Gemi yönetim sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4189 E. 2020/1353 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi yönetim sözleşmesi↗ tüzel kişilik perdesinin aralanması↗ konişmento↗ husumet itirazı↗ donatan↗ pasif husumet ehliyeti↗ aktif husumet ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ ikrar↗ pasif husumet↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ taşıyıcı↗ yönetim kurulu kararı↗ taşıyan↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, deniz yolu ile taşınması kararlaştırılan yükün alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle yük bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde davalı Butoni Denizcilik ve Tic.A.Ş. hakkında, M/V Bugra Tomba gemisinin donatanı olduğu belirtilerek dava açılmış ve yargılama sırasında da davalının taşıyıcı olduğu ileri sürülmüş, davalı tarafça da donatan, taşıyıcı ya da donatan sayılabilecek kişilerden olmadığı, gemi sicilinde kayıtlı bir gemi işletme müteahhidi ya da başka bir işleten kaydının bulunmadığı sadece gemi yöneticisi olduğu savunularak husumet itirazında bulunulmuş, mahkemece ise, davalının cevap dilekçesindeki beyanlarından taşımanın davalı tarafından yapıldığı anlaşıldığı gibi, davalı şirket ile dava dışı ve taşıyıcı olduğu ileri sürülen ... Denizcilik ve Tic. A.Ş. 'nin yönetim kurulu üyelerinin aynı kişilerden oluşması, her iki şirketin adreslerinin aynı olması nedeniyle tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisine göre davalının taşıma hasarından sorumlu olması gerektiği, tüm bunların yanısıra gemiye ait IMO- Equasis kaydında davalının ISM Manager ve Ship Manager yani gemi işletme müteahhidi olarak kayıtlı olduğu, ... Denizcilik A.Ş.’nin ise, Registered Owner kayıtlı malik olarak gözüktüğü, TTK 'nın 1061/2 maddesinde düzenlenen kendisine ait olmayan gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığı ile kullanan üçüncü kişilerin donatan sayılacağı hükmü uyarınca, davalının donatan sıfatına haiz olup, pasif husumet ehliyeti bulunduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davalı tarafça ibraz edilen cevap dilekçesindeki beyanların mahkemenin kabulünün aksine donatan ya da taşıyan olduğunu ikrar mahiyetinde olmadığı gibi, tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi uyarınca da davalının sorumluluğu gerektiği yönündeki kabulün de doğru olmadığı, davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu gösteren yeterli bilgi ve belgenin dosya içerisinde bulunmadığının da anlaşılması karşısında, bu hususta gemi sicilinden de sorulmak ve gemi yönetim sözleşmesi ya da davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu tevsik eden belgeler getirtilmek, davalının bu yöne ilişkin savunması üzerinde durulmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğundan bahisle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, davacı tarafça işbu davanın açılabilmesi için davacının aktif husumet ehliyetine haiz olması gerekmesine rağmen, dosya kapsamı itibariyle davacının elinde dava konusu taşımaya ilişkin konişmento asıllarının bulunmadığı, konişmento asıllarının dava dışı donatanda olduğu anlaşılmakla, ödemenin davacı tarafça yapılıp yapılmadığı da tartışılmak ve bu yöne ilişkin olarak davalı savunmaları üzerinde durulmak suretiyle davacının aktif husumet ehliyeti yönünden de bir incelemeye yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rücu | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4445 E. 2014/11370 K.
Ortak:konişmento · donatan · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · taşıyan · cy/cy kaydı · dava şartı
İncelediğiniz kararda… 'nın 1061/2 maddesinde düzenlenen kendisine ait olmayan gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığı ile kullanan üçüncü kişilerin «donatan» sayılacağı hükmü uyarınca, davalının donatan sıfatına haiz olup, «pasif husumet ehliyeti» bulunduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davalı tarafça «ibraz» edilen cevap dilekçesindeki beyanların mahkemenin kabulünün aksine donatan ya da «taşıyan» olduğunu «ikrar» mahiyetinde olmadığı gibi, «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisi uyarınca da davalının sorumluluğu gerektiği yönündeki kabulün de doğru olmadığı, davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu gösteren yeterli bilgi ve belgenin dosya içerisinde bulunmadığının da anlaşılması karşısında, bu hususta gemi sicilinden de sorulmak ve «gemi yönetim sözleşmesi» ya da davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu tevsik eden belgeler getirtilmek, davalının bu yöne ilişkin savunması üzerinde durulmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğundan bahisle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, davacı tarafça işbu davanın açılabilmesi için davacının «aktif husumet ehliyetine» haiz olması gerekmesine rağmen, dosya kapsamı itibariyle davacının elinde dava konusu taşımaya ilişkin «konişmento» asıllarının bulunmadığı, konişmento asıllarının dava dışı «donatanda» olduğu anlaşılmakla, ödemenin davacı tarafça yapılıp yapılmadığı da tartışılmak ve bu yöne ilişkin olarak davalı savunmaları üzerinde durulmak suretiyle davacının aktif husumet ehliyeti yönünden de bir incelemeye yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde davalı Butoni Denizcilik ve Tic.A.Ş. hakkında, M/V Bugra Tomba gemisinin «donatanı» olduğu belirtilerek dava açılmış ve yargılama sırasında da davalının «taşıyıcı» olduğu ileri sürülmüş, davalı tarafça da donatan, taşıyıcı ya da donatan sayılabilecek kişilerden olmadığı, gemi sicilinde kayıtlı bir gemi işletme müteahhidi ya da başka bir işleten «kaydının» bulunmadığı sadece gemi yöneticisi olduğu savunularak «husumet itirazında» bulunulmuş, mahkemece ise, davalının cevap dilekçesindeki beyanlarından taşımanın davalı tarafından yapıldığı anlaşıldığı gibi, davalı şirket ile dava dışı ve taşı …
Benzer bu karardaV.l Gemicilik Şirketinin geminin işletilmesinden doğan kazanç ve kayıplardan sorumlu olmaması, sorumluluğun «donatana» ait olması, yöneticinin ancak gemi malikini «temsilen» işlemde bulunan kimse olması, meydana gelen ziyadan doğan zarardan sorumlu olmaması ve davalı şirketin taşımayı «taahhüt» ettiğinin ispatlar hiçbir delil sunulamamış olması karşısında davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddinin gerektiği gerekçesiyle, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Deniz taşımacılığında manager sıfatı, esas itibariyle «taşıyan», işleten ya da «donatan» kurumları ile örtüşmemekte, gerek doktrinde gerekse Dairemiz uygulamasında, bu sıfatı haiz gerçek ya da tüzel kişilerin bizatihi kendileri aleyhine açılan davalarda «husumet ehliyetlerinin» bulunmadığı kabul edilmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK 1099.madde hükmüne göre kaptan tarafından düzenlenen «konişmentoda» «taşıyanın» adı gösterilmediğinde geminin «donatanının» taşıyan sayılacağı, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun faturası · navlun bedeli · nakliyat emtia sigortası · navlun · acentelik · zayi · rücu · taahhütname
Benzer bu karardaDava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücu» istemine ilişkindir.
V. adlı gemisi ile Ukrayna'dan Gürcistan'a yapılan nakliyat işlemi sırasında «zayi» olduğunu, meydana gelen zararın müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, TTK'nın 1301.maddesi ve poliçe genel şartlarına göre müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalının «taşıyan» ve «donatan» sıfatını haiz olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalının konumu itibariyle manager statüsünde olduğu, bu haliyle donatanın «acentesi» niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur.
Buna karşın söz konusu statünün tayininde, taraflar arasında yapılan sözleşme, «konişmento», «ihtarname» ve ihbarnameler ile «navlun faturasının» kim tarafından tanzim edildiği ve özellikle navlun ödemesinin nihai olarak kime yapıldığı gibi hususlar önem arzetmektedir.
Ancak söz konusu taşıma sebebiyle, «navlun» ödemesinin kime yapıldığı ve «navlun faturasının» kim tarafından tanzim edildiği hususları araştırılmış değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6842 E. 2023/7728 K.
Ortak:gemi yönetim sözleşmesi · tüzel kişilik perdesinin aralanması · konişmento · donatan · pasif husumet ehliyeti · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · dava şartı
İncelediğiniz kararda… 'nın 1061/2 maddesinde düzenlenen kendisine ait olmayan gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığı ile kullanan üçüncü kişilerin «donatan» sayılacağı hükmü uyarınca, davalının donatan sıfatına haiz olup, «pasif husumet ehliyeti» bulunduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davalı tarafça «ibraz» edilen cevap dilekçesindeki beyanların mahkemenin kabulünün aksine donatan ya da «taşıyan» olduğunu «ikrar» mahiyetinde olmadığı gibi, «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisi uyarınca da davalının sorumluluğu gerektiği yönündeki kabulün de doğru olmadığı, davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu gösteren yeterli bilgi ve belgenin dosya içerisinde bulunmadığının da anlaşılması karşısında, bu hususta gemi sicilinden de sorulmak ve «gemi yönetim sözleşmesi» ya da davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu tevsik eden belgeler getirtilmek, davalının bu yöne ilişkin savunması üzerinde durulmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğundan bahisle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, davacı tarafça işbu davanın açılabilmesi için davacının «aktif husumet ehliyetine» haiz olması gerekmesine rağmen, dosya kapsamı itibariyle davacının elinde dava konusu taşımaya ilişkin «konişmento» asıllarının bulunmadığı, konişmento asıllarının dava dışı «donatanda» olduğu anlaşılmakla, ödemenin davacı tarafça yapılıp yapılmadığı da tartışılmak ve bu yöne ilişkin olarak davalı savunmaları üzerinde durulmak suretiyle davacının aktif husumet ehliyeti yönünden de bir incelemeye yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde davalı Butoni Denizcilik ve Tic.A.Ş. hakkında, M/V Bugra Tomba gemisinin «donatanı» olduğu belirtilerek dava açılmış ve yargılama sırasında da davalının «taşıyıcı» olduğu ileri sürülmüş, davalı tarafça da donatan, taşıyıcı ya da donatan sayılabilecek kişilerden olmadığı, gemi sicilinde kayıtlı bir gemi işletme müteahhidi ya da başka bir işleten «kaydının» bulunmadığı sadece gemi yöneticisi olduğu savunularak «husumet itirazında» bulunulmuş, mahkemece ise, davalının cevap dilekçesindeki beyanlarından taşımanın davalı tarafından yapıldığı anlaşıldığı gibi, davalı şirket ile dava dışı ve taşı …
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının «pasif husumet ehliyeti» bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/48 E. 2014/7921 K.
Ortak:gemi yönetim sözleşmesi · donatan · pasif husumet · cy/cy kaydı · ibraz · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… 'nın 1061/2 maddesinde düzenlenen kendisine ait olmayan gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığı ile kullanan üçüncü kişilerin «donatan» sayılacağı hükmü uyarınca, davalının donatan sıfatına haiz olup, «pasif husumet ehliyeti» bulunduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davalı tarafça «ibraz» edilen cevap dilekçesindeki beyanların mahkemenin kabulünün aksine donatan ya da «taşıyan» olduğunu «ikrar» mahiyetinde olmadığı gibi, «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisi uyarınca da davalının sorumluluğu gerektiği yönündeki kabulün de doğru olmadığı, davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu gösteren yeterli bilgi ve belgenin dosya içerisinde bulunmadığının da anlaşılması karşısında, bu hususta gemi sicilinden de sorulmak ve «gemi yönetim sözleşmesi» ya da davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu tevsik eden belgeler getirtilmek, davalının bu yöne ilişkin savunması üzerinde durulmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğundan bahisle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde davalı Butoni Denizcilik ve Tic.A.Ş. hakkında, M/V Bugra Tomba gemisinin «donatanı» olduğu belirtilerek dava açılmış ve yargılama sırasında da davalının «taşıyıcı» olduğu ileri sürülmüş, davalı tarafça da donatan, taşıyıcı ya da donatan sayılabilecek kişilerden olmadığı, gemi sicilinde kayıtlı bir gemi işletme müteahhidi ya da başka bir işleten «kaydının» bulunmadığı sadece gemi yöneticisi olduğu savunularak «husumet itirazında» bulunulmuş, mahkemece ise, davalının cevap dilekçesindeki beyanlarından taşımanın davalı tarafından yapıldığı anlaşıldığı gibi, davalı şirket ile dava dışı ve taşı …
2- Ayrıca, davacı tarafça işbu davanın açılabilmesi için davacının «aktif husumet ehliyetine» haiz olması gerekmesine rağmen, dosya kapsamı itibariyle davacının elinde dava konusu taşımaya ilişkin «konişmento» asıllarının bulunmadığı, konişmento asıllarının dava dışı «donatanda» olduğu anlaşılmakla, ödemenin davacı tarafça yapılıp yapılmadığı da tartışılmak ve bu yöne ilişkin olarak davalı savunmaları üzerinde durulmak suretiyle davacının aktif husumet ehliyeti yönünden de bir incelemeye yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaM."in «temsile» yönelik bir «acentelik sözleşmesi» olduğu, bu sözleşme uyarınca yöneticinin belli bir ücret karşılığında geminin işletilmesini malikin adına ve hesabına üstlendiği, bu sebeple yöneticinin BK'nın 32. maddesi anlamında temsilci ve 6762 sayılı TTK'nın 116. maddesi çerçevesinde «acente» niteliğinde bulunduğu, «hizmet sözleşmesinde» işverenin ve gemi «donatanının» V&V S.&T.Co. olduğu, davalının iş sözleşmesini imzalamadığı, davalı şirkete işveren sıfatıyla «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmişse de, yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir.
ISTANBUL gemisinin uluslararası nitelikteki www.equasist.org sitesinden alınan gemiye ait bilgileri içerir «kayda» göre, geminin kayıt sahibinin V&V S.&T.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik sözleşmesi · acente · pasif husumet yokluğu · acentelik · yargılama giderleri · hizmet sözleşmesi · husumet yokluğu · temsil
Benzer bu karardaM."in «temsile» yönelik bir «acentelik sözleşmesi» olduğu, bu sözleşme uyarınca yöneticinin belli bir ücret karşılığında geminin işletilmesini malikin adına ve hesabına üstlendiği, bu sebeple yöneticinin BK'nın 32. maddesi anlamında temsilci ve 6762 sayılı TTK'nın 116. maddesi çerçevesinde «acente» niteliğinde bulunduğu, «hizmet sözleşmesinde» işverenin ve gemi «donatanının» V&V S.&T.Co. olduğu, davalının iş sözleşmesini imzalamadığı, davalı şirkete işveren sıfatıyla «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmişse de, yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir.
1-Dava, yabancı bayraklı gemide «hizmet sözleşmesine» dayalı olarak yapılan çalışmadan kaynaklanan ücret ve izin alacağının tahsili istemine ilişkindir.
E..'ın davacı ile «hizmet sözleşmesini» V.Denizcilik adına yaparak imzaladığı, çalışanların ücret hesaplarını kendisinin düzenleyerek şirket muhasebesine verdiği yönündeki beyanlarının değerlendirilmesi, davacının ücret ödemelerinin kimin tarafından karşılandığının «defter», banka, muhasebe vs. kayıtlarından araştırılması, SGK'dan hizmet belgelerinin celbedilip incelenmesi ve davacı tarafından «ibraz» edilen hizmet belgesinin anılan bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilip neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmam …
2 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17907 E. 2014/6242 K.
Ortak:donatan · pasif husumet · cy/cy kaydı · ibraz · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… 'nın 1061/2 maddesinde düzenlenen kendisine ait olmayan gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığı ile kullanan üçüncü kişilerin «donatan» sayılacağı hükmü uyarınca, davalının donatan sıfatına haiz olup, «pasif husumet ehliyeti» bulunduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davalı tarafça «ibraz» edilen cevap dilekçesindeki beyanların mahkemenin kabulünün aksine donatan ya da «taşıyan» olduğunu «ikrar» mahiyetinde olmadığı gibi, «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisi uyarınca da davalının sorumluluğu gerektiği yönündeki kabulün de doğru olmadığı, davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu gösteren yeterli bilgi ve belgenin dosya içerisinde bulunmadığının da anlaşılması karşısında, bu hususta gemi sicilinden de sorulmak ve «gemi yönetim sözleşmesi» ya da davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu tevsik eden belgeler getirtilmek, davalının bu yöne ilişkin savunması üzerinde durulmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğundan bahisle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde davalı Butoni Denizcilik ve Tic.A.Ş. hakkında, M/V Bugra Tomba gemisinin «donatanı» olduğu belirtilerek dava açılmış ve yargılama sırasında da davalının «taşıyıcı» olduğu ileri sürülmüş, davalı tarafça da donatan, taşıyıcı ya da donatan sayılabilecek kişilerden olmadığı, gemi sicilinde kayıtlı bir gemi işletme müteahhidi ya da başka bir işleten «kaydının» bulunmadığı sadece gemi yöneticisi olduğu savunularak «husumet itirazında» bulunulmuş, mahkemece ise, davalının cevap dilekçesindeki beyanlarından taşımanın davalı tarafından yapıldığı anlaşıldığı gibi, davalı şirket ile dava dışı ve taşı …
2- Ayrıca, davacı tarafça işbu davanın açılabilmesi için davacının «aktif husumet ehliyetine» haiz olması gerekmesine rağmen, dosya kapsamı itibariyle davacının elinde dava konusu taşımaya ilişkin «konişmento» asıllarının bulunmadığı, konişmento asıllarının dava dışı «donatanda» olduğu anlaşılmakla, ödemenin davacı tarafça yapılıp yapılmadığı da tartışılmak ve bu yöne ilişkin olarak davalı savunmaları üzerinde durulmak suretiyle davacının aktif husumet ehliyeti yönünden de bir incelemeye yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaCo. arasında imzalandığı, davacı tarafından «ibraz» edilen hizmet belgesinin de «gemi adamının» çalıştığı MV SEA HONEST gemisinin kaptanı tarafından düzenlendiği, başlığında da iş verenin isminin yer aldığı, SGK'ya yazılan müzekkere cevabında davacı işçinin davalı iş yerinde çalıştığına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, Equasist sitesinden alınan «kayda» göre geminin «donatanının» MSV Shipping&T..
Şti. aleyhine dava açıldığı, davalının işveren olduğunun davacı yanca ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda uyuşmazlığın hizmet akdinden kaynaklandığı ve «görevle» ilgili düzenlemelerin «kamu düzenine» ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiği gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın «pasif husumet yokluğundan» reddedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi sicili · gemi adamı · deniz ticareti · izafeten dava · ilamsız icra takibi · acente · pasif husumet yokluğu · hizmet sözleşmesi
Benzer bu kararda… ISM M..olduğu, manager ifadesinin uluslararası alanda gemi yöneticisi (Shipping M..) olarak tanımlandığı, gemi yöneticisinin yönettiği gemiyi kendi nam ve hesabına «deniz ticaretinde» kullanmadığından geminin işletilmesinden doğan kazanç ve kayıplar ile borcun «donatana» ait olduğu, gemi yöneticisi olan davalının 818 sayılı BK 32.md (6098 sayılı TBK 40.md) anlamında «temsilci» ve 6762 sayılı TTK'nun 116.vd (6102 sayılı TTK 102 vd.) maddeleri anlamında «acente» niteliğinde bulunduğu, «geminin siciline» kayıtlı maliki ve iş veren olan M..
S..T..Co. şirketine «izafeten» «hizmet sözleşmesine» aracılık etmiş olması halinde davalıya «husumet» yöneltilebileceği, ancak doğrudan ..
1- Davacı, yabancı bayraklı gemide «hizmet sözleşmesi» ile çalıştığını belirterek bu sözleşmeden kaynaklanan alacaklarının tahsili için «ilamsız icra takibi» yapmış ve itiraz üzerine işbu itirazın iptali davasını açmıştır.
Co. arasında imzalandığı, davacı tarafından «ibraz» edilen hizmet belgesinin de «gemi adamının» çalıştığı MV SEA HONEST gemisinin kaptanı tarafından düzenlendiği, başlığında da iş verenin isminin yer aldığı, SGK'ya yazılan müzekkere cevabında davacı işçinin davalı iş yerinde çalıştığına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, Equasist sitesinden alınan «kayda» göre geminin «donatanının» MSV Shipping&T..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12847 E. 2014/1851 K.
Ortak:donatan · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… 'nın 1061/2 maddesinde düzenlenen kendisine ait olmayan gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığı ile kullanan üçüncü kişilerin «donatan» sayılacağı hükmü uyarınca, davalının donatan sıfatına haiz olup, «pasif husumet ehliyeti» bulunduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davalı tarafça «ibraz» edilen cevap dilekçesindeki beyanların mahkemenin kabulünün aksine donatan ya da «taşıyan» olduğunu «ikrar» mahiyetinde olmadığı gibi, «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisi uyarınca da davalının sorumluluğu gerektiği yönündeki kabulün de doğru olmadığı, davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu gösteren yeterli bilgi ve belgenin dosya içerisinde bulunmadığının da anlaşılması karşısında, bu hususta gemi sicilinden de sorulmak ve «gemi yönetim sözleşmesi» ya da davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu tevsik eden belgeler getirtilmek, davalının bu yöne ilişkin savunması üzerinde durulmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğundan bahisle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, davacı tarafça işbu davanın açılabilmesi için davacının «aktif husumet ehliyetine» haiz olması gerekmesine rağmen, dosya kapsamı itibariyle davacının elinde dava konusu taşımaya ilişkin «konişmento» asıllarının bulunmadığı, konişmento asıllarının dava dışı «donatanda» olduğu anlaşılmakla, ödemenin davacı tarafça yapılıp yapılmadığı da tartışılmak ve bu yöne ilişkin olarak davalı savunmaları üzerinde durulmak suretiyle davacının aktif husumet ehliyeti yönünden de bir incelemeye yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde davalı Butoni Denizcilik ve Tic.A.Ş. hakkında, M/V Bugra Tomba gemisinin «donatanı» olduğu belirtilerek dava açılmış ve yargılama sırasında da davalının «taşıyıcı» olduğu ileri sürülmüş, davalı tarafça da donatan, taşıyıcı ya da donatan sayılabilecek kişilerden olmadığı, gemi sicilinde kayıtlı bir gemi işletme müteahhidi ya da başka bir işleten «kaydının» bulunmadığı sadece gemi yöneticisi olduğu savunularak «husumet itirazında» bulunulmuş, mahkemece ise, davalının cevap dilekçesindeki beyanlarından taşımanın davalı tarafından yapıldığı anlaşıldığı gibi, davalı şirket ile dava dışı ve taşı …
Benzer bu karardaDenizcilik Şirketi'ne yöneltilen «husumetin» işletenin «donatanı» «temsil» «yetkisinin» olmaması karşısında yanlış olduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının gemi işletme müteahhidi olduğunun tespit ve kabul olunduğu davada ihtilafın «donatana» «izafeten» işletene yani gemi işletme müteahhidine «husumet» yöneltilip yöneltilemeyeceği olduğu, TTK 117 vd. maddelerine göre «izafeten husumet» ancak aracılıkta bulunduğu ya da müvekkili adına ve hesabına bizzat gerçekleştirdiği «sözleşmelerden doğan» uyuşmazlıklarda müvekkili namına dava açabilecek yada müvekkiline izafeten davaya muhatap olacak olanın «acente» olduğu, donatana izafeten işleteni olarak H.
… göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. (2) Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, «donatana» «izafeten» gemi işletme müteahhidine dava açılamaz ise de, davada donatana «husumet» yöneltilmiş bulunduğundan, mahkemece dava dilekçesinin donatana tebliğ suretiyle donatan aleyhine açılan davaya bakılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi d …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:izafeten husumet · izafeten dava · acente · sözleşmeden doğan dava · yetkisizlik kararı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, davalının gemi işletme müteahhidi olduğunun tespit ve kabul olunduğu davada ihtilafın «donatana» «izafeten» işletene yani gemi işletme müteahhidine «husumet» yöneltilip yöneltilemeyeceği olduğu, TTK 117 vd. maddelerine göre «izafeten husumet» ancak aracılıkta bulunduğu ya da müvekkili adına ve hesabına bizzat gerçekleştirdiği «sözleşmelerden doğan» uyuşmazlıklarda müvekkili namına dava açabilecek yada müvekkiline izafeten davaya muhatap olacak olanın «acente» olduğu, donatana izafeten işleteni olarak H.
Denizcilik Şirketi'ne yöneltilen «husumetin» işletenin «donatanı» «temsil» «yetkisinin» olmaması karşısında yanlış olduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
… göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. (2) Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, «donatana» «izafeten» gemi işletme müteahhidine dava açılamaz ise de, davada donatana «husumet» yöneltilmiş bulunduğundan, mahkemece dava dilekçesinin donatana tebliğ suretiyle donatan aleyhine açılan davaya bakılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi d …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4189 E. , 2020/1353 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 19/04/2018 tarih ve 2014/762-2018/177 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 11.02.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekilleri Av. ... ve Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Ukrayna'da bulunan ...n Trade LLP şirketinden 09/07/2009 tarihinde Londra'da yapılan sözleşme ile satın almış olduğu 3.969,802 metrikton mısır yükünü Ukrayna'nın Kherson Limanından Suriye'nin Tartous Limanına davalıya ait "Bugra Tomba" gemisi ile taşıyıp, müvekkiline teslim edilmek üzere anlaşmaya varıldığını, 09/08/2009 tarihinde müvekkili namına davalıya ait Bugra Tomba gemisine yüklenerek navlun ücretinin de peşin olarak ödendiğini, buna göre yükleteni ve taşıtanı (göndereni) müvekkili olan dökme mısır yükünün konişmentoda da açıkça belirtilmiş olduğu gibi müvekkilinin Suriye Tartous Limanındaki acentesine teslim edilmesi gerekirken, aradan bir yıla yakın zaman geçmesine karşın müvekkiline ya da acentesine teslim edilmediğini, yükün teslim edilmesi gereken tarih itibariyle değerinin 706.624,00 USD olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yük bedeli olan 706.624,00 USD 'nin faiziyle davalıdan tahsiline talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tahkim ve husumet itirazında bulunmuş, taşımaya ilişkin 24/07/2009 tarihinde navlun sözleşmesi yapıldığını, anılan sözleşmede tahliye limanının Bandırma, İzmir ya da Tartous Limanlarının opsiyonlu olarak gösterildiğini, geminin süresi içerisinde yükleme limanı olan Ukrayna'nın Kherson Limanına vardığını, yükleme için hazırlık ./..
bildiriminde bulunduğunu, yüklemenin tamamlanmasından sonra 08/09/2009 tarihinde taşımaya ilişkin konişmentoların hazırlandığını, gemi sefere çıkmadan önce donatan brokerden 10/08/2009 tarihinde bir mesaj geldiğini, mesaj ile tahliye limanının değiştirildiğinin bildirildiğini, bu nedenle tahliye limanı olarak Suriye Tartous olarak gözüken konişmentoların iptal edilerek tahliye limanı Derince olarak yeni konişmentolar düzenlendiğini, dolayısıyla taşıma işi henüz gerçekleştirilmeden önce tarafların anlaşması ile tahliye limanının Türkiye Derince Limanı olarak değiştirildiğini, iptal edilen konişmentoların üç asıl kopyasının da müvekkilinde olduğunu, yükün aradaki anlaşmaya uygun şekilde Derince Limanında yetkili acenteye eksiksiz olarak teslim edildiğini, dolasıyla Bugra Tomba gemisinin üzerine düşen sorumluluk gereği yükü kendisinden talep edilen tahliye limanına tam ve hasarsız olarak taşıyarak yükün yetkili alıcıya teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkmece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davadışı ...n şirket, arasında 09/08/2009 tarihli satış sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede satım şeklinin CIF satış olarak gösterildiği, buna göre sözleşmede ayrıca da belirtildiği şekilde taşıma ücretinin ve malı taşıtma yükümlülüğünün satıcıya ait olduğu, davacı şirket tarafından sözleşmeye uygun şekilde % 10 'luk ödemenin satıcının hesabına yatırılmasından sonra satıcının, malın gemiye yüklendiğini gösteren taşıma belgelerini yani konişmentonun faks yoluyla davacıya gönderildiği, mal bedelinin geri kalan kısmının da satıcının hesabına ödenmesinden sonra yükün Ukrayna'nın Kherson Limanında gemiye yüklendiği ancak malların konişmentoda boşaltma limanı olarak gösterilen Tartous Suriye Limanına götürülmeyerek Derince Limanı’na taşındığı, taşınan mısır yükünün alıcı konumundaki davacıya teslim edildiğinin davalı yanca ispat olunamadığı, ödeme belgelerinin tercümelerinden mal bedelinin % 10 'u tutarındaki 89.000,00 USD 'nin 13/07/2009 tarihinde ...n Trade LLP hesabına yatırıldığı, ödeme belgesi ekindeki açıklamalarda "5.000 mt Ukrayna mısırının 178,00 USD CIF Tartous için sözleşme no UFC - ...n - Dera için % 10 ön ödeme" kaydının yer aldığı, 617.000,00 USD 'nin ise 13/08/2009 tarihinde yine ...n Trade LLP hesabına yatırıldığı, bu ödemeye ilişkin banka dekontlarındaki açıklamalarda da "3.969,802 mt Ukrayna mısırı için 09/08/2009 tarihli fatura no 9C8N09DTD için tam hesaplaşma" kaydının bulunduğu, ödeme belgelerindeki açıklamaların davacı tarafından sunulan satış sözleşmesi, satış faturası ve konişmento kayıtlarıyla uyumlu olduğu, söz konusu ödemelerin davacı şirket tarafından taşıma konusu mısır yükü için satıcı ...n hesabına yatırılmış olduğu, dolayısıyla da davacının yükün alıcısı olup, satış bedelini ödediğinden işbu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu, davalı tarafça yükün düzenlenen ilk konişmentoya uygun şekilde Tartous Suriye Limanı’na götürülmek üzere gemiye yüklendikten sonra broker olarak tabir edilen satıcı ...n şirketinin talimatı nedeniyle Derince Limanı’na götürülerek orada brokerin acentesine teslim edildiği savunulmuş ise de, Tartous Suriye konişmentosundaki "ON BEHALF OF DERA" kaydından anlaşıldığı üzere ...n 'un yükü alıcı Dera namına gemiye teslim ettiği, konişmentoların asıllarının davacı ...
adına yükü teslim eden ...n'a verildiği, bu hususun ...n'un davacı ...'ya gönderdiği e postada "satış bedelinin geri kalanını gönder, orjinal konişmentoları göndereyim" şeklindeki beyandan da anlaşıldığı, konişmentolar Dera namına ...n'a verilmiş olduğuna göre taşıyıcı açısından konişmentoların yükleten Dera'ya teslim edilmiş sayılması gerektiği, dolayısıyla da konişmentoların ...n'a tesliminden sonra yük üzerindeki tasarruf hakkının, yükün kime teslim edileceğinin tayin hakkının davacı ...'da olduğu, taşıyıcı Butoni'nin yükle ilgili olarak Dera'nın talimatı olmadan yeni bir konişmento düzenleyemeyeceği gibi başka bir gönderilen de tayin edemeyeceği, buna göre Tartous Suriye konişmentosunun iptali ve varma limanı ile gönderilenin değiştirilmesinin sadece davacı ...'nın talimatıyla olabileceği, davalı Butoni'nin ilk konişmentoyu ...n'un talimatıyla iptal etmesinin taşıma ve teslim borcunu ortadan kaldıramayacağı, bir başka deyişle ...n'un talimatıyla düzenlenen konişmentoların davacıyı bağlamayacağı, neticede 6762 s.
TTK'nın 1099. m. göre taşıyıcı Butoni'nin davacıya karşı yükü Tartous Limanı’na getirmek ve konişmentodaki Dera adresinde alıcı gönderilen Dera'ya teslim borcu altında bulunduğu, malın davacıya teslim edilmediği sabit olduğundan davalının yük bedelini tazmin etmekle yükümlü olduğu, konişmentodaki tahkim klozuna dayanılarak tahkim itirazında bulunulmuş ise de, davacı yükü teslim almadığından konişmento hükümlerinin davacıyı bağlamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 706.624,00 USD 'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, deniz yolu ile taşınması kararlaştırılan yükün alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle yük bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde davalı Butoni Denizcilik ve Tic.A.Ş. hakkında, M/V Bugra Tomba gemisinin donatanı olduğu belirtilerek dava açılmış ve yargılama sırasında da davalının taşıyıcı olduğu ileri sürülmüş, davalı tarafça da donatan, taşıyıcı ya da donatan sayılabilecek kişilerden olmadığı, gemi sicilinde kayıtlı bir gemi işletme müteahhidi ya da başka bir işleten kaydının bulunmadığı sadece gemi yöneticisi olduğu savunularak husumet itirazında bulunulmuş, mahkemece ise, davalının cevap dilekçesindeki beyanlarından taşımanın davalı tarafından yapıldığı anlaşıldığı gibi, davalı şirket ile dava dışı ve taşıyıcı olduğu ileri sürülen ... Denizcilik ve Tic. A.Ş. 'nin yönetim kurulu üyelerinin aynı kişilerden oluşması, her iki şirketin adreslerinin aynı olması nedeniyle tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisine göre davalının taşıma hasarından sorumlu olması gerektiği, tüm bunların yanısıra gemiye ait IMO- Equasis kaydında davalının ISM Manager ve Ship Manager yani gemi işletme müteahhidi olarak kayıtlı olduğu, ...
Denizcilik A.Ş.’nin ise, Registered Owner kayıtlı malik olarak gözüktüğü, TTK 'nın 1061/2 maddesinde düzenlenen kendisine ait olmayan gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığı ile kullanan üçüncü kişilerin donatan sayılacağı hükmü uyarınca, davalının donatan sıfatına haiz olup, pasif husumet ehliyeti bulunduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davalı tarafça ibraz edilen cevap dilekçesindeki beyanların mahkemenin kabulünün aksine donatan ya da taşıyan olduğunu ikrar mahiyetinde olmadığı gibi, tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi uyarınca da davalının sorumluluğu gerektiği yönündeki kabulün de doğru olmadığı, davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu gösteren yeterli bilgi ve belgenin dosya içerisinde bulunmadığının da anlaşılması karşısında, bu hususta gemi sicilinden de sorulmak ve gemi yönetim sözleşmesi ya da davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu tevsik eden belgeler getirtilmek, davalının bu yöne ilişkin savunması üzerinde durulmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğundan bahisle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, davacı tarafça işbu davanın açılabilmesi için davacının aktif husumet ehliyetine haiz olması gerekmesine rağmen, dosya kapsamı itibariyle davacının elinde dava konusu taşımaya ilişkin konişmento asıllarının bulunmadığı, konişmento asıllarının dava dışı donatanda olduğu anlaşılmakla, ödemenin davacı tarafça yapılıp yapılmadığı da tartışılmak ve bu yöne ilişkin olarak davalı savunmaları üzerinde durulmak suretiyle davacının aktif husumet ehliyeti yönünden de bir incelemeye yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587326500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz