Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3744 E. 2014/6237 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayıt kabul davası↗ iflas idaresi↗ borcun üstlenilmesi↗ dolandırıcılık↗ anonim şirket↗ iflas↗ avans faizi↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 22.11.1999 tarihinde off shore bankası nezdinde açılan hesaba 3.821,74 TL yatırdığı, kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre Bank Ltd.'nin ... tarafından grup şirketlerine kredi sağlamak amacı ile kurulduğu, mevduat
.../...
-2-
toplanması aşamasında kullanıldığı, daha fazla faiz getireceği belirtilerek müşterinin off shore hesaplarına yönlendirildiği, merkez şubesindeki hesaptan ibaret olduğu, burada toplanan paraların grup şirketlerine kredi olarak aktarıldığı, davalı gerçek kişilerin bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırıldığı, müşterilerin iradelerinin fesada uğratıldığının tespit edildiği, ...'in eyleminin aynı zamanda 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine 321/son maddesinde de temsile veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı banka ile yöneticilerinin davacının zararından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 3.821,74 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar ..., adına borcu üstlenen müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,. hakkındaki karar kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, borcu üstlenen vekili ve ... İflas İdaresi Memurları temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, borcu üstlenen sıfatı ile kararı temyiz eden vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı ... İflas İdaresi Memurları'nın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dosya içeriğinden sayılı kararı ile davalı ...'in iflasına karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı ... İflas İdaresi'ne yönelik davaya kayıt kabul davası olarak bakılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalı ... İflas İdaresi Memurları'nın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3739 E. 2014/10537 K.
Ortak:kayıt kabul davası · dolandırıcılık · anonim şirket · iflas · avans faizi · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… kez şubesindeki hesaptan ibaret olduğu, burada toplanan paraların grup şirketlerine kredi olarak aktarıldığı, davalı gerçek kişilerin bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan cezalandırıldığı, müşterilerin iradelerinin fesada uğratıldığının tespit edildiği, ...'in eyleminin aynı zamanda 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı banka ile yöneticilerinin davacının zararından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 3.821,74 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., adına «borcu üstlenen» müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,. hakkındaki karar kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki dava …
İflas İdaresi Memurları'nın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dosya içeriğinden sayılı kararı ile davalı ...'in «iflasına» karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
İflas İdaresi'ne yönelik davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… rif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK' nın 321/«son» meddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.500,00 TL'nin 07/01/2000 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar A..
Y..’ün bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli «dolandırıcılık» suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, emsal dosyalarda alınan bilirkişi raporlarına göre, mahkumiyetlerine karar verilen banka yöneticisi davalılar ile davalı I..
Bank vekili, TMSF vekili ve Müflis A.. b.. «iflas» idare memurları temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:terkin · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı
Benzer bu karardaBank hakkındaki dava atiye «terk» edildiğinden bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», TMSF hakkındaki red kararı kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalıların sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının o.. s.. bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı TMSF vekilinin ve davalı I..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1711 E. 2014/9465 K.
Ortak:kayıt kabul davası · borcun üstlenilmesi · anonim şirket · iflas · avans faizi · temsil · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz kararda… kez şubesindeki hesaptan ibaret olduğu, burada toplanan paraların grup şirketlerine kredi olarak aktarıldığı, davalı gerçek kişilerin bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan cezalandırıldığı, müşterilerin iradelerinin fesada uğratıldığının tespit edildiği, ...'in eyleminin aynı zamanda 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı banka ile yöneticilerinin davacının zararından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 3.821,74 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., adına «borcu üstlenen» müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,. hakkındaki karar kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki dava …
Kararı, «borcu üstlenen» vekili ve ...
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «borcu üstlenen» sıfatı ile kararı temyiz eden vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu kararda336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine ...'nın 321/«son» maddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı ...
Holding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.400 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ... ve ...
Bank adına «borcu üstlenen» ...'den müteselsilen tahsiline, davalılar ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · zamanaşımı
Benzer bu karardaHolding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.400 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ... ve ...
… K'nın 41, 55 ve ...'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, «borcu üstlenen» sıfatı ile kararı temyiz eden ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1583 E. 2015/7266 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · anonim şirket · iflas · avans faizi · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… kez şubesindeki hesaptan ibaret olduğu, burada toplanan paraların grup şirketlerine kredi olarak aktarıldığı, davalı gerçek kişilerin bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan cezalandırıldığı, müşterilerin iradelerinin fesada uğratıldığının tespit edildiği, ...'in eyleminin aynı zamanda 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı banka ile yöneticilerinin davacının zararından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 3.821,74 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., adına «borcu üstlenen» müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,. hakkındaki karar kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki dava …
Kararı, «borcu üstlenen» vekili ve ...
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «borcu üstlenen» sıfatı ile kararı temyiz eden vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu kararda… arif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nın 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli .../... olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle ... dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu kanaatiyle bu davalılar hakkında da istemin kabulüne karar vermek gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 1.840,00 TL ile 19.200,00 TL'nin 19.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., .... adına «borcu üstlenen» ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, ... hakkındaki dava daha önceden atiye «terk» edilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleşmiş olduğundan bunun hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki davanın ise reddine dair veril …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · terkin
Benzer bu kararda… arif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nın 321/«son» maddesinde de «temsile» veya idareye salahiyetli .../... olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle ... dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu kanaatiyle bu davalılar hakkında da istemin kabulüne karar vermek gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 1.840,00 TL ile 19.200,00 TL'nin 19.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., .... adına «borcu üstlenen» ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, ... hakkındaki dava daha önceden atiye «terk» edilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleşmiş olduğundan bunun hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki davanın ise reddine dair veril …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3744 E. , 2014/6237 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 07.06.2012 tarih ve 20117577-2012/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi borcu üstlenen vekili ve ... İflas İdaresi Memurları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 22.11.1999 tarihinde giderek hesap açtırmak istediğini, bankaya 3.821,74 TL yatırdığını, banka çalışanlarının mevduatı bank hesaplarına yönlendirdiğini, bu hesabın off shore olduğunun ve devlet güvencesi dışında kaldığının müvekkiline söylenmediğini, paraların off-shore bankasına gönderilmeyip başka kanallara aktarıldığını ileri sürerek vade sonu itibariyle işlemiş faizi ile birlikte 4.118,58 TL'nin 27.12.1999 tarihinden itibaren %81 faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ekili, husumetin tamamen ayrı bir tüzel kişilik olan yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilince sadece bir havale işlemi yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., ..., ..., ... A.Ş. vekili, davanın muhatabının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu alacağın sigorta kapsamında kalmadığından müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 22.11.1999 tarihinde off shore bankası nezdinde açılan hesaba 3.821,74 TL yatırdığı, kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre Bank Ltd.'nin ... tarafından grup şirketlerine kredi sağlamak amacı ile kurulduğu, mevduat
.../...
-2-
toplanması aşamasında kullanıldığı, daha fazla faiz getireceği belirtilerek müşterinin off shore hesaplarına yönlendirildiği, merkez şubesindeki hesaptan ibaret olduğu, burada toplanan paraların grup şirketlerine kredi olarak aktarıldığı, davalı gerçek kişilerin bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırıldığı, müşterilerin iradelerinin fesada uğratıldığının tespit edildiği, ...'in eyleminin aynı zamanda 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine 321/son maddesinde de temsile veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı banka ile yöneticilerinin davacının zararından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 3.821,74 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar ..., adına borcu üstlenen müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,.
hakkındaki karar kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, borcu üstlenen vekili ve ... İflas İdaresi Memurları temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, borcu üstlenen sıfatı ile kararı temyiz eden vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı ... İflas İdaresi Memurları'nın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dosya içeriğinden sayılı kararı ile davalı ...'in iflasına karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı ... İflas İdaresi'ne yönelik davaya kayıt kabul davası olarak bakılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalı ... İflas İdaresi Memurları'nın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle borcu üstlenen sıfatı ile kararı temyiz eden vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hakkında tesis edilen hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... İflas İdaresi Memurları'nın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz bu davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... iflas idaresi memurlarının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, borcu üstlenen harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden ... İflas İdaresi Memurları'na iadesine, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346020000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz