İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9152 E. 2014/16157 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakliyat abonman sigorta poliçesi↗ nakliyat abonman sigortası↗ abonman sigorta poliçesi↗ rücu davası↗ nakliyat emtia sigortası↗ imza inkarı↗ sigorta ettiren↗ aktif dava ehliyeti↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ icra takibine itiraz↗ rücu↗ işlemiş faiz↗ temlik↗ taraf ehliyeti↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı nezdine sigortalı emtianın taşınamsı işinin davalı tarafından üstelenildiğini, emtianın taşıma sırasında hasar gördüğünün, dava dışı alıcı ve dava dışı araç şöförünün birlikte düzenledikleri tutanakla sabit olduğu, tanık olarak dinlenen araç şöförü tutanağın aksi yönünde beyanda bulunmuşsa da tutanaktaki imza inkar edilmediğinden içeriğinin doğru kabul edildiği, zarar miktarı olan 1.960,00 TL'nin davacı tarafından sigortalısına ödediği, davacının talep edebilceği işlemiş faizin, 47,36 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Bucak İcra Müdürlüğü'nün 2011/2086 esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın 1.960,00 TL asıl alacak, 47,36 TL faiz alacağı yönünden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın (1.960,00 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rucüan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükteki 6762 Sayılı TTK’nın 1301. maddesi uyarınca rücu davası açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. Somut olayda, davacı ile dava dışı sigorta ettiren şirket arasındaki nakliyat abonman sigorta poliçesi dosyaya ibraz edilmiş olup, ayrıca dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya sunulmadığı gibi, dosyada sigorta ettirenin alacağa ilişkin her türlü hakkını davacı sigortacıya temlik ettiğine ilişkin bir belgeye de rastlanılmamıştır. Sadece abonman sözleşmesinin bulunması, spesifik yani belirli bir taşımaya ilişkin akdi ilişki ve bildirim olmadıkça taşınan malın sigorta örtüsü altında olduğunu göstermez ve sigortacı da böyle bir rizikodan sorumlu olmaz. Bu husus aktif dava ehliyetine ilişkin olup mahkemece re'sen nazara alınması gerekir. Bu itibarla mahkemece, davacıya spesifik poliçeyi sunması veya dava konusu emtianın sigorta örtüsü altında olduğunu kanıtlaması hususunda delillerini bildirmek üzere süre verilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Nakliyat abonman sigorta poliçesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14264 E. 2016/853 K.
Ortak:nakliyat abonman sigorta poliçesi · nakliyat abonman sigortası · abonman sigorta poliçesi · rücu davası · nakliyat emtia sigortası · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · riziko
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacı ile dava dışı «sigorta ettiren» şirket arasındaki «nakliyat abonman sigorta poliçesi» dosyaya «ibraz» edilmiş olup, ayrıca dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya sunulmadığı gibi, dosyada sigorta ettirenin alacağa ilişkin her türlü hakkını davacı sigortacıya «temlik» ettiğine ilişkin bir belgeye de rastlanılmamıştır.
Dava tarihinde yürürlükteki 6762 Sayılı TTK’nın 1301. maddesi uyarınca «rücu davası» açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir «sigorta sözleşmesinin» mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir.
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın rucüan tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı ile dava dışı «sigorta ettiren» .... .... arasındaki «nakliyat abonman sigorta poliçesi» yanında dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 1301. maddesi uyarınca «rücu davası» açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir «sigorta sözleşmesinin» mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir.
Zira abonman «sigorta sözleşmeleri» birer çerçeve anlaşma niteliğinde olup, sigortacı ile «sigorta ettiren» arasında, sigorta ile ilgili bir hukuki ilişkiyi oluşturur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:halefiyet · ibraname · ek prim · avans faizi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; kazanın oluşumunda davalının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 191.205,07 TL’nin 06.09.2011 (ödeme tarihinden) itibaren «avans faizi» oranlarında hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1279. maddesi “Mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür; şu kadar ki; birinci halde sigortacı sigorta «primini» istiyebilir.” hükmünü haizdir.
Sigortalıya ait malların taşınması sırasında 30/05/2011 tarihinde «riziko» meydana geldikten sonra sigortalı tarafından 27/06/2011 tarihinde yapılan teklif üzerine spesifik poliçenin düzenlendiği göz önüne alındığında «teminatın» en erken teklif tarihinde başlacağının kabulü gerekir.
Hükümsüz bulunan bir sigorta ilişkisine nazaran yapılan ödeme de 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301. maddesi uyarınca davacıya «halefiyet» hakkı sağlamaz.
-
Nakliyat abonman sigorta poliçesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12047 E. 2018/4971 K.
Ortak:nakliyat abonman sigorta poliçesi · nakliyat abonman sigortası · abonman sigorta poliçesi · rücu davası · nakliyat emtia sigortası · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · riziko
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacı ile dava dışı «sigorta ettiren» şirket arasındaki «nakliyat abonman sigorta poliçesi» dosyaya «ibraz» edilmiş olup, ayrıca dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya sunulmadığı gibi, dosyada sigorta ettirenin alacağa ilişkin her türlü hakkını davacı sigortacıya «temlik» ettiğine ilişkin bir belgeye de rastlanılmamıştır.
Dava tarihinde yürürlükteki 6762 Sayılı TTK’nın 1301. maddesi uyarınca «rücu davası» açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir «sigorta sözleşmesinin» mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir.
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın rucüan tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaPetrol Rafinerileri A.Ş. arasındaki «nakliyat abonman sigorta poliçesi» yanında «dava konusu» taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya «ibraz» edilmiştir.
… içenin risk tarihinden sonra akdedildiği, ancak davacı ile dava dışı sigortalı arasında imzalanan nakliyat abonman sözleşmesinin 01.04.2011-2012 tarihini kapsadığı, «rizikonun» 18.07.2011 tarihinde meydana geldiği, «abonman sigorta poliçesine» bağlı olarak düzenlenen spesifik poliçenin sonradan düzenlenmiş olmasının davacı tarafından hatır ödemesi yaptığı anlamına gelmeyeceği, davacının dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin «sigorta teminatında» olduğu, rizikonun 18.07.2011 tarihinde gerçekleştiği, davanın muhabere yoluyla 18.07.2012 tarihinde açıldığı ve harcının aynı tarihte yatırıldığı, dolayısıyla davanın 1 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde açıldığı gerekçesiyle, davalı ...
Dava konusu taşıma tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 1301. maddesi uyarınca «rücu davası» açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir «sigorta sözleşmesinin» mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:halefiyet · sigorta teminatı · ibraname · davanın konusu · davanın açılmamış sayılması · ek prim · açılmamış sayılma · avans faizi
Benzer bu karardaVe Tic Ltd Şti. aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», davalı ...ile ...aleyhine açılan davanın kabulüne, 46.724,18 TL tazminatın 25/10/2011 ödeme tarihinden itibaren değişen ve değişecek «avans faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… içenin risk tarihinden sonra akdedildiği, ancak davacı ile dava dışı sigortalı arasında imzalanan nakliyat abonman sözleşmesinin 01.04.2011-2012 tarihini kapsadığı, «rizikonun» 18.07.2011 tarihinde meydana geldiği, «abonman sigorta poliçesine» bağlı olarak düzenlenen spesifik poliçenin sonradan düzenlenmiş olmasının davacı tarafından hatır ödemesi yaptığı anlamına gelmeyeceği, davacının dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin «sigorta teminatında» olduğu, rizikonun 18.07.2011 tarihinde gerçekleştiği, davanın muhabere yoluyla 18.07.2012 tarihinde açıldığı ve harcının aynı tarihte yatırıldığı, dolayısıyla davanın 1 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde açıldığı gerekçesiyle, davalı ...
Petrol Rafinerileri A.Ş. arasındaki «nakliyat abonman sigorta poliçesi» yanında «dava konusu» taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya «ibraz» edilmiştir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1279. maddesi “Mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür; şu kadar ki; birinci halde sigortacı sigorta «primini» istiyebilir.” hükmünü haizdir.
-
Nakliyat abonman sigorta poliçesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10175 E. 2018/2562 K.
Ortak:nakliyat abonman sigorta poliçesi · nakliyat abonman sigortası · abonman sigorta poliçesi · rücu davası · nakliyat emtia sigortası · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · rücu
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacı ile dava dışı «sigorta ettiren» şirket arasındaki «nakliyat abonman sigorta poliçesi» dosyaya «ibraz» edilmiş olup, ayrıca dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya sunulmadığı gibi, dosyada sigorta ettirenin alacağa ilişkin her türlü hakkını davacı sigortacıya «temlik» ettiğine ilişkin bir belgeye de rastlanılmamıştır.
Dava tarihinde yürürlükteki 6762 Sayılı TTK’nın 1301. maddesi uyarınca «rücu davası» açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir «sigorta sözleşmesinin» mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir.
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın rucüan tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı ile dava dışı «sigorta ettiren» şirket arasındaki «nakliyat abonman sigorta poliçesi» dosyaya «ibraz» edilmiş olup, ayrıca dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya sunulmadığı gibi dosyada sigorta ettirenin alacağa ilişkin her türlü hakkını davacı sigortacıya «temlik» ettiğine ilişkin bir belge de bulunmamaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nin 1472 maddesi uyarınca «rücu davası» açılabilmesi için sigortacı ile sigortalı arasında bir «sigorta sözleşmesinin» mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir.
Şti. ile davacı...Sigorta A.Ş. arasında yapılacak taşımalara ilişkin olarak abonman poliçesi ile «nakliyat emtia sigorta poliçesinin» yapıldığı, poliçe kapsamında...plakalı araç ile taşınan emtianın hasarlandığı, «hasar» bedelinin 14.780,95 TL olduğu, bu bedelin sigortalısına ödendiği, davacının «halefiyet» haklarını kazandığı, kazada araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, zarardan davalılardan ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:halefiyet · taşıyıcı · avans faizi · teminat
Benzer bu karardaŞti'nin «taşıyıcı» ...'in sürücü sıfatıyla sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 14.780,95 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Şti. ile davacı...Sigorta A.Ş. arasında yapılacak taşımalara ilişkin olarak abonman poliçesi ile «nakliyat emtia sigorta poliçesinin» yapıldığı, poliçe kapsamında...plakalı araç ile taşınan emtianın hasarlandığı, «hasar» bedelinin 14.780,95 TL olduğu, bu bedelin sigortalısına ödendiği, davacının «halefiyet» haklarını kazandığı, kazada araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, zarardan davalılardan ...
Dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere «nakliyat emtia sigorta poliçesi» 23.08.2013-23.08.2014 tarihleri arasında «teminat» vermektedir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11534 E. 2011/4286 K.
Ortak:nakliyat abonman sigortası · nakliyat abonman sigorta poliçesi · abonman sigorta poliçesi · rücu davası · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · rücu · temlik
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacı ile dava dışı «sigorta ettiren» şirket arasındaki «nakliyat abonman sigorta poliçesi» dosyaya «ibraz» edilmiş olup, ayrıca dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya sunulmadığı gibi, dosyada sigorta ettirenin alacağa ilişkin her türlü hakkını davacı sigortacıya «temlik» ettiğine ilişkin bir belgeye de rastlanılmamıştır.
Dava tarihinde yürürlükteki 6762 Sayılı TTK’nın 1301. maddesi uyarınca «rücu davası» açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir «sigorta sözleşmesinin» mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı ile dava dışı «sigorta ettiren» şirket arasındaki «nakliyat abonman sigorta poliçesi» dosyaya «ibraz» edilmiş olup, ayrıca dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya sunulmamıştır.
Öte yandan, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca «rücu davası» açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir «sigorta sözleşmesinin» mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir.
Mahkemece, «sigorta ettirenin» veya sorumluluğu altında kiralayarak çalıştırdığı kamyonların yaptığı taşıma işi sırasında meydana gelecek «hasarın» «teminat» altına alındığı, somut olayda da davalı tarafın sigorta ettirenin sorumluluğu altında taşıma işini yaptığı, bu nedenle davacının davalıya «rücu» imkanının bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, dosya kapsamından dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin kapsamı, davalının «alt taşıyan» olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyan · halefiyet · rücu hakkı · ibraname · taşıyan · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, «sigorta ettirenin» veya sorumluluğu altında kiralayarak çalıştırdığı kamyonların yaptığı taşıma işi sırasında meydana gelecek «hasarın» «teminat» altına alındığı, somut olayda da davalı tarafın sigorta ettirenin sorumluluğu altında taşıma işini yaptığı, bu nedenle davacının davalıya «rücu» imkanının bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, dosya kapsamından dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin kapsamı, davalının «alt taşıyan» olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Bu itibarla mahkemece, belirtilen hukuki ilişkinin kapsamının tam olarak araştırılması, davalının, «sigorta ettirenin» sorumluluğu altında taşımayı gerçekleştirdiğinin tespiti halinde «hasarın» «teminat» altında olduğunun kabulü, aksine davalının «alt taşıyan» olduğunun ve bu nedenle da hasarın teminat dışında olduğunun tespiti halinde ise, davalının lehine sigorta yapılmadığı ve aleyhine «rücu» edilebileceğinin değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesi» ile bizzat sigortalının veya onun sorumluluğu altında kiralayarak çalıştırdığı kamyonların yaptığı taşıma işi sırasında meydana gelecek «hasarın» «teminat» altına alındığı, somut olayda davalı tarafın sigortalının sorumluluğu altında taşıma işini yaptığı, diğer bir kimse nam ve hesabına sigorta yapılan konumunda olduğu, bu nedenle davacının davlıya «rücu hakkının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ı, düzenlenmiş ise dosyaya getirtilerek meydana gelen zararın poliçe kapsamında olup olmadığının belirlenmesi, şayet zarar poliçe kapsamında değilse dosyaya sunulan «ibranamede», «sigorta ettirenin» alacağa ilişkin her türlü hakkını davacı sigortacıya «temlik» ettiğine ilişkin yazılı beyanının varlığı dikkate alınarak davacının dava hakkının, bu durumda TTK.nun 1301 inci maddesine dayalı «halefiyete» değil, BK.nun 162 nci vd. madde hükümlerine dayalı olduğunun kabulü ile davanın buna göre ele alınması ve sonuçlandırılması gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, hükmün açıklanan gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9152 E. , 2014/16157 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BUCAK 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 26/11/2013
NUMARASI 2012/307-2013/656
Taraflar arasında görülen davada Bucak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/11/2013 tarih ve 2012/307-2013/656 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan alçı emtiasının davalıya ait araçla taşınması sırasında ıslanma sonucu hasarlandığını, bu durumun araç şöförünün de imzasının bulunduğu tutanakla tespit edildiğini, hasar nedeniyle sigortalıya 1.960,00 TL ödeme yapıldığını, davalının hasardan sorumlu bulunduğunu, sigortalıya ödenen hasarın rücuan tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıma sırasında tüm güvenlik tedbirlerinin alındığını, brandanın çekildiğini, emtiaların 04/02/2011 tarihinde dava dışı alıcıya teslim edildiğini, teslimat sırasında birkaç torbanın ıslandığı ve kullanılmaz olduğunun belli olduğunu, ancak hasar miktarının talep edilen kadar olmadığını, dava dışı alıcının hasarlı olduğu iddia edilen emtiayı dava dışı şirkete sattığını, sovtaj bedelinin düşülmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı nezdine sigortalı emtianın taşınamsı işinin davalı tarafından üstelenildiğini, emtianın taşıma sırasında hasar gördüğünün, dava dışı alıcı ve dava dışı araç şöförünün birlikte düzenledikleri tutanakla sabit olduğu, tanık olarak dinlenen araç şöförü tutanağın aksi yönünde beyanda bulunmuşsa da tutanaktaki imza inkar edilmediğinden içeriğinin doğru kabul edildiği, zarar miktarı olan 1.960,00 TL'nin davacı tarafından sigortalısına ödediği, davacının talep edebilceği işlemiş faizin, 47,36 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Bucak İcra Müdürlüğü'nün 2011/2086 esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın 1.960,00 TL asıl alacak, 47,36 TL faiz alacağı yönünden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın (1.960,00 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rucüan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükteki 6762 Sayılı TTK’nın 1301. maddesi uyarınca rücu davası açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. Somut olayda, davacı ile dava dışı sigorta ettiren şirket arasındaki nakliyat abonman sigorta poliçesi dosyaya ibraz edilmiş olup, ayrıca dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya sunulmadığı gibi, dosyada sigorta ettirenin alacağa ilişkin her türlü hakkını davacı sigortacıya temlik ettiğine ilişkin bir belgeye de rastlanılmamıştır. Sadece abonman sözleşmesinin bulunması, spesifik yani belirli bir taşımaya ilişkin akdi ilişki ve bildirim olmadıkça taşınan malın sigorta örtüsü altında olduğunu göstermez ve sigortacı da böyle bir rizikodan sorumlu olmaz.
Bu husus aktif dava ehliyetine ilişkin olup mahkemece re'sen nazara alınması gerekir. Bu itibarla mahkemece, davacıya spesifik poliçeyi sunması veya dava konusu emtianın sigorta örtüsü altında olduğunu kanıtlaması hususunda delillerini bildirmek üzere süre verilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102045100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz