Ttk 309/4
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8898 E. 2010/5218 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 309/4↗ ttk 547↗ kâr mahrumiyeti↗ ıslah↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- bir yıllık
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının dava dışı alıcı şirketin açtığı ihaleyi kazandığı ve sipariş malzemelerini İngiliz firmasından temin etmek için girişimde bulunduğu, ancak davacının borcundan bahisle o firmanın siparişi göndermediği, davalılardan ...'ın imzalayıp dava dışı alıcı firmaya gönderdiği yazıda, ihale konusu siparişleri Metrans Makine Endüstri Firması (diğer davalı) adına yurt dışından ithal edip, göndereceklerini bildirdiği ve ithal edip alıcı firmaya gönderdiği, böylece ticari kazancı kendi firması üzerinden elde ettiği, davacı şirketin diğer ortağının anılan yazıdan haberi olmadığı, davalı şirket de zarardan sorumlu ise de, onun yönünden davanın TTK'nun 62 nci ve BK'nun 60 ncı maddeleri uyarınca bir yıllık zamanaşımına uğradığı, davacının 108.000.000.000 lira üzerinden malzeme satmaya ihale ile hak kazandığı, malzemelerin 74.497,43 YTL'na temin edilebileceği, bu durumda davacının 33.502,57 lira net kârdan mahrum kaldığı, davacı yerine bu kârı davalı şirketin kazandığı, davalı ...'ın TTK'nun 547 nci maddesi uyarınca zarardan sorumlu olduğu, onun bakımından 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle ıslah edilen davanın davalı ... bakımından kabulüne, diğer davalı şirket bakımından zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve % 50 pay sahibi ... Çakır'ın münferiden temsil yetkisini haiz ortak ve müdür sıfatıyla verdiği vekaletnameye göre açılan davada, TTK'nun 341 nci madde koşullarının gerçekleştiğinin kabulü gerekmesine göre davalılardan ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı ... yönünden TTK'nun 336 ncı maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalılardan ... yönünden zamanaşımı süresi TTK'nun 556 ncı madde atfı ile 340 ncı maddesi ve onun da yollaması ile 309/son maddesi çerçevesinde belirlenmelidir. Anılan 340 ncı maddenin başlığı "ortakların ve şirket alacaklılarının tazminat davasına ait diğer hükümler" olsa da bu hüküm TTK'nun 341 nci madde uyarınca şirketin açtığı 336 ncı maddeye dayalı sorumluluk davaları için de uygulanması gereken bir hüküm olup, genel hüküm niteliğindeki BK'nun 126/4 ncü maddesinden özel hüküm niteliğindeki anılan 309/son madde hükmünün uygulanması gerekmektedir. Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir. Bu maddede iki ve 5 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüş olup, mahkemece, TTK'nun 547 ve BK'nun 126/4 maddeleri çerçevesinde zamanaşımını ele alan bilirkişi raporu benimsenerek, beş yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı sonucuna varılması eksik incelemeye ve hukuki nitelemede yanılgıya dayalıdır.
Bu durumda davacı şirketin yetkili organı olarak ...'in sorumlu olan ...'ı ve eylemini öğrendiği tarihin de saptanarak davanın TTK'nun 309 ncu madde çerçevesinde iki ve beş yıllık zamanaşımı süreleri bakımından ele alınıp, değerlendirilmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu madde hükmü üzerinde durulmaması doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4137 E. 2013/22957 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · şirket müdürü · aktif husumet · maktu vekalet ücreti · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · ticaret sicili · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, davanın TTK'nun 309. maddesi hükmüne dayalı davacı ortağın dava dışı «şirket müdürü» ve ortağına karşı açmış olduğu maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacı tarafın gerek dava dilekçesinde gerekse de yargılama aşamasında şirket ortaklığını devrettiğini beyan etmesi karşısında, «ticaret sicil» dosyası üzerinde yapılan incelemede davacının şirket ortağı olmadığı ve ortaklığın devrinin ticaret sicil gazetesinde «ilan» edilmiş olduğu, TTK'nun 340 madde yollaması ile TTK'nun 309. maddesine göre dava sonucunda hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin ve davanın dinlenilmesi için davacının şirket ortağı olması gerektiğinden bahisle, «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak dava, davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle «husumetten» reddedildiğine göre, AAÜT'nin 7/2 v 10/3. maddeleri gereğince, davalı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanun …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11777 E. 2015/8486 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası · pay sahipliği · şirket zararı · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda1-Dava, dava dışı şirketin azlık «pay sahipleri» olan davacıların TTK'nın 309 ncu maddesi hükmüne dayalı olarak yönetim ve denetim kurulu üyeleri aleyhine açtıkları «sorumluluk davası» olup, davalılardan yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkındaki dava, mahkemece,TTK'nın 341 nci maddesindeki ön koşullar aranmak suretiyle bu koşulların yerine gelmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı konumunda olan gerçek kişilerin dava dışı şirketin «yönetim kurulu» üyesi ve denetçisi oldukları, bu kişiler ile ilgili sorumluluk davasının açılabilmesi için genel kurul tarafından sorumluluk kararı alınması gerektiği, bu ön koşul …
Öte yandan, davacılar vekilince yargılama aşamasında davalılardan Bankanın diğer davalılarla birlikte el ve işbirliği içerisinde «şirketi zarara» uğrattıklarının iddia edilmesi karşısında mahkemece bu iddianın usulünce incelenip değerlendirilmemesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9652 E. 2016/5346 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temyiz yolu · sorumluluk davası · ticari kredi · şirket zararı · temerrüt faizi · limited şirket · temerrüt
Benzer bu karardaŞti. ile diğer şirketlere geçirilen malların tespiti ve geçirilme tarihi itibariyle en yüksek banka «ticari kredi» «temerrüd faizi» ile ortaklık pay bedelinin birlikte tahsiline veya T.......
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, dava konusu ve sorumluluğu doğurduğu iddia edilen işlemler tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesi atfı ile «limited şirketlerde» de uygulanacak olan aynı Yasa'nın 340. ve 309. maddelerine dayalı «sorumluluk davası» olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket ortağı olarak ortağı bulunduğu «şirketin zarara» uğradığı iddiasıyla açtığı davada hükmedilecek bedelin yine ortağı olduğu şirkete verilmesini talep etmesi gerektiği ancak, davacının gerek dava dilekçesinde gerekse sunduğu dilekçelerde hükmedilecek tutarın kendisine verilmesi yönünde talepte bulunduğu ve böyle bir hakkı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Adli yardım talebinin kabulüne ilişkin kararlar 6100 sayılı HMK'nın 335/3 madde ve fıkrası uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar devam edeceği gibi, bu kararlara karşı «temyiz yolu» da açık olmadığından mümeyyiz bir kısım davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/8898 E. , 2010/5218 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.04.2008 tarih ve 2007/259 - 2008/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılardan ... Kirişçi vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.04.2010 gününde davacı avukatı... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ... ile davalılardan ...'ın müvekkili şirketin eşit hisseye sahip ortakları olduklarını ve şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdürleri bulunduklarını, davalı ...'ın diğer davalı şirketin % 99 ortağı ve tek başına yetkili müdür sıfatını haiz bulunduğunu, müvekkili şirketin dava dışı Eti Maden İşletmelerinden aldığı ihale gereğince malları teslim etmesi aşamasında, davalı ...'ın ihaleyi şirketine yönlendirip, ihale konusu malları kendi şirketinden satarak haksız kazanç sağladığını, davacının da kârdan yoksun kaldığını ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile 33.502,57 YTL tazminatın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili dava ve ıslah dilekçesine verdiği yanıtta ortaklar kurulu kararı uyarınca ve denetçilerce davanın açılması gerektiğini, davanın bu nedenle ve ayrıca esas ve zamanaşımı bakımından da reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının dava dışı alıcı şirketin açtığı ihaleyi kazandığı ve sipariş malzemelerini İngiliz firmasından temin etmek için girişimde bulunduğu, ancak davacının borcundan bahisle o firmanın siparişi göndermediği, davalılardan ...'ın imzalayıp dava dışı alıcı firmaya gönderdiği yazıda, ihale konusu siparişleri Metrans Makine Endüstri Firması (diğer davalı) adına yurt dışından ithal edip, göndereceklerini bildirdiği ve ithal edip alıcı firmaya gönderdiği, böylece ticari kazancı kendi firması üzerinden elde ettiği, davacı şirketin diğer ortağının anılan yazıdan haberi olmadığı, davalı şirket de zarardan sorumlu ise de, onun yönünden davanın TTK'nun 62 nci ve BK'nun 60 ncı maddeleri uyarınca bir yıllık zamanaşımına uğradığı, davacının 108.000.000.000 lira üzerinden malzeme satmaya ihale ile hak kazandığı, malzemelerin 74.497,43 YTL'na temin edilebileceği, bu durumda davacının 33.502,57 lira net kârdan mahrum kaldığı, davacı yerine bu kârı davalı şirketin kazandığı, davalı ...'ın TTK'nun 547 nci maddesi uyarınca zarardan sorumlu olduğu, onun bakımından 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle ıslah edilen davanın davalı ...
bakımından kabulüne, diğer davalı şirket bakımından zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve % 50 pay sahibi ... Çakır'ın münferiden temsil yetkisini haiz ortak ve müdür sıfatıyla verdiği vekaletnameye göre açılan davada, TTK'nun 341 nci madde koşullarının gerçekleştiğinin kabulü gerekmesine göre davalılardan ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı ... yönünden TTK'nun 336 ncı maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalılardan ... yönünden zamanaşımı süresi TTK'nun 556 ncı madde atfı ile 340 ncı maddesi ve onun da yollaması ile 309/son maddesi çerçevesinde belirlenmelidir. Anılan 340 ncı maddenin başlığı "ortakların ve şirket alacaklılarının tazminat davasına ait diğer hükümler" olsa da bu hüküm TTK'nun 341 nci madde uyarınca şirketin açtığı 336 ncı maddeye dayalı sorumluluk davaları için de uygulanması gereken bir hüküm olup, genel hüküm niteliğindeki BK'nun 126/4 ncü maddesinden özel hüküm niteliğindeki anılan 309/son madde hükmünün uygulanması gerekmektedir. Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir. Bu maddede iki ve 5 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüş olup, mahkemece, TTK'nun 547 ve BK'nun 126/4 maddeleri çerçevesinde zamanaşımını ele alan bilirkişi raporu benimsenerek, beş yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı sonucuna varılması eksik incelemeye ve hukuki nitelemede yanılgıya dayalıdır.
Bu durumda davacı şirketin yetkili organı olarak ...'in sorumlu olan ...'ı ve eylemini öğrendiği tarihin de saptanarak davanın TTK'nun 309 ncu madde çerçevesinde iki ve beş yıllık zamanaşımı süreleri bakımından ele alınıp, değerlendirilmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu madde hükmü üzerinde durulmaması doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalılardan ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılardan ... yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020604800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz