Uyuşmazlığın giderilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4721 E. 2011/3499 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
seçim hakkı↗ uyuşmazlığın giderilmesi kararı↗ hukuki ve fiili irtibat↗ usul ekonomisi↗ şirket merkezi mahkemesi↗ hisse senedi↗ hisse devri↗ kamu düzeni↗ ortaklık ilişkisi↗ bilirkişi incelemesi↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ kesin hüküm↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacı tarafından davalı şirketlere ortak olunduğu, diğer davalının bu şirketlerin yönetim kurulu başkanı bulunduğu, hisse senedi alımında bu davalının aracılık ettiğinin kanıtlanmadığı, davalı şirketlere karşı açılan davada HUMK’nun 17. maddesi uyarınca merkezlerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğu, davalı ...’in merkezinin bulunduğu yeri kapsar şekilde dava tarihinde sonra Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kurulduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ...
A.Ş’nin ikametgahının Bakırköy İlçesi sınırında kaldığı ve davadan sonra mahkeme kurulduğundan bu davalı hakkındaki dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi’ne devrine, diğer davalı yönünden mahkemenin yetkisizliğine ve bu davalı yönünden kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin davalı ...hakkındaki dava dosyasının devrine yönelik temyiz itirazlarının reddiyle bu davalı hakkındaki kararın onanması gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı şirketlerin hisse devri yapamayacaklarının ve ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı vekili, davalı ...’ın yönetim kurulu başkanı olduğu diğer davalı şirketlere usulsüz şekilde müvekkilinin ortak kaydedildiğini, bu amaçla kendisinden para tahsil edildiğini, davalı ve diğer yöneticiler hakkında ceza Davaları açıldığını ileri sürerek, ödemiş olduğu paranın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, davacının müvekkili şirketlerin ortağı olduğunu, ortak olma amacıyla yapılan ödemenin iade edilemeyeceğini ve diğer müvekkiline husumet düşmeyeceğini savunmuştur.
Davalı şirketlerin kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda da davacının davalı şirketlere ayrı ayrı ortak olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi, davacının, davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır.
Mahkemece doğru olarak belirlendiği üzere, HUMK'nun 17. maddesinin 2. cümlesi uyarınca şirketlerin kendi işlerine müteallik olmak üzere ortağı aleyhine veya ortağın bu sıfatla diğerine veya şirkete karşı açacağı davalarda şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu yetki kuralı kesin olup, kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır. Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir. Somut olayda dava tarihi itibariyle hakkındaki davanın devrine karar verilen davalı ...’in merkezinin İstanbul Ticaret Mahkemesi, diğer davalı şirketin merkezinin ise, Konya Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde kaldığı hususu dosya kapsamıyla sabittir.
Öte yandan, davacı vekili, davalıların birlikte hareket ederek usulsüz şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini, hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilen davalı gerçek kişinin davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olduğunu ileri sürmüştür. Gerçekten de HUMK’nun 45/3. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır. Özellikle doğru sonuca çabuk ulaşmak ve usul ekonomisi bakımından bağlantılı davaların birlikte bakılması önem arz etmektedir. O halde, davacı tarafın iddiaları ile davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğunun dikkate alınmadan yazılı şekilde davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durum karşısında, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, davalı şirketlerin defter ve belgelerinde davacının ortak olarak kayıtlı olduğu, seçim hakkını kullanarak HUMK'nun 17/2 ve 9/3. maddeleri uyarınca davasını hakkındaki davanın devrine karar verilen davalı ...’in merkezinin bulunduğu yer itibariyle yetkili İstanbul Ticaret Mahkemesi’nde açtığı, diğer davalılar bakımından davanın, kendi mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amaçlı olarak açıldığının savunulup, kanıtlanmadığı, yargılama sırasında da davalı ... merkezinin bulunduğu yeri kapsar şekilde Bakırköy Ticaret Mahkemesinin kurulduğu dikkate alınıp, tüm davalılar bakımından dava dosyasının devrine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekillerine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4978 E. 2011/4000 K.
Ortak:uyuşmazlığın giderilmesi kararı · usul ekonomisi · şirket merkezi mahkemesi · hisse devri · kamu düzeni · ortaklık ilişkisi · yetki · yönetim kurulu kararı · dava şartı · Uyuşmazlığın giderilmesi
İncelediğiniz kararda2-Davalı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacı tarafından davalı şirketlere ortak olunduğu, diğer davalının bu şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı bulunduğu, «hisse senedi» alımında bu davalının aracılık ettiğinin kanıtlanmadığı, davalı şirketlere karşı açılan davada HUMK’nun 17. maddesi uyarınca merkezlerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğu, davalı ...’in merkezinin bulunduğu yeri kapsar şekilde dava tarihinde sonra Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kurulduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalı ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davacı ile davalı şirketler arasında «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile ödenen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olduğu, dolayısıyla HUMK 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalı Kombassan Holding A.Ş. yönünden HSYK.’nun 19/07/2007 tarihli kararı ile davanın yeni açılan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı «yetki» alanında bulunduğundan dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine devrine, diğer davalılar yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın «tefriki» ile karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davacı ile davalı şirketler arasında «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile ödenen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olduğu, dolayısıyla HUMK 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalı Kombassan Holding A.Ş. yönünden HSYK.’nun 19/07/2007 tarihli kararı ile davanın yeni açılan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı «yetki» alanında bulunduğundan dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine devrine, diğer davalılar yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın «tefriki» ile karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4822 E. 2011/3658 K.
Ortak:seçim hakkı · uyuşmazlığın giderilmesi kararı · usul ekonomisi · şirket merkezi mahkemesi · kamu düzeni · ortaklık ilişkisi · yetki · yönetim kurulu kararı · dava şartı · Uyuşmazlığın giderilmesi
İncelediğiniz karardaBu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacı tarafından davalı şirketlere ortak olunduğu, diğer davalının bu şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı bulunduğu, «hisse senedi» alımında bu davalının aracılık ettiğinin kanıtlanmadığı, davalı şirketlere karşı açılan davada HUMK’nun 17. maddesi uyarınca merkezlerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğu, davalı ...’in merkezinin bulunduğu yeri kapsar şekilde dava tarihinde sonra Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kurulduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalı ...
2-Davalı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.Somut olayda, hakkında «yetkisizlik» kararı verilen davalı ...’in merkezinin dava tarihi itibariyle İstanbul Ticaret Mahkemesi, diğer davalı «şirketin merkezinin» ise Konya Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde kaldığı hususu dosya kapsamıyla sabittir.
… na göre, davacı tarafından davalılar Kombassan İnşaat Tarım ve San.İşt.T.A.Ş. ve ...’a yapılmış bir ödemenin olmadığı, davalı ...’in davalı şirketlerin ortağı olup, «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığı, davacı ile davalı ... arasında ise «ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, ortak ile şirket arasındaki davalara HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince şirketin ikametgahındaki mahkemede bakılması gerektiği, bu «yetkinin» «kesin yetki» olduğu, davalı ...Ş.’nin merkezinin bulunduğu yer itibariyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili mahkeme olduğu gerekçesiyle davacının davalı ...
Davacı, davalıların birlikte hareket ederek usulsüz şekilde para tahsil ettiklerini, davalı gerçek kişinin davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olduğunu ileri sürmüştür.Gerçekten de HUMK’nun 45/3. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır.Özellikle doğru sonuca çabuk ulaşmak ve «usul ekonomisi» bakımından bağlantılı davaların birlikte bakılması önem arz etmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin yetki · sıfat yokluğu · tefrik · şahsi sorumluluk · pasif husumet · sebepsiz zenginleşme · görevli mahkeme
Benzer bu karardaİnşaat....A.Ş. ve ... aleyhine açtığı davanın «pasif husumet» ve «sıfat yokluğundan» reddine, davacının davalı ...Ş. aleyhine açtığı davada ise mahkemenin «yetkisizliğine», dava dilekçesinin HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince «yetki» yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın işbu davalı yönünden «tefriki» ile «görevli» ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
… na göre, davacı tarafından davalılar Kombassan İnşaat Tarım ve San.İşt.T.A.Ş. ve ...’a yapılmış bir ödemenin olmadığı, davalı ...’in davalı şirketlerin ortağı olup, «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığı, davacı ile davalı ... arasında ise «ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, ortak ile şirket arasındaki davalara HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince şirketin ikametgahındaki mahkemede bakılması gerektiği, bu «yetkinin» «kesin yetki» olduğu, davalı ...Ş.’nin merkezinin bulunduğu yer itibariyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili mahkeme olduğu gerekçesiyle davacının davalı ...
1-Dava, ortak olunmadığının tespiti ile davalılara ödenen paranın «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine dayalı olarak tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6747 E. 2012/6885 K.
Ortak:uyuşmazlığın giderilmesi kararı · usul ekonomisi · şirket merkezi mahkemesi · hisse devri · kamu düzeni · ortaklık ilişkisi · yetki · yönetim kurulu kararı · dava şartı · Uyuşmazlığın giderilmesi
İncelediğiniz kararda2-Davalı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacı tarafından davalı şirketlere ortak olunduğu, diğer davalının bu şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı bulunduğu, «hisse senedi» alımında bu davalının aracılık ettiğinin kanıtlanmadığı, davalı şirketlere karşı açılan davada HUMK’nun 17. maddesi uyarınca merkezlerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğu, davalı ...’in merkezinin bulunduğu yeri kapsar şekilde dava tarihinde sonra Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kurulduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalı ...
Benzer bu kararda2-Davacılar vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.Davacılar vekili, davalı ...’ın «yönetim kurulu» başkanı olduğu diğer davalı şirketlere usulsüz şekilde müvekkilinin ortak kaydedildiğini, bu amaçla kendisinden para tahsil edildiğini, davalı ve diğer yöneticiler …
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkin bulunduğundan mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.
İnş.Tar.A.Ş.’ye ait ortaklık «pay defteri» fotokopisi esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.Taraflar arasındaki «uyuşmazlığın giderilmesi» davacıların, davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · şahsi sorumluluk · pay defteri · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ibraz» edilen ortaklık «defteri» suretinin incelenmesinden davacının Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş.’nin ortağı olarak göründüğü, bu şirketin sicil adresinin Konya’da bulunduğu, bu durumda davanın HUMK’nun 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesinin gerektiği, diğer davalı ...’ın Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri A.Ş.’nin kurucu ortağı olup, şirketin işlemlerinden dolayı «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...hakkındaki davanın «yetkisizlik» nedeniyle reddine, bu davalı yönünden dosyanın «tefrik» edilerek karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, diğer davalılar ...ile ... hakkında açılan davaların ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
İnş.Tar.A.Ş.’ye ait ortaklık «pay defteri» fotokopisi esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.Taraflar arasındaki «uyuşmazlığın giderilmesi» davacıların, davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14240 E. 2011/15611 K.
Ortak:uyuşmazlığın giderilmesi kararı · usul ekonomisi · şirket merkezi mahkemesi · hisse devri · kamu düzeni · ortaklık ilişkisi · yetki · yönetim kurulu kararı · dava şartı · Uyuşmazlığın giderilmesi
İncelediğiniz kararda2-Davalı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacı tarafından davalı şirketlere ortak olunduğu, diğer davalının bu şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı bulunduğu, «hisse senedi» alımında bu davalının aracılık ettiğinin kanıtlanmadığı, davalı şirketlere karşı açılan davada HUMK’nun 17. maddesi uyarınca merkezlerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğu, davalı ...’in merkezinin bulunduğu yeri kapsar şekilde dava tarihinde sonra Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kurulduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalı ...
Benzer bu kararda2-Davacılar vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir.
A.Ş’ye ortak oldukları, 9 yıldan beri «irade fesadına» dayalı «iptal davası» açmadıkları, durumun ortaklık «pay defteri» ile sabit bulunduğu, davacılarca da kabul edildiği, bu şirkete karşı açılan davada HUMK'nun 17. maddesi uyarınca merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, davalı gerçek kişinin davalı şirketlerin «yönetim kurulu» üyesi olduğu, açılan davada doğrudan bir sıfatının bulunmadığı, davalı Holding'in sunulan ortaklık belgesi ile bir ilgisinin olmadığı, ayrı «tüzel kişiliği» bulunduğu gerekçesiyle davalı ... ile Kombassan Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten», diğer davalı hakkındaki davanın mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle reddine, bu davalı yönünden kararın «tefrik» edilerek kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:irade fesadı · tefrik · pay defteri · iptal davası · tüzel kişilik
Benzer bu karardaA.Ş’ye ortak oldukları, 9 yıldan beri «irade fesadına» dayalı «iptal davası» açmadıkları, durumun ortaklık «pay defteri» ile sabit bulunduğu, davacılarca da kabul edildiği, bu şirkete karşı açılan davada HUMK'nun 17. maddesi uyarınca merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, davalı gerçek kişinin davalı şirketlerin «yönetim kurulu» üyesi olduğu, açılan davada doğrudan bir sıfatının bulunmadığı, davalı Holding'in sunulan ortaklık belgesi ile bir ilgisinin olmadığı, ayrı «tüzel kişiliği» bulunduğu gerekçesiyle davalı ... ile Kombassan Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten», diğer davalı hakkındaki davanın mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle reddine, bu davalı yönünden kararın «tefrik» edilerek kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
İnş.Tar.A.Ş.’ne ait ortaklık «pay defteri» fotokopisi esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3382 E. 2014/10013 K.
Ortak:uyuşmazlığın giderilmesi kararı · usul ekonomisi · hisse devri · ortaklık ilişkisi · bilirkişi incelemesi · yönetim kurulu kararı · husumet · e-defter · dava şartı · Uyuşmazlığın giderilmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacı tarafından davalı şirketlere ortak olunduğu, diğer davalının bu şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı bulunduğu, «hisse senedi» alımında bu davalının aracılık ettiğinin kanıtlanmadığı, davalı şirketlere karşı açılan davada HUMK’nun 17. maddesi uyarınca merkezlerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğu, davalı ...’in merkezinin bulunduğu yeri kapsar şekilde dava tarihinde sonra Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kurulduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalı ...
2-Davalı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Öte yandan, davacı vekili, davalıların birlikte hareket ederek usulsüz şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini, hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilen davalı gerçek kişinin davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olduğunu ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaB.. hakkındaki davanın «tefrikine» karar verildiği, davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtları üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemesine» göre davacının davalı şirkete ortak olmadığı, davalı şirket ile arasında herhangi bir hukuki ilişkinin olduğunun tespit edilemediği, davacı vekilinin de davalı şir …
1- Dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesi istemlerine ilişkindir.
B..’ın «yönetim kurulu» başkanı olduğu diğer davalı şirketlere ortak kaydedilmesi amacıyla müvekkilinden usulsüz şekilde para toplandığını, davalı ve diğer yöneticiler hakkında ceza davaları açıldığını ileri sürerek, ödemiş olduğu paranın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:davaların birleştirilmesi · bekletici mesele · tefrik · ticari defter
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, işbu davanın «tefrik» kararı verilen «davalarla birleştirilmesi», bunun mümkün olmaması halinde diğer davanın sonucunun «bekletici mesele» yapılarak o davanın sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tefrik kararı verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
B.. hakkındaki davanın «tefrikine» karar verildiği, davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtları üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemesine» göre davacının davalı şirkete ortak olmadığı, davalı şirket ile arasında herhangi bir hukuki ilişkinin olduğunun tespit edilemediği, davacı vekilinin de davalı şir …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11524 E. 2012/2661 K.
Ortak:uyuşmazlığın giderilmesi kararı · usul ekonomisi · şirket merkezi mahkemesi · hisse devri · kamu düzeni · ortaklık ilişkisi · yetki · yönetim kurulu kararı · dava şartı · Uyuşmazlığın giderilmesi
İncelediğiniz kararda2-Davalı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacı tarafından davalı şirketlere ortak olunduğu, diğer davalının bu şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı bulunduğu, «hisse senedi» alımında bu davalının aracılık ettiğinin kanıtlanmadığı, davalı şirketlere karşı açılan davada HUMK’nun 17. maddesi uyarınca merkezlerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğu, davalı ...’in merkezinin bulunduğu yeri kapsar şekilde dava tarihinde sonra Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kurulduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalı ...
Benzer bu kararda2-Davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.Davacılar vekili, davalı ...’ın «yönetim kurulu» başkanı,diğer gerçek kişi davalıların yönetim kurulu üyesi olduğu diğer davalı şirketlere usulsüz şekilde müvekkilinin ortak kaydedildiğini, bu amaçla kendisinden …
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkin bulunduğundan mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.
… si gerektiği, diğer davalı ... ile ...'in Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş’nin kurucu ortakları, davalı ...'nun ise bu şirketin hissedarı ve «yönetim kurulu» üyesi olduğu, bu kişilerin «şahsi sorumluluklarının» bulunmadığı, diğer davalı Kombassan Holding A.Ş’nin ise grup şirketi olduğu, ortaklık belgesi ile bu davalının ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş ortağı olup bu davalının sicil adresi Konya olduğundan HUMK m.17 uyarınca bu davalı yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine,bu davalı yönünden dosyanın «tefrik» edilerek karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, diğer davalılar hakkında açılan davaların ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:irade fesadı · tefrik · şahsi sorumluluk · pay defteri · ibraz
Benzer bu kararda… meleri Ticaret A.Ş’ne para ödendiği, davacıya ortaklık belgesi verildiği, ortaklık belgesi verilmesinden itibaren dava tarihine kadar 8 yıllık süre geçmesine rağmen «irade fesadı» iddiasıyla iptalinin istenmediği, «ibraz» edilen ortaklık «defteri» suretinin incelenmesinden de davacının bu şirketin ortağı olarak göründüğü, keza davalı tarafından da davacının Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticare …
… si gerektiği, diğer davalı ... ile ...'in Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş’nin kurucu ortakları, davalı ...'nun ise bu şirketin hissedarı ve «yönetim kurulu» üyesi olduğu, bu kişilerin «şahsi sorumluluklarının» bulunmadığı, diğer davalı Kombassan Holding A.Ş’nin ise grup şirketi olduğu, ortaklık belgesi ile bu davalının ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş ortağı olup bu davalının sicil adresi Konya olduğundan HUMK m.17 uyarınca bu davalı yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine,bu davalı yönünden dosyanın «tefrik» edilerek karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, diğer davalılar hakkında açılan davaların ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı şirketlerin kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmadan salt davalı Kombassan İnş.Tar.A.Ş.’ye ait ortaklık «pay defteri» fotokopisi esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.Taraflar arasındaki «uyuşmazlığın giderilmesi» davacıların, davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4721 E. , 2011/3499 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2008 tarih ve 2006/601 - 2008/611 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.03.2011 gününde davacı avukatı .... .. gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı vekili dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinden yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile para tahsil edildiğini, müvekkiline yatırdığı para karşılığı verilen makbuzların daha sonra geri alınarak yerine “Ortaklık Durum Belgesi” ibareli belge verildiğini, bir süre sonra da müvekkiline bu paranın geri ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK'na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiklerini, davalı ... ve dava dışı diğer yöneticilerin cürüm işlemek amacıyla çete oluşturmak suçundan yargılandıklarını, şirket defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, şimdilik 198.755 DM.
karşılığı 163.800 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacı tarafından davalı şirketlere ortak olunduğu, diğer davalının bu şirketlerin yönetim kurulu başkanı bulunduğu, hisse senedi alımında bu davalının aracılık ettiğinin kanıtlanmadığı, davalı şirketlere karşı açılan davada HUMK’nun 17. maddesi uyarınca merkezlerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğu, davalı ...’in merkezinin bulunduğu yeri kapsar şekilde dava tarihinde sonra Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kurulduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ...
A.Ş’nin ikametgahının Bakırköy İlçesi sınırında kaldığı ve davadan sonra mahkeme kurulduğundan bu davalı hakkındaki dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi’ne devrine, diğer davalı yönünden mahkemenin yetkisizliğine ve bu davalı yönünden kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin davalı ...hakkındaki dava dosyasının devrine yönelik temyiz itirazlarının reddiyle bu davalı hakkındaki kararın onanması gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı şirketlerin hisse devri yapamayacaklarının ve ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı vekili, davalı ...’ın yönetim kurulu başkanı olduğu diğer davalı şirketlere usulsüz şekilde müvekkilinin ortak kaydedildiğini, bu amaçla kendisinden para tahsil edildiğini, davalı ve diğer yöneticiler hakkında ceza Davaları açıldığını ileri sürerek, ödemiş olduğu paranın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, davacının müvekkili şirketlerin ortağı olduğunu, ortak olma amacıyla yapılan ödemenin iade edilemeyeceğini ve diğer müvekkiline husumet düşmeyeceğini savunmuştur.
Davalı şirketlerin kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda da davacının davalı şirketlere ayrı ayrı ortak olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi, davacının, davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır.
Mahkemece doğru olarak belirlendiği üzere, HUMK'nun 17. maddesinin 2. cümlesi uyarınca şirketlerin kendi işlerine müteallik olmak üzere ortağı aleyhine veya ortağın bu sıfatla diğerine veya şirkete karşı açacağı davalarda şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu yetki kuralı kesin olup, kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır. Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir. Somut olayda dava tarihi itibariyle hakkındaki davanın devrine karar verilen davalı ...’in merkezinin İstanbul Ticaret Mahkemesi, diğer davalı şirketin merkezinin ise, Konya Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde kaldığı hususu dosya kapsamıyla sabittir.
Öte yandan, davacı vekili, davalıların birlikte hareket ederek usulsüz şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini, hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilen davalı gerçek kişinin davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olduğunu ileri sürmüştür. Gerçekten de HUMK’nun 45/3. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır. Özellikle doğru sonuca çabuk ulaşmak ve usul ekonomisi bakımından bağlantılı davaların birlikte bakılması önem arz etmektedir. O halde, davacı tarafın iddiaları ile davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğunun dikkate alınmadan yazılı şekilde davalı ...
hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durum karşısında, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, davalı şirketlerin defter ve belgelerinde davacının ortak olarak kayıtlı olduğu, seçim hakkını kullanarak HUMK'nun 17/2 ve 9/3. maddeleri uyarınca davasını hakkındaki davanın devrine karar verilen davalı ...’in merkezinin bulunduğu yer itibariyle yetkili İstanbul Ticaret Mahkemesi’nde açtığı, diğer davalılar bakımından davanın, kendi mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amaçlı olarak açıldığının savunulup, kanıtlanmadığı, yargılama sırasında da davalı ... merkezinin bulunduğu yeri kapsar şekilde Bakırköy Ticaret Mahkemesinin kurulduğu dikkate alınıp, tüm davalılar bakımından dava dosyasının devrine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekillerine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ...Ş. hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının reddiyle bu davalı hakkındaki kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararına davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018187900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz