaklık sıfatını» kazandığı ancak davacıya verilen pay senetlerinin Y.
U..'a yönelik davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalı şirkete yönelik davanın kısmen kabulü ile 9.663,11 TL'nin 01/01/2001 ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaU..'a yönelik davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalı şirkete yönelik davanın kısmen kabulü ile 9.663,11 TL'nin 01/01/2001 ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı şirketten tahsiline dair verilen karar davacı vekili ve davalı Y..
Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Ticaret Anonim Şirketi'nde, nominal değeri 0.05 TL'den 299 hissenin olduğu, şirket «pay defterinin» 59434 sırasında kayıtlı olduğu ve davacının şekil şartları itibariyle Y.
Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Ticaret Anonim Şirketinin şirket «ortaklık sıfatını» kazandığı ancak davacıya verilen pay senetlerinin Y.Holding A.Ş ortaklığını içerdiği halde davacının talebi olmadan Y.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8657 E. 2016/5801 K.
Ortak:husumet yokluğu · yönetim kurulu kararı · temsil · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaU..'a yönelik davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalı şirkete yönelik davanın kısmen kabulü ile 9.663,11 TL'nin 01/01/2001 ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
U..'ın eylemi 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, davalı Anonim Şirketin de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca, «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden sorumlu olacağı, davalı D..
U..'ın da davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olarak 6762 sayılı TTK'nın 336/5. ve TMK'nın 50/3. maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulması gerektiğinin gözden kaçırılması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğundan ve davalı şirket de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca, «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden sorumlu olacağından, davalı ... ... 'ın da davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olarak 6762 sayılı TTK'nın 336/5. ve TMK'nın 50/3. maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulması gerekmektedir.
Mahkemece, 44.572,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı şirketten tahsiline diğer istemlerinin reddine, davalı ... ... yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · hisse senedi · pasif husumet · ortaklık ilişkisi · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, 44.572,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı şirketten tahsiline diğer istemlerinin reddine, davalı ... ... yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davalı şirket yönetim kurulunun yetkisi olmadığı halde primli «hisse senedi» çıkardığına, davacıya da hisse senedinin nominal bedelden satılması gerekirken buna uyulmadığına ve davacıdan fazla alınan bedelin iadesinin gerektiğine hükmedildiğine göre, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 336. maddesi uyarınca davalı ... ... hakkındaki davanın reddi doğru değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5608 E. 2014/8782 K.
Ortak:anonim şirket · temsil · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaU..'ın eylemi 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, davalı Anonim Şirketin de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca, «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden sorumlu olacağı, davalı D..
U..'a yönelik davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalı şirkete yönelik davanın kısmen kabulü ile 9.663,11 TL'nin 01/01/2001 ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaB..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 8.000 TL'nin 29.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı I..
A.Ş'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» I..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · borcun üstlenilmesi · müteselsil sorumluluk · vade · tebligat
Benzer bu karardaH.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Bank adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve müflis A..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/13378 E. , 2014/16475 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ YOZGAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 04/04/2013
NUMARASI 2010/660-2013/200
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.04.2013 tarih ve 2010/660-2013/200 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı Y.. A.. Vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.10.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. S.. Y.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkilinden para yatırılması durumunda istediği zaman tamamını geri alabileceği ve yüksek faiz uygulaması olduğunu belirterek para tahsil ettiklerini, bu hususun TBMM, MASAK ve SPK tarafından hazırlanan raporlarla defalarca ortaya konulduğunu, bu garantilerle şirket temsilcileri tarafından belge ile para tahsil edildiğini, müvekkilinin defalarca istemesine rağmen parasını geri alamadığını, davalıların bu paranın iadesinden sorumlu olduklarını, davalılarca Borçlar Kanunu, TTK ve SPK mevzuatının ihlal edildiğini ileri sürerek, müvekkilinden tahsil edilen 29.900 DM karşılığı 29.677,88 TL'nin tahsil tarihinden itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Y. Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Ticaret Anonim Şirketi'nde, nominal değeri 0.05 TL'den 299 hissenin olduğu, şirket pay defterinin 59434 sırasında kayıtlı olduğu ve davacının şekil şartları itibariyle Y.Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Ticaret Anonim Şirketinin şirket ortaklık sıfatını kazandığı ancak davacıya verilen pay senetlerinin Y. Holding A.Ş ortaklığını içerdiği halde davacının talebi olmadan Y.Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Ticaret Anonim Şirketi'ne ortak yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle davacıdan tahsil edilen 29.900 DM karşılığı olan 9.663,11 TL'nin davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, davalı D..
U..'a yönelik davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı şirkete yönelik davanın kısmen kabulü ile 9.663,11 TL'nin 01/01/2001 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı Y.. A.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Y.. A.. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece davacının ortaklığının usulünce gerçekleşmediği ve davacıdan alınan paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerektiğine hükmedildiğine göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 336. maddesi uyarınca davalı D.. U..'ın hakkındaki davanın reddi doğru değildir. Zira, davalı D.. U..'ın eylemi 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, davalı Anonim Şirketin de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca, temsile ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden sorumlu olacağı, davalı D..
U..'ın da davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olarak 6762 sayılı TTK'nın 336/5. ve TMK'nın 50/3. maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulması gerektiğinin gözden kaçırılması bozmayı gerektirmiştir.
3-Diğer taraftan, davacı Alman Markı olarak ödemede bulunduğuna ve davada da bunun dava tarihindeki karşılığını istediğine göre dava tarihindeki kurdan hesaplama yapılarak bu tutara hükmedilmesi gerekirken, davacı tarafından paranın ödendiği 01.01.2001 tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek karar verilmesi de hatalı olup kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 606,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Y. Holding A.Ş'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102088300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz