İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13730 E. 2014/19928 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 1 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr↗ icra takibine itiraz↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının taşıyan olmadığı, 25/06/2009 ile 29/06/2009 tarihleri arasında gerçekleştirilen taşımada davalının taşıyıcı olmadığı, davacı firma ile taşımayı yapan dava dışı RB firması arasındaki bağlantıyı sağlayan simsar nitelikli bir konumunun bulunduğu, öte yandan somut olaya uygulanması gereken CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı taşıyıcı tarafından vesaik mukabili, yurt dışındaki alıcıya teslim edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edildiği iddiasına dayalı davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, taşıma yapılan güzergah nedeniyle somut olaya uygulanması gereken, CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine
karar verilmiştir. Ancak, mahkemece vesaik mukabili teslim edilecek emtianın davalı taşıyıcı tarafından ilgili vesaik görülmeden teslimi halinde davalı taşıyıcı ağır kusurlu sayılacağından ve bu durumda da CMR'nin 32/2. maddesi gereğince zamanaşımı süresinin 3 yıl olacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4294 E. 2013/20875 K.
Ortak:taşıyıcı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «taşıyan» olmadığı, 25/06/2009 ile 29/06/2009 tarihleri arasında gerçekleştirilen taşımada davalının «taşıyıcı» olmadığı, davacı firma ile taşımayı yapan dava dışı RB firması arasındaki bağlantıyı sağlayan simsar nitelikli bir konumunun bulunduğu, öte yandan somut olaya uygulanması gereken CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili, yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edildiği iddiasına dayalı davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece, taşıma yapılan güzergah nedeniyle somut olaya uygulanması gereken, CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresi geçirildikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece vesaik mukabili «teslim» edilecek emtianın davalı «taşıyıcı» tarafından ilgili vesaik görülmeden teslimi halinde davalı taşıyıcı ağır kusurlu sayılacağından ve bu durumda da CMR'nin 32/2. maddesi gereğince «zamanaşımı» süresinin 3 yıl olacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, vesaik mukabili yapılan taşımada «taşıyıcı» olan davalının, «taşıma sözleşmesine» aykırı davrandığı, bu nedenle davalı taşıyıcının meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerektiği, ihraç edilen mal bedeli olan 23.195,55 Euronun alıcıdan tahsil edilemediği, CMR.nin 23/3.maddesine göre «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» öngörüldüğü, ancak CMR 29/1.maddesi uyarınca zarar taşıyıcının kasta eşdeğer sayılan bir kusurundan ileri gelmişse taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sınırlı sorumluluk · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, vesaik mukabili yapılan taşımada «taşıyıcı» olan davalının, «taşıma sözleşmesine» aykırı davrandığı, bu nedenle davalı taşıyıcının meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerektiği, ihraç edilen mal bedeli olan 23.195,55 Euronun alıcıdan tahsil edilemediği, CMR.nin 23/3.maddesine göre «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» öngörüldüğü, ancak CMR 29/1.maddesi uyarınca zarar taşıyıcının kasta eşdeğer sayılan bir kusurundan ileri gelmişse taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4246 E. 2019/3040 K.
Ortak:icra takibine itiraz · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaDava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili, yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edildiği iddiasına dayalı davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece, taşıma yapılan güzergah nedeniyle somut olaya uygulanması gereken, CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresi geçirildikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece vesaik mukabili «teslim» edilecek emtianın davalı «taşıyıcı» tarafından ilgili vesaik görülmeden teslimi halinde davalı taşıyıcı ağır kusurlu sayılacağından ve bu durumda da CMR'nin 32/2. maddesi gereğince «zamanaşımı» süresinin 3 yıl olacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «taşıyan» olmadığı, 25/06/2009 ile 29/06/2009 tarihleri arasında gerçekleştirilen taşımada davalının «taşıyıcı» olmadığı, davacı firma ile taşımayı yapan dava dışı RB firması arasındaki bağlantıyı sağlayan simsar nitelikli bir konumunun bulunduğu, öte yandan somut olaya uygulanması gereken CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, CMR Konvansiyonuna tabi taşımada davalı «taşıyıcının» taşıma konusu malları alıcı bankanın cirosunu almadan «teslim» ettiği, ancak mal bedellerinin nihai alıcıdan tahsil edilemediği iddiasına dayalı alacak için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde, taşıma belgelerinin ödemenin alıcı bankaya vesaik mukabili yapılması şeklinde düzenlendiğini, hal böyle iken davalı «taşıyıcının» alıcı bankanın cirosunu aramaksızın emtiaları «ihbar» adresindeki firmaya «teslimle» yetindiğini, kusurlu davranışı ile borca aykırı davrandığını ileri sürmüş; davalı ise cevap dilekçesinde, 2011 yılında 26 adet CMR belgesine konu emtianın vesaik mukabili taşındığını, 2012 yılında yapılan taşımaların da aynı koşullara haiz olduğunu, evraklara göre vesaik mukabili olan teslim şeklinde sevk belgelerinin bankalar aracılığıyla göderilmesi kısmının uygulanmadığını ve orjinal evrakların araç ile birlikte gönderilerek malların boşaltma adreslerine boşaltıldığını, «masraf» ve bürokratik işlemlerden kendini muaf tutmak isteyen davacının bu şekilde davrandığını, aralarında böyle bir «teamül» oluştuğunu savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 3 «fatura» içeriği emtianın gümrük çıkış «beyannamesine» kayden «mal mukabili ödeme» şekli ile ihraç edildiği, CMR'de boşaltma yerlerinin gösterildiği, davalının emtiayı boşaltma yerlerine çekincesiz olarak «teslim» ettiği, bu taşımalara ait CMR'lerde taşınan yükün ödeme şeklinin vesaik mukabili olduğuna dair herhangi bir açıklama olmadığı, davacının iddialarını ispatlar belge …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mal mukabili ödeme · gümrük beyannamesi · delil değerlendirmesi · ba beyannamesi · teamül · ihbar · fatura · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 3 «fatura» içeriği emtianın gümrük çıkış «beyannamesine» kayden «mal mukabili ödeme» şekli ile ihraç edildiği, CMR'de boşaltma yerlerinin gösterildiği, davalının emtiayı boşaltma yerlerine çekincesiz olarak «teslim» ettiği, bu taşımalara ait CMR'lerde taşınan yükün ödeme şeklinin vesaik mukabili olduğuna dair herhangi bir açıklama olmadığı, davacının iddialarını ispatlar belge …
… Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; CMR belgelerinde alıcı olarak banka gösterilmekle birlikte taşımanın vesaik mukabili olduğuna dair kayıt bulunmadığı, «gümrük beyannamelerine» göre taşımanın mal mukabili gerçekleştirildiği, davalının malları gösterilen boşaltma adresine «teslim» etmiş olduğu, «teamül» haline gelen ilişkiye uygun şekilde edimini yerine getirdiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, taşıma belgelerinin ödemenin alıcı bankaya vesaik mukabili yapılması şeklinde düzenlendiğini, hal böyle iken davalı «taşıyıcının» alıcı bankanın cirosunu aramaksızın emtiaları «ihbar» adresindeki firmaya «teslimle» yetindiğini, kusurlu davranışı ile borca aykırı davrandığını ileri sürmüş; davalı ise cevap dilekçesinde, 2011 yılında 26 adet CMR belgesine konu emtianın vesaik mukabili taşındığını, 2012 yılında yapılan taşımaların da aynı koşullara haiz olduğunu, evraklara göre vesaik mukabili olan teslim şeklinde sevk belgelerinin bankalar aracılığıyla göderilmesi kısmının uygulanmadığını ve orjinal evrakların araç ile birlikte gönderilerek malların boşaltma adreslerine boşaltıldığını, «masraf» ve bürokratik işlemlerden kendini muaf tutmak isteyen davacının bu şekilde davrandığını, aralarında böyle bir «teamül» oluştuğunu savunmuştur.
… ancak prosedürlerle vakit kaybetmemek için bankanın cirosunu almadan taşımayı neticelendirmiş olduğu yönündeki beyanları da gözetilerek tarafların iddia, savunma ve «delillerinin değerlendirilmesi» gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile dava konusu taşımanın vesaik mukabili olmadığının kabulü ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3806 E. 2019/5431 K.
Ortak:taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaDava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili, yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edildiği iddiasına dayalı davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece, taşıma yapılan güzergah nedeniyle somut olaya uygulanması gereken, CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresi geçirildikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece vesaik mukabili «teslim» edilecek emtianın davalı «taşıyıcı» tarafından ilgili vesaik görülmeden teslimi halinde davalı taşıyıcı ağır kusurlu sayılacağından ve bu durumda da CMR'nin 32/2. maddesi gereğince «zamanaşımı» süresinin 3 yıl olacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «taşıyan» olmadığı, 25/06/2009 ile 29/06/2009 tarihleri arasında gerçekleştirilen taşımada davalının «taşıyıcı» olmadığı, davacı firma ile taşımayı yapan dava dışı RB firması arasındaki bağlantıyı sağlayan simsar nitelikli bir konumunun bulunduğu, öte yandan somut olaya uygulanması gereken CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-) Dava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «konişmento» talimatlarında alıcı firmanın unvanı, adresi, iletişim bilgileri, kap sayısı ve ölçüleri, brüt ağırlık, net ağırlık, malın cinsi, «teslim şeklinin» FOB olduğu, satış şeklinin vesaik mukabili olduğu, gümrük bilgilerinin bulunduğu anlaşıldığından satışın vesaik mukabili olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının satış şekline göre eksik ve çelişkili gördüğü hususları «taşıtana» bildirerek verilecek talimatlara göre belge düzenleyip buna göre işlem yapması gerektiği, bilirkişi raporundaki «asli kusurun» davacıda olduğuna ilişkin değerlendirmenin kabul edildiği, 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminatın tayin edilebileceği, bu hususta bilirkişilerce yapılan tespitin «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000,00 TL tazminatın 17.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
… ararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dosya kapsamından dava konusu taşımada açık şekilde vesaik mukabili «teslimin» kabul edildiğinin belirlenmesi karşısında mahkemece, davacının asli kusurlu olarak belirlenmesi isabetli olmamakla birlikte temyiz edenin sıfatı itibariyle bu husu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:asli kusur · teslim şekli · talep aşımı · taşıtan · konişmento · kusur oranı · hakkaniyet · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «konişmento» talimatlarında alıcı firmanın unvanı, adresi, iletişim bilgileri, kap sayısı ve ölçüleri, brüt ağırlık, net ağırlık, malın cinsi, «teslim şeklinin» FOB olduğu, satış şeklinin vesaik mukabili olduğu, gümrük bilgilerinin bulunduğu anlaşıldığından satışın vesaik mukabili olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının satış şekline göre eksik ve çelişkili gördüğü hususları «taşıtana» bildirerek verilecek talimatlara göre belge düzenleyip buna göre işlem yapması gerektiği, bilirkişi raporundaki «asli kusurun» davacıda olduğuna ilişkin değerlendirmenin kabul edildiği, 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminatın tayin edilebileceği, bu hususta bilirkişilerce yapılan tespitin «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000,00 TL tazminatın 17.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında tarafların «kusur oranı» ve tazminat miktarı konusunda bir belirleme yapılmadığı anlaşılmakla bu haliyle anılan bilirkişi raporları «denetime elverişli» ve hükme esas alınabilecek nitelikte değildir.
Bu durumda mahkemece, yeni bir uzman bilirkişi kurulundan tarafların «kusur oranını» ve zarar miktarını dayanakları ile birlikte «denetime elverişli» şekilde belirleyen rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-) Kabule göre de; davanın, davalının tam kusurlu olduğu iddiası ile 10.000,00 TL üzerinden açılmasına karşın mahkemece, her iki tarafın da kusurlu olduğuna dair kabule rağmen, talep edilen miktarın tamamı üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gizli «talep aşımına» yol açacak nitelikte olup hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13730 E. , 2014/19928 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) ANADOLU 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/03/2014
NUMARASI 2013/71-2014/92
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) Anadolu 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/03/2014 tarih ve 2013/71-2014/92 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının İtalya'daki alıcısına gönderdiği malları davalının taşıdığını, söz konusu taşıma ve teslimin vesaik mukabili olmasına rağmen davalı tarafın davacının alacağını tahsil etmeden alıcı firmaya evrakı teslim ettiğini, alıcı firmanın da malları gümrükten çektiğini ve davacının alacağını ödemediğini, davalının hatalı ve kusurlu işlemi ile davacının alacağını tahsil etmesini engellediğini, bu nedenle mal bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine, davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, % 20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak, dava konusu taşımanın davalı tarafından yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının taşıyan olmadığı, 25/06/2009 ile 29/06/2009 tarihleri arasında gerçekleştirilen taşımada davalının taşıyıcı olmadığı, davacı firma ile taşımayı yapan dava dışı RB firması arasındaki bağlantıyı sağlayan simsar nitelikli bir konumunun bulunduğu, öte yandan somut olaya uygulanması gereken CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı taşıyıcı tarafından vesaik mukabili, yurt dışındaki alıcıya teslim edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edildiği iddiasına dayalı davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, taşıma yapılan güzergah nedeniyle somut olaya uygulanması gereken, CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine
karar verilmiştir. Ancak, mahkemece vesaik mukabili teslim edilecek emtianın davalı taşıyıcı tarafından ilgili vesaik görülmeden teslimi halinde davalı taşıyıcı ağır kusurlu sayılacağından ve bu durumda da CMR'nin 32/2. maddesi gereğince zamanaşımı süresinin 3 yıl olacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102275000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz