Alacak | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14880 E. 2014/16361 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mazeret↗ takipsizlik kararı↗ cmr↗ kesin süre↗ taşıyıcı↗ ticari defter↗ yetki↗ fatura↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı yabancı firmaya davalı taşıyıcı aracılığıyla gönderdiği emtianın, ihracat bedelini alamadığını ispatlayacak nitelikte belge ve delili dosyaya sunamadığı, ticari defter ve belgelerini sunmaları konusunda defalarca kez süre ve kesin süreler verildiği halde sunmadığı, defterlerin bulunduğu yerde inceleme yapılması için talimat yazılmışsa da bu mahkemece atanan bilirkişiye de aynı şekilde defterlerin sunulmadığı ve bu nedenle incelenemediği, ayrıca 3 ayrı celsede davacının davayı mazeretsiz olarak takipsiz bıraktığı, iddialarını haklı gösterecek nitelikte belge ve delili dosyaya sunamadığı, buna mukabil davalı taşıyıcı firmanın faturaya konu 54.543,20 Euro bedelli 199 koli tekstil ürününün dava dışı İtalyan firmasına teslim ettiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, bu doğrultuda davalının edimini yerine getirdiği, davacının ödeme şartı ile emtianın teslim edilmesi gerektiğine dair belge sunamadığı, davacının iddialarını ispat edemediği, ancak takibin kötü niyetli olarak yapıldığı da ispat edilemediğinden %40 icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiği sonucuna varılarak, davanın ve tarafların %40 tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı taşıyıcı tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya teslim edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Malların bedelinin ödendiğini gösteren vesaik mukabili malın teslim edilmesinin veya taşınan emtianın teslimi anında bedelinin ödenmesinin kararlaştırıldığı taşımalarda, taşıyıcı bu hususlara uymadan malı teslim etmesi halinde davacının bu nedenle uğradığı zararı CMR'nin 21. maddesi uyarınca tazminle yükümlüdür. Bu durumda gönderen taraf, malların teslim edilmiş olmasına rağmen alıcıdan mal bedelini tahsil edemediğini ispatla yükümlüdür. Somut olayda, davaya konu taşımaya ilişkin CMR senedi ve fatura incelendiğinde, malların teslimi sırasında bedelinin ödenmesi veya ödendiğini gösteren evraklar görülerek malın teslim edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Davacı malın bedelini halen tahsil edemediğini ileri sürmüş, davalı ise davacının malların bedelini tahsil ettiğini savunarak, bu konuda davacının ticari defter ve belgelerine dayanmıştır. Mahkemece, davacıya ticari defter ve belgelerini sunması için süreler verildiği, defterler ve belgelerin bulunduğu yerdeki mahkemeye inceleme yaptırılması için talimat yazıldığı, talimat mahkemesi tarafından davacının istemi uyarınca bilirkişiye defter ve belgeleri bulunduğu yerde incelemesi için yetki de verilmiş olmasına rağmen davacı, defter ve belgelerini ibraz etmemiştir. Mahkemece, bu nedenle davacının iddiasını ispat edemediği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş ise de davacı, davaya konu malların bedelinin tahsiline ilişkin olarak yabancı firmaya karşı İtalya'da dava açtığını belirterek, bu davaya ilişkin evrakları dosyaya sunmuştur. Bu durumda mahkemece davacının iddiasını ispat amacıyla dosyaya sunduğu yabancı mahkemede açılan davaya ilişkin tüm bilgi, belge ve tutanaklar da incelenmek suretiyle yabancı mahkemede açılan dava hakkında bir değerlendirmede bulunularak, sonucuna göre davacının bu davadaki isteminin yerinde olup olmadığının tespiti gerekirken bu husus üzerinde durulmadan sadece defterlerin ibraz edilmemesi nedeniyle davacının iddiasını ispat edemediği sonucuna varılarak eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13944 E. 2017/5409 K.
Ortak:taşıyıcı · fatura · inkar tazminatı · eksik inceleme · teslim · Alacak, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı yabancı firmaya davalı «taşıyıcı» aracılığıyla gönderdiği emtianın, ihracat bedelini alamadığını ispatlayacak nitelikte belge ve delili dosyaya sunamadığı, «ticari defter» ve belgelerini sunmaları konusunda defalarca kez süre ve «kesin süreler» verildiği halde sunmadığı, defterlerin bulunduğu yerde inceleme yapılması için talimat yazılmışsa da bu mahkemece atanan bilirkişiye de aynı şekilde defterlerin sunulmadığı ve bu nedenle incelenemediği, ayrıca 3 ayrı celsede davacının davayı «mazeretsiz» olarak «takipsiz» bıraktığı, iddialarını haklı gösterecek nitelikte belge ve delili dosyaya sunamadığı, buna mukabil davalı taşıyıcı firmanın faturaya konu 54.543,20 Euro bedelli 199 koli tekstil ürününün dava dışı İtalyan firmasına «teslim» ettiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, bu doğrultuda davalının edimini yerine getirdiği, davacının ödeme şartı ile emtianın teslim edilmesi gerektiğine dair belge sunamadığı, davacının iddialarını ispat edemediği, ancak takibin kötü niyetli olarak yapıldığı da ispat edilemediğinden %40 «icra inkar tazminatı» talebinin de reddi gerektiği sonucuna varılarak, davanın ve tarafların %40 tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Malların bedelinin ödendiğini gösteren vesaik mukabili malın «teslim» edilmesinin veya taşınan emtianın teslimi anında bedelinin ödenmesinin kararlaştırıldığı taşımalarda, «taşıyıcı» bu hususlara uymadan malı teslim etmesi halinde davacının bu nedenle uğradığı zararı CMR'nin 21. maddesi uyarınca tazminle yükümlüdür.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcı» firma tarafından faturaya konu 54.543,20 Euro bedelli 199 koli tekstil ürününün dava dışı İtalyan firmasına «teslim» edildiği, dava konusu taşımaya ilişkin CMR senedi ve «fatura» incelendiğinde malların teslimi sırasında bedelinin ödenmesi veya ödendiğini gösteren evraklar görülerek malın teslim edilmesi gerektiği, ödeme şeklinin vesaik mukabili olarak düzenlendiği, davacının mal bedelini almadığı, buna rağmen teslimatın yapıldığı, davalının bu durumda bedelden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, tarafların «inkar tazminatı» ve «kötü niyet tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili ... dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamı gereğince, davacı tarafından «teslim» ettiği malların bedeli ödenmediğinden bahisle alıcı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet tazminatı · kötü niyet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcı» firma tarafından faturaya konu 54.543,20 Euro bedelli 199 koli tekstil ürününün dava dışı İtalyan firmasına «teslim» edildiği, dava konusu taşımaya ilişkin CMR senedi ve «fatura» incelendiğinde malların teslimi sırasında bedelinin ödenmesi veya ödendiğini gösteren evraklar görülerek malın teslim edilmesi gerektiği, ödeme şeklinin vesaik mukabili olarak düzenlendiği, davacının mal bedelini almadığı, buna rağmen teslimatın yapıldığı, davalının bu durumda bedelden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, tarafların «inkar tazminatı» ve «kötü niyet tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4547 E. 2024/2079 K.
Ortak:taşıyıcı · fatura · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı yabancı firmaya davalı «taşıyıcı» aracılığıyla gönderdiği emtianın, ihracat bedelini alamadığını ispatlayacak nitelikte belge ve delili dosyaya sunamadığı, «ticari defter» ve belgelerini sunmaları konusunda defalarca kez süre ve «kesin süreler» verildiği halde sunmadığı, defterlerin bulunduğu yerde inceleme yapılması için talimat yazılmışsa da bu mahkemece atanan bilirkişiye de aynı şekilde defterlerin sunulmadığı ve bu nedenle incelenemediği, ayrıca 3 ayrı celsede davacının davayı «mazeretsiz» olarak «takipsiz» bıraktığı, iddialarını haklı gösterecek nitelikte belge ve delili dosyaya sunamadığı, buna mukabil davalı taşıyıcı firmanın faturaya konu 54.543,20 Euro bedelli 199 koli tekstil ürününün dava dışı İtalyan firmasına «teslim» ettiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, bu doğrultuda davalının edimini yerine getirdiği, davacının ödeme şartı ile emtianın teslim edilmesi gerektiğine dair belge sunamadığı, davacının iddialarını ispat edemediği, ancak takibin kötü niyetli olarak yapıldığı da ispat edilemediğinden %40 «icra inkar tazminatı» talebinin de reddi gerektiği sonucuna varılarak, davanın ve tarafların %40 tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Malların bedelinin ödendiğini gösteren vesaik mukabili malın «teslim» edilmesinin veya taşınan emtianın teslimi anında bedelinin ödenmesinin kararlaştırıldığı taşımalarda, «taşıyıcı» bu hususlara uymadan malı teslim etmesi halinde davacının bu nedenle uğradığı zararı CMR'nin 21. maddesi uyarınca tazminle yükümlüdür.
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 17.02.2016 tarih, 2015/488 E. ve 2016/«257» K. sayılı kararı ile davalı «taşıyıcı» firma tarafından faturaya konu 54.543,20 euro bedelli 199 koli tekstil ürününün dava dışı İtalyan firmasına «teslim» edildiği, dava konusu taşımaya ilişkin CMR senedi ve «fatura» incelendiğinde malların teslimi sırasında bedelinin ödenmesi veya ödendiğini gösteren evraklar görülerek malın teslim edilmesi gerektiği, ödeme şeklinin vesaik muk …
… le davacının delil olarak dayandığı yabancı mahkemede açılan davaya ilişkin bilgi, belge ve tutanaklar ve istinabe evrakına cevaben gönderilen evraklar ile malların «teslim» edilmiş olmasına rağmen alıcıdan mal bedelini tahsil edemediği iddiasını ispat etmiş olduğu, malların bedelinin ödendiğini gösteren vesaik mukabili malın teslim edilmesinin veya taşınan emtianın teslimi anında bedelinin ödenmesinin kararlaştırıldığı taşımalarda, «taşıyıcı» bu hususlara uymadan malı teslim etmesi halinde davacının bu nedenle uğradığı zararı CMR Konvansiyonu'nun 21 inci maddesi uyarınca tazminle yükümlü olduğu gerekçes …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 257 · ispat yükü · havale · tebligat · iflas · temsil
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinabe sonucu İtalyan mahkemesinden gelen ve tercüme edilen evraklarda; alıcı firma Kimbol İtalia A.Ş. «iflas» ettiği için şirkete «tebligat» yapılamadığından yasal «temsilcisi» resmi olarak sorgulanamadığı için davaya konu tekstil ürünlerinin bedellerinin ödenip ödenmediği konusunda herhangi bir bilgi alınamadığının belirtildiğini, ayrıca gümrükten de davaya konu ihracat işleminin vesaik mukabili olup olmadığının ve ihracat bedelinin ödenip ödenmediğinin, yine malın boşaltılmasına ilişkin belgelerin bulunmadığını bildirildiğini, sonuç olarak davacının iddiasını ispatlayamadığını, İtalyan firmanın banka hareketleri incelendiğinde ise iki hareket görüldüğü, bunlardan birisinin tahminen mahkemenin talebine konu olabilecek bir ithalat kredisi ödemesinin olduğu, diğerinin ise karşı tarafın referans olarak görünmediği bir «havale» ya da ödeme düzenlemesi olduğunun belirtildiğini, bu bilgiler ışığında malı gönderen davacının alıcı firmadan mal bedelini tahsil etmiş olduğunu, alıcı firmanın banka kayıtlarında bildirilen ödemelerin davaya konu olaya ait olmaması durumunda ise malın bedelini alıcısından tahsil edemediğini «ispat yükünün» davacıya ait olduğunu, kaldı ki davacının yargılamanın safahatında davaya konu malın vesaik mukabili gönderildiğini ispatlayacak herhangi bir belge sunamadığı gibi …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 17.02.2016 tarih, 2015/488 E. ve 2016/«257» K. sayılı kararı ile davalı «taşıyıcı» firma tarafından faturaya konu 54.543,20 euro bedelli 199 koli tekstil ürününün dava dışı İtalyan firmasına «teslim» edildiği, dava konusu taşımaya ilişkin CMR senedi ve «fatura» incelendiğinde malların teslimi sırasında bedelinin ödenmesi veya ödendiğini gösteren evraklar görülerek malın teslim edilmesi gerektiği, ödeme şeklinin vesaik muk …
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13730 E. 2014/19928 K.
Ortak:taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı yabancı firmaya davalı «taşıyıcı» aracılığıyla gönderdiği emtianın, ihracat bedelini alamadığını ispatlayacak nitelikte belge ve delili dosyaya sunamadığı, «ticari defter» ve belgelerini sunmaları konusunda defalarca kez süre ve «kesin süreler» verildiği halde sunmadığı, defterlerin bulunduğu yerde inceleme yapılması için talimat yazılmışsa da bu mahkemece atanan bilirkişiye de aynı şekilde defterlerin sunulmadığı ve bu nedenle incelenemediği, ayrıca 3 ayrı celsede davacının davayı «mazeretsiz» olarak «takipsiz» bıraktığı, iddialarını haklı gösterecek nitelikte belge ve delili dosyaya sunamadığı, buna mukabil davalı taşıyıcı firmanın faturaya konu 54.543,20 Euro bedelli 199 koli tekstil ürününün dava dışı İtalyan firmasına «teslim» ettiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, bu doğrultuda davalının edimini yerine getirdiği, davacının ödeme şartı ile emtianın teslim edilmesi gerektiğine dair belge sunamadığı, davacının iddialarını ispat edemediği, ancak takibin kötü niyetli olarak yapıldığı da ispat edilemediğinden %40 «icra inkar tazminatı» talebinin de reddi gerektiği sonucuna varılarak, davanın ve tarafların %40 tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Malların bedelinin ödendiğini gösteren vesaik mukabili malın «teslim» edilmesinin veya taşınan emtianın teslimi anında bedelinin ödenmesinin kararlaştırıldığı taşımalarda, «taşıyıcı» bu hususlara uymadan malı teslim etmesi halinde davacının bu nedenle uğradığı zararı CMR'nin 21. maddesi uyarınca tazminle yükümlüdür.
Benzer bu karardaDava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili, yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edildiği iddiasına dayalı davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece, taşıma yapılan güzergah nedeniyle somut olaya uygulanması gereken, CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresi geçirildikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece vesaik mukabili «teslim» edilecek emtianın davalı «taşıyıcı» tarafından ilgili vesaik görülmeden teslimi halinde davalı taşıyıcı ağır kusurlu sayılacağından ve bu durumda da CMR'nin 32/2. maddesi gereğince «zamanaşımı» süresinin 3 yıl olacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «taşıyan» olmadığı, 25/06/2009 ile 29/06/2009 tarihleri arasında gerçekleştirilen taşımada davalının «taşıyıcı» olmadığı, davacı firma ile taşımayı yapan dava dışı RB firması arasındaki bağlantıyı sağlayan simsar nitelikli bir konumunun bulunduğu, öte yandan somut olaya uygulanması gereken CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · taşıyan · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «taşıyan» olmadığı, 25/06/2009 ile 29/06/2009 tarihleri arasında gerçekleştirilen taşımada davalının «taşıyıcı» olmadığı, davacı firma ile taşımayı yapan dava dışı RB firması arasındaki bağlantıyı sağlayan simsar nitelikli bir konumunun bulunduğu, öte yandan somut olaya uygulanması gereken CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili, yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edildiği iddiasına dayalı davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece, taşıma yapılan güzergah nedeniyle somut olaya uygulanması gereken, CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresi geçirildikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece vesaik mukabili «teslim» edilecek emtianın davalı «taşıyıcı» tarafından ilgili vesaik görülmeden teslimi halinde davalı taşıyıcı ağır kusurlu sayılacağından ve bu durumda da CMR'nin 32/2. maddesi gereğince «zamanaşımı» süresinin 3 yıl olacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4294 E. 2013/20875 K.
Ortak:taşıyıcı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı yabancı firmaya davalı «taşıyıcı» aracılığıyla gönderdiği emtianın, ihracat bedelini alamadığını ispatlayacak nitelikte belge ve delili dosyaya sunamadığı, «ticari defter» ve belgelerini sunmaları konusunda defalarca kez süre ve «kesin süreler» verildiği halde sunmadığı, defterlerin bulunduğu yerde inceleme yapılması için talimat yazılmışsa da bu mahkemece atanan bilirkişiye de aynı şekilde defterlerin sunulmadığı ve bu nedenle incelenemediği, ayrıca 3 ayrı celsede davacının davayı «mazeretsiz» olarak «takipsiz» bıraktığı, iddialarını haklı gösterecek nitelikte belge ve delili dosyaya sunamadığı, buna mukabil davalı taşıyıcı firmanın faturaya konu 54.543,20 Euro bedelli 199 koli tekstil ürününün dava dışı İtalyan firmasına «teslim» ettiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, bu doğrultuda davalının edimini yerine getirdiği, davacının ödeme şartı ile emtianın teslim edilmesi gerektiğine dair belge sunamadığı, davacının iddialarını ispat edemediği, ancak takibin kötü niyetli olarak yapıldığı da ispat edilemediğinden %40 «icra inkar tazminatı» talebinin de reddi gerektiği sonucuna varılarak, davanın ve tarafların %40 tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Malların bedelinin ödendiğini gösteren vesaik mukabili malın «teslim» edilmesinin veya taşınan emtianın teslimi anında bedelinin ödenmesinin kararlaştırıldığı taşımalarda, «taşıyıcı» bu hususlara uymadan malı teslim etmesi halinde davacının bu nedenle uğradığı zararı CMR'nin 21. maddesi uyarınca tazminle yükümlüdür.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, vesaik mukabili yapılan taşımada «taşıyıcı» olan davalının, «taşıma sözleşmesine» aykırı davrandığı, bu nedenle davalı taşıyıcının meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerektiği, ihraç edilen mal bedeli olan 23.195,55 Euronun alıcıdan tahsil edilemediği, CMR.nin 23/3.maddesine göre «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» öngörüldüğü, ancak CMR 29/1.maddesi uyarınca zarar taşıyıcının kasta eşdeğer sayılan bir kusurundan ileri gelmişse taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sınırlı sorumluluk · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, vesaik mukabili yapılan taşımada «taşıyıcı» olan davalının, «taşıma sözleşmesine» aykırı davrandığı, bu nedenle davalı taşıyıcının meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerektiği, ihraç edilen mal bedeli olan 23.195,55 Euronun alıcıdan tahsil edilemediği, CMR.nin 23/3.maddesine göre «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» öngörüldüğü, ancak CMR 29/1.maddesi uyarınca zarar taşıyıcının kasta eşdeğer sayılan bir kusurundan ileri gelmişse taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4246 E. 2019/3040 K.
Ortak:taşıyıcı · fatura · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı yabancı firmaya davalı «taşıyıcı» aracılığıyla gönderdiği emtianın, ihracat bedelini alamadığını ispatlayacak nitelikte belge ve delili dosyaya sunamadığı, «ticari defter» ve belgelerini sunmaları konusunda defalarca kez süre ve «kesin süreler» verildiği halde sunmadığı, defterlerin bulunduğu yerde inceleme yapılması için talimat yazılmışsa da bu mahkemece atanan bilirkişiye de aynı şekilde defterlerin sunulmadığı ve bu nedenle incelenemediği, ayrıca 3 ayrı celsede davacının davayı «mazeretsiz» olarak «takipsiz» bıraktığı, iddialarını haklı gösterecek nitelikte belge ve delili dosyaya sunamadığı, buna mukabil davalı taşıyıcı firmanın faturaya konu 54.543,20 Euro bedelli 199 koli tekstil ürününün dava dışı İtalyan firmasına «teslim» ettiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, bu doğrultuda davalının edimini yerine getirdiği, davacının ödeme şartı ile emtianın teslim edilmesi gerektiğine dair belge sunamadığı, davacının iddialarını ispat edemediği, ancak takibin kötü niyetli olarak yapıldığı da ispat edilemediğinden %40 «icra inkar tazminatı» talebinin de reddi gerektiği sonucuna varılarak, davanın ve tarafların %40 tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Malların bedelinin ödendiğini gösteren vesaik mukabili malın «teslim» edilmesinin veya taşınan emtianın teslimi anında bedelinin ödenmesinin kararlaştırıldığı taşımalarda, «taşıyıcı» bu hususlara uymadan malı teslim etmesi halinde davacının bu nedenle uğradığı zararı CMR'nin 21. maddesi uyarınca tazminle yükümlüdür.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 3 «fatura» içeriği emtianın gümrük çıkış «beyannamesine» kayden «mal mukabili ödeme» şekli ile ihraç edildiği, CMR'de boşaltma yerlerinin gösterildiği, davalının emtiayı boşaltma yerlerine çekincesiz olarak «teslim» ettiği, bu taşımalara ait CMR'lerde taşınan yükün ödeme şeklinin vesaik mukabili olduğuna dair herhangi bir açıklama olmadığı, davacının iddialarını ispatlar belge …
Dava, CMR Konvansiyonuna tabi taşımada davalı «taşıyıcının» taşıma konusu malları alıcı bankanın cirosunu almadan «teslim» ettiği, ancak mal bedellerinin nihai alıcıdan tahsil edilemediği iddiasına dayalı alacak için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde, taşıma belgelerinin ödemenin alıcı bankaya vesaik mukabili yapılması şeklinde düzenlendiğini, hal böyle iken davalı «taşıyıcının» alıcı bankanın cirosunu aramaksızın emtiaları «ihbar» adresindeki firmaya «teslimle» yetindiğini, kusurlu davranışı ile borca aykırı davrandığını ileri sürmüş; davalı ise cevap dilekçesinde, 2011 yılında 26 adet CMR belgesine konu emtianın vesaik mukabili taşındığını, 2012 yılında yapılan taşımaların da aynı koşullara haiz olduğunu, evraklara göre vesaik mukabili olan teslim şeklinde sevk belgelerinin bankalar aracılığıyla göderilmesi kısmının uygulanmadığını ve orjinal evrakların araç ile birlikte gönderilerek malların boşaltma adreslerine boşaltıldığını, «masraf» ve bürokratik işlemlerden kendini muaf tutmak isteyen davacının bu şekilde davrandığını, aralarında böyle bir «teamül» oluştuğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mal mukabili ödeme · gümrük beyannamesi · delil değerlendirmesi · ba beyannamesi · teamül · icra takibine itiraz · ihbar · dosya masrafı
Benzer bu kararda… Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; CMR belgelerinde alıcı olarak banka gösterilmekle birlikte taşımanın vesaik mukabili olduğuna dair kayıt bulunmadığı, «gümrük beyannamelerine» göre taşımanın mal mukabili gerçekleştirildiği, davalının malları gösterilen boşaltma adresine «teslim» etmiş olduğu, «teamül» haline gelen ilişkiye uygun şekilde edimini yerine getirdiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, taşıma belgelerinin ödemenin alıcı bankaya vesaik mukabili yapılması şeklinde düzenlendiğini, hal böyle iken davalı «taşıyıcının» alıcı bankanın cirosunu aramaksızın emtiaları «ihbar» adresindeki firmaya «teslimle» yetindiğini, kusurlu davranışı ile borca aykırı davrandığını ileri sürmüş; davalı ise cevap dilekçesinde, 2011 yılında 26 adet CMR belgesine konu emtianın vesaik mukabili taşındığını, 2012 yılında yapılan taşımaların da aynı koşullara haiz olduğunu, evraklara göre vesaik mukabili olan teslim şeklinde sevk belgelerinin bankalar aracılığıyla göderilmesi kısmının uygulanmadığını ve orjinal evrakların araç ile birlikte gönderilerek malların boşaltma adreslerine boşaltıldığını, «masraf» ve bürokratik işlemlerden kendini muaf tutmak isteyen davacının bu şekilde davrandığını, aralarında böyle bir «teamül» oluştuğunu savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 3 «fatura» içeriği emtianın gümrük çıkış «beyannamesine» kayden «mal mukabili ödeme» şekli ile ihraç edildiği, CMR'de boşaltma yerlerinin gösterildiği, davalının emtiayı boşaltma yerlerine çekincesiz olarak «teslim» ettiği, bu taşımalara ait CMR'lerde taşınan yükün ödeme şeklinin vesaik mukabili olduğuna dair herhangi bir açıklama olmadığı, davacının iddialarını ispatlar belge …
Dava, CMR Konvansiyonuna tabi taşımada davalı «taşıyıcının» taşıma konusu malları alıcı bankanın cirosunu almadan «teslim» ettiği, ancak mal bedellerinin nihai alıcıdan tahsil edilemediği iddiasına dayalı alacak için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3806 E. 2019/5431 K.
Ortak:taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı yabancı firmaya davalı «taşıyıcı» aracılığıyla gönderdiği emtianın, ihracat bedelini alamadığını ispatlayacak nitelikte belge ve delili dosyaya sunamadığı, «ticari defter» ve belgelerini sunmaları konusunda defalarca kez süre ve «kesin süreler» verildiği halde sunmadığı, defterlerin bulunduğu yerde inceleme yapılması için talimat yazılmışsa da bu mahkemece atanan bilirkişiye de aynı şekilde defterlerin sunulmadığı ve bu nedenle incelenemediği, ayrıca 3 ayrı celsede davacının davayı «mazeretsiz» olarak «takipsiz» bıraktığı, iddialarını haklı gösterecek nitelikte belge ve delili dosyaya sunamadığı, buna mukabil davalı taşıyıcı firmanın faturaya konu 54.543,20 Euro bedelli 199 koli tekstil ürününün dava dışı İtalyan firmasına «teslim» ettiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, bu doğrultuda davalının edimini yerine getirdiği, davacının ödeme şartı ile emtianın teslim edilmesi gerektiğine dair belge sunamadığı, davacının iddialarını ispat edemediği, ancak takibin kötü niyetli olarak yapıldığı da ispat edilemediğinden %40 «icra inkar tazminatı» talebinin de reddi gerektiği sonucuna varılarak, davanın ve tarafların %40 tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Malların bedelinin ödendiğini gösteren vesaik mukabili malın «teslim» edilmesinin veya taşınan emtianın teslimi anında bedelinin ödenmesinin kararlaştırıldığı taşımalarda, «taşıyıcı» bu hususlara uymadan malı teslim etmesi halinde davacının bu nedenle uğradığı zararı CMR'nin 21. maddesi uyarınca tazminle yükümlüdür.
Benzer bu kararda2-) Dava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «konişmento» talimatlarında alıcı firmanın unvanı, adresi, iletişim bilgileri, kap sayısı ve ölçüleri, brüt ağırlık, net ağırlık, malın cinsi, «teslim şeklinin» FOB olduğu, satış şeklinin vesaik mukabili olduğu, gümrük bilgilerinin bulunduğu anlaşıldığından satışın vesaik mukabili olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının satış şekline göre eksik ve çelişkili gördüğü hususları «taşıtana» bildirerek verilecek talimatlara göre belge düzenleyip buna göre işlem yapması gerektiği, bilirkişi raporundaki «asli kusurun» davacıda olduğuna ilişkin değerlendirmenin kabul edildiği, 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminatın tayin edilebileceği, bu hususta bilirkişilerce yapılan tespitin «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000,00 TL tazminatın 17.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
… ararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dosya kapsamından dava konusu taşımada açık şekilde vesaik mukabili «teslimin» kabul edildiğinin belirlenmesi karşısında mahkemece, davacının asli kusurlu olarak belirlenmesi isabetli olmamakla birlikte temyiz edenin sıfatı itibariyle bu husu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:asli kusur · teslim şekli · talep aşımı · taşıtan · konişmento · kusur oranı · hakkaniyet · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «konişmento» talimatlarında alıcı firmanın unvanı, adresi, iletişim bilgileri, kap sayısı ve ölçüleri, brüt ağırlık, net ağırlık, malın cinsi, «teslim şeklinin» FOB olduğu, satış şeklinin vesaik mukabili olduğu, gümrük bilgilerinin bulunduğu anlaşıldığından satışın vesaik mukabili olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının satış şekline göre eksik ve çelişkili gördüğü hususları «taşıtana» bildirerek verilecek talimatlara göre belge düzenleyip buna göre işlem yapması gerektiği, bilirkişi raporundaki «asli kusurun» davacıda olduğuna ilişkin değerlendirmenin kabul edildiği, 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminatın tayin edilebileceği, bu hususta bilirkişilerce yapılan tespitin «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000,00 TL tazminatın 17.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında tarafların «kusur oranı» ve tazminat miktarı konusunda bir belirleme yapılmadığı anlaşılmakla bu haliyle anılan bilirkişi raporları «denetime elverişli» ve hükme esas alınabilecek nitelikte değildir.
Bu durumda mahkemece, yeni bir uzman bilirkişi kurulundan tarafların «kusur oranını» ve zarar miktarını dayanakları ile birlikte «denetime elverişli» şekilde belirleyen rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-) Kabule göre de; davanın, davalının tam kusurlu olduğu iddiası ile 10.000,00 TL üzerinden açılmasına karşın mahkemece, her iki tarafın da kusurlu olduğuna dair kabule rağmen, talep edilen miktarın tamamı üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gizli «talep aşımına» yol açacak nitelikte olup hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14880 E. , 2014/16361 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ GAZİANTEP ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 28/03/2013
NUMARASI 2009/414-2013/729
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.03.2013 tarih ve 2009/414-2013/729 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.10.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından yurt dışına taşınması için davalıya teslim edilen tekstil ürünlerinin davalı tarafından vesaik mukabili olarak taşınmasına rağmen ödeme şartı gerçekleşmeden ürününün tamamının yurt dışındaki alıcıya teslim edildiğini, müvekkilinin bu nedenle uğradığı zararın söz konusu taşımanın tabi olduğu CMR Konvansiyonu'nun 21. maddesi uyarınca davalı tarafından tazmininin gerektiğini, bu amaçla davalı aleyhine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ödemenin vesaik mukabili yapılacağına dair taşıma anlaşması olmadığı gibi bu konuda müvekkili şirkete verilen bir talimat da bulunmadığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddine ve % 40'tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı yabancı firmaya davalı taşıyıcı aracılığıyla gönderdiği emtianın, ihracat bedelini alamadığını ispatlayacak nitelikte belge ve delili dosyaya sunamadığı, ticari defter ve belgelerini sunmaları konusunda defalarca kez süre ve kesin süreler verildiği halde sunmadığı, defterlerin bulunduğu yerde inceleme yapılması için talimat yazılmışsa da bu mahkemece atanan bilirkişiye de aynı şekilde defterlerin sunulmadığı ve bu nedenle incelenemediği, ayrıca 3 ayrı celsede davacının davayı mazeretsiz olarak takipsiz bıraktığı, iddialarını haklı gösterecek nitelikte belge ve delili dosyaya sunamadığı, buna mukabil davalı taşıyıcı firmanın faturaya konu 54.543,20 Euro bedelli 199 koli tekstil ürününün dava dışı İtalyan firmasına teslim ettiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, bu doğrultuda davalının edimini yerine getirdiği, davacının ödeme şartı ile emtianın teslim edilmesi gerektiğine dair belge sunamadığı, davacının iddialarını ispat edemediği, ancak takibin kötü niyetli olarak yapıldığı da ispat edilemediğinden %40 icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiği sonucuna varılarak, davanın ve tarafların %40 tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı taşıyıcı tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya teslim edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Malların bedelinin ödendiğini gösteren vesaik mukabili malın teslim edilmesinin veya taşınan emtianın teslimi anında bedelinin ödenmesinin kararlaştırıldığı taşımalarda, taşıyıcı bu hususlara uymadan malı teslim etmesi halinde davacının bu nedenle uğradığı zararı CMR'nin 21. maddesi uyarınca tazminle yükümlüdür. Bu durumda gönderen taraf, malların teslim edilmiş olmasına rağmen alıcıdan mal bedelini tahsil edemediğini ispatla yükümlüdür. Somut olayda, davaya konu taşımaya ilişkin CMR senedi ve fatura incelendiğinde, malların teslimi sırasında bedelinin ödenmesi veya ödendiğini gösteren evraklar görülerek malın teslim edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Davacı malın bedelini halen tahsil edemediğini ileri sürmüş, davalı ise davacının malların bedelini tahsil ettiğini savunarak, bu konuda davacının ticari defter ve belgelerine dayanmıştır. Mahkemece, davacıya ticari defter ve belgelerini sunması için süreler verildiği, defterler ve belgelerin bulunduğu yerdeki mahkemeye inceleme yaptırılması için talimat yazıldığı, talimat mahkemesi tarafından davacının istemi uyarınca bilirkişiye defter ve belgeleri bulunduğu yerde incelemesi için yetki de verilmiş olmasına rağmen davacı, defter ve belgelerini ibraz etmemiştir. Mahkemece, bu nedenle davacının iddiasını ispat edemediği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş ise de davacı, davaya konu malların bedelinin tahsiline ilişkin olarak yabancı firmaya karşı İtalya'da dava açtığını belirterek, bu davaya ilişkin evrakları dosyaya sunmuştur.
Bu durumda mahkemece davacının iddiasını ispat amacıyla dosyaya sunduğu yabancı mahkemede açılan davaya ilişkin tüm bilgi, belge ve tutanaklar da incelenmek suretiyle yabancı mahkemede açılan dava hakkında bir değerlendirmede bulunularak, sonucuna göre davacının bu davadaki isteminin yerinde olup olmadığının tespiti gerekirken bu husus üzerinde durulmadan sadece defterlerin ibraz edilmemesi nedeniyle davacının iddiasını ispat edemediği sonucuna varılarak eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102067200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz