6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Vekalet ücreti takdiri

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6242 E. 2013/21342 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekalet ücreti takdiri marka hakkına tecavüz taşıyan ilan haksız rekabet vekalet ücreti avans faizi

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · TTK — TTK 61

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan aramada davalı nezdinde ele geçen ve davacı markasının kullanıldığı tüpler nedeniyle haksız rekabetin oluştuğu, ancak boş tüplerin boş olarak, orijinal dolu tüplerin ise yine dolu olarak satışa sunulmasının 556 sayılı KHK anlamında bir marka hakkı ihlali teşkil etmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün men’ine, davacı şirketin tescilli markalarından faydalanmak suretiyle marka hakkına tecavüz bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, davalının işyerinde, depolarında ve dolum tesislerinde vasıtalarında ve ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş Aygaz markalı tüplerin toplatılmasına, TTK’nın 61. maddesi gereğince mahkeme kararının tirajı en yüksek ilk 3 gazeteden birinde 2 defa yayınlanmasına, 5.000,00 TL manevi tazminatın 15/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri (davacı vekili katılma yoluyla) temyiz etmiştir.

1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili, müvekkiline ait ve markasını taşıyan tüplerin davalının elinde ele geçirildiğini, bu eylemin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile durdurulmasını, kararın ilanını, 5.000,00 TL manevi tazminatın da tahsilini talep etmiş, mahkemece, haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün men’ine, davacı şirketin tescilli markalarından faydalanmak suretiyle marka hakkına tecavüz bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, kararın ilanına, manevi tazminat talebinin kabulüne, tecavüzün önlenmesine ilişkin talep reddedildiğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir. Ancak, davacının, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile durdurulması talebi tek taleptir. Nitekim mahkemece, hukuki nitelendirme yapılıp davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği, fakat marka hakkına tecavüz oluşturmadığı değerlendirilmiş, neticeten haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün men'ine karar verilmiştir. Hal böyle iken davacının marka hakkına tecavüzün tespiti talebi ayrı bir talep gibi değerlendirilerek bu yöndeki talebin reddi nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti takdiri doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmişse de anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13778 E. 2012/4817 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kar kaybı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10233 E. 2013/9387 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/6242 E.  ,  2013/21342 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.12.2012 tarih ve 2012/166-2012/601 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, "Aygaz" markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, Çorum 2. Sulh Ceza Mahkemesi kararı ile başka bir LPG dağıtım şirketinin bayii olan davalıya ait yerlerde Aygaz markalı boş tüplerin bulunduğunu, yetkisiz tesislerde, kaçak ve standartlara aykırı olarak doldurulma ihtimali bulunan bu tüplerin Aygaz tüpü olarak satıldığını, her türlü tehlike ve zararda müvekkilinin muhatap alındığını, bu yolla ticari itibarın sarsıldığını ileri sürerek davalı eylemlerinin müvekkilinin tescilli markalarından faydalanma hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasını, Aygaz markalı tüplerin toplatılmasını, kararın ilanını, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, Aygaz ibareli boş tüplerin müvekkilinin dükkanında değil müşterilerin getirmesi ve müvekkilinin bunları takas amacıyla başka bir depoda bulundurmak zorunda kalması sebebiyle işyerinin karşısındaki depoda tespit edildiğini, dolum amaçla elde tutulmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan aramada davalı nezdinde ele geçen ve davacı markasının kullanıldığı tüpler nedeniyle haksız rekabetin oluştuğu, ancak boş tüplerin boş olarak, orijinal dolu tüplerin ise yine dolu olarak satışa sunulmasının 556 sayılı KHK anlamında bir marka hakkı ihlali teşkil etmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün men’ine, davacı şirketin tescilli markalarından faydalanmak suretiyle marka hakkına tecavüz bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, davalının işyerinde, depolarında ve dolum tesislerinde vasıtalarında ve ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş Aygaz markalı tüplerin toplatılmasına, TTK’nın 61.

maddesi gereğince mahkeme kararının tirajı en yüksek ilk 3 gazeteden birinde 2 defa yayınlanmasına, 5.000,00 TL manevi tazminatın 15/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri (davacı vekili katılma yoluyla) temyiz etmiştir.

1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili, müvekkiline ait ve markasını taşıyan tüplerin davalının elinde ele geçirildiğini, bu eylemin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile durdurulmasını, kararın ilanını, 5.000,00 TL manevi tazminatın da tahsilini talep etmiş, mahkemece, haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün men’ine, davacı şirketin tescilli markalarından faydalanmak suretiyle marka hakkına tecavüz bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, kararın ilanına, manevi tazminat talebinin kabulüne, tecavüzün önlenmesine ilişkin talep reddedildiğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.

Ancak, davacının, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile durdurulması talebi tek taleptir. Nitekim mahkemece, hukuki nitelendirme yapılıp davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği, fakat marka hakkına tecavüz oluşturmadığı değerlendirilmiş, neticeten haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün men'ine karar verilmiştir. Hal böyle iken davacının marka hakkına tecavüzün tespiti talebi ayrı bir talep gibi değerlendirilerek bu yöndeki talebin reddi nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti takdiri doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmişse de anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7.

maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının HÜKÜM bölümündeki 5 nolu bendin tümüyle hükümden çıkartılmasına, hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 237,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029229400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.