Kıymetli evrak zayii
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12953 E. 2014/18896 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıymetli evrak zayii↗ kıymetli evrak iptali↗ çekişmesiz yargı işi↗ ödeme yasağı↗ çekişmesiz yargı↗ zayi nedeniyle iptal↗ yetkili hamil↗ kıymetli evrak↗ ticari dava niteliği↗ eş rızası↗ zayi↗ oy yasağı↗ hamil↗ keşideci↗ kamu düzeni↗ iptal davası↗ dahili dava↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; kıymetli evrakın iptaline karar verilebilmesi için kıymetli evrakın yetkili hamilinin elinden rızası dışında çıkmış olması veya kaybetmiş olması gerektiği, davaya konu olayda davacı çeki aralarında ticari faaliyetin olduğu başka bir firmaya göndermek amacıyla kargo firmasına vermiş olup, çekin davacının iradesi fesada uğratılarak elinden alınmış olması söz konusu olmadığı gibi davacının elinden rızası dışında çıkmasının da sözkonusu olmadığı, bu nedenle davacının kendi iradesi ile kargo firmasına teslim etmesi ve çekin muhatabına ulaşmayarak kargo firmasında kaybolmasının kıymetli evrakın zayi nedeni ile iptalini gerektirmeyeceği, keşidecinin kaybolan çekin ödenmesini engellemek amacıyla ödeme yasağı kararı aldırması mümkün olup kıymetli evrakın iptali davası açma hakkı olmadığı, iptal kararı verilmesi için gerekli olan yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
TTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dahil çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu açıktır. Bu nitelikteki davalar ve/veya HMK’da tercih edilmiş tanımıyla işlerin, aynı zamanda TTK’nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca ticari dava ve/veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur. TTK’nın 4 ve 5. maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve Mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin
tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde, HMK’nın 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğu; bu durumda TTK’nın 5. maddesinin açık hükmü nazara alındığında, ticaret hukukunda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği açıktır.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davaya bakmaya asıl görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu düşünülmeksizin yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2370 E. 2014/9121 K.
Ortak:kıymetli evrak zayii · çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · kamu düzeni · dahili dava · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaTTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
1-Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; «kıymetli evrakın iptaline» karar verilebilmesi için kıymetli evrakın «yetkili hamilinin» elinden «rızası» dışında çıkmış olması veya kaybetmiş olması gerektiği, davaya konu olayda davacı çeki aralarında ticari faaliyetin olduğu başka bir firmaya göndermek amacıyla kargo firmasına vermiş olup, çekin davacının iradesi fesada uğratılarak elinden alınmış olması söz konusu olmadığı gibi davacının elinden rızası dışında çıkmasının da sözkonusu olmadığı, bu nedenle davacının kendi iradesi ile kargo firmasına «teslim» etmesi ve çekin muhatabına ulaşmayarak kargo firmasında kaybolmasının «kıymetli evrakın zayi» nedeni ile iptalini gerektirmeyeceği, «keşidecinin» kaybolan çekin ödenmesini engellemek amacıyla «ödeme yasağı» kararı aldırması mümkün olup kıymetli evrakın «iptali davası» açma hakkı olmadığı, iptal kararı verilmesi için gerekli olan yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu bağlamda konuya yaklaşıldığında, TTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
1-Dava, «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkindir.
TTK’nın 4 ve 5. maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna «dahil» ve mahkemece görülecek olan «çekişmesiz yargı» işlerinin tümü bakımından «görevli» mahkemenin tayininde, HMK’nın 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğunda duraksanmamalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh hukuk mahkemesi · sulh
Benzer bu kararda01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da «sulh hukuk» mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10684 E. 2013/8438 K.
Ortak:kıymetli evrak zayii · çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · eş rızası · zayi · kamu düzeni · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaTTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; «kıymetli evrakın iptaline» karar verilebilmesi için kıymetli evrakın «yetkili hamilinin» elinden «rızası» dışında çıkmış olması veya kaybetmiş olması gerektiği, davaya konu olayda davacı çeki aralarında ticari faaliyetin olduğu başka bir firmaya göndermek amacıyla kargo firmasına vermiş olup, çekin davacının iradesi fesada uğratılarak elinden alınmış olması söz konusu olmadığı gibi davacının elinden rızası dışında çıkmasının da sözkonusu olmadığı, bu nedenle davacının kendi iradesi ile kargo firmasına «teslim» etmesi ve çekin muhatabına ulaşmayarak kargo firmasında kaybolmasının «kıymetli evrakın zayi» nedeni ile iptalini gerektirmeyeceği, «keşidecinin» kaybolan çekin ödenmesini engellemek amacıyla «ödeme yasağı» kararı aldırması mümkün olup kıymetli evrakın «iptali davası» açma hakkı olmadığı, iptal kararı verilmesi için gerekli olan yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu bağlamda konuya yaklaşıldığında, ...’nun 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nun 383/...-e/... maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. ...- İstem, «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkindir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, «çek iptali davası» açılabilmesi için çekin «rıza» dışında elden çıkması ve çeki elinde bulunduranın bilinmemesinin gerektiği, davacı tarafından iptali istenen çekin bankaya «ibraz» edildiği, dolayısı ile çeki elinde bulunduranın bilindiğinin anlaşıldığı, davacı çekin elinden rıza dışı çıktığı iddiasında ise çeki elinde bulunduran kişiye karşı 6762 sayılı ...’nun 730. maddesi delaletiyle aynı yasanın 670. maddesi uyarınca «istirdat davası» açabileceği, kimin elinde olduğu bilinen çek için «zayi nedeniyle iptal» kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek iptali davası · istirdat davası · çek iptali · sulh hukuk mahkemesi · istirdat · görevsizlik kararı · sulh · çek
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, «çek iptali davası» açılabilmesi için çekin «rıza» dışında elden çıkması ve çeki elinde bulunduranın bilinmemesinin gerektiği, davacı tarafından iptali istenen çekin bankaya «ibraz» edildiği, dolayısı ile çeki elinde bulunduranın bilindiğinin anlaşıldığı, davacı çekin elinden rıza dışı çıktığı iddiasında ise çeki elinde bulunduran kişiye karşı 6762 sayılı ...’nun 730. maddesi delaletiyle aynı yasanın 670. maddesi uyarınca «istirdat davası» açabileceği, kimin elinde olduğu bilinen çek için «zayi nedeniyle iptal» kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta öncelikle Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada «çekişmesiz yargı işi» olduğu ve talebin bu nedenle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girdiğinden bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş olup «sulh hukuk» mahkemesince talep esastan incelenerek davanın reddine karar verilmiştir.
01...2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da «sulh hukuk» mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16747 E. 2013/7535 K.
Ortak:kıymetli evrak zayii · çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · iptal davası · dahili dava · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaTTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; «kıymetli evrakın iptaline» karar verilebilmesi için kıymetli evrakın «yetkili hamilinin» elinden «rızası» dışında çıkmış olması veya kaybetmiş olması gerektiği, davaya konu olayda davacı çeki aralarında ticari faaliyetin olduğu başka bir firmaya göndermek amacıyla kargo firmasına vermiş olup, çekin davacının iradesi fesada uğratılarak elinden alınmış olması söz konusu olmadığı gibi davacının elinden rızası dışında çıkmasının da sözkonusu olmadığı, bu nedenle davacının kendi iradesi ile kargo firmasına «teslim» etmesi ve çekin muhatabına ulaşmayarak kargo firmasında kaybolmasının «kıymetli evrakın zayi» nedeni ile iptalini gerektirmeyeceği, «keşidecinin» kaybolan çekin ödenmesini engellemek amacıyla «ödeme yasağı» kararı aldırması mümkün olup kıymetli evrakın «iptali davası» açma hakkı olmadığı, iptal kararı verilmesi için gerekli olan yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu bağlamda konuya yaklaşıldığında, ...’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davalarının gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nun 383/...-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
… bulunduğu da kuşkusuzdur. ...’nın 4 ve 5. maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna «dahil» ve mahkemece görülecek olan «çekişmesiz yargı» işlerinin tümü bakımından «görevli» mahkemenin tayininde, HMK’nun 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğu; bu durumda 6102 sayılı ...’nın 5. maddesi uyarınca bu n …
1- Bilindiği üzere, dava tarihinden önce, 01...2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasımsız dava · çek iptali · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · sulh · çek · ibraz
Benzer bu karardaDava, «hasımsız» «çek iptali» istemine ilişkindir.
1- Bilindiği üzere, dava tarihinden önce, 01...2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da «sulh hukuk» mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir.
Mahkemece, çeklerin kimin elinde bulunduğunun belli olduğu, kaybolduğundan söz edilemeyeceği, talep konusu çeklerin muhatap bankaya «ibraz» edildiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8080 E. 2013/7275 K.
Ortak:kıymetli evrak zayii · çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · eş rızası · zayi · hamil · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaTTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; «kıymetli evrakın iptaline» karar verilebilmesi için kıymetli evrakın «yetkili hamilinin» elinden «rızası» dışında çıkmış olması veya kaybetmiş olması gerektiği, davaya konu olayda davacı çeki aralarında ticari faaliyetin olduğu başka bir firmaya göndermek amacıyla kargo firmasına vermiş olup, çekin davacının iradesi fesada uğratılarak elinden alınmış olması söz konusu olmadığı gibi davacının elinden rızası dışında çıkmasının da sözkonusu olmadığı, bu nedenle davacının kendi iradesi ile kargo firmasına «teslim» etmesi ve çekin muhatabına ulaşmayarak kargo firmasında kaybolmasının «kıymetli evrakın zayi» nedeni ile iptalini gerektirmeyeceği, «keşidecinin» kaybolan çekin ödenmesini engellemek amacıyla «ödeme yasağı» kararı aldırması mümkün olup kıymetli evrakın «iptali davası» açma hakkı olmadığı, iptal kararı verilmesi için gerekli olan yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu bağlamda konuya yaklaşıldığında, ...’nun 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nun 383/...-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «çek iptali» davasını «hamil sıfatı» ile açmayıp «keşideci» sıfatı ile açtığı, ...'nın 669'uncu maddesi uyarınca kendi «rızası» dışında elinden çıkan çekin keşidecisinin mahkeme kanalı ile «ödemeden men» kararı alabileceği, yine keşidecinin çeki elinde bulunduran kişiyi tespit etmesi halinde «istirdat davası» ya da borçlu olmadığının tespiti için «menfi tespit davası» açabileceği, somut olayda keşidecinin «iptal davası» açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-01...2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hamil sıfatı · ödemeden men kararı · istirdat davası · çek iptali · menfi tespit davası · tespit davası · sulh hukuk mahkemesi · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «çek iptali» davasını «hamil sıfatı» ile açmayıp «keşideci» sıfatı ile açtığı, ...'nın 669'uncu maddesi uyarınca kendi «rızası» dışında elinden çıkan çekin keşidecisinin mahkeme kanalı ile «ödemeden men» kararı alabileceği, yine keşidecinin çeki elinde bulunduran kişiyi tespit etmesi halinde «istirdat davası» ya da borçlu olmadığının tespiti için «menfi tespit davası» açabileceği, somut olayda keşidecinin «iptal davası» açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-01...2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da «sulh hukuk» mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8500 E. 2013/7729 K.
Ortak:kıymetli evrak zayii · çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · dahili dava · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaTTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
1-Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; «kıymetli evrakın iptaline» karar verilebilmesi için kıymetli evrakın «yetkili hamilinin» elinden «rızası» dışında çıkmış olması veya kaybetmiş olması gerektiği, davaya konu olayda davacı çeki aralarında ticari faaliyetin olduğu başka bir firmaya göndermek amacıyla kargo firmasına vermiş olup, çekin davacının iradesi fesada uğratılarak elinden alınmış olması söz konusu olmadığı gibi davacının elinden rızası dışında çıkmasının da sözkonusu olmadığı, bu nedenle davacının kendi iradesi ile kargo firmasına «teslim» etmesi ve çekin muhatabına ulaşmayarak kargo firmasında kaybolmasının «kıymetli evrakın zayi» nedeni ile iptalini gerektirmeyeceği, «keşidecinin» kaybolan çekin ödenmesini engellemek amacıyla «ödeme yasağı» kararı aldırması mümkün olup kıymetli evrakın «iptali davası» açma hakkı olmadığı, iptal kararı verilmesi için gerekli olan yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu bağlamda konuya yaklaşıldığında, ...’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/...-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
… lunduğu da kuşkusuzdur. ...’nın 4. ve 5. maddelerinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna «dahil» ve mahkemece görülecek olan «çekişmesiz yargı» işlerinin tümü bakımından «görevli» mahkemenin tayininde, HMK’nın 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğunda duraksanmamalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · sulh
Benzer bu kararda01...2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da «sulh hukuk» mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir.
Tüm bu nedenlerle, mahkemece «görevsizlik» kararı verilerek dosyanın ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8793 E. 2013/7698 K.
Ortak:kıymetli evrak zayii · çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · kamu düzeni · iptal davası · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaTTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; «kıymetli evrakın iptaline» karar verilebilmesi için kıymetli evrakın «yetkili hamilinin» elinden «rızası» dışında çıkmış olması veya kaybetmiş olması gerektiği, davaya konu olayda davacı çeki aralarında ticari faaliyetin olduğu başka bir firmaya göndermek amacıyla kargo firmasına vermiş olup, çekin davacının iradesi fesada uğratılarak elinden alınmış olması söz konusu olmadığı gibi davacının elinden rızası dışında çıkmasının da sözkonusu olmadığı, bu nedenle davacının kendi iradesi ile kargo firmasına «teslim» etmesi ve çekin muhatabına ulaşmayarak kargo firmasında kaybolmasının «kıymetli evrakın zayi» nedeni ile iptalini gerektirmeyeceği, «keşidecinin» kaybolan çekin ödenmesini engellemek amacıyla «ödeme yasağı» kararı aldırması mümkün olup kıymetli evrakın «iptali davası» açma hakkı olmadığı, iptal kararı verilmesi için gerekli olan yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu bağlamda konuya yaklaşıldığında, ...’nun 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nun 383/...-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
1- Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davanın «çek iptali davası» niteliği olduğu, imzasız boş çek yapraklarının «kıymetli evrak» niteliğinde bulunmadığı, ....
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek iptali davası · çek iptali · sulh hukuk mahkemesi · hukuki yarar · sulh · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davanın «çek iptali davası» niteliği olduğu, imzasız boş çek yapraklarının «kıymetli evrak» niteliğinde bulunmadığı, ....
01...2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da «sulh hukuk» mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir.
563. maddesi uyarınca kaybolma tarihinde senet üzerinde hak sahibi olan kişinin «iptal davası» açabileceği, davanın yasanın aradığı koşulları taşımadığı ve «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5942 E. 2015/13380 K.
Ortak:kıymetli evrak zayii · çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · dahili dava · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaTTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
1-Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; «kıymetli evrakın iptaline» karar verilebilmesi için kıymetli evrakın «yetkili hamilinin» elinden «rızası» dışında çıkmış olması veya kaybetmiş olması gerektiği, davaya konu olayda davacı çeki aralarında ticari faaliyetin olduğu başka bir firmaya göndermek amacıyla kargo firmasına vermiş olup, çekin davacının iradesi fesada uğratılarak elinden alınmış olması söz konusu olmadığı gibi davacının elinden rızası dışında çıkmasının da sözkonusu olmadığı, bu nedenle davacının kendi iradesi ile kargo firmasına «teslim» etmesi ve çekin muhatabına ulaşmayarak kargo firmasında kaybolmasının «kıymetli evrakın zayi» nedeni ile iptalini gerektirmeyeceği, «keşidecinin» kaybolan çekin ödenmesini engellemek amacıyla «ödeme yasağı» kararı aldırması mümkün olup kıymetli evrakın «iptali davası» açma hakkı olmadığı, iptal kararı verilmesi için gerekli olan yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline» ilişkin uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açılan «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olup Sulh Hukuk Mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle makkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, TTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · sulh
Benzer bu kararda01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da «sulh hukuk» mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline» ilişkin uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açılan «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olup Sulh Hukuk Mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle makkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9621 E. 2013/7542 K.
Ortak:kıymetli evrak zayii · çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · eş rızası · zayi · hamil · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaTTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; «kıymetli evrakın iptaline» karar verilebilmesi için kıymetli evrakın «yetkili hamilinin» elinden «rızası» dışında çıkmış olması veya kaybetmiş olması gerektiği, davaya konu olayda davacı çeki aralarında ticari faaliyetin olduğu başka bir firmaya göndermek amacıyla kargo firmasına vermiş olup, çekin davacının iradesi fesada uğratılarak elinden alınmış olması söz konusu olmadığı gibi davacının elinden rızası dışında çıkmasının da sözkonusu olmadığı, bu nedenle davacının kendi iradesi ile kargo firmasına «teslim» etmesi ve çekin muhatabına ulaşmayarak kargo firmasında kaybolmasının «kıymetli evrakın zayi» nedeni ile iptalini gerektirmeyeceği, «keşidecinin» kaybolan çekin ödenmesini engellemek amacıyla «ödeme yasağı» kararı aldırması mümkün olup kıymetli evrakın «iptali davası» açma hakkı olmadığı, iptal kararı verilmesi için gerekli olan yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu bağlamda konuya yaklaşıldığında, ...’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nun 383/...-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
1- İstem, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline» ilişkindir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; 6762 Sayılı ...'nın 730/20 maddesi yollamasıyla aynı yasanın 669. maddesi uyarınca, «rızası» dışında elinden çıkması nedeni ile çekin iptalini isteme hakkının «hamile» ait olduğu, davacının, çeklerin «keşidecisi» olduğundan «çek iptali davası» açma hak ve sıfatının bulunmadığı, davacının çalındığını bir başka ifadeyle rızası dışında elinden çıktığını belirttiği çek yapraklarının boş olmaları nedeniyle «kıymetli evrak» vasfında olmadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek iptali davası · çek iptali · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · sulh · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; 6762 Sayılı ...'nın 730/20 maddesi yollamasıyla aynı yasanın 669. maddesi uyarınca, «rızası» dışında elinden çıkması nedeni ile çekin iptalini isteme hakkının «hamile» ait olduğu, davacının, çeklerin «keşidecisi» olduğundan «çek iptali davası» açma hak ve sıfatının bulunmadığı, davacının çalındığını bir başka ifadeyle rızası dışında elinden çıktığını belirttiği çek yapraklarının boş olmaları nedeniyle «kıymetli evrak» vasfında olmadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
01...2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da «sulh hukuk» mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir.
Tüm bu nedenlerle, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12953 E. , 2014/18896 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SAFRANBOLU SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 07/01/2014
NUMARASI 2013/225-2014/11
Hasımsız olarak görülen davada Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/01/2014 tarih ve 2013/225-2014/11 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler elektronik ortamda okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkili olan firmanın Garanti Bankası Safranbolu Şubesi'nin 5017 nolu 5.546,00 TL bedelli 28/01/2012 vade tarihli hamiline yazılı çeki, arasında ticari faaliyetin mevcut olduğu E.. Elektronik ve Tic. A.Ş.'ye kargo ile gönderdiğini, firmayla yapmış olduğu görüşmeler neticesinde çekin gönderildiği kargonun ulaşmadığı ve kaybolduğu bilgisinin verildiğini ileri sürerek, Garanti Bankası Safranbolu Şubesi'nin 5017 nolu 5.546,00 TL bedelli 28/01/2012 vade tarihli hamiline yazılı çekin zayi olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; kıymetli evrakın iptaline karar verilebilmesi için kıymetli evrakın yetkili hamilinin elinden rızası dışında çıkmış olması veya kaybetmiş olması gerektiği, davaya konu olayda davacı çeki aralarında ticari faaliyetin olduğu başka bir firmaya göndermek amacıyla kargo firmasına vermiş olup, çekin davacının iradesi fesada uğratılarak elinden alınmış olması söz konusu olmadığı gibi davacının elinden rızası dışında çıkmasının da sözkonusu olmadığı, bu nedenle davacının kendi iradesi ile kargo firmasına teslim etmesi ve çekin muhatabına ulaşmayarak kargo firmasında kaybolmasının kıymetli evrakın zayi nedeni ile iptalini gerektirmeyeceği, keşidecinin kaybolan çekin ödenmesini engellemek amacıyla ödeme yasağı kararı aldırması mümkün olup kıymetli evrakın iptali davası açma hakkı olmadığı, iptal kararı verilmesi için gerekli olan yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
TTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dahil çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu açıktır. Bu nitelikteki davalar ve/veya HMK’da tercih edilmiş tanımıyla işlerin, aynı zamanda TTK’nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca ticari dava ve/veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur. TTK’nın 4 ve 5. maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve Mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin
tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde, HMK’nın 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğu; bu durumda TTK’nın 5. maddesinin açık hükmü nazara alındığında, ticaret hukukunda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği açıktır.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davaya bakmaya asıl görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu düşünülmeksizin yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102031000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz