Gemi alacaklısı hakkı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9100 E. 2014/15966 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 1 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi alacaklısı hakkı↗ zamanaşımı defi↗ ceza zamanaşımı↗ tbk 99↗ içtihadı birleştirme kararı↗ haksız fiil↗ maddi ve manevi tazminat↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu kazanın 13/03/2003 tarihinde meydana geldiği, davacıların olay tarihi itibariyle faili ve fiili bildikleri, bu itibarla davaya uygulanması gereken haksız fiil zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin olay tarihi olduğu, bu tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi 12/04/2012 ve birleşen dava tarihi 28/02/2013 itibariyle sona erdiği, davalı hakkında bir ceza soruşturması olmamasına rağmen olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı TBK'nın 60.maddesi gereğince ceza zamanaşımının uygulanması halinde de olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesi gereğince zamanaşımı 5 yıl olup, herhalde dava ve ek dava itibariyle bu zamanaşımı sürelerinin dolduğu, herhalde dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 1235/7. fıkrasına göre yolcu veya mal taşıma akitlerinin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemiş olmasından doğan bütün alacaklar gemi alacaklısı hakkı vermekte olup, bu hakkın da aynı yasanın 1259 ve 1260 maddeleri gereğince 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz yoluyla yolcu taşımasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının zamanaşımı definin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, deniz kazasında cismani zarara uğrayan yolcu veya ölümü halinde desteğinden yoksun kalan kişilerin açacakları tazminat davalarındaki zamanaşımı süresi, olay ve dava tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken, 6762 sayılı TTK'nın 767. maddesindeki hükümlere tabidir. 6762 sayılı TTK'nın 767. maddesi uyarınca da zamanaşımı süresi 10 yıldır. Bu husus 1970/4 esas, 1971/5 karar ve 20/12/1971 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararında da açıkça belirlenmiştir. Öte yandan 6102 sayılı TTK'nın 1270. maddesiyle getirilen düzenleme ile de, zamaşımı süresine ilişkin bu husus açıklığa kavuşturulmuş ve açıkça, yolcunun ölümünden ve bedensel zararından ilgilisi lehine doğan bütün tazminat istemlerinin 10 yılda zamanaşımına uğrayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu itibarla mahkemece, somut olaya ilişkin dava zamanaşımı süresinin 10 yıl olarak kabul edilmesi suretiyle esasa girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/32 E. 2013/18719 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 1 yıllık
İncelediğiniz kararda… göre, dava konusu kazanın 13/03/2003 tarihinde meydana geldiği, davacıların olay tarihi itibariyle faili ve fiili bildikleri, bu itibarla davaya uygulanması gereken «haksız fiil» «zamanaşımı» süresinin başlangıç tarihinin olay tarihi olduğu, bu tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi 12/04/2012 ve birleşen dava tarihi 28/02/2013 itibariyle sona erdiği, davalı hakkında bir ceza soruşturması olmamasına rağmen olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı TBK'nın 60.maddesi gereğince «ceza zamanaşımının» uygulanması halinde de olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesi gereğince zamanaşımı 5 yıl olup, herhalde dava ve ek dava itibariyle bu zamanaşımı sürelerinin dolduğu, herhalde dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 1235/7. fıkrasına göre yolcu veya mal taşıma akitlerinin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemiş olmasından doğan bütün alacaklar «gemi alacaklısı hakkı» vermekte olup, bu hakkın da aynı yasanın 1259 ve 1260 maddeleri gereğince 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeni …
Dava, deniz yoluyla yolcu taşımasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının «zamanaşımı definin» kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, deniz kazasında cismani zarara uğrayan yolcu veya ölümü halinde desteğinden yoksun kalan kişilerin açacakları tazminat davalarındaki «zamanaşımı» süresi, olay ve dava tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken, 6762 sayılı TTK'nın 767. maddesindeki hükümlere tabidir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, trafik kazasının 31.03.2003 tarihinde gerçekleştiği, dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinin ilk fıkrasında öngörülen iki yıllık süre ile ikinci fıkrasında düzenlenen uzamış «zamanaşımına» ilişkin olayda beş yıl olarak uygulanacak sürenin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Buna karşın, Mülga 6762 sayılı TTK'nın 767/5. maddesinde yer alan düzenleme ve 20.12.1971 tarih ve 70/4 Esas, 71/5 sayılı YİBK uyarınca, yolcunun cismani zararı nedeniyle açılacak davalarda «zamanaşımı», Mülga 818 sayılı BK'nın 125. maddesi uyarınca 10 yıl olup, dava tarihi itibariyle, dava zamanaşımı süresi geçmeden açılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, «zamanaşımı» süresinin geçirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · maddi tazminat
Benzer bu karardaDava, yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13377 E. 2013/12243 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 1 yıllık
İncelediğiniz kararda… göre, dava konusu kazanın 13/03/2003 tarihinde meydana geldiği, davacıların olay tarihi itibariyle faili ve fiili bildikleri, bu itibarla davaya uygulanması gereken «haksız fiil» «zamanaşımı» süresinin başlangıç tarihinin olay tarihi olduğu, bu tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi 12/04/2012 ve birleşen dava tarihi 28/02/2013 itibariyle sona erdiği, davalı hakkında bir ceza soruşturması olmamasına rağmen olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı TBK'nın 60.maddesi gereğince «ceza zamanaşımının» uygulanması halinde de olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesi gereğince zamanaşımı 5 yıl olup, herhalde dava ve ek dava itibariyle bu zamanaşımı sürelerinin dolduğu, herhalde dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 1235/7. fıkrasına göre yolcu veya mal taşıma akitlerinin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemiş olmasından doğan bütün alacaklar «gemi alacaklısı hakkı» vermekte olup, bu hakkın da aynı yasanın 1259 ve 1260 maddeleri gereğince 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeni …
Dava, deniz yoluyla yolcu taşımasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının «zamanaşımı definin» kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, deniz kazasında cismani zarara uğrayan yolcu veya ölümü halinde desteğinden yoksun kalan kişilerin açacakları tazminat davalarındaki «zamanaşımı» süresi, olay ve dava tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken, 6762 sayılı TTK'nın 767. maddesindeki hükümlere tabidir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «trafik kazasından kaynaklanan tazminat» istemine ilişkin olduğu, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca bu tür davaların 2 yıllık «zamanaşımı» süresi içerisinde açılmasının gerektiği, ...
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma neticesinde, araç sürücüsü hakkında «kovuşturmaya yer olmadığı» kararı verildiği, davacı tarafça talep olunan manevi tazminatın da Borçlar Kanunu'nun 60. maddesi uyarınca 1 senelik «zamanaşımına» tabi olduğu gerekçesiyle, davalılar ile dava «ihbar olunan» ...
Buna karşın, 6762 sayılı TTK’nın 767/5. maddesinde yer alan düzenleme ve 20.12.1971 tarih ve 70/4 Esas, 71/5 sayılı YİBK uyarınca, yolcunun cismani zararı nedeniyle açılacak davalarda «zamanaşımı», 818 sayılı BK’nın 125. maddesi uyarınca 10 yıl olup, dava tarihi itibariyle, dava zamanaşımı süresi geçmeden açılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazasından kaynaklanan tazminat · kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · ihbar olunan · zamanaşımı def'i · taşıma sözleşmesi · def'i · ihbar
Benzer bu karardaA.Ş. vekillerinin «zamanaşımı def»’inde bulunmadıkları dikkate alınmaksızın, diğer davalılar tarafından ileri sürülen zamanaşımı savunmasının davalı ... şirketlerine de sirayet ettirilmesi ve dava «ihbar olunan», davada taraf sıfatı bulunmayan SGK hakkında, ret hükmü kurulması dahi doğru görülmemiş kararın bu nedenlerle de bozulması gerekmiştir.
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma neticesinde, araç sürücüsü hakkında «kovuşturmaya yer olmadığı» kararı verildiği, davacı tarafça talep olunan manevi tazminatın da Borçlar Kanunu'nun 60. maddesi uyarınca 1 senelik «zamanaşımına» tabi olduğu gerekçesiyle, davalılar ile dava «ihbar olunan» ...
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «trafik kazasından kaynaklanan tazminat» istemine ilişkin olduğu, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca bu tür davaların 2 yıllık «zamanaşımı» süresi içerisinde açılmasının gerektiği, ...
1- Dava, yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3795 E. 2013/6419 K.
Ortak:ceza zamanaşımı · zamanaşımı · zamanaşımı 1 yıllık
İncelediğiniz kararda… göre, dava konusu kazanın 13/03/2003 tarihinde meydana geldiği, davacıların olay tarihi itibariyle faili ve fiili bildikleri, bu itibarla davaya uygulanması gereken «haksız fiil» «zamanaşımı» süresinin başlangıç tarihinin olay tarihi olduğu, bu tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi 12/04/2012 ve birleşen dava tarihi 28/02/2013 itibariyle sona erdiği, davalı hakkında bir ceza soruşturması olmamasına rağmen olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı TBK'nın 60.maddesi gereğince «ceza zamanaşımının» uygulanması halinde de olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesi gereğince zamanaşımı 5 yıl olup, herhalde dava ve ek dava itibariyle bu zamanaşımı sürelerinin dolduğu, herhalde dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 1235/7. fıkrasına göre yolcu veya mal taşıma akitlerinin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemiş olmasından doğan bütün alacaklar «gemi alacaklısı hakkı» vermekte olup, bu hakkın da aynı yasanın 1259 ve 1260 maddeleri gereğince 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeni …
Dava, deniz yoluyla yolcu taşımasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının «zamanaşımı definin» kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, deniz kazasında cismani zarara uğrayan yolcu veya ölümü halinde desteğinden yoksun kalan kişilerin açacakları tazminat davalarındaki «zamanaşımı» süresi, olay ve dava tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken, 6762 sayılı TTK'nın 767. maddesindeki hükümlere tabidir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, trafik kazasının 21/06/2004 tarihinde meydana geldiği, davanın ise 24/01/2011 tarihinde açıldığı ve «maddi tazminat» davasının da «ceza zamanaşımı» süresi dolduktan sonra açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının hukuki sorumluluğunu üstlendiği dava dışı işleten ile davalının sigortalılarından olan yolcular arasında yolcu «taşıma sözleşmesi» bulunmakta olup, zarar gören kişinin halefi olan davacıların, seleflerinin davalıya açacağı davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde bu davayı açması gereklidir.
Davacılar olay tarihinde olayı ve zarar sorumlusu işleteni öğrendiklerine göre, «zamanaşımı» süresi de davacılar bakımından yine bu tarihten başlar. ...’nın 767/5. maddesinde yer alan düzenleme ve 20.12.1971 tarih ve 70/4 Esas, 71/5 sayılı YİBK uyarınca, yolcunun cismani zararı nedeniyle açılacak davalarda zamanaşımı, BK’nın 125. maddesi uyarınca 10 yıl olup, dava tarihi itibariyle, dava zamanaşımı süresi geçmeden açılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, trafik kazasının 21/06/2004 tarihinde meydana geldiği, davanın ise 24/01/2011 tarihinde açıldığı ve «maddi tazminat» davasının da «ceza zamanaşımı» süresi dolduktan sonra açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının hukuki sorumluluğunu üstlendiği dava dışı işleten ile davalının sigortalılarından olan yolcular arasında yolcu «taşıma sözleşmesi» bulunmakta olup, zarar gören kişinin halefi olan davacıların, seleflerinin davalıya açacağı davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde bu davayı açması gereklidir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5565 E. 2011/15947 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 1 yıllık
İncelediğiniz kararda… göre, dava konusu kazanın 13/03/2003 tarihinde meydana geldiği, davacıların olay tarihi itibariyle faili ve fiili bildikleri, bu itibarla davaya uygulanması gereken «haksız fiil» «zamanaşımı» süresinin başlangıç tarihinin olay tarihi olduğu, bu tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi 12/04/2012 ve birleşen dava tarihi 28/02/2013 itibariyle sona erdiği, davalı hakkında bir ceza soruşturması olmamasına rağmen olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı TBK'nın 60.maddesi gereğince «ceza zamanaşımının» uygulanması halinde de olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesi gereğince zamanaşımı 5 yıl olup, herhalde dava ve ek dava itibariyle bu zamanaşımı sürelerinin dolduğu, herhalde dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 1235/7. fıkrasına göre yolcu veya mal taşıma akitlerinin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemiş olmasından doğan bütün alacaklar «gemi alacaklısı hakkı» vermekte olup, bu hakkın da aynı yasanın 1259 ve 1260 maddeleri gereğince 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeni …
Dava, deniz yoluyla yolcu taşımasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının «zamanaşımı definin» kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, deniz kazasında cismani zarara uğrayan yolcu veya ölümü halinde desteğinden yoksun kalan kişilerin açacakları tazminat davalarındaki «zamanaşımı» süresi, olay ve dava tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken, 6762 sayılı TTK'nın 767. maddesindeki hükümlere tabidir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacılardan ...'nin kaza nedeniyle % 36,2 oranında iş gücü «kaybına» uğradığı, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin gerektiği ancak «ıslah» edilen kısım için «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalılardan ... yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, davacılardan ... için 10.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın ve diğer davacı için 1.000,00 TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Davaya konu talep taşıma akdinden kaynaklanmakta olup, cismani zarar meydana gelmesi nedeniyle TTK.nun 767/«son» maddesi yollaması ile BK.nun 125 nci maddesi uyarınca söz konusu davalar 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabidir.
Bu itibarla, 28.01.2007 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle açılan davada verilen 22.06.2009 tarihli «ıslah» dilekçesine konu talep için «zamanaşımı» süresi dolmadığı halde mahkemece ıslah edilen talebin zamanaşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · kâr kaybı · ıslah · maddi tazminat · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacılardan ...'nin kaza nedeniyle % 36,2 oranında iş gücü «kaybına» uğradığı, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin gerektiği ancak «ıslah» edilen kısım için «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalılardan ... yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, davacılardan ... için 10.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın ve diğer davacı için 1.000,00 TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Dava, yolcu taşımada «trafik kazası» nedeniyle yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Bu itibarla, 28.01.2007 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle açılan davada verilen 22.06.2009 tarihli «ıslah» dilekçesine konu talep için «zamanaşımı» süresi dolmadığı halde mahkemece ıslah edilen talebin zamanaşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1048 E. 2011/10615 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 1 yıllık
İncelediğiniz kararda… göre, dava konusu kazanın 13/03/2003 tarihinde meydana geldiği, davacıların olay tarihi itibariyle faili ve fiili bildikleri, bu itibarla davaya uygulanması gereken «haksız fiil» «zamanaşımı» süresinin başlangıç tarihinin olay tarihi olduğu, bu tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi 12/04/2012 ve birleşen dava tarihi 28/02/2013 itibariyle sona erdiği, davalı hakkında bir ceza soruşturması olmamasına rağmen olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı TBK'nın 60.maddesi gereğince «ceza zamanaşımının» uygulanması halinde de olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesi gereğince zamanaşımı 5 yıl olup, herhalde dava ve ek dava itibariyle bu zamanaşımı sürelerinin dolduğu, herhalde dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 1235/7. fıkrasına göre yolcu veya mal taşıma akitlerinin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemiş olmasından doğan bütün alacaklar «gemi alacaklısı hakkı» vermekte olup, bu hakkın da aynı yasanın 1259 ve 1260 maddeleri gereğince 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeni …
Dava, deniz yoluyla yolcu taşımasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının «zamanaşımı definin» kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, deniz kazasında cismani zarara uğrayan yolcu veya ölümü halinde desteğinden yoksun kalan kişilerin açacakları tazminat davalarındaki «zamanaşımı» süresi, olay ve dava tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken, 6762 sayılı TTK'nın 767. maddesindeki hükümlere tabidir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı» süresinin geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… ahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacılar ile davalı ... arasında «taşıma sözleşmesinin» varlığının iddia ve ispat edilmemiş olmasına ve buna göre davalı ... yönünden KTK’nın 109/2. maddesinde düzenlenen «zamananaşımı» süresinin geçmiş bulunmasına göre, davacılar vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazlarının tümünün, davalı ... yönünden ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında k …
2- Davacılar vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, 2918 sayılı KTK’nın 109/2. maddesine göre «zamanaşımı» süresi geçtikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası · taşıma sözleşmesi · eksik inceleme
Benzer bu kararda… ahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacılar ile davalı ... arasında «taşıma sözleşmesinin» varlığının iddia ve ispat edilmemiş olmasına ve buna göre davalı ... yönünden KTK’nın 109/2. maddesinde düzenlenen «zamananaşımı» süresinin geçmiş bulunmasına göre, davacılar vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazlarının tümünün, davalı ... yönünden ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında k …
2- Davacılar vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, 2918 sayılı KTK’nın 109/2. maddesine göre «zamanaşımı» süresi geçtikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davacılar, davalı ...’in sürücüsü ve kendi adına işlettiği araçta yolcu iken meydana gelen trafik kazasında yaralanmış olup, davacılar ile davalı ... arasında yolcu «taşıma sözleşmesi» bulunmaktadır.
Buna göre, yolcu «taşıma sözleşmelerinden» kaynaklanan ölüm veya cismani zarara ilişkin davalar, TTK.nun 767/5. maddesi yollaması ile BK.nun 125. maddesi gereğince on yıllık «zamanaşımına» tabidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9100 E. , 2014/15966 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) 52. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/01/2014
NUMARASI 2013/142-2014/17
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/01/2014 tarih ve 2013/142-2014/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davasında, müvekkillerinin murisinin davalı şirkete ait Bahçekapı adlı vapur ile Eminönü'ne gitmek üzere Kadıköy'den vapura bindiğini, vapurun iskeleye tam yanaşmadan güvenlik zincirlerini açtığını ve tedbirleri alınmamış güvensiz inişleri sırasında arkadan gelenlerinde itmesiyle vapurdan inerken dengesini kaybettiğini, vapur ile iskele arasına düşerek sıkışan murisin, kafatasının ezilmesi sonucu hayatını kaybettiğini, taşıma mukavelesinden kaynaklanan gemi kazası nedeniyle davalının maddi ve manevi zararlardan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek asıl davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkillerinden eş ve çocukların her biri için ayrı ayrı 1.000 TL maddi, 50.000 TL manevi, ölenin kardeşi M..
P.. için 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davasında da ölen G. P.'ın desteğinden yoksun kalan eşi ve çocukları için 60.000 TL maddi ve manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu olayın 13/03/2003 tarihinde meydana geldiğini, olayın haksız fiilden doğan tazminat davası olarak kabul edilmesi halinde 1 yıl, yolcu taşıma sözleşmesine ilişin tazminat davası olarak kabul edilmesi halinde ise 5 yıl hak düşürücü süreler dolduğunu savunarak davanın zamanaşımı yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu kazanın 13/03/2003 tarihinde meydana geldiği, davacıların olay tarihi itibariyle faili ve fiili bildikleri, bu itibarla davaya uygulanması gereken haksız fiil zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin olay tarihi olduğu, bu tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi 12/04/2012 ve birleşen dava tarihi 28/02/2013 itibariyle sona erdiği, davalı hakkında bir ceza soruşturması olmamasına rağmen olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı TBK'nın 60.maddesi gereğince ceza zamanaşımının uygulanması halinde de olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesi gereğince zamanaşımı 5 yıl olup, herhalde dava ve ek dava itibariyle bu zamanaşımı sürelerinin dolduğu, herhalde dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 1235/7.
fıkrasına göre yolcu veya mal taşıma akitlerinin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemiş olmasından doğan bütün alacaklar gemi alacaklısı hakkı vermekte olup, bu hakkın da aynı yasanın 1259 ve 1260 maddeleri gereğince 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz yoluyla yolcu taşımasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının zamanaşımı definin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, deniz kazasında cismani zarara uğrayan yolcu veya ölümü halinde desteğinden yoksun kalan kişilerin açacakları tazminat davalarındaki zamanaşımı süresi, olay ve dava tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken, 6762 sayılı TTK'nın 767. maddesindeki hükümlere tabidir. 6762 sayılı TTK'nın 767. maddesi uyarınca da zamanaşımı süresi 10 yıldır. Bu husus 1970/4 esas, 1971/5 karar ve 20/12/1971 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararında da açıkça belirlenmiştir. Öte yandan 6102 sayılı TTK'nın 1270. maddesiyle getirilen düzenleme ile de, zamaşımı süresine ilişkin bu husus açıklığa kavuşturulmuş ve açıkça, yolcunun ölümünden ve bedensel zararından ilgilisi lehine doğan bütün tazminat istemlerinin 10 yılda zamanaşımına uğrayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu itibarla mahkemece, somut olaya ilişkin dava zamanaşımı süresinin 10 yıl olarak kabul edilmesi suretiyle esasa girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 20/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102017200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz