Gemi yönetim sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/48 E. 2014/7921 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi yönetim sözleşmesi↗ acentelik sözleşmesi↗ donatan↗ acente↗ pasif husumet yokluğu↗ acentelik↗ yargılama giderleri↗ hizmet sözleşmesi↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗ temsil↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iş sözleşmesinin davacı ile M. I.'da mukim V&V S.&T. Co. arasında düzenlendiği, M/V H. ISTANBUL gemisinin uluslararası nitelikteki www.equasist.org sitesinden alınan gemiye ait bilgileri içerir kayda göre, geminin kayıt sahibinin V&V S.&T. Co. olduğu, ISM Manager ve Ship Manager olarak da davalının belirtildiği, manager kelimesinin gemi yönetimi sözleşmesi olarak tercüme edilmesi gerektiği, işleten olarak Türkçeye tercüme edilecek kelimelerin karşılığının manager değil operator kelimesi olduğu, gerek milletlerarası hukukta gerekse Türk hukukunda yönetici terimine karşılık olarak "manager", işleten terimine karşılık olarak "operator" kavramlarının kullanıldığı, "S. M."in temsile yönelik bir acentelik sözleşmesi olduğu, bu sözleşme uyarınca yöneticinin belli bir ücret
karşılığında geminin işletilmesini malikin adına ve hesabına üstlendiği, bu sebeple yöneticinin BK'nın 32. maddesi anlamında temsilci ve 6762 sayılı TTK'nın 116. maddesi çerçevesinde acente niteliğinde bulunduğu, hizmet sözleşmesinde işverenin ve gemi donatanının V&V S.&T.Co. olduğu, davalının iş sözleşmesini imzalamadığı, davalı şirkete işveren sıfatıyla husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yabancı bayraklı gemide hizmet sözleşmesine dayalı olarak yapılan çalışmadan kaynaklanan ücret ve izin alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmişse de, yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir. Dosyada, gemi kaptanı tarafından düzenlenen hizmet belgesinde davacının uzakyol başmakinisti olarak çalıştığı geminin davalı şirkete ait olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, yazılı bu belge üzerinde durulması, gerekirse gemi kaptanı C.Ş.n, düzenlediği hizmet belgesine ilişkin beyanının alınması, davalı şirkette personel müdürü olarak çalıştığını ifade eden tanık B.. E..'ın davacı ile hizmet sözleşmesini V.Denizcilik adına yaparak imzaladığı, çalışanların ücret hesaplarını kendisinin düzenleyerek şirket muhasebesine verdiği yönündeki beyanlarının değerlendirilmesi, davacının ücret ödemelerinin kimin tarafından karşılandığının defter, banka, muhasebe vs. kayıtlarından araştırılması, SGK'dan hizmet belgelerinin celbedilip incelenmesi ve davacı tarafından ibraz edilen hizmet belgesinin anılan bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilip neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin yargılama giderleri ve harçlara ilişkin temyizi itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17907 E. 2014/6242 K.
Ortak:donatan · acente · pasif husumet yokluğu · hizmet sözleşmesi · pasif husumet · husumet yokluğu · cy/cy kaydı · ibraz · dava şartı
İncelediğiniz karardaM."in «temsile» yönelik bir «acentelik sözleşmesi» olduğu, bu sözleşme uyarınca yöneticinin belli bir ücret karşılığında geminin işletilmesini malikin adına ve hesabına üstlendiği, bu sebeple yöneticinin BK'nın 32. maddesi anlamında temsilci ve 6762 sayılı TTK'nın 116. maddesi çerçevesinde «acente» niteliğinde bulunduğu, «hizmet sözleşmesinde» işverenin ve gemi «donatanının» V&V S.&T.Co. olduğu, davalının iş sözleşmesini imzalamadığı, davalı şirkete işveren sıfatıyla «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmişse de, yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir.
E..'ın davacı ile «hizmet sözleşmesini» V.Denizcilik adına yaparak imzaladığı, çalışanların ücret hesaplarını kendisinin düzenleyerek şirket muhasebesine verdiği yönündeki beyanlarının değerlendirilmesi, davacının ücret ödemelerinin kimin tarafından karşılandığının «defter», banka, muhasebe vs. kayıtlarından araştırılması, SGK'dan hizmet belgelerinin celbedilip incelenmesi ve davacı tarafından «ibraz» edilen hizmet belgesinin anılan bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilip neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmam …
Benzer bu karardaCo. arasında imzalandığı, davacı tarafından «ibraz» edilen hizmet belgesinin de «gemi adamının» çalıştığı MV SEA HONEST gemisinin kaptanı tarafından düzenlendiği, başlığında da iş verenin isminin yer aldığı, SGK'ya yazılan müzekkere cevabında davacı işçinin davalı iş yerinde çalıştığına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, Equasist sitesinden alınan «kayda» göre geminin «donatanının» MSV Shipping&T..
Bu durumda uyuşmazlığın hizmet akdinden kaynaklandığı ve «görevle» ilgili düzenlemelerin «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiği gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın «pasif husumet yokluğundan» reddedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… ISM M..olduğu, manager ifadesinin uluslararası alanda gemi yöneticisi (Shipping M..) olarak tanımlandığı, gemi yöneticisinin yönettiği gemiyi kendi nam ve hesabına «deniz ticaretinde» kullanmadığından geminin işletilmesinden doğan kazanç ve kayıplar ile borcun «donatana» ait olduğu, gemi yöneticisi olan davalının 818 sayılı BK 32.md (6098 sayılı TBK 40.md) anlamında «temsilci» ve 6762 sayılı TTK'nun 116.vd (6102 sayılı TTK 102 vd.) maddeleri anlamında «acente» niteliğinde bulunduğu, «geminin siciline» kayıtlı maliki ve iş veren olan M..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi sicili · gemi adamı · deniz ticareti · izafeten dava · ilamsız icra takibi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBu durumda uyuşmazlığın hizmet akdinden kaynaklandığı ve «görevle» ilgili düzenlemelerin «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiği gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın «pasif husumet yokluğundan» reddedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… ISM M..olduğu, manager ifadesinin uluslararası alanda gemi yöneticisi (Shipping M..) olarak tanımlandığı, gemi yöneticisinin yönettiği gemiyi kendi nam ve hesabına «deniz ticaretinde» kullanmadığından geminin işletilmesinden doğan kazanç ve kayıplar ile borcun «donatana» ait olduğu, gemi yöneticisi olan davalının 818 sayılı BK 32.md (6098 sayılı TBK 40.md) anlamında «temsilci» ve 6762 sayılı TTK'nun 116.vd (6102 sayılı TTK 102 vd.) maddeleri anlamında «acente» niteliğinde bulunduğu, «geminin siciline» kayıtlı maliki ve iş veren olan M..
Co. arasında imzalandığı, davacı tarafından «ibraz» edilen hizmet belgesinin de «gemi adamının» çalıştığı MV SEA HONEST gemisinin kaptanı tarafından düzenlendiği, başlığında da iş verenin isminin yer aldığı, SGK'ya yazılan müzekkere cevabında davacı işçinin davalı iş yerinde çalıştığına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, Equasist sitesinden alınan «kayda» göre geminin «donatanının» MSV Shipping&T..
S..T..Co. şirketine «izafeten» «hizmet sözleşmesine» aracılık etmiş olması halinde davalıya «husumet» yöneltilebileceği, ancak doğrudan ..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4189 E. 2020/1353 K.
Ortak:gemi yönetim sözleşmesi · donatan · pasif husumet · cy/cy kaydı · ibraz · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaM."in «temsile» yönelik bir «acentelik sözleşmesi» olduğu, bu sözleşme uyarınca yöneticinin belli bir ücret karşılığında geminin işletilmesini malikin adına ve hesabına üstlendiği, bu sebeple yöneticinin BK'nın 32. maddesi anlamında temsilci ve 6762 sayılı TTK'nın 116. maddesi çerçevesinde «acente» niteliğinde bulunduğu, «hizmet sözleşmesinde» işverenin ve gemi «donatanının» V&V S.&T.Co. olduğu, davalının iş sözleşmesini imzalamadığı, davalı şirkete işveren sıfatıyla «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmişse de, yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir.
ISTANBUL gemisinin uluslararası nitelikteki www.equasist.org sitesinden alınan gemiye ait bilgileri içerir «kayda» göre, geminin kayıt sahibinin V&V S.&T.
Benzer bu kararda… 'nın 1061/2 maddesinde düzenlenen kendisine ait olmayan gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığı ile kullanan üçüncü kişilerin «donatan» sayılacağı hükmü uyarınca, davalının donatan sıfatına haiz olup, «pasif husumet ehliyeti» bulunduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davalı tarafça «ibraz» edilen cevap dilekçesindeki beyanların mahkemenin kabulünün aksine donatan ya da «taşıyan» olduğunu «ikrar» mahiyetinde olmadığı gibi, «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisi uyarınca da davalının sorumluluğu gerektiği yönündeki kabulün de doğru olmadığı, davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu gösteren yeterli bilgi ve belgenin dosya içerisinde bulunmadığının da anlaşılması karşısında, bu hususta gemi sicilinden de sorulmak ve «gemi yönetim sözleşmesi» ya da davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu tevsik eden belgeler getirtilmek, davalının bu yöne ilişkin savunması üzerinde durulmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğundan bahisle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde davalı Butoni Denizcilik ve Tic.A.Ş. hakkında, M/V Bugra Tomba gemisinin «donatanı» olduğu belirtilerek dava açılmış ve yargılama sırasında da davalının «taşıyıcı» olduğu ileri sürülmüş, davalı tarafça da donatan, taşıyıcı ya da donatan sayılabilecek kişilerden olmadığı, gemi sicilinde kayıtlı bir gemi işletme müteahhidi ya da başka bir işleten «kaydının» bulunmadığı sadece gemi yöneticisi olduğu savunularak «husumet itirazında» bulunulmuş, mahkemece ise, davalının cevap dilekçesindeki beyanlarından taşımanın davalı tarafından yapıldığı anlaşıldığı gibi, davalı şirket ile dava dışı ve taşı …
2- Ayrıca, davacı tarafça işbu davanın açılabilmesi için davacının «aktif husumet ehliyetine» haiz olması gerekmesine rağmen, dosya kapsamı itibariyle davacının elinde dava konusu taşımaya ilişkin «konişmento» asıllarının bulunmadığı, konişmento asıllarının dava dışı «donatanda» olduğu anlaşılmakla, ödemenin davacı tarafça yapılıp yapılmadığı da tartışılmak ve bu yöne ilişkin olarak davalı savunmaları üzerinde durulmak suretiyle davacının aktif husumet ehliyeti yönünden de bir incelemeye yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik perdesinin aralanması · konişmento · husumet itirazı · pasif husumet ehliyeti · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · ikrar
Benzer bu kararda… 'nın 1061/2 maddesinde düzenlenen kendisine ait olmayan gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığı ile kullanan üçüncü kişilerin «donatan» sayılacağı hükmü uyarınca, davalının donatan sıfatına haiz olup, «pasif husumet ehliyeti» bulunduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davalı tarafça «ibraz» edilen cevap dilekçesindeki beyanların mahkemenin kabulünün aksine donatan ya da «taşıyan» olduğunu «ikrar» mahiyetinde olmadığı gibi, «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisi uyarınca da davalının sorumluluğu gerektiği yönündeki kabulün de doğru olmadığı, davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu gösteren yeterli bilgi ve belgenin dosya içerisinde bulunmadığının da anlaşılması karşısında, bu hususta gemi sicilinden de sorulmak ve «gemi yönetim sözleşmesi» ya da davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu tevsik eden belgeler getirtilmek, davalının bu yöne ilişkin savunması üzerinde durulmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğundan bahisle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, davacı tarafça işbu davanın açılabilmesi için davacının «aktif husumet ehliyetine» haiz olması gerekmesine rağmen, dosya kapsamı itibariyle davacının elinde dava konusu taşımaya ilişkin «konişmento» asıllarının bulunmadığı, konişmento asıllarının dava dışı «donatanda» olduğu anlaşılmakla, ödemenin davacı tarafça yapılıp yapılmadığı da tartışılmak ve bu yöne ilişkin olarak davalı savunmaları üzerinde durulmak suretiyle davacının aktif husumet ehliyeti yönünden de bir incelemeye yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde davalı Butoni Denizcilik ve Tic.A.Ş. hakkında, M/V Bugra Tomba gemisinin «donatanı» olduğu belirtilerek dava açılmış ve yargılama sırasında da davalının «taşıyıcı» olduğu ileri sürülmüş, davalı tarafça da donatan, taşıyıcı ya da donatan sayılabilecek kişilerden olmadığı, gemi sicilinde kayıtlı bir gemi işletme müteahhidi ya da başka bir işleten «kaydının» bulunmadığı sadece gemi yöneticisi olduğu savunularak «husumet itirazında» bulunulmuş, mahkemece ise, davalının cevap dilekçesindeki beyanlarından taşımanın davalı tarafından yapıldığı anlaşıldığı gibi, davalı şirket ile dava dışı ve taşı …
A.Ş. 'nin «yönetim kurulu» üyelerinin aynı kişilerden oluşması, her iki şirketin adreslerinin aynı olması nedeniyle «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisine göre davalının taşıma hasarından sorumlu olması gerektiği, tüm bunların yanısıra gemiye ait IMO- Equasis kaydında davalının ISM Manager ve Ship Manager yani gemi işletme müteahhidi olarak kayıtlı olduğu, ...
-
Rücu | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4445 E. 2014/11370 K.
Ortak:donatan · acentelik · pasif husumet · cy/cy kaydı · temsil · husumet · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaM."in «temsile» yönelik bir «acentelik sözleşmesi» olduğu, bu sözleşme uyarınca yöneticinin belli bir ücret karşılığında geminin işletilmesini malikin adına ve hesabına üstlendiği, bu sebeple yöneticinin BK'nın 32. maddesi anlamında temsilci ve 6762 sayılı TTK'nın 116. maddesi çerçevesinde «acente» niteliğinde bulunduğu, «hizmet sözleşmesinde» işverenin ve gemi «donatanının» V&V S.&T.Co. olduğu, davalının iş sözleşmesini imzalamadığı, davalı şirkete işveren sıfatıyla «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmişse de, yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir.
ISTANBUL gemisinin uluslararası nitelikteki www.equasist.org sitesinden alınan gemiye ait bilgileri içerir «kayda» göre, geminin kayıt sahibinin V&V S.&T.
Benzer bu karardaV.l Gemicilik Şirketinin geminin işletilmesinden doğan kazanç ve kayıplardan sorumlu olmaması, sorumluluğun «donatana» ait olması, yöneticinin ancak gemi malikini «temsilen» işlemde bulunan kimse olması, meydana gelen ziyadan doğan zarardan sorumlu olmaması ve davalı şirketin taşımayı «taahhüt» ettiğinin ispatlar hiçbir delil sunulamamış olması karşısında davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddinin gerektiği gerekçesiyle, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. adlı gemisi ile Ukrayna'dan Gürcistan'a yapılan nakliyat işlemi sırasında «zayi» olduğunu, meydana gelen zararın müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, TTK'nın 1301.maddesi ve poliçe genel şartlarına göre müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalının «taşıyan» ve «donatan» sıfatını haiz olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalının konumu itibariyle manager statüsünde olduğu, bu haliyle donatanın «acentesi» niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur.
Deniz taşımacılığında manager sıfatı, esas itibariyle «taşıyan», işleten ya da «donatan» kurumları ile örtüşmemekte, gerek doktrinde gerekse Dairemiz uygulamasında, bu sıfatı haiz gerçek ya da tüzel kişilerin bizatihi kendileri aleyhine açılan davalarda «husumet ehliyetlerinin» bulunmadığı kabul edilmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun faturası · navlun bedeli · nakliyat emtia sigortası · konişmento · pasif husumet ehliyeti · navlun · husumet ehliyeti · zayi
Benzer bu karardaBuna karşın söz konusu statünün tayininde, taraflar arasında yapılan sözleşme, «konişmento», «ihtarname» ve ihbarnameler ile «navlun faturasının» kim tarafından tanzim edildiği ve özellikle navlun ödemesinin nihai olarak kime yapıldığı gibi hususlar önem arzetmektedir.
V.l Gemicilik Şirketinin geminin işletilmesinden doğan kazanç ve kayıplardan sorumlu olmaması, sorumluluğun «donatana» ait olması, yöneticinin ancak gemi malikini «temsilen» işlemde bulunan kimse olması, meydana gelen ziyadan doğan zarardan sorumlu olmaması ve davalı şirketin taşımayı «taahhüt» ettiğinin ispatlar hiçbir delil sunulamamış olması karşısında davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddinin gerektiği gerekçesiyle, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Ancak söz konusu taşıma sebebiyle, «navlun» ödemesinin kime yapıldığı ve «navlun faturasının» kim tarafından tanzim edildiği hususları araştırılmış değildir.
Bu durumda, davalı kayıt ve «defterleri» incelemek suretiyle, dava dışı sigortalı tarafından ödenen «navlun bedelinin» davalı kayıtlarında yer alıp almadığı, davalının bu yönde varsa tahsilatının bulunup bulunmadığı, tahsilatın kendisi adına yapılıp yapılmadığı hususları değerlendirilmek suretiyle davalının konumunun belirlenmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1388 E. 2020/5003 K.
Ortak:donatan · pasif husumet · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaM."in «temsile» yönelik bir «acentelik sözleşmesi» olduğu, bu sözleşme uyarınca yöneticinin belli bir ücret karşılığında geminin işletilmesini malikin adına ve hesabına üstlendiği, bu sebeple yöneticinin BK'nın 32. maddesi anlamında temsilci ve 6762 sayılı TTK'nın 116. maddesi çerçevesinde «acente» niteliğinde bulunduğu, «hizmet sözleşmesinde» işverenin ve gemi «donatanının» V&V S.&T.Co. olduğu, davalının iş sözleşmesini imzalamadığı, davalı şirkete işveren sıfatıyla «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmişse de, yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, M/V ORMOND gemisinin «hasarın» meydana gelmesinde sorumluluğu olmadığı, kaldı ki davalının geminin kaptanı veya «donatanı» da olmadığı, davacının «rücuen tazminat» davasını davalıya yöneltemeyeceği, davalının davada «pasif husumet ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · rücuen tazminat · taraf ehliyeti · usulden reddi · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, M/V ORMOND gemisinin «hasarın» meydana gelmesinde sorumluluğu olmadığı, kaldı ki davalının geminin kaptanı veya «donatanı» da olmadığı, davacının «rücuen tazminat» davasını davalıya yöneltemeyeceği, davalının davada «pasif husumet ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Taşınır rehninin paraya çevrilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7995 E. 2014/14883 K.
Ortak:donatan · pasif husumet · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaM."in «temsile» yönelik bir «acentelik sözleşmesi» olduğu, bu sözleşme uyarınca yöneticinin belli bir ücret karşılığında geminin işletilmesini malikin adına ve hesabına üstlendiği, bu sebeple yöneticinin BK'nın 32. maddesi anlamında temsilci ve 6762 sayılı TTK'nın 116. maddesi çerçevesinde «acente» niteliğinde bulunduğu, «hizmet sözleşmesinde» işverenin ve gemi «donatanının» V&V S.&T.Co. olduğu, davalının iş sözleşmesini imzalamadığı, davalı şirkete işveren sıfatıyla «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmişse de, yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir.
Benzer bu karardaA.Ş.'nin «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta «gemi alacaklısı hakkına» ilişkin olarak TTK'nın 1235. maddesi kapsamında zaruret halinin gerçekleşmediği, davacının gemi üzerinde gemi alacaklısı hakkına sahip olmaması sebebiyle «taşınır rehninin paraya çevrilmesi» yoluyla yapılan takibin geçerli bir takip olmadığı gerekçesiyle davanın davalı «donatan» yönünden geçerli bir icra takibi bulunmaması sebebiyle dava «şartı yokluğundan» reddine, davalı T.
A.Ş. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, geminin «donatanının» H.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşınır rehninin paraya çevrilmesi · taşınır rehni · gemi alacaklısı hakkı · rehnin paraya çevrilmesi · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · dava şartı yokluğu · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaA.Ş.'nin «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta «gemi alacaklısı hakkına» ilişkin olarak TTK'nın 1235. maddesi kapsamında zaruret halinin gerçekleşmediği, davacının gemi üzerinde gemi alacaklısı hakkına sahip olmaması sebebiyle «taşınır rehninin paraya çevrilmesi» yoluyla yapılan takibin geçerli bir takip olmadığı gerekçesiyle davanın davalı «donatan» yönünden geçerli bir icra takibi bulunmaması sebebiyle dava «şartı yokluğundan» reddine, davalı T.
A.Ş. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.
… ın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi görüşüne başvurulmuş ve bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda, TTK'nın 1235. maddesi kapsamında «gemi alacaklısı hakkına» ilişkin olarak yapılan incelemede faturalarda yer alan bir kısım malzemelerin zaruret şartına ilişkin değerlendirmesinin heyetin uzmanlık alanı dışında kaldığı, he …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/48 E. , 2014/7921 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 52. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/04/2013
NUMARASI 2012/362-2013/124
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.04.2013 tarih ve 2012/362-2013/124 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait P.B.M/V H. İstanbul isimli gemide iş sözleşmesine istinaden baş makinist olarak çalıştığını, aktedilen hizmet sözleşmesi uyarınca 30.03.2011 ila 31.07.2011 tarihleri arasında müvekkiline aylık 6.500,00 USD ücret ile sözleşme sona erdiğinde kıst usulü izin parası ödeneceğini, sözleşmenin işveren şirket kısmında her ne kadar V&V S.&T. Co isimli şirket gösterilmişse de sözleşme altındaki imzanın davalı şirket yetkilileri tarafından atıldığını, işveren ile davalının aynı firmalar olduğunu, 09.06.2011 tarihinde müvekkilinin iş aktinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek şimdilik 4.000 Usd ücret, 500 Usd bakiye ücret, 500 USD izin ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 01.03.2013 havale tarihli ıslah dilekçesi ile ücret alacağı talebini 8.450 USD'ye, bakiye ücret alacağı talebini 6.500 USD'ye, izin alacağı talebini de 2.599 USD'ye çıkartmıştır.
Davalı vekili, müvekkilinin M/V H.İstanbul isminde bir gemi işletmediğini, V&V S.&T.C. ile müvekkilinin farklı firmalar olduğunu, broker sıfatı ile iş yapan ve davacıya hiç bir özlük hakkı ödemesi yapmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iş sözleşmesinin davacı ile M. I.'da mukim V&V S.&T. Co. arasında düzenlendiği, M/V H. ISTANBUL gemisinin uluslararası nitelikteki www.equasist.org sitesinden alınan gemiye ait bilgileri içerir kayda göre, geminin kayıt sahibinin V&V S.&T. Co. olduğu, ISM Manager ve Ship Manager olarak da davalının belirtildiği, manager kelimesinin gemi yönetimi sözleşmesi olarak tercüme edilmesi gerektiği, işleten olarak Türkçeye tercüme edilecek kelimelerin karşılığının manager değil operator kelimesi olduğu, gerek milletlerarası hukukta gerekse Türk hukukunda yönetici terimine karşılık olarak "manager", işleten terimine karşılık olarak "operator" kavramlarının kullanıldığı, "S.
M."in temsile yönelik bir acentelik sözleşmesi olduğu, bu sözleşme uyarınca yöneticinin belli bir ücret
karşılığında geminin işletilmesini malikin adına ve hesabına üstlendiği, bu sebeple yöneticinin BK'nın 32. maddesi anlamında temsilci ve 6762 sayılı TTK'nın 116. maddesi çerçevesinde acente niteliğinde bulunduğu, hizmet sözleşmesinde işverenin ve gemi donatanının V&V S.&T.Co. olduğu, davalının iş sözleşmesini imzalamadığı, davalı şirkete işveren sıfatıyla husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yabancı bayraklı gemide hizmet sözleşmesine dayalı olarak yapılan çalışmadan kaynaklanan ücret ve izin alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmişse de, yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir. Dosyada, gemi kaptanı tarafından düzenlenen hizmet belgesinde davacının uzakyol başmakinisti olarak çalıştığı geminin davalı şirkete ait olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, yazılı bu belge üzerinde durulması, gerekirse gemi kaptanı C.Ş.n, düzenlediği hizmet belgesine ilişkin beyanının alınması, davalı şirkette personel müdürü olarak çalıştığını ifade eden tanık B.. E..'ın davacı ile hizmet sözleşmesini V.Denizcilik adına yaparak imzaladığı, çalışanların ücret hesaplarını kendisinin düzenleyerek şirket muhasebesine verdiği yönündeki beyanlarının değerlendirilmesi, davacının ücret ödemelerinin kimin tarafından karşılandığının defter, banka, muhasebe vs.
kayıtlarından araştırılması, SGK'dan hizmet belgelerinin celbedilip incelenmesi ve davacı tarafından ibraz edilen hizmet belgesinin anılan bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilip neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin yargılama giderleri ve harçlara ilişkin temyizi itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yargılama giderleri ve harçlarına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101841500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz