6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Delil tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5615 E. 2010/5342 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil tespiti avukatlık asgari ücret tarifesi 3095 sayılı kanun haksız eylem ticari dava niteliği depo kararı infaz marka hakkına tecavüz taşıyan dosya masrafı maddi tazminat ilan haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi vekalet ücreti avans faizi

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 3TTK 58

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2010/5615 E.  ,  2010/5342 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Çankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2008 tarih ve 2007/738 - 2008/403 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin mülkiyetinde olan ve tescilli markalarını taşıyan Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin sadece Mogaz dolum tesislerinde doldurulup yine sadece kendi yörelerinde müvekkili şirket tarafından yetkili bayilik verilmiş bulunan bayiler tarafından satışa arz edilebileceğini, aksine fiillerin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturacağını, yaptırılan delil tespiti sonucu müvekkili ile hiçbir fiili ve sözleşmesel bağlantısı olmayan davalıya ait işyeri, depo ve araçlarda Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin bulunduğunun tespit edildiğini, davalının başka bir firmanın yetkili bayisi olup bayisi bulunduğu firmanın tescilli markalarını taşıyan tüpler dışında hiçbir yabancı markalı tüpleri uhdesinde bulunmamak zorunda olduğunu, davalının yasalara aykırı fiillerinin müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, davalının sözkonusu fiillerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetin durdurulmasına, davalının bulundurduğu Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına, bu tüplerin imha edilmesi suretiyle vaki haksız rekabetin önlenmesine, mahkemece verilecek kararın masrafı davalıdan alınmak koşulu ile yayınlanmasına, maddi tazminata ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 YTL manevi tazminatın 15.08.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin kendisine gelen tüpleri diğer bayilere vermek için bulundurduğunu, tüplerin boş olup, herhangi bir dolum veya satış yapılmadığını, müvekkilinin davranışının haksız rekabet içermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı adına tescilli olan Lipetgaz ve Mogaz markalı toplam 70 adet tüpün davalıya ait depoda bulunduğunun tespit edildiği, tüp sayısı dikkate alındığında sözkonusu tüplerin ticari gaye ile elde tutulduğu, fiilin bu haliyle haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılarak, davalının fiilinin haksız rekabet olduğunun tespitine ve haksız rekabetin men’ine, dava konusu edilen ürünlerin toplatılmasına ve imhasına, masrafı davalıdan alınmak üzere hüküm özetinin ilanına, 7.500,00 YTL manevi tazminatın 15.08.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davalının davaya konu eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılarak, yazılı şekilde haksız rekabetin tespiti ve durdurulması ile 7.500,00 YTL manevi tazminata karar verilmiştir.

Haksız rekabet nedeniyle zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz kalan kimse tarafından açılması mümkün olan davalara ilişkin düzenlemeyi içeren TTK’nun 58 nci maddesinin e bendinde Borçlar Kanunu’nun 49 ncu maddesinde gösterilen şartların mevcudiyeti halinde manevi tazminat da istenebileceği belirtilmiştir. Bu madde uyarınca hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olmalıdır. Davaya konu olayın özellikleri, davalının haksız eyleminin niteliği, ele geçirilen tüp miktarı ve olay tarihi nazara alındığında mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazla bulunmuştur. Bu durumda, mahkemece daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat miktarına hükmedilmesi gerektiğinden kararın hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Kabul şekline göre de Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatı ile görülen davada reddine karar verilen istem yönünden davalı taraf yararına hüküm altına alınacak vekalet ücretinin hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin anılan mahkemeler için öngördüğü 1.200,00 YTL olması gerekirken, yazılı şekilde davalı taraf yararına 500,00 YTL vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.

4-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece kurulan hükümde “dava konusu edilen ürünlerin toplatılmasına ve imhasına” denilmiş ise de “davaya konu edilen Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına” denilerek davaya konu ürünlerin açıkça belirtilmesi suretiyle hükmün açık ve infaza elverişli, infazda duraksama yaratmayacak şekilde kurulması gerektiği gibi davanın TTK’nun 3 ve 4 ncü maddeleri gereği ticari dava niteliğinde olması ve davacının manevi tazminat isteminin avans faiziyle tahsilini istemiş bulunmasına göre 3095 sayılı Kanun’un 2/2 nci maddesi uyarınca hüküm altına alınan miktarın avans faiz oranı ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi de doğru olmayıp, kararın bu nedenlerle bozulması gerektiği gibi kabul şekline göre de hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri için öngördüğü vekalet ücretinin 1.200,00 YTL olması nedeniyle davacı taraf yararına hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti miktarının toplam 2.400,00 YTL olması gerekirken yazılı şekilde 2.100,00 YTL’ye hükmedilmiş olması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle de davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10078 E. 2010/1067 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12740 E. 2011/5296 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1247 E. 2010/5209 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

1 benzer karar daha
  • Kar kaybı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10233 E. 2013/9387 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/5615 E.  ,  2010/5342 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Çankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2008 tarih ve 2007/738 - 2008/403 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin mülkiyetinde olan ve tescilli markalarını taşıyan Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin sadece Mogaz dolum tesislerinde doldurulup yine sadece kendi yörelerinde müvekkili şirket tarafından yetkili bayilik verilmiş bulunan bayiler tarafından satışa arz edilebileceğini, aksine fiillerin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturacağını, yaptırılan delil tespiti sonucu müvekkili ile hiçbir fiili ve sözleşmesel bağlantısı olmayan davalıya ait işyeri, depo ve araçlarda Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin bulunduğunun tespit edildiğini, davalının başka bir firmanın yetkili bayisi olup bayisi bulunduğu firmanın tescilli markalarını taşıyan tüpler dışında hiçbir yabancı markalı tüpleri uhdesinde bulunmamak zorunda olduğunu, davalının yasalara aykırı fiillerinin müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, davalının sözkonusu fiillerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetin durdurulmasına, davalının bulundurduğu Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına, bu tüplerin imha edilmesi suretiyle vaki haksız rekabetin önlenmesine, mahkemece verilecek kararın masrafı davalıdan alınmak koşulu ile yayınlanmasına, maddi tazminata ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 YTL manevi tazminatın 15.08.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin kendisine gelen tüpleri diğer bayilere vermek için bulundurduğunu, tüplerin boş olup, herhangi bir dolum veya satış yapılmadığını, müvekkilinin davranışının haksız rekabet içermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı adına tescilli olan Lipetgaz ve Mogaz markalı toplam 70 adet tüpün davalıya ait depoda bulunduğunun tespit edildiği, tüp sayısı dikkate alındığında sözkonusu tüplerin ticari gaye ile elde tutulduğu, fiilin bu haliyle haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılarak, davalının fiilinin haksız rekabet olduğunun tespitine ve haksız rekabetin men’ine, dava konusu edilen ürünlerin toplatılmasına ve imhasına, masrafı davalıdan alınmak üzere hüküm özetinin ilanına, 7.500,00 YTL manevi tazminatın 15.08.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davalının davaya konu eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılarak, yazılı şekilde haksız rekabetin tespiti ve durdurulması ile 7.500,00 YTL manevi tazminata karar verilmiştir.

Haksız rekabet nedeniyle zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz kalan kimse tarafından açılması mümkün olan davalara ilişkin düzenlemeyi içeren TTK’nun 58 nci maddesinin e bendinde Borçlar Kanunu’nun 49 ncu maddesinde gösterilen şartların mevcudiyeti halinde manevi tazminat da istenebileceği belirtilmiştir. Bu madde uyarınca hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olmalıdır. Davaya konu olayın özellikleri, davalının haksız eyleminin niteliği, ele geçirilen tüp miktarı ve olay tarihi nazara alındığında mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazla bulunmuştur.

Bu durumda, mahkemece daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat miktarına hükmedilmesi gerektiğinden kararın hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Kabul şekline göre de Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatı ile görülen davada reddine karar verilen istem yönünden davalı taraf yararına hüküm altına alınacak vekalet ücretinin hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin anılan mahkemeler için öngördüğü 1.200,00 YTL olması gerekirken, yazılı şekilde davalı taraf yararına 500,00 YTL vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.

4-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece kurulan hükümde “dava konusu edilen ürünlerin toplatılmasına ve imhasına” denilmiş ise de “davaya konu edilen Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına” denilerek davaya konu ürünlerin açıkça belirtilmesi suretiyle hükmün açık ve infaza elverişli, infazda duraksama yaratmayacak şekilde kurulması gerektiği gibi davanın TTK’nun 3 ve 4 ncü maddeleri gereği ticari dava niteliğinde olması ve davacının manevi tazminat isteminin avans faiziyle tahsilini istemiş bulunmasına göre 3095 sayılı Kanun’un 2/2 nci maddesi uyarınca hüküm altına alınan miktarın avans faiz oranı ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi de doğru olmayıp, kararın bu nedenlerle bozulması gerektiği gibi kabul şekline göre de hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri için öngördüğü vekalet ücretinin 1.200,00 YTL olması nedeniyle davacı taraf yararına hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti miktarının toplam 2.400,00 YTL olması gerekirken yazılı şekilde 2.100,00 YTL’ye hükmedilmiş olması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle de davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu bentlerde gösterilen nedenlerle davalı taraf yararına; (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu bentte açıklanan nedenlerle de davacı taraf yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 13.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018709900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.