6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kıymetli evrak zayii

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12953 E. 2014/18896 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıymetli evrak zayii kıymetli evrak iptali çekişmesiz yargı işi ödeme yasağı çekişmesiz yargı zayi nedeniyle iptal yetkili hamil kıymetli evrak ticari dava niteliği eş rızası zayi oy yasağı hamil keşideci kamu düzeni iptal davası dahili dava teslim görevli mahkeme

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Atıf yapılan mevzuat: HUMK · HMK — HMK 383 · TTK — TTK 4TTK 5TTK 563

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; kıymetli evrakın iptaline karar verilebilmesi için kıymetli evrakın yetkili hamilinin elinden rızası dışında çıkmış olması veya kaybetmiş olması gerektiği, davaya konu olayda davacı çeki aralarında ticari faaliyetin olduğu başka bir firmaya göndermek amacıyla kargo firmasına vermiş olup, çekin davacının iradesi fesada uğratılarak elinden alınmış olması söz konusu olmadığı gibi davacının elinden rızası dışında çıkmasının da sözkonusu olmadığı, bu nedenle davacının kendi iradesi ile kargo firmasına teslim etmesi ve çekin muhatabına ulaşmayarak kargo firmasında kaybolmasının kıymetli evrakın zayi nedeni ile iptalini gerektirmeyeceği, keşidecinin kaybolan çekin ödenmesini engellemek amacıyla ödeme yasağı kararı aldırması mümkün olup kıymetli evrakın iptali davası açma hakkı olmadığı, iptal kararı verilmesi için gerekli olan yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava, kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali istemine ilişkindir.

TTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dahil çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu açıktır. Bu nitelikteki davalar ve/veya HMK’da tercih edilmiş tanımıyla işlerin, aynı zamanda TTK’nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca ticari dava ve/veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur. TTK’nın 4 ve 5. maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve Mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin

tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde, HMK’nın 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğu; bu durumda TTK’nın 5. maddesinin açık hükmü nazara alındığında, ticaret hukukunda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği açıktır.

Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davaya bakmaya asıl görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu düşünülmeksizin yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2370 E. 2014/9121 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çekin iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10684 E. 2013/8438 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çekin iptali | Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16747 E. 2013/7535 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8080 E. 2013/7275 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çekin iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8500 E. 2013/7729 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8793 E. 2013/7698 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kıymetli evrak zayii

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5942 E. 2015/13380 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9621 E. 2013/7542 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/12953 E.  ,  2014/18896 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SAFRANBOLU SULH HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 07/01/2014

NUMARASI 2013/225-2014/11

Hasımsız olarak görülen davada Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/01/2014 tarih ve 2013/225-2014/11 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler elektronik ortamda okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili,müvekkili olan firmanın Garanti Bankası Safranbolu Şubesi'nin 5017 nolu 5.546,00 TL bedelli 28/01/2012 vade tarihli hamiline yazılı çeki, arasında ticari faaliyetin mevcut olduğu E.. Elektronik ve Tic. A.Ş.'ye kargo ile gönderdiğini, firmayla yapmış olduğu görüşmeler neticesinde çekin gönderildiği kargonun ulaşmadığı ve kaybolduğu bilgisinin verildiğini ileri sürerek, Garanti Bankası Safranbolu Şubesi'nin 5017 nolu 5.546,00 TL bedelli 28/01/2012 vade tarihli hamiline yazılı çekin zayi olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; kıymetli evrakın iptaline karar verilebilmesi için kıymetli evrakın yetkili hamilinin elinden rızası dışında çıkmış olması veya kaybetmiş olması gerektiği, davaya konu olayda davacı çeki aralarında ticari faaliyetin olduğu başka bir firmaya göndermek amacıyla kargo firmasına vermiş olup, çekin davacının iradesi fesada uğratılarak elinden alınmış olması söz konusu olmadığı gibi davacının elinden rızası dışında çıkmasının da sözkonusu olmadığı, bu nedenle davacının kendi iradesi ile kargo firmasına teslim etmesi ve çekin muhatabına ulaşmayarak kargo firmasında kaybolmasının kıymetli evrakın zayi nedeni ile iptalini gerektirmeyeceği, keşidecinin kaybolan çekin ödenmesini engellemek amacıyla ödeme yasağı kararı aldırması mümkün olup kıymetli evrakın iptali davası açma hakkı olmadığı, iptal kararı verilmesi için gerekli olan yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava, kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali istemine ilişkindir.

TTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dahil çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu açıktır. Bu nitelikteki davalar ve/veya HMK’da tercih edilmiş tanımıyla işlerin, aynı zamanda TTK’nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca ticari dava ve/veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur. TTK’nın 4 ve 5. maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve Mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin

tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde, HMK’nın 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğu; bu durumda TTK’nın 5. maddesinin açık hükmü nazara alındığında, ticaret hukukunda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği açıktır.

Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davaya bakmaya asıl görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu düşünülmeksizin yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102031000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.