6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Pasif husumet yokluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8657 E. 2016/5801 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet yokluğu hisse senedi pasif husumet husumet yokluğu ortaklık ilişkisi yönetim kurulu kararı avans faizi temsil husumet i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TMK — TMK 50 · TTK — TTK 321TTK 336

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, 44.572,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline diğer istemlerinin reddine, davalı ... ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı vekili tarafından davalı şirket hakkındaki kararın onanmasının talep edilmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece davalı şirket yönetim kurulunun yetkisi olmadığı halde primli hisse senedi çıkardığına, davacıya da hisse senedinin nominal bedelden satılması gerekirken buna uyulmadığına ve davacıdan fazla alınan bedelin iadesinin gerektiğine hükmedildiğine göre, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 336. maddesi uyarınca davalı ... ... hakkındaki davanın reddi doğru değildir. Zira, davalı ... ... 'ın eylemi 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen, gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğundan ve davalı şirket de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca, temsile ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden sorumlu olacağından, davalı ... ... 'ın da davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olarak 6762 sayılı TTK'nın 336/5. ve TMK'nın 50/3. maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulması gerekmektedir. Dairemizin emsal olaylarda verdiği kararları da bu yöndedir (Yargıtay 11. HD. 24.10.2014 gün ve 2013/13378 E.-2014/16475 K.).

Bu durum karşısında mahkemece, davalı ... ... hakkındaki davanın reddine dair tesis edilen kararın bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemize ait 17.03.2015 tarih ve 2014/5991 E.-2015/3676 K. sayılı kararın kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ortaklık sıfatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13378 E. 2014/16475 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ikinci alacaklılar toplantısı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5608 E. 2014/8782 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Iflas idaresi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1583 E. 2015/7266 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/8657 E.  ,  2016/5801 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... .. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 09/01/2014

NUMARASI 2013/142-2014/9

Taraflar arasında görülen davada ... .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/01/2014 gün ve 2013/142-2014/9 sayılı kararı onayan Daire’nin 17/03/2015 gün ve 2014/5991-2015/3676 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin içinde bulunduğu ... Grubu'nun 1990 yılından itibaren ... başta olmak üzere birçok ülkede garanti verilerek binlerce insandan mevduat toplandığını, müvekkilinin 50.000 DM (25.564,59 Euro) karşılığı 44.282,98 TL karşılığında hisse senedi ile ortak olduğunu, parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini, müvekkiline her hangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını ileri sürerek müvekkili tarafından yatırılan 25.564,59 Euro (50.000 DM) karşılığı 44.282,98 TL'nin talep tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, 44.572,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline diğer istemlerinin reddine, davalı ... ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı vekili tarafından davalı şirket hakkındaki kararın onanmasının talep edilmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece davalı şirket yönetim kurulunun yetkisi olmadığı halde primli hisse senedi çıkardığına, davacıya da hisse senedinin nominal bedelden satılması gerekirken buna uyulmadığına ve davacıdan fazla alınan bedelin iadesinin gerektiğine hükmedildiğine göre, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 336. maddesi uyarınca davalı ... ... hakkındaki davanın reddi doğru değildir. Zira, davalı ... ... 'ın eylemi 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen, gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğundan ve davalı şirket de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca, temsile ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden sorumlu olacağından, davalı ...

... 'ın da davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olarak 6762 sayılı TTK'nın 336/5. ve TMK'nın 50/3. maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulması gerekmektedir. Dairemizin emsal olaylarda verdiği kararları da bu yöndedir (Yargıtay 11. HD.

24. 10.2014 gün ve 2013/13378 E.-2014/16475 K.).

Bu durum karşısında mahkemece, davalı ... ... hakkındaki davanın reddine dair tesis edilen kararın bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemize ait 17.03.2015 tarih ve 2014/5991 E.-2015/3676 K. sayılı kararın kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının KABULÜ ile Dairemize ait 17.03.2015 tarih ve 2014/5991 E.-2015/3676 K. sayılı kararın kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 26/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217605100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.