Taşınır rehninin paraya çevrilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7995 E. 2014/14883 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşınır rehninin paraya çevrilmesi↗ taşınır rehni↗ geçerli icra takibi↗ gemi alacaklısı hakkı↗ rehnin paraya çevrilmesi↗ donatan↗ pasif husumet ehliyeti↗ husumet ehliyeti↗ dava şartı yokluğu↗ pasif husumet↗ taraf ehliyeti↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, geminin donatanının H. Ma. C.. olduğu, davalı T. Deniz. İşl. A.Ş.'nin ise gemi yöneticisi (shıp manager) sıfatına sahip bulunduğu, gemi yöneticisinin geminin işletilmesinden doğan kazanç ve kayıplardan sorumlu olmaması ve sorumluluğun donatana ait olması sebebiyle davalı T. Deniz. İşl. A.Ş.'nin pasif husumet ehliyetinin
bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta gemi alacaklısı hakkına ilişkin olarak TTK'nın 1235. maddesi kapsamında zaruret halinin gerçekleşmediği, davacının gemi üzerinde gemi alacaklısı hakkına sahip olmaması sebebiyle taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibin geçerli bir takip olmadığı gerekçesiyle davanın davalı donatan yönünden geçerli bir icra takibi bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan reddine, davalı T. Deniz. İşl. A.Ş. yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi görüşüne başvurulmuş ve bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda, TTK'nın 1235. maddesi kapsamında gemi alacaklısı hakkına ilişkin olarak yapılan incelemede faturalarda yer alan bir kısım malzemelerin zaruret şartına ilişkin değerlendirmesinin heyetin uzmanlık alanı dışında kaldığı, heyette uzak yol kaptanı bilirkişi bulunması halinde değerlendirme yapılabileceği belirtilmiştir. Buna göre, mahkemece uyuşmazlığın teknik uzmanlığı gerektirdiğinin kabulü ile bilirkişi görüşüne başvurulduğuna göre, bilirkişi heyetine uzakyol kaptanı dahil edilmek suretiyle oluşturulacak bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davacının zaruret halini ispatlayamadığı ve mahkemece de zaruret halinin bulunmadığı kanaatine varıldığı belirtilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2970 E. 2015/9764 K.
Ortak:donatan · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · dava şartı yokluğu · pasif husumet · taraf ehliyeti · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta «gemi alacaklısı hakkına» ilişkin olarak TTK'nın 1235. maddesi kapsamında zaruret halinin gerçekleşmediği, davacının gemi üzerinde gemi alacaklısı hakkına sahip olmaması sebebiyle «taşınır rehninin paraya çevrilmesi» yoluyla yapılan takibin geçerli bir takip olmadığı gerekçesiyle davanın davalı «donatan» yönünden geçerli bir icra takibi bulunmaması sebebiyle dava «şartı yokluğundan» reddine, davalı T.
A.Ş. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, geminin «donatanının» H.
Benzer bu karardaA.Ş. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğu sebebiyle reddine dair verilen kararın davacı vekillince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davalı «donatan» yönünden geçerli bir icra takibi bulunmaması sebebiyle dava «şartı yokluğundan» reddine, davalı T.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17666 E. 2015/12644 K.
Ortak:gemi alacaklısı hakkı · donatan · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · dava şartı yokluğu · pasif husumet · taraf ehliyeti · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta «gemi alacaklısı hakkına» ilişkin olarak TTK'nın 1235. maddesi kapsamında zaruret halinin gerçekleşmediği, davacının gemi üzerinde gemi alacaklısı hakkına sahip olmaması sebebiyle «taşınır rehninin paraya çevrilmesi» yoluyla yapılan takibin geçerli bir takip olmadığı gerekçesiyle davanın davalı «donatan» yönünden geçerli bir icra takibi bulunmaması sebebiyle dava «şartı yokluğundan» reddine, davalı T.
A.Ş. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, geminin «donatanının» H.
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı ...'nin «pasif husumet ehliyetinin» ispatlanamamış olmasına göre davacı vekilinin davalı ...'ye yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, gemiye «teslim» edilen mallara ait alım «satım sözleşmesinin» (veresiye satış) kimler arasında yapıldığının belli olmadığı, davalı «donatanın» malzemelerin bedelinden dolayı borç altına girmesi için borçlandırıcı işlemin bizzat kendisi veya «temsilcisi» vasıtası ile yapılmış olması gerektiği, dosyada buna dair belge bulunmadığı, dava konusu malzemeler gemi kaptanı tarafından teslim alındığından veresiye satışta tasarruf işleminin kaptan tarafından yapıldığı, ancak borçlandırıcı işlemin taraflarının belli olmadığı, kaptan tarafından yapılan tasarruf işlemi «sebebi» ile donatanın borç altına girmesinin söz konusu olamayacağı, alım satım sözleşmesi de kaptan tarafından yapılmış olsa idi, kaptanın yapmış olduğu hukuki işlemler sebebi ile donatanın borç altına girmesi için bu muamelenin kaptanın temsil «yetkisine» («kanuni temsil») giren bir işlem olması gerektiği, dosyadaki işlem kredili işlemlerden olup kaptanın yapacağı kredi işlemlerinde temsil yetkisinin zaruret haline inhisar ettirildiği, kaptanın kredi muamelelerine girişmeye ancak gemiyi muhafaza etmek veya yolculuğu yapmak için zaruret halinde ve zaruretle ölçülü derecede yetkili olduğu, bu şartları taşımayan işlemlerin donatan için bağlayıcı olmadığı, teslim belgeleri ve faturaların içeriğine bakıldığında teslim edilen malzemenin geminin muhafazası veya muayyen yolculuğun tamamlanmasına yönelik zaruret nedeni ile olmadığı, aksine geminin yeni sefer için donatılması veya günlük tüketimi karşılamak amacına yönelik malzeme alımı olduğu, davacı tarafça düzenlenen faturalar ve teslimat belgelerinin tarihleri ve içeriklerinin birbiri ile örtüşmediği, faturaların içeriğinde yapılan teslimatlara ilişkin bilgilere de (tarih, «irsaliye» numarası gibi) yer verilmediği, faturaların hangi teslimata ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, mevcut deliller birbirini teyit etmediği için alacağın varlığının «kesin» bir şekilde tayin edilemediği, davacının alacaklı olduğunu ispat edemediği, davalı ... gemiye malzeme teminine ilişkin hukuki işlemlerin tarafı olmadığı için borç ve mesuliyet altına girmesinin söz konusu olmayacağı, davalı ... «acente» ise ancak taraf olduğu işlemler sebebi ile müvekkiline «izafeten» davalı olabilecek ise de acente olduğunun ispatlanamadığı, acente sıfatı ile hareket etmediği takdirde ancak kendi işlem ve tasarruflarından dolayı sorumlu tutulabileceği, davalı ...'nin dava konusu hukuki işlemlerde donatanı temsil ettiği, acente olduğu ispatlanamadığı gibi dava konusu hukuki işlemlerde kendi adına hareket ettiği de ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 114/d ve 115/2 maddeleri gereğince davanın «pasif husumet» (dava «şartı) yokluğu» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin davalı «donatana» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince dava, davalı Spac Shıppıng Ltd.nin donatanı olduğu ... (...) Gemisine seferini başarabilmesi için gerekli ve zorunlu olan yedek parça, makine levazımı ile diğer ihtiyaç malzemeleri «teslim» edilmesine rağmen bir kısmının bedelinin ödenmediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni temsilci · denetime elverişli rapor · izafeten dava · irsaliye · acente · denetime elverişlilik · satım sözleşmesi · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, gemiye «teslim» edilen mallara ait alım «satım sözleşmesinin» (veresiye satış) kimler arasında yapıldığının belli olmadığı, davalı «donatanın» malzemelerin bedelinden dolayı borç altına girmesi için borçlandırıcı işlemin bizzat kendisi veya «temsilcisi» vasıtası ile yapılmış olması gerektiği, dosyada buna dair belge bulunmadığı, dava konusu malzemeler gemi kaptanı tarafından teslim alındığından veresiye satışta tasarruf işleminin kaptan tarafından yapıldığı, ancak borçlandırıcı işlemin taraflarının belli olmadığı, kaptan tarafından yapılan tasarruf işlemi «sebebi» ile donatanın borç altına girmesinin söz konusu olamayacağı, alım satım sözleşmesi de kaptan tarafından yapılmış olsa idi, kaptanın yapmış olduğu hukuki işlemler sebebi ile donatanın borç altına girmesi için bu muamelenin kaptanın temsil «yetkisine» («kanuni temsil») giren bir işlem olması gerektiği, dosyadaki işlem kredili işlemlerden olup kaptanın yapacağı kredi işlemlerinde temsil yetkisinin zaruret haline inhisar ettirildiği, kaptanın kredi muamelelerine girişmeye ancak gemiyi muhafaza etmek veya yolculuğu yapmak için zaruret halinde ve zaruretle ölçülü derecede yetkili olduğu, bu şartları taşımayan işlemlerin donatan için bağlayıcı olmadığı, teslim belgeleri ve faturaların içeriğine bakıldığında teslim edilen malzemenin geminin muhafazası veya muayyen yolculuğun tamamlanmasına yönelik zaruret nedeni ile olmadığı, aksine geminin yeni sefer için donatılması veya günlük tüketimi karşılamak amacına yönelik malzeme alımı olduğu, davacı tarafça düzenlenen faturalar ve teslimat belgelerinin tarihleri ve içeriklerinin birbiri ile örtüşmediği, faturaların içeriğinde yapılan teslimatlara ilişkin bilgilere de (tarih, «irsaliye» numarası gibi) yer verilmediği, faturaların hangi teslimata ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, mevcut deliller birbirini teyit etmediği için alacağın varlığının «kesin» bir şekilde tayin edilemediği, davacının alacaklı olduğunu ispat edemediği, davalı ... gemiye malzeme teminine ilişkin hukuki işlemlerin tarafı olmadığı için borç ve mesuliyet altına girmesinin söz konusu olmayacağı, davalı ... «acente» ise ancak taraf olduğu işlemler sebebi ile müvekkiline «izafeten» davalı olabilecek ise de acente olduğunun ispatlanamadığı, acente sıfatı ile hareket etmediği takdirde ancak kendi işlem ve tasarruflarından dolayı sorumlu tutulabileceği, davalı ...'nin dava konusu hukuki işlemlerde donatanı temsil ettiği, acente olduğu ispatlanamadığı gibi dava konusu hukuki işlemlerde kendi adına hareket ettiği de ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 114/d ve 115/2 maddeleri gereğince davanın «pasif husumet» (dava «şartı) yokluğu» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, dava konusu geminin bağlama limanı dışında bulunduğu nazara alınarak gemi kaşesi ve kaptan imzasını «taşıyan» «teslim» belgelerine istinaden dava konusu gemiye teslim edilen malzemelerin geminin seferini tamamlayabilmesi için zorunlu malzemeler olup olmadığının, teslim belgelerindeki ürünler bütün olarak değil tek tek değerlendirilmek suretiyle söz konusu malzemelerin zaruret teşkil edip etmediği, aralarında uzakyol kaptanı-gemi işletme mühendisi gibi dava konusu uyuşmazlıkta uzmanlığı bulunan bilirkişilerin de «dahil» olduğu yeni bir heyetten «denetime elverişli rapor» alınarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1365 E. 2020/1191 K.
Ortak:gemi alacaklısı hakkı · donatan
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta «gemi alacaklısı hakkına» ilişkin olarak TTK'nın 1235. maddesi kapsamında zaruret halinin gerçekleşmediği, davacının gemi üzerinde gemi alacaklısı hakkına sahip olmaması sebebiyle «taşınır rehninin paraya çevrilmesi» yoluyla yapılan takibin geçerli bir takip olmadığı gerekçesiyle davanın davalı «donatan» yönünden geçerli bir icra takibi bulunmaması sebebiyle dava «şartı yokluğundan» reddine, davalı T.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, geminin «donatanının» H.
A.Ş.'nin ise gemi yöneticisi (shıp manager) sıfatına sahip bulunduğu, gemi yöneticisinin geminin işletilmesinden doğan kazanç ve kayıplardan sorumlu olmaması ve sorumluluğun «donatana» ait olması sebebiyle davalı T.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davanın «kanuni rehin hakkı» tesisi talebi içermediğinden gemiyi takip eden bir alacak talebi olmayıp, bu sebeple yeni «donatanı» bağlamayacağı, eski donatanın ise davayı ve alacağı kabul ettiği gerekçesiyle davanın eski donatan yönünden kabulüne dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
TTK madde 1235 kapsamında verilen «gemi alacaklısı hakkı» doğuran «hizmetlerin bedeli» istemine ilişkindir.
Her ne kadar «donatan» değişmiş ise de geminin kaptanının aynı kaldığı da yine taraf beyanlarından anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacağı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · hizmet bedeli · izafeten dava · rehin · acentelik · fatura
Benzer bu karardaLtd. şirketi olup, davacı tarafın süresinde «kanuni rehin hakkı» talep etmemesi nedeniyle «gemi alacağı» niteliğindeki alacaklarını yeni «donatana» karşı ileri süremeyeceğine ilişkin Mahkeme gerekçesi yerinde ise de dosyada mevcut faturalardan da anlaşılacağı üzere davacı, geminin mülkiyetinin devrinden sonra yeni donatana da TTK madde 1235 kapsamında hizmet vermeye devam ettiğine göre, bu kapsamda devam eden hizmetler ve düzenlenen «fatura» alacaklarından yeni donatan ....
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davanın «kanuni rehin hakkı» tesisi talebi içermediğinden gemiyi takip eden bir alacak talebi olmayıp, bu sebeple yeni «donatanı» bağlamayacağı, eski donatanın ise davayı ve alacağı kabul ettiği gerekçesiyle davanın eski donatan yönünden kabulüne dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Ltd.e «izafeten» «acentesi», cevap dilekçesinde, geminin mülkiyetinin 01.06.2010 tarihi itibariyle ....
TTK madde 1235 kapsamında verilen «gemi alacaklısı hakkı» doğuran «hizmetlerin bedeli» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7995 E. , 2014/14883 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 28/05/2013
NUMARASI 2010/257-2013/153
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/05/2013 tarih ve 2010/257-2013/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin işletmeciliğini T.Deniz. İşl. A.Ş.'nin yaptığı M/V D. Gemisi'ne çeşitli mallar tedarik ettiği, tedarik edilen malların gemi kaptanı tarafından gemi kaşesi basılmak suretiyle teslim alındığını ancak malların bedelinin ödenmediğini, bu kapsamda icra takibi başlatılmış ise de itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, TTK'nın 1235 ve 1236. maddeleri kapsamında gemi alacaklısı ve kanuni rehin hakkı tesis edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…] M.Corp. vekili, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, taraflar arasında yapılmış bir sözleşme olmadığını, gemiye mal tedariki talebinin gemi kaptanı tarafından verilmediğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacı talebinin gemi alacaklısı hakkı vermediğini, talep edilen bedelin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
[…]Deniz. İşl. A.Ş. vekili, müvekkilinin işleten, acente veya donatan olmadığını, yanlızca kısa bir süre gemi donatanına idari ve teknik konularda yardım ve danışmanlık hizmeti verildiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, geminin donatanının H. Ma. C.. olduğu, davalı T. Deniz. İşl. A.Ş.'nin ise gemi yöneticisi (shıp manager) sıfatına sahip bulunduğu, gemi yöneticisinin geminin işletilmesinden doğan kazanç ve kayıplardan sorumlu olmaması ve sorumluluğun donatana ait olması sebebiyle davalı T. Deniz. İşl. A.Ş.'nin pasif husumet ehliyetinin
bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta gemi alacaklısı hakkına ilişkin olarak TTK'nın 1235. maddesi kapsamında zaruret halinin gerçekleşmediği, davacının gemi üzerinde gemi alacaklısı hakkına sahip olmaması sebebiyle taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibin geçerli bir takip olmadığı gerekçesiyle davanın davalı donatan yönünden geçerli bir icra takibi bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan reddine, davalı T. Deniz. İşl. A.Ş. yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi görüşüne başvurulmuş ve bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda, TTK'nın 1235. maddesi kapsamında gemi alacaklısı hakkına ilişkin olarak yapılan incelemede faturalarda yer alan bir kısım malzemelerin zaruret şartına ilişkin değerlendirmesinin heyetin uzmanlık alanı dışında kaldığı, heyette uzak yol kaptanı bilirkişi bulunması halinde değerlendirme yapılabileceği belirtilmiştir. Buna göre, mahkemece uyuşmazlığın teknik uzmanlığı gerektirdiğinin kabulü ile bilirkişi görüşüne başvurulduğuna göre, bilirkişi heyetine uzakyol kaptanı dahil edilmek suretiyle oluşturulacak bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davacının zaruret halini ispatlayamadığı ve mahkemece de zaruret halinin bulunmadığı kanaatine varıldığı belirtilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102204700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz