Pasif husumet yokluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8657 E. 2016/5801 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet yokluğu↗ hisse senedi↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ ortaklık ilişkisi↗ yönetim kurulu kararı↗ avans faizi↗ temsil↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, 44.572,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline diğer istemlerinin reddine, davalı ... ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı vekili tarafından davalı şirket hakkındaki kararın onanmasının talep edilmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davalı şirket yönetim kurulunun yetkisi olmadığı halde primli hisse senedi çıkardığına, davacıya da hisse senedinin nominal bedelden satılması gerekirken buna uyulmadığına ve davacıdan fazla alınan bedelin iadesinin gerektiğine hükmedildiğine göre, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 336. maddesi uyarınca davalı ... ... hakkındaki davanın reddi doğru değildir. Zira, davalı ... ... 'ın eylemi 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen, gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğundan ve davalı şirket de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca, temsile ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden sorumlu olacağından, davalı ... ... 'ın da davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olarak 6762 sayılı TTK'nın 336/5. ve TMK'nın 50/3. maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulması gerekmektedir. Dairemizin emsal olaylarda verdiği kararları da bu yöndedir (Yargıtay 11. HD. 24.10.2014 gün ve 2013/13378 E.-2014/16475 K.).
Bu durum karşısında mahkemece, davalı ... ... hakkındaki davanın reddine dair tesis edilen kararın bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemize ait 17.03.2015 tarih ve 2014/5991 E.-2015/3676 K. sayılı kararın kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13378 E. 2014/16475 K.
Ortak:husumet yokluğu · yönetim kurulu kararı · temsil · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda… kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğundan ve davalı şirket de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca, «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden sorumlu olacağından, davalı ... ... 'ın da davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olarak 6762 sayılı TTK'nın 336/5. ve TMK'nın 50/3. maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulması gerekmektedir.
Mahkemece, 44.572,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı şirketten tahsiline diğer istemlerinin reddine, davalı ... ... yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Benzer bu karardaU..'a yönelik davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalı şirkete yönelik davanın kısmen kabulü ile 9.663,11 TL'nin 01/01/2001 ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
U..'ın eylemi 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, davalı Anonim Şirketin de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca, «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden sorumlu olacağı, davalı D..
U..'ın da davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olarak 6762 sayılı TTK'nın 336/5. ve TMK'nın 50/3. maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulması gerektiğinin gözden kaçırılması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sıfatı · ticari faiz · pay defteri · sebepsiz zenginleşme · e-defter
Benzer bu karardaYozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Ticaret Anonim Şirketi'nde, nominal değeri 0.05 TL'den 299 hissenin olduğu, şirket «pay defterinin» 59434 sırasında kayıtlı olduğu ve davacının şekil şartları itibariyle Y.Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Ticaret Anonim Şirketinin şirket «ortaklık sıfatını» kazandığı ancak davacıya verilen pay senetlerinin Y.
U..'a yönelik davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalı şirkete yönelik davanın kısmen kabulü ile 9.663,11 TL'nin 01/01/2001 ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece davacının ortaklığının usulünce gerçekleşmediği ve davacıdan alınan paranın «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre iadesi gerektiğine hükmedildiğine göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 336. maddesi uyarınca davalı D..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5608 E. 2014/8782 K.
Ortak:avans faizi · temsil · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, 44.572,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı şirketten tahsiline diğer istemlerinin reddine, davalı ... ... yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
… kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğundan ve davalı şirket de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca, «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden sorumlu olacağından, davalı ... ... 'ın da davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olarak 6762 sayılı TTK'nın 336/5. ve TMK'nın 50/3. maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulması gerekmektedir.
Benzer bu karardaB..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
H.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 8.000 TL'nin 29.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı I..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · borcun üstlenilmesi · müteselsil sorumluluk · vade · anonim şirket
Benzer bu karardaH.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
B..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Bank adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve müflis A..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1583 E. 2015/7266 K.
Ortak:avans faizi · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğundan ve davalı şirket de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca, «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden sorumlu olacağından, davalı ... ... 'ın da davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olarak 6762 sayılı TTK'nın 336/5. ve TMK'nın 50/3. maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulması gerekmektedir.
Mahkemece, 44.572,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı şirketten tahsiline diğer istemlerinin reddine, davalı ... ... yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Benzer bu kararda… arif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nın 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli .../... olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle ... dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu kanaatiyle bu davalılar hakkında da istemin kabulüne karar vermek gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 1.840,00 TL ile 19.200,00 TL'nin 19.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., .... adına «borcu üstlenen» ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, ... hakkındaki dava daha önceden atiye «terk» edilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleşmiş olduğundan bunun hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki davanın ise reddine dair veril …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · müteselsil sorumluluk · anonim şirket · terkin
Benzer bu kararda… arif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nın 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli .../... olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle ... dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu kanaatiyle bu davalılar hakkında da istemin kabulüne karar vermek gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 1.840,00 TL ile 19.200,00 TL'nin 19.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., .... adına «borcu üstlenen» ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, ... hakkındaki dava daha önceden atiye «terk» edilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleşmiş olduğundan bunun hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki davanın ise reddine dair veril …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8657 E. , 2016/5801 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... .. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 09/01/2014
NUMARASI 2013/142-2014/9
Taraflar arasında görülen davada ... .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/01/2014 gün ve 2013/142-2014/9 sayılı kararı onayan Daire’nin 17/03/2015 gün ve 2014/5991-2015/3676 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin içinde bulunduğu ... Grubu'nun 1990 yılından itibaren ... başta olmak üzere birçok ülkede garanti verilerek binlerce insandan mevduat toplandığını, müvekkilinin 50.000 DM (25.564,59 Euro) karşılığı 44.282,98 TL karşılığında hisse senedi ile ortak olduğunu, parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini, müvekkiline her hangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını ileri sürerek müvekkili tarafından yatırılan 25.564,59 Euro (50.000 DM) karşılığı 44.282,98 TL'nin talep tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 44.572,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline diğer istemlerinin reddine, davalı ... ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı vekili tarafından davalı şirket hakkındaki kararın onanmasının talep edilmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davalı şirket yönetim kurulunun yetkisi olmadığı halde primli hisse senedi çıkardığına, davacıya da hisse senedinin nominal bedelden satılması gerekirken buna uyulmadığına ve davacıdan fazla alınan bedelin iadesinin gerektiğine hükmedildiğine göre, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 336. maddesi uyarınca davalı ... ... hakkındaki davanın reddi doğru değildir. Zira, davalı ... ... 'ın eylemi 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen, gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğundan ve davalı şirket de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca, temsile ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden sorumlu olacağından, davalı ...
... 'ın da davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olarak 6762 sayılı TTK'nın 336/5. ve TMK'nın 50/3. maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulması gerekmektedir. Dairemizin emsal olaylarda verdiği kararları da bu yöndedir (Yargıtay 11. HD.
24. 10.2014 gün ve 2013/13378 E.-2014/16475 K.).
Bu durum karşısında mahkemece, davalı ... ... hakkındaki davanın reddine dair tesis edilen kararın bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemize ait 17.03.2015 tarih ve 2014/5991 E.-2015/3676 K. sayılı kararın kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının KABULÜ ile Dairemize ait 17.03.2015 tarih ve 2014/5991 E.-2015/3676 K. sayılı kararın kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 26/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217605100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz