Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3806 E. 2019/5431 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
asli kusur↗ teslim şekli↗ talep aşımı↗ taşıtan↗ konişmento↗ kusur oranı↗ hakkaniyet↗ denetime elverişlilik↗ tbk 99↗ taşıyıcı↗ kusur↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; konişmento talimatlarında alıcı firmanın unvanı, adresi, iletişim bilgileri, kap sayısı ve ölçüleri, brüt ağırlık, net ağırlık, malın cinsi, teslim şeklinin FOB olduğu, satış şeklinin vesaik mukabili olduğu, gümrük bilgilerinin bulunduğu anlaşıldığından satışın vesaik mukabili olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının satış şekline göre eksik ve çelişkili gördüğü hususları taşıtana bildirerek verilecek talimatlara göre belge düzenleyip buna göre işlem yapması gerektiği, bilirkişi raporundaki asli kusurun davacıda olduğuna ilişkin değerlendirmenin kabul edildiği, 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminatın tayin edilebileceği, bu hususta bilirkişilerce yapılan tespitin hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000,00 TL tazminatın 17.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dosayadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dosya kapsamından dava konusu taşımada açık şekilde vesaik mukabili teslimin kabul edildiğinin belirlenmesi karşısında mahkemece, davacının asli kusurlu olarak belirlenmesi isabetli olmamakla birlikte temyiz edenin sıfatı itibariyle bu hususun bozma nedeni sayılamayacak olmasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, davalı taşıyıcı tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya teslim edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, satış şeklinin vesaik mukabili olduğu, davacının asli kusurlu olduğu, tazminatın belirlenmesine ilişkin bilirkişilerce yapılan tespitin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında tarafların kusur oranı ve tazminat miktarı konusunda bir belirleme yapılmadığı anlaşılmakla bu haliyle anılan bilirkişi raporları denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek nitelikte değildir. Bu durumda mahkemece, yeni bir uzman bilirkişi kurulundan tarafların kusur oranını ve zarar miktarını dayanakları ile birlikte denetime elverişli şekilde belirleyen rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-) Kabule göre de; davanın, davalının tam kusurlu olduğu iddiası ile 10.000,00 TL üzerinden açılmasına karşın mahkemece, her iki tarafın da kusurlu olduğuna dair kabule rağmen, talep edilen miktarın tamamı üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gizli talep aşımına yol açacak nitelikte olup hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3594 E. 2015/5416 K.
Ortak:teslim şekli · konişmento · taşıyıcı · kusur · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «konişmento» talimatlarında alıcı firmanın unvanı, adresi, iletişim bilgileri, kap sayısı ve ölçüleri, brüt ağırlık, net ağırlık, malın cinsi, «teslim şeklinin» FOB olduğu, satış şeklinin vesaik mukabili olduğu, gümrük bilgilerinin bulunduğu anlaşıldığından satışın vesaik mukabili olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının satış şekline göre eksik ve çelişkili gördüğü hususları «taşıtana» bildirerek verilecek talimatlara göre belge düzenleyip buna göre işlem yapması gerektiği, bilirkişi raporundaki «asli kusurun» davacıda olduğuna ilişkin değerlendirmenin kabul edildiği, 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminatın tayin edilebileceği, bu hususta bilirkişilerce yapılan tespitin «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000,00 TL tazminatın 17.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
2-) Dava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
… ararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dosya kapsamından dava konusu taşımada açık şekilde vesaik mukabili «teslimin» kabul edildiğinin belirlenmesi karşısında mahkemece, davacının asli kusurlu olarak belirlenmesi isabetli olmamakla birlikte temyiz edenin sıfatı itibariyle bu husu …
Benzer bu karardaİncelenen «konişmento» talimatlarında alıcı firmanın unvanı, adresi, iletişim bilgileri, kap sayısı ve ölçüleri, brüt ağırlık, net ağırlık, malın cinsi, «teslim şeklinin» FOB olduğu, satış şeklinin vesaik mukabili olduğu, gümrük bilgilerinin (...
Dava,davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda «konişmento» talimatlarında alıcı kısmına tahsil bankasının adının yazılması gerekirken ithalatçı firmanın yazılması nedeniyle davalı «taşıyıcının» kusursuz olduğu belirtilmişse de; konişmento talimatlarında satış şeklinin vesaik mukabili olduğu açıkça yazılı olması nedeniyle taşımacının bu talimatlara uyması ve şüpheli görünen hususlarda da davacıdan talimat alması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece taşıma konusunda uzman başka bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davalı taşımacının «konişmento» talimatlarına uygun davranıp davranmadığı, davalının sorumluluğu halinde davacının «müterafik kusuru» bulunup bulunmadığının belirlenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13730 E. 2014/19928 K.
Ortak:taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz kararda2-) Dava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «konişmento» talimatlarında alıcı firmanın unvanı, adresi, iletişim bilgileri, kap sayısı ve ölçüleri, brüt ağırlık, net ağırlık, malın cinsi, «teslim şeklinin» FOB olduğu, satış şeklinin vesaik mukabili olduğu, gümrük bilgilerinin bulunduğu anlaşıldığından satışın vesaik mukabili olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının satış şekline göre eksik ve çelişkili gördüğü hususları «taşıtana» bildirerek verilecek talimatlara göre belge düzenleyip buna göre işlem yapması gerektiği, bilirkişi raporundaki «asli kusurun» davacıda olduğuna ilişkin değerlendirmenin kabul edildiği, 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminatın tayin edilebileceği, bu hususta bilirkişilerce yapılan tespitin «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000,00 TL tazminatın 17.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
… ararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dosya kapsamından dava konusu taşımada açık şekilde vesaik mukabili «teslimin» kabul edildiğinin belirlenmesi karşısında mahkemece, davacının asli kusurlu olarak belirlenmesi isabetli olmamakla birlikte temyiz edenin sıfatı itibariyle bu husu …
Benzer bu karardaDava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili, yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edildiği iddiasına dayalı davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece, taşıma yapılan güzergah nedeniyle somut olaya uygulanması gereken, CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresi geçirildikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece vesaik mukabili «teslim» edilecek emtianın davalı «taşıyıcı» tarafından ilgili vesaik görülmeden teslimi halinde davalı taşıyıcı ağır kusurlu sayılacağından ve bu durumda da CMR'nin 32/2. maddesi gereğince «zamanaşımı» süresinin 3 yıl olacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «taşıyan» olmadığı, 25/06/2009 ile 29/06/2009 tarihleri arasında gerçekleştirilen taşımada davalının «taşıyıcı» olmadığı, davacı firma ile taşımayı yapan dava dışı RB firması arasındaki bağlantıyı sağlayan simsar nitelikli bir konumunun bulunduğu, öte yandan somut olaya uygulanması gereken CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · taşıyan · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «taşıyan» olmadığı, 25/06/2009 ile 29/06/2009 tarihleri arasında gerçekleştirilen taşımada davalının «taşıyıcı» olmadığı, davacı firma ile taşımayı yapan dava dışı RB firması arasındaki bağlantıyı sağlayan simsar nitelikli bir konumunun bulunduğu, öte yandan somut olaya uygulanması gereken CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili, yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edildiği iddiasına dayalı davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece, taşıma yapılan güzergah nedeniyle somut olaya uygulanması gereken, CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresi geçirildikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece vesaik mukabili «teslim» edilecek emtianın davalı «taşıyıcı» tarafından ilgili vesaik görülmeden teslimi halinde davalı taşıyıcı ağır kusurlu sayılacağından ve bu durumda da CMR'nin 32/2. maddesi gereğince «zamanaşımı» süresinin 3 yıl olacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | Takibin devamı | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15103 E. 2012/5643 K.
Ortak:konişmento · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «konişmento» talimatlarında alıcı firmanın unvanı, adresi, iletişim bilgileri, kap sayısı ve ölçüleri, brüt ağırlık, net ağırlık, malın cinsi, «teslim şeklinin» FOB olduğu, satış şeklinin vesaik mukabili olduğu, gümrük bilgilerinin bulunduğu anlaşıldığından satışın vesaik mukabili olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının satış şekline göre eksik ve çelişkili gördüğü hususları «taşıtana» bildirerek verilecek talimatlara göre belge düzenleyip buna göre işlem yapması gerektiği, bilirkişi raporundaki «asli kusurun» davacıda olduğuna ilişkin değerlendirmenin kabul edildiği, 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminatın tayin edilebileceği, bu hususta bilirkişilerce yapılan tespitin «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000,00 TL tazminatın 17.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
2-) Dava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
… ararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dosya kapsamından dava konusu taşımada açık şekilde vesaik mukabili «teslimin» kabul edildiğinin belirlenmesi karşısında mahkemece, davacının asli kusurlu olarak belirlenmesi isabetli olmamakla birlikte temyiz edenin sıfatı itibariyle bu husu …
Benzer bu karardaBu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, mahkemece karar gerekçesinde tartışılan ilk husus, satışın mal mukabili olduğunun kabulü halinde dahi davalı «taşıyıcının» davaya konu emtiayı alıcıya «teslimi» anında «konişmento» aslını teslim almaması nedeniyle «taşıma sözleşmesine» aykırı hareket ettiği yönünde olup, davalının mal mukabili satış sonrasında konişmento aslını teslim almaksızın davaya konu emtiayı alıcıya tesliminin emtia bedeli …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile alıcı firma arasındaki satışın vesaik mukabili olduğunun kararlaştırıldığını, davalının ise «konişmento» aslını almaksızın mal «teslimi» yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı hakkındaki icra takibinin devamına ve asıl alacağın % 40 ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… cı vekili, müvekkili tarafından yurtdışında bulunan müşterisine yapılan satış nedeniyle davaya konu emtianın davalı tarafça taşındığını, bu amaçla taraflar arasında «kombine taşıma sözleşmesi» düzenlendiğini ancak yapılan satışın vesaik mukabili olarak kararlaştırılmasına karşın davalının satışa konu vesaiki «teslim» almaksızın malları alıcıya teslim ettiğini, bu nedenle müvekkilinin satış bedelini tahsil edemediği ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalının «konişmento» aslını almaksızın mal teslimi yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kombine taşıma · gümrük beyannamesi · ba beyannamesi · illiyet bağı · icra takibine itiraz · taşıma sözleşmesi · vade · icra inkar tazminatı
Benzer bu kararda1 – Dava, davalı tarafça yapılan taşıma nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini amacı ile başlatılan «icra takibine itirazın» iptali ve «icra inkar tazminatı» istemlerine ilişkindir.
… cı vekili, müvekkili tarafından yurtdışında bulunan müşterisine yapılan satış nedeniyle davaya konu emtianın davalı tarafça taşındığını, bu amaçla taraflar arasında «kombine taşıma sözleşmesi» düzenlendiğini ancak yapılan satışın vesaik mukabili olarak kararlaştırılmasına karşın davalının satışa konu vesaiki «teslim» almaksızın malları alıcıya teslim ettiğini, bu nedenle müvekkilinin satış bedelini tahsil edemediği ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalının «konişmento» aslını almaksızın mal teslimi yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içinde mevcut, davacı tarafça tanzim edilen, aynı tarihi haiz, Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanmış mal satış faturaları, «gümrük beyannamesi» ve diğer evrakın incelenmesinde, davacı ile alıcı arasında düzenlenen sözleşmede satış türünün ilk olarak mal mukabili şeklinde yapılmasının kararlaştırıldığı ancak daha sonra bundan vazgeçilerek satışın vesaik mukabili şekline dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile alıcı firma arasındaki satışın vesaik mukabili olduğunun kararlaştırıldığını, davalının ise «konişmento» aslını almaksızın mal «teslimi» yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı hakkındaki icra takibinin devamına ve asıl alacağın % 40 ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3806 E. , 2019/5431 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 29/03/2018 tarih ve 2016/1013-2018/403 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ihraç ettiği emtianın davalı tarafından taşındığını, dış satımın FOB ve vesaik mukabili satış esaslarına göre tesis edildiğini, satım şekline uygun olarak ihracat evraklarının hazırlandığını, taşıma senedinde açıkça ihracatın vesaik usûlü olduğunun belirtildiğini, buna rağmen davalı taşıyıcının emtiayı usulsüz olarak indirip konişmentoyu teslim ettiğini, müvekkilinin ihraç edilen mal bedelinden 35.225,84 Sterlin alacağını tahsil edemediğini, CMR 12, 14, 17 ve 21. maddeleri uyarınca davalının tazminat ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının elektronik posta ile gönderdiği konişmento talimatlarında, alıcı olarak ithalâtçı İngiliz firmasını gösterdiğini, vesaik mukabili taşımalarda CMR belgesinde alıcı taraf olarak bankanın gösterilmesi gerektiğini, davacının gönderdiği konişmento talimatına uygun olarak CMR düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; konişmento talimatlarında alıcı firmanın unvanı, adresi, iletişim bilgileri, kap sayısı ve ölçüleri, brüt ağırlık, net ağırlık, malın cinsi, teslim şeklinin FOB olduğu, satış şeklinin vesaik mukabili olduğu, gümrük bilgilerinin bulunduğu anlaşıldığından satışın vesaik mukabili olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının satış şekline göre eksik ve çelişkili gördüğü hususları taşıtana bildirerek verilecek talimatlara göre belge düzenleyip buna göre işlem yapması gerektiği, bilirkişi raporundaki asli kusurun davacıda olduğuna ilişkin değerlendirmenin kabul edildiği, 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminatın tayin edilebileceği, bu hususta bilirkişilerce yapılan tespitin hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000,00 TL tazminatın 17.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dosayadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dosya kapsamından dava konusu taşımada açık şekilde vesaik mukabili teslimin kabul edildiğinin belirlenmesi karşısında mahkemece, davacının asli kusurlu olarak belirlenmesi isabetli olmamakla birlikte temyiz edenin sıfatı itibariyle bu hususun bozma nedeni sayılamayacak olmasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, davalı taşıyıcı tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya teslim edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, satış şeklinin vesaik mukabili olduğu, davacının asli kusurlu olduğu, tazminatın belirlenmesine ilişkin bilirkişilerce yapılan tespitin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında tarafların kusur oranı ve tazminat miktarı konusunda bir belirleme yapılmadığı anlaşılmakla bu haliyle anılan bilirkişi raporları denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek nitelikte değildir.
Bu durumda mahkemece, yeni bir uzman bilirkişi kurulundan tarafların kusur oranını ve zarar miktarını dayanakları ile birlikte denetime elverişli şekilde belirleyen rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-) Kabule göre de; davanın, davalının tam kusurlu olduğu iddiası ile 10.000,00 TL üzerinden açılmasına karşın mahkemece, her iki tarafın da kusurlu olduğuna dair kabule rağmen, talep edilen miktarın tamamı üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gizli talep aşımına yol açacak nitelikte olup hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 16/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542608800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz