Dürüstlük kuralı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8986 E. 2014/18738 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dürüstlük kuralı↗ tbk 99↗ marka hakkına tecavüz↗ içtihadı birleştirme kararı↗ haksız rekabet↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalının davacıya ait boş tüpleri tüketicilerden alması ve bu suretle davacıya ait boş tüpleri şahsi ihtiyaçtan başka bir sebeple kendi işyerinde, taşıtında, deposunda bulundurmasının Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesinin ihlali niteliğinde olduğu, bu haliyle TTK'nın 57/10. maddesine göre eyleminin haksız rekabet oluşturduğu, yine TTK m.56 kapsamında eyleminin dürüstlük kuralının ihlali olarak değerlendirilebileceği gerekçesiyle davacı şirketin tescilli markalarından faydalanmak suretiyle marka hakkına tecavüz bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, davalının işyerinde, depolarında ve dolum tesislerinde, vasıtalarında ve ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş, Aygaz, Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına, 10.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya gelindiğinde, davacının uğradığı manevi zarar kapsamında hükmedilen manevi tazminat miktarı, olayın özellikleri, olay tarihi, ele geçen tüplerin adedi dikkate alındığında yüksek olup, mahkemece daha ılımlı ve adalete uygun, makul bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13667 E. 2012/20433 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, «maddi tazminat» talebinden vazgeçildiği, davalı ...Ş.'nin manevi tazminattan sorumlu olmayacağı, diğer davalı ...Ş.'nin sigorta kayıtları bulunmadığı gerekçesiyle, maddi tazminat talebinin ve davalı ... şirketleri hakkındaki davanın reddine, 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6242 E. 2013/21342 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · avans faizi
İncelediğiniz kararda… unu ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesinin ihlali niteliğinde olduğu, bu haliyle TTK'nın 57/10. maddesine göre eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu, yine TTK m.56 kapsamında eyleminin «dürüstlük kuralının» ihlali olarak değerlendirilebileceği gerekçesiyle davacı şirketin tescilli markalarından faydalanmak suretiyle «marka hakkına tecavüz» bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, davalının işyerinde, depolarında ve dolum tesislerinde, vasıtalarında ve ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş, Aygaz, Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına, 10.000,00 TL manevi tazminatın «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan aramada davalı nezdinde ele geçen ve davacı markasının kullanıldığı tüpler nedeniyle «haksız rekabetin» oluştuğu, ancak boş tüplerin boş olarak, orijinal dolu tüplerin ise yine dolu olarak satışa sunulmasının 556 sayılı KHK anlamında bir marka hakkı ihlali teşkil etmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün men’ine, davacı şirketin tescilli markalarından faydalanmak suretiyle «marka hakkına tecavüz» bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, davalının işyerinde, depolarında ve dolum tesislerinde vasıtalarında ve ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş Aygaz markalı tüplerin toplatılmasına, TTK’nın 61. maddesi gereğince mahkeme kararının tirajı en yüksek ilk 3 gazeteden birinde 2 defa yayınlanmasına, 5.000,00 TL manevi tazminatın 15/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
2-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili, müvekkiline ait ve markasını «taşıyan» tüplerin davalının elinde ele geçirildiğini, bu eylemin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile durdurulmasını, kararın «ilanını», 5.000,00 TL manevi tazminatın da tahsilini talep etmiş, mahkemece, haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün men’ine, davacı şirketin tescilli markalarından faydalanmak suretiyle marka hakkına tecavüz bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, kararın ilanına, manevi tazminat talebinin kabulüne, tecavüzün önlenmesine ilişkin talep reddedildiğinden davalı lehine «vekalet ücreti takdirine» karar verilmiştir.
Ancak, davacının, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti ile durdurulması talebi tek taleptir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · taşıyan · ilan · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili, müvekkiline ait ve markasını «taşıyan» tüplerin davalının elinde ele geçirildiğini, bu eylemin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile durdurulmasını, kararın «ilanını», 5.000,00 TL manevi tazminatın da tahsilini talep etmiş, mahkemece, haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün men’ine, davacı şirketin tescilli markalarından faydalanmak suretiyle marka hakkına tecavüz bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, kararın ilanına, manevi tazminat talebinin kabulüne, tecavüzün önlenmesine ilişkin talep reddedildiğinden davalı lehine «vekalet ücreti takdirine» karar verilmiştir.
Hal böyle iken davacının «marka hakkına tecavüzün» tespiti talebi ayrı bir talep gibi değerlendirilerek bu yöndeki talebin reddi nedeniyle davalı lehine «vekalet ücreti takdiri» doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmişse de anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8583 E. 2014/16086 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · avans faizi
İncelediğiniz kararda… unu ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesinin ihlali niteliğinde olduğu, bu haliyle TTK'nın 57/10. maddesine göre eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu, yine TTK m.56 kapsamında eyleminin «dürüstlük kuralının» ihlali olarak değerlendirilebileceği gerekçesiyle davacı şirketin tescilli markalarından faydalanmak suretiyle «marka hakkına tecavüz» bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, davalının işyerinde, depolarında ve dolum tesislerinde, vasıtalarında ve ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş, Aygaz, Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına, 10.000,00 TL manevi tazminatın «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği ancak, Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesine aykırılık oluşturduğu ve TTK'nın 57/10 maddesi kapsamında «haksız rekabet» teşkil ettiği, manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün men’ine, marka hakkına tecavüz bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, davalının ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş A. markalı tüplerin toplatılmasına, hükmün «ilanına», 10.000,00 TL manevi tazminatın 15.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak, somut uyuşmazlıktaki dava konusu talepler yönünden objektif dava birleşmesi söz konusu olup, mahkemece, davacının «marka hakkına tecavüz» bulunmadığı kabul edilerek bu konudaki talebin reddine karar verildiğine göre, reddedilen talep yönünden davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu sebeplerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği ancak, Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesine aykırılık oluşturduğu ve TTK'nın 57/10 maddesi kapsamında «haksız rekabet» teşkil ettiği, manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün men’ine, marka hakkına tecavüz bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, davalının ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş A. markalı tüplerin toplatılmasına, hükmün «ilanına», 10.000,00 TL manevi tazminatın 15.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak, somut uyuşmazlıktaki dava konusu talepler yönünden objektif dava birleşmesi söz konusu olup, mahkemece, davacının «marka hakkına tecavüz» bulunmadığı kabul edilerek bu konudaki talebin reddine karar verildiğine göre, reddedilen talep yönünden davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu sebeplerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10233 E. 2013/9387 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… unu ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesinin ihlali niteliğinde olduğu, bu haliyle TTK'nın 57/10. maddesine göre eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu, yine TTK m.56 kapsamında eyleminin «dürüstlük kuralının» ihlali olarak değerlendirilebileceği gerekçesiyle davacı şirketin tescilli markalarından faydalanmak suretiyle «marka hakkına tecavüz» bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, davalının işyerinde, depolarında ve dolum tesislerinde, vasıtalarında ve ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş, Aygaz, Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına, 10.000,00 TL manevi tazminatın «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… arşın, davalının tüpleri piyasadan toplamak sureti ile kullanılamaz hale getirmiş olmasının, davacının bu tüplerinin dönüşümünü yapamamasına ve dolayısıyla abone ve «kar kaybına» uğramasına yol açacağı, bunun ise TTK'nun 56. ve 57/10 maddeleri gereğince «haksız rekabet» niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, davalının işyerinde depolarında ve dolum tesislerinde vasıtalarında ve ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş Mogaz markalı tüplerin toplatılmasını ve imha edilmesi suretiyle haksız rekabetin men'ine, 2.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, «marka hakkına tecavüzün» tespiti ve men'i istemlerinin reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i, manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece haksız rekabetin men'ine ve manevi tazminata karar verilmiştir.
Bu durumda kendisini vekille «temsil» ettiren davacı lehine «haksız rekabetin» men'i ve manevi tazminat talepleri nedeniyle ayrı ayrı «vekalet ücreti takdiri» yerine hangi talebe ilişkin olduğu açıkça belirtilmeksizin tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bu yan …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · vekalet ücreti takdiri · kâr kaybı · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaBu durumda kendisini vekille «temsil» ettiren davacı lehine «haksız rekabetin» men'i ve manevi tazminat talepleri nedeniyle ayrı ayrı «vekalet ücreti takdiri» yerine hangi talebe ilişkin olduğu açıkça belirtilmeksizin tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bu yan …
… arşın, davalının tüpleri piyasadan toplamak sureti ile kullanılamaz hale getirmiş olmasının, davacının bu tüplerinin dönüşümünü yapamamasına ve dolayısıyla abone ve «kar kaybına» uğramasına yol açacağı, bunun ise TTK'nun 56. ve 57/10 maddeleri gereğince «haksız rekabet» niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, davalının işyerinde depolarında ve dolum tesislerinde vasıtalarında ve ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş Mogaz markalı tüplerin toplatılmasını ve imha edilmesi suretiyle haksız rekabetin men'ine, 2.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, «marka hakkına tecavüzün» tespiti ve men'i istemlerinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5615 E. 2010/5342 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · avans faizi
İncelediğiniz kararda… unu ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesinin ihlali niteliğinde olduğu, bu haliyle TTK'nın 57/10. maddesine göre eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu, yine TTK m.56 kapsamında eyleminin «dürüstlük kuralının» ihlali olarak değerlendirilebileceği gerekçesiyle davacı şirketin tescilli markalarından faydalanmak suretiyle «marka hakkına tecavüz» bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, davalının işyerinde, depolarında ve dolum tesislerinde, vasıtalarında ve ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş, Aygaz, Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına, 10.000,00 TL manevi tazminatın «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… utanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin mülkiyetinde olan ve tescilli markalarını «taşıyan» Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin sadece Mogaz dolum tesislerinde doldurulup yine sadece kendi yörelerinde müvekkili şirket tarafından yetkili bayilik verilmiş bulunan bayiler tarafından satışa arz edilebileceğini, aksine fiillerin «haksız rekabet» ve «marka hakkına tecavüz» oluşturacağını, yaptırılan «delil tespiti» sonucu müvekkili ile hiçbir fiili ve sözleşmesel bağlantısı olmayan davalıya ait işyeri, «depo» ve araçlarda Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin bulunduğunun tespit edildiğini, davalının başka bir firmanın yetkili bayisi olup bayisi bulunduğu firmanın tescilli markalarını taşıyan tüpler dışında hiçbir yabancı markalı tüpleri uhdesinde bulunmamak zorunda olduğunu, davalının yasalara aykırı fiillerinin müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, davalının sözkonusu fiillerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetin durdurulmasına, davalının bulundurduğu Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına, bu tüplerin imha edilmesi suretiyle vaki haksız rekabetin önlenmesine, mahkemece verilecek kararın «masrafı» davalıdan alınmak koşulu ile yayınlanmasına, «maddi tazminata» ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 YTL manevi tazminatın 15.08.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini …
Davalı vekili, müvekkilinin kendisine gelen tüpleri diğer bayilere vermek için bulundurduğunu, tüplerin boş olup, herhangi bir dolum veya satış yapılmadığını, müvekkilinin davranışının «haksız rekabet» içermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı adına tescilli olan Lipetgaz ve Mogaz markalı toplam 70 adet tüpün davalıya ait «depoda» bulunduğunun tespit edildiği, tüp sayısı dikkate alındığında sözkonusu tüplerin ticari gaye ile elde tutulduğu, fiilin bu haliyle «haksız rekabet» oluşturduğu sonucuna varılarak, davalının fiilinin haksız rekabet olduğunun tespitine ve haksız rekabetin men’ine, dava konusu edilen ürünlerin toplatılmasına ve imhasına, «masrafı» davalıdan alınmak üzere hüküm özetinin «ilanına», 7.500,00 YTL manevi tazminatın 15.08.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · haksız eylem · depo kararı · infaz · taşıyan · dosya masrafı · maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… utanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin mülkiyetinde olan ve tescilli markalarını «taşıyan» Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin sadece Mogaz dolum tesislerinde doldurulup yine sadece kendi yörelerinde müvekkili şirket tarafından yetkili bayilik verilmiş bulunan bayiler tarafından satışa arz edilebileceğini, aksine fiillerin «haksız rekabet» ve «marka hakkına tecavüz» oluşturacağını, yaptırılan «delil tespiti» sonucu müvekkili ile hiçbir fiili ve sözleşmesel bağlantısı olmayan davalıya ait işyeri, «depo» ve araçlarda Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin bulunduğunun tespit edildiğini, davalının başka bir firmanın yetkili bayisi olup bayisi bulunduğu firmanın tescilli markalarını taşıyan tüpler dışında hiçbir yabancı markalı tüpleri uhdesinde bulunmamak zorunda olduğunu, davalının yasalara aykırı fiillerinin müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, davalının sözkonusu fiillerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetin durdurulmasına, davalının bulundurduğu Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına, bu tüplerin imha edilmesi suretiyle vaki haksız rekabetin önlenmesine, mahkemece verilecek kararın «masrafı» davalıdan alınmak koşulu ile yayınlanmasına, «maddi tazminata» ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 YTL manevi tazminatın 15.08.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini …
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı adına tescilli olan Lipetgaz ve Mogaz markalı toplam 70 adet tüpün davalıya ait «depoda» bulunduğunun tespit edildiği, tüp sayısı dikkate alındığında sözkonusu tüplerin ticari gaye ile elde tutulduğu, fiilin bu haliyle «haksız rekabet» oluşturduğu sonucuna varılarak, davalının fiilinin haksız rekabet olduğunun tespitine ve haksız rekabetin men’ine, dava konusu edilen ürünlerin toplatılmasına ve imhasına, «masrafı» davalıdan alınmak üzere hüküm özetinin «ilanına», 7.500,00 YTL manevi tazminatın 15.08.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davaya konu olayın özellikleri, davalının «haksız eyleminin» niteliği, ele geçirilen tüp miktarı ve olay tarihi nazara alındığında mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazla bulunmuştur.
… denilmiş ise de “davaya konu edilen Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına” denilerek davaya konu ürünlerin açıkça belirtilmesi suretiyle hükmün açık ve «infaza» elverişli, infazda duraksama yaratmayacak şekilde kurulması gerektiği gibi davanın TTK’nun 3 ve 4 ncü maddeleri gereği ticari dava niteliğinde olması ve davacının manevi tazminat isteminin avans faiziyle tahsilini istemiş bulunmasına göre 3095 sayılı Kanun’un 2/2 nci maddesi uyarınca hüküm altına alınan miktarın «avans faiz» oranı ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi de doğru olmayıp, kararın bu nedenlerle bozulması gerektiği gibi kabul şekline göre de hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri için öngördüğü «vekalet ücretinin» 1.200,00 YTL olması nedeniyle davacı taraf yararına hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti miktarının toplam 2.400,00 YTL olması gerekirken yazılı şekilde 2. …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8986 E. , 2014/18738 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KARABÜK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 26/03/2014
NUMARASI 2013/193-2014/222
Taraflar arasında görülen davada Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/03/2014 tarih ve 2013/193-2014/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin AYGAZ, MOGAZ ve LİPETGAZ markaları altında piyasaya yetkili bayileri aracılığı ile LPG sunduğunu, davalıya ait mahallerde çeşitli ebatlarda Aygaz, Mogaz, Lipetgaz markalı boş tüpler bulunduğunun belirlendiğini, davalının yasaya aykırı bir şekilde müvekkili tüplerini elinde bulundurarak, dolaşımdan kaldırdığını ve tüp sirkülasyonunu engellediğini, yetkisiz tesislerde kaçak ve standartlara aykırı olarak doldurulma ihtimali olan tüplerin tüketicilere satılarak üzerinde müvekkili şirkete ait markaların yer alması nedeniyle her türlü tehlike ve zararda şirketin zarardan sorumlu tutulduğunu ve bu şekilde ticari itibarının sarsıldığını ileri sürerek maddi tazminata ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ele geçen tüplerin müvekkili şirkette ele geçmediğini, tüplerin emanet olarak bırakıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalının davacıya ait boş tüpleri tüketicilerden alması ve bu suretle davacıya ait boş tüpleri şahsi ihtiyaçtan başka bir sebeple kendi işyerinde, taşıtında, deposunda bulundurmasının Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesinin ihlali niteliğinde olduğu, bu haliyle TTK'nın 57/10. maddesine göre eyleminin haksız rekabet oluşturduğu, yine TTK m.56 kapsamında eyleminin dürüstlük kuralının ihlali olarak değerlendirilebileceği gerekçesiyle davacı şirketin tescilli markalarından faydalanmak suretiyle marka hakkına tecavüz bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, davalının işyerinde, depolarında ve dolum tesislerinde, vasıtalarında ve ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş, Aygaz, Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına, 10.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22. 06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya gelindiğinde, davacının uğradığı manevi zarar kapsamında hükmedilen manevi tazminat miktarı, olayın özellikleri, olay tarihi, ele geçen tüplerin adedi dikkate alındığında yüksek olup, mahkemece daha ılımlı ve adalete uygun, makul bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101994500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz