Uyuşmazlığın giderilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4822 E. 2011/3658 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
seçim hakkı↗ uyuşmazlığın giderilmesi kararı↗ hukuki ve fiili irtibat↗ kesin yetki↗ sıfat yokluğu↗ usul ekonomisi↗ tefrik↗ şahsi sorumluluk↗ şirket merkezi mahkemesi↗ pasif husumet↗ sebepsiz zenginleşme↗ kamu düzeni↗ ortaklık ilişkisi↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ kesin hüküm↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalılar Kombassan İnşaat Tarım ve San.İşt.T.A.Ş. ve ...’a yapılmış bir ödemenin olmadığı, davalı ...’in davalı şirketlerin ortağı olup, şahsi sorumluluğunun bulunmadığı, davacı ile davalı ... arasında ise ortaklık ilişkisinin bulunduğu, ortak ile şirket arasındaki davalara HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince şirketin ikametgahındaki mahkemede bakılması gerektiği, bu yetkinin kesin yetki olduğu, davalı ...Ş.’nin merkezinin bulunduğu yer itibariyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili mahkeme olduğu gerekçesiyle davacının davalı ... İnşaat....A.Ş. ve ... aleyhine açtığı davanın pasif husumet ve sıfat yokluğundan reddine, davacının davalı ...Ş. aleyhine açtığı davada ise mahkemenin yetkisizliğine, dava dilekçesinin HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince yetki yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın işbu davalı yönünden tefriki ile görevli ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ortak olunmadığının tespiti ile davalılara ödenen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi davacının davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır.
Mahkemece, doğru olarak belirlendiği üzere HUMK’nun 17. maddesinin 2. cümlesi uyarınca şirketlerin kendi işlerine müteallik olmak üzere ortağı aleyhine veya ortağın bu sıfatla diğerine veya şirkete karşı açacağı davalarda şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu yetki kuralı kesin olup, kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.Somut olayda, hakkında yetkisizlik kararı verilen davalı ...’in merkezinin dava tarihi itibariyle İstanbul Ticaret Mahkemesi, diğer davalı şirketin merkezinin ise Konya Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde kaldığı hususu dosya kapsamıyla sabittir.
Davacı, davalıların birlikte hareket ederek usulsüz şekilde para tahsil ettiklerini, davalı gerçek kişinin davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olduğunu ileri sürmüştür.Gerçekten de HUMK’nun 45/3. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır.Özellikle doğru sonuca çabuk ulaşmak ve usul ekonomisi bakımından bağlantılı davaların birlikte bakılması önem arz etmektedir. O halde, davacı tarafın iddiaları ile davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğunun dikkate alınmadan yazılı şekilde davalılar ... ve Kombassan İnşaat....A.Ş. hakkındaki davaların husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durum karşısında, davalar arasındaki hukuki ve fiili irtibat, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dayanılan maddi vakıalar ve iddianın niteliğine göre davacının HUMK’nun 17 ve 9/3. maddeleri uyarınca seçim hakkını kullanarak davasını ortak olarak kayıtlı olduğu, dava tarihi itibariyle davalı ...’in merkezinin bulunduğu yer itibariyle yetkili İstanbul Ticaret Mahkemesi’nde açtığı, diğer davalılar bakımından davanın kendi mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amaçlı olarak açıldığının savunulup, kanıtlanmadığı, yargılama sırasında da davalı ... merkezinin bulunduğu yeri kapsar şekilde Bakırköy Ticaret Mahkemesinin kurulduğu dikkate alınıp, tüm davalılar bakımından dava dosyasının Bakırköy Ticaret Mahkemesine devrine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan kabul şekline göre de davalı ...Ş. hakkında açılan davada yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de dava tarihi itibariyle davanın açıldığı mahkeme yetkili olup, Bakırköy Ticaret Mahkemesi dava açıldıktan sonra faaliyete geçmiş, bu husus mahkemenin gerekçesinde de belirtilmiştir.Buna göre mahkemece, dosyanın yeni mahkeme kurulması nedeniyle tüm davalılar yönünden yeni kurulan mahkemeye devrine ve gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4978 E. 2011/4000 K.
Ortak:uyuşmazlığın giderilmesi kararı · usul ekonomisi · tefrik · şirket merkezi mahkemesi · kamu düzeni · ortaklık ilişkisi · yetki · yönetim kurulu kararı · dava şartı · Uyuşmazlığın giderilmesi
İncelediğiniz karardaBu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.Somut olayda, hakkında «yetkisizlik» kararı verilen davalı ...’in merkezinin dava tarihi itibariyle İstanbul Ticaret Mahkemesi, diğer davalı «şirketin merkezinin» ise Konya Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde kaldığı hususu dosya kapsamıyla sabittir.
… na göre, davacı tarafından davalılar Kombassan İnşaat Tarım ve San.İşt.T.A.Ş. ve ...’a yapılmış bir ödemenin olmadığı, davalı ...’in davalı şirketlerin ortağı olup, «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığı, davacı ile davalı ... arasında ise «ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, ortak ile şirket arasındaki davalara HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince şirketin ikametgahındaki mahkemede bakılması gerektiği, bu «yetkinin» «kesin yetki» olduğu, davalı ...Ş.’nin merkezinin bulunduğu yer itibariyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili mahkeme olduğu gerekçesiyle davacının davalı ...
İnşaat....A.Ş. ve ... aleyhine açtığı davanın «pasif husumet» ve «sıfat yokluğundan» reddine, davacının davalı ...Ş. aleyhine açtığı davada ise mahkemenin «yetkisizliğine», dava dilekçesinin HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince «yetki» yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın işbu davalı yönünden «tefriki» ile «görevli» ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davacı ile davalı şirketler arasında «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile ödenen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olduğu, dolayısıyla HUMK 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalı Kombassan Holding A.Ş. yönünden HSYK.’nun 19/07/2007 tarihli kararı ile davanın yeni açılan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı «yetki» alanında bulunduğundan dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine devrine, diğer davalılar yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın «tefriki» ile karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.
2- Davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri · istirdat · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davacı ile davalı şirketler arasında «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile ödenen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olduğu, dolayısıyla HUMK 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalı Kombassan Holding A.Ş. yönünden HSYK.’nun 19/07/2007 tarihli kararı ile davanın yeni açılan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı «yetki» alanında bulunduğundan dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine devrine, diğer davalılar yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın «tefriki» ile karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
… irlikte gözetildiğinde, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu, davalı şirketlerin «defter» ve belgelerinde davacının ortak olarak kayıtlı bulunduğu, davacının seçimlik hakkını kullanarak HUMK.nun 17/2 ve 9/3. maddeleri uyarınca davasını davalı Holding’in …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6747 E. 2012/6885 K.
Ortak:uyuşmazlığın giderilmesi kararı · usul ekonomisi · tefrik · şahsi sorumluluk · şirket merkezi mahkemesi · kamu düzeni · ortaklık ilişkisi · yetki · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Uyuşmazlığın giderilmesi
İncelediğiniz kararda… na göre, davacı tarafından davalılar Kombassan İnşaat Tarım ve San.İşt.T.A.Ş. ve ...’a yapılmış bir ödemenin olmadığı, davalı ...’in davalı şirketlerin ortağı olup, «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığı, davacı ile davalı ... arasında ise «ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, ortak ile şirket arasındaki davalara HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince şirketin ikametgahındaki mahkemede bakılması gerektiği, bu «yetkinin» «kesin yetki» olduğu, davalı ...Ş.’nin merkezinin bulunduğu yer itibariyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili mahkeme olduğu gerekçesiyle davacının davalı ...
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.Somut olayda, hakkında «yetkisizlik» kararı verilen davalı ...’in merkezinin dava tarihi itibariyle İstanbul Ticaret Mahkemesi, diğer davalı «şirketin merkezinin» ise Konya Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde kaldığı hususu dosya kapsamıyla sabittir.
İnşaat....A.Ş. ve ... aleyhine açtığı davanın «pasif husumet» ve «sıfat yokluğundan» reddine, davacının davalı ...Ş. aleyhine açtığı davada ise mahkemenin «yetkisizliğine», dava dilekçesinin HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince «yetki» yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın işbu davalı yönünden «tefriki» ile «görevli» ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ibraz» edilen ortaklık «defteri» suretinin incelenmesinden davacının Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş.’nin ortağı olarak göründüğü, bu şirketin sicil adresinin Konya’da bulunduğu, bu durumda davanın HUMK’nun 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesinin gerektiği, diğer davalı ...’ın Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri A.Ş.’nin kurucu ortağı olup, şirketin işlemlerinden dolayı «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...hakkındaki davanın «yetkisizlik» nedeniyle reddine, bu davalı yönünden dosyanın «tefrik» edilerek karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, diğer davalılar ...ile ... hakkında açılan davaların ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkin bulunduğundan mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.
2-Davacılar vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.Davacılar vekili, davalı ...’ın «yönetim kurulu» başkanı olduğu diğer davalı şirketlere usulsüz şekilde müvekkilinin ortak kaydedildiğini, bu amaçla kendisinden para tahsil edildiğini, davalı ve diğer yöneticiler …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri · pay defteri · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ibraz» edilen ortaklık «defteri» suretinin incelenmesinden davacının Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş.’nin ortağı olarak göründüğü, bu şirketin sicil adresinin Konya’da bulunduğu, bu durumda davanın HUMK’nun 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesinin gerektiği, diğer davalı ...’ın Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri A.Ş.’nin kurucu ortağı olup, şirketin işlemlerinden dolayı «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...hakkındaki davanın «yetkisizlik» nedeniyle reddine, bu davalı yönünden dosyanın «tefrik» edilerek karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, diğer davalılar ...ile ... hakkında açılan davaların ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
İnş.Tar.A.Ş.’ye ait ortaklık «pay defteri» fotokopisi esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.Taraflar arasındaki «uyuşmazlığın giderilmesi» davacıların, davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır.
2-Davacılar vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.Davacılar vekili, davalı ...’ın «yönetim kurulu» başkanı olduğu diğer davalı şirketlere usulsüz şekilde müvekkilinin ortak kaydedildiğini, bu amaçla kendisinden para tahsil edildiğini, davalı ve diğer yöneticiler …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4721 E. 2011/3499 K.
Ortak:seçim hakkı · uyuşmazlığın giderilmesi kararı · usul ekonomisi · şirket merkezi mahkemesi · kamu düzeni · ortaklık ilişkisi · yetki · yönetim kurulu kararı · dava şartı · Uyuşmazlığın giderilmesi
İncelediğiniz karardaBu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.Somut olayda, hakkında «yetkisizlik» kararı verilen davalı ...’in merkezinin dava tarihi itibariyle İstanbul Ticaret Mahkemesi, diğer davalı «şirketin merkezinin» ise Konya Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde kaldığı hususu dosya kapsamıyla sabittir.
… na göre, davacı tarafından davalılar Kombassan İnşaat Tarım ve San.İşt.T.A.Ş. ve ...’a yapılmış bir ödemenin olmadığı, davalı ...’in davalı şirketlerin ortağı olup, «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığı, davacı ile davalı ... arasında ise «ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, ortak ile şirket arasındaki davalara HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince şirketin ikametgahındaki mahkemede bakılması gerektiği, bu «yetkinin» «kesin yetki» olduğu, davalı ...Ş.’nin merkezinin bulunduğu yer itibariyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili mahkeme olduğu gerekçesiyle davacının davalı ...
Davacı, davalıların birlikte hareket ederek usulsüz şekilde para tahsil ettiklerini, davalı gerçek kişinin davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olduğunu ileri sürmüştür.Gerçekten de HUMK’nun 45/3. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır.Özellikle doğru sonuca çabuk ulaşmak ve «usul ekonomisi» bakımından bağlantılı davaların birlikte bakılması önem arz etmektedir.
Benzer bu karardaBu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacı tarafından davalı şirketlere ortak olunduğu, diğer davalının bu şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı bulunduğu, «hisse senedi» alımında bu davalının aracılık ettiğinin kanıtlanmadığı, davalı şirketlere karşı açılan davada HUMK’nun 17. maddesi uyarınca merkezlerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğu, davalı ...’in merkezinin bulunduğu yeri kapsar şekilde dava tarihinde sonra Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kurulduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalı ...
2-Davalı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse senedi · hisse devri · bilirkişi incelemesi · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacı tarafından davalı şirketlere ortak olunduğu, diğer davalının bu şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı bulunduğu, «hisse senedi» alımında bu davalının aracılık ettiğinin kanıtlanmadığı, davalı şirketlere karşı açılan davada HUMK’nun 17. maddesi uyarınca merkezlerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğu, davalı ...’in merkezinin bulunduğu yeri kapsar şekilde dava tarihinde sonra Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kurulduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalı ...
2-Davalı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Davalı şirketlerin kayıtları üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucu düzenlenen raporda da davacının davalı şirketlere ayrı ayrı ortak olduğu tespit edilmiştir.
Bu durum karşısında, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, davalı şirketlerin «defter» ve belgelerinde davacının ortak olarak kayıtlı olduğu, «seçim hakkını» kullanarak HUMK'nun 17/2 ve 9/3. maddeleri uyarınca davasını hakkındaki davanın devrine karar verilen davalı ...’in merkezinin bulunduğu yer itibariyle yetkili İst …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12804 E. 2011/6329 K.
Ortak:tefrik · yetkisizlik kararı · husumet · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaİnşaat....A.Ş. ve ... aleyhine açtığı davanın «pasif husumet» ve «sıfat yokluğundan» reddine, davacının davalı ...Ş. aleyhine açtığı davada ise mahkemenin «yetkisizliğine», dava dilekçesinin HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince «yetki» yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın işbu davalı yönünden «tefriki» ile «görevli» ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.Somut olayda, hakkında «yetkisizlik» kararı verilen davalı ...’in merkezinin dava tarihi itibariyle İstanbul Ticaret Mahkemesi, diğer davalı «şirketin merkezinin» ise Konya Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde kaldığı hususu dosya kapsamıyla sabittir.
O halde, davacı tarafın iddiaları ile davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğunun dikkate alınmadan yazılı şekilde davalılar ... ve Kombassan İnşaat....A.Ş. hakkındaki davaların «husumet» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaİnşaat ve Tarım A.Ş yönünden dosyanın «tefriki» ile davalı şirketin adresinin Konya olduğundan, mahkemenin «yetkisizliğine», talep halinde dosyanın HUMK 17/2. maddesi gereğince Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, diğer davalılar yönünden «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
A.Ş. yönünden «yetkisizlik» kararı, diğer davalılar yönünden ise davanın «husumet» nedeniyle reddine karar vverilmiş ise de, davacı taraf dava dilekçesinde ve yargılama sırasında, davalılar aleyhine açılan davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu ileri sürmüştür.
A.Ş. aleyhine açılan davada verilen «yetkisizlik» kararına yönelik temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · husumet yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davacının davalılardan Kombassan İnşaat ve Tarım AŞ.’nin ortağı olduğu, davanın ortak tarafından ortaklık aleyhine açılmış bir «alacak davası» olduğu, bu nedenle davalı ...
İnşaat ve Tarım A.Ş yönünden dosyanın «tefriki» ile davalı şirketin adresinin Konya olduğundan, mahkemenin «yetkisizliğine», talep halinde dosyanın HUMK 17/2. maddesi gereğince Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, diğer davalılar yönünden «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14240 E. 2011/15611 K.
Ortak:uyuşmazlığın giderilmesi kararı · usul ekonomisi · tefrik · şirket merkezi mahkemesi · kamu düzeni · ortaklık ilişkisi · yetki · yönetim kurulu kararı · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Uyuşmazlığın giderilmesi
İncelediğiniz karardaBu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.Somut olayda, hakkında «yetkisizlik» kararı verilen davalı ...’in merkezinin dava tarihi itibariyle İstanbul Ticaret Mahkemesi, diğer davalı «şirketin merkezinin» ise Konya Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde kaldığı hususu dosya kapsamıyla sabittir.
… na göre, davacı tarafından davalılar Kombassan İnşaat Tarım ve San.İşt.T.A.Ş. ve ...’a yapılmış bir ödemenin olmadığı, davalı ...’in davalı şirketlerin ortağı olup, «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığı, davacı ile davalı ... arasında ise «ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, ortak ile şirket arasındaki davalara HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince şirketin ikametgahındaki mahkemede bakılması gerektiği, bu «yetkinin» «kesin yetki» olduğu, davalı ...Ş.’nin merkezinin bulunduğu yer itibariyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili mahkeme olduğu gerekçesiyle davacının davalı ...
İnşaat....A.Ş. ve ... aleyhine açtığı davanın «pasif husumet» ve «sıfat yokluğundan» reddine, davacının davalı ...Ş. aleyhine açtığı davada ise mahkemenin «yetkisizliğine», dava dilekçesinin HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince «yetki» yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın işbu davalı yönünden «tefriki» ile «görevli» ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş’ye ortak oldukları, 9 yıldan beri «irade fesadına» dayalı «iptal davası» açmadıkları, durumun ortaklık «pay defteri» ile sabit bulunduğu, davacılarca da kabul edildiği, bu şirkete karşı açılan davada HUMK'nun 17. maddesi uyarınca merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, davalı gerçek kişinin davalı şirketlerin «yönetim kurulu» üyesi olduğu, açılan davada doğrudan bir sıfatının bulunmadığı, davalı Holding'in sunulan ortaklık belgesi ile bir ilgisinin olmadığı, ayrı «tüzel kişiliği» bulunduğu gerekçesiyle davalı ... ile Kombassan Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten», diğer davalı hakkındaki davanın mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle reddine, bu davalı yönünden kararın «tefrik» edilerek kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir.
2-Davacılar vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:irade fesadı · hisse devri · pay defteri · iptal davası · tüzel kişilik · e-defter
Benzer bu karardaA.Ş’ye ortak oldukları, 9 yıldan beri «irade fesadına» dayalı «iptal davası» açmadıkları, durumun ortaklık «pay defteri» ile sabit bulunduğu, davacılarca da kabul edildiği, bu şirkete karşı açılan davada HUMK'nun 17. maddesi uyarınca merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, davalı gerçek kişinin davalı şirketlerin «yönetim kurulu» üyesi olduğu, açılan davada doğrudan bir sıfatının bulunmadığı, davalı Holding'in sunulan ortaklık belgesi ile bir ilgisinin olmadığı, ayrı «tüzel kişiliği» bulunduğu gerekçesiyle davalı ... ile Kombassan Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten», diğer davalı hakkındaki davanın mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle reddine, bu davalı yönünden kararın «tefrik» edilerek kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
İnş.Tar.A.Ş.’ne ait ortaklık «pay defteri» fotokopisi esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
2-Davacılar vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11524 E. 2012/2661 K.
Ortak:uyuşmazlığın giderilmesi kararı · usul ekonomisi · tefrik · şahsi sorumluluk · şirket merkezi mahkemesi · kamu düzeni · ortaklık ilişkisi · yetki · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Uyuşmazlığın giderilmesi
İncelediğiniz kararda… na göre, davacı tarafından davalılar Kombassan İnşaat Tarım ve San.İşt.T.A.Ş. ve ...’a yapılmış bir ödemenin olmadığı, davalı ...’in davalı şirketlerin ortağı olup, «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığı, davacı ile davalı ... arasında ise «ortaklık ilişkisinin» bulunduğu, ortak ile şirket arasındaki davalara HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince şirketin ikametgahındaki mahkemede bakılması gerektiği, bu «yetkinin» «kesin yetki» olduğu, davalı ...Ş.’nin merkezinin bulunduğu yer itibariyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili mahkeme olduğu gerekçesiyle davacının davalı ...
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.Somut olayda, hakkında «yetkisizlik» kararı verilen davalı ...’in merkezinin dava tarihi itibariyle İstanbul Ticaret Mahkemesi, diğer davalı «şirketin merkezinin» ise Konya Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde kaldığı hususu dosya kapsamıyla sabittir.
İnşaat....A.Ş. ve ... aleyhine açtığı davanın «pasif husumet» ve «sıfat yokluğundan» reddine, davacının davalı ...Ş. aleyhine açtığı davada ise mahkemenin «yetkisizliğine», dava dilekçesinin HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince «yetki» yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın işbu davalı yönünden «tefriki» ile «görevli» ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… si gerektiği, diğer davalı ... ile ...'in Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş’nin kurucu ortakları, davalı ...'nun ise bu şirketin hissedarı ve «yönetim kurulu» üyesi olduğu, bu kişilerin «şahsi sorumluluklarının» bulunmadığı, diğer davalı Kombassan Holding A.Ş’nin ise grup şirketi olduğu, ortaklık belgesi ile bu davalının ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş ortağı olup bu davalının sicil adresi Konya olduğundan HUMK m.17 uyarınca bu davalı yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine,bu davalı yönünden dosyanın «tefrik» edilerek karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, diğer davalılar hakkında açılan davaların ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkin bulunduğundan mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.
2-Davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.Davacılar vekili, davalı ...’ın «yönetim kurulu» başkanı,diğer gerçek kişi davalıların yönetim kurulu üyesi olduğu diğer davalı şirketlere usulsüz şekilde müvekkilinin ortak kaydedildiğini, bu amaçla kendisinden …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:irade fesadı · hisse devri · pay defteri · ibraz · e-defter
Benzer bu kararda… meleri Ticaret A.Ş’ne para ödendiği, davacıya ortaklık belgesi verildiği, ortaklık belgesi verilmesinden itibaren dava tarihine kadar 8 yıllık süre geçmesine rağmen «irade fesadı» iddiasıyla iptalinin istenmediği, «ibraz» edilen ortaklık «defteri» suretinin incelenmesinden de davacının bu şirketin ortağı olarak göründüğü, keza davalı tarafından da davacının Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticare …
Mahkemece, davalı şirketlerin kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmadan salt davalı Kombassan İnş.Tar.A.Ş.’ye ait ortaklık «pay defteri» fotokopisi esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.Taraflar arasındaki «uyuşmazlığın giderilmesi» davacıların, davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır.
2-Davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.Davacılar vekili, davalı ...’ın «yönetim kurulu» başkanı,diğer gerçek kişi davalıların yönetim kurulu üyesi olduğu diğer davalı şirketlere usulsüz şekilde müvekkilinin ortak kaydedildiğini, bu amaçla kendisinden …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14055 E. 2011/6651 K.
Ortak:tefrik · yetkisizlik kararı · husumet · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaİnşaat....A.Ş. ve ... aleyhine açtığı davanın «pasif husumet» ve «sıfat yokluğundan» reddine, davacının davalı ...Ş. aleyhine açtığı davada ise mahkemenin «yetkisizliğine», dava dilekçesinin HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince «yetki» yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın işbu davalı yönünden «tefriki» ile «görevli» ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.Somut olayda, hakkında «yetkisizlik» kararı verilen davalı ...’in merkezinin dava tarihi itibariyle İstanbul Ticaret Mahkemesi, diğer davalı «şirketin merkezinin» ise Konya Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde kaldığı hususu dosya kapsamıyla sabittir.
O halde, davacı tarafın iddiaları ile davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğunun dikkate alınmadan yazılı şekilde davalılar ... ve Kombassan İnşaat....A.Ş. hakkındaki davaların «husumet» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaİnşaat ve Tarım A.Ş yönünden dosyanın «tefriki» ile davalı şirketin adresinin Konya olduğundan, mahkemenin «yetkisizliğine», talep halinde dosyanın HUMK'nun 17/2. maddesi gereğince Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, diğer davalılar yönünden «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
A.Ş. yönünden «yetkisizlik» kararı, diğer davalılar yönünden ise davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, haklarında husumetten ret kararı verilen davalıların hukuki durumu diğer davalı ...
… ecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği nazara alınmadan, davalı yöneticiler ve davalı ...Ş. yönünden «husumetten» ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · husumet yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davacının davalılardan Kombassan İnşaat ve Tarım A.Ş.’nin ortağı olduğu, davanın ortak tarafından ortaklık aleyhine açılmış bir «alacak davası» olduğu, bu nedenle davalı ...
İnşaat ve Tarım A.Ş yönünden dosyanın «tefriki» ile davalı şirketin adresinin Konya olduğundan, mahkemenin «yetkisizliğine», talep halinde dosyanın HUMK'nun 17/2. maddesi gereğince Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, diğer davalılar yönünden «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14101 E. 2011/6535 K.
Ortak:yetkisizlik kararı · husumet · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaİnşaat....A.Ş. ve ... aleyhine açtığı davanın «pasif husumet» ve «sıfat yokluğundan» reddine, davacının davalı ...Ş. aleyhine açtığı davada ise mahkemenin «yetkisizliğine», dava dilekçesinin HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince «yetki» yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın işbu davalı yönünden «tefriki» ile «görevli» ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.Somut olayda, hakkında «yetkisizlik» kararı verilen davalı ...’in merkezinin dava tarihi itibariyle İstanbul Ticaret Mahkemesi, diğer davalı «şirketin merkezinin» ise Konya Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde kaldığı hususu dosya kapsamıyla sabittir.
O halde, davacı tarafın iddiaları ile davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğunun dikkate alınmadan yazılı şekilde davalılar ... ve Kombassan İnşaat....A.Ş. hakkındaki davaların «husumet» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… t A.Ş ortağı olduğunun kabul edildiği, ortak tarafından ortaklık aleyhine açıldığı, HUMK 17. madde uyarınca şirket sicil adresinin Konya olduğu gerekçesiyle davanın «yetkisizlik» nedeniyle reddine, davacının diğer davalı ...Ş.’nin ortağı olmadığı, diğer davalılar ile davacı arasında sorumluluk gerektirir hukuki ilişki olmadığı gerekçesiyle Kombassan Holding A.Ş. ve ... hakkındaki davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
A.Ş. yönünden «yetkisizlik» kararı, diğer davalılar yönünden ise davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, davacı taraf dava dilekçesinde ve yargılama sırasında, davalılar aleyhine açılan davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu ileri sürmüştür.
A.Ş. aleyhine açılan davada verilen «yetkisizlik» kararına yönelik temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4822 E. , 2011/3658 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/12/2008 tarih ve 2007/557-2008/696 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.03.2011 gününde davacı avukatı .... geldi, davalılar tebligata duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketlerin de içinde bulunduğu Kombassan Grubu tarafından başta Almanya olmak üzere birçok ülkede yüksek faiz garantisi ve paraların her istendiği an geri çekilebileceği vaadiyle mevduat toplandığını, müvekkilinden de bu şekilde tahsilat yapıldığını, müvekkili parasını almak istediğinde ise ödemede bulunulmadığını, davalıların yasal düzenlemelere aykırı şekilde topladıkları paralar karşılığı verilen makbuzların geri alınarak yerine ortaklık belgelerinin verildiğini, yatırılan paranın istenildiği zaman geri alınabildiği ve bunun taahhüt edildiği bir ilişkinin ortaklık ilişkisi olarak kabulünün mümkün olmadığını, davalı yönetici ...’ın da diğer davalı şirketlerle birlikte müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketlerde hukuka uygun surette kurulmuş bir ortaklığının bulunmadığının tespitini, yapılacak bu tespit neticesinde müvekkilinden yüksek faiz garantisi verilerek tahsil edilen 62.600 DM karşılığı 57.600,00 YTL’nin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ve faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden Kombassan İnş.Tarım A.Ş. ve ... aleyhine açılan davada yetkili mahkemenin HUMK’nun 17 ve 9. maddeleri uyarınca Konya Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da davacı ile müvekkili Holding arasında ortaklık ilişkisinin bulunduğunu, bu nedenle olayda uygulanması gereken TTK’nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca hisse bedellerinin davacıya iadesinin mümkün olmadığını, davacı ile müvekkillerinden Kombassan İnşaat A.Ş. ile ... arasında herhangi bir hukuki ilişki mevcut olmadığından bu davalılar hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalılar Kombassan İnşaat Tarım ve San.İşt.T.A.Ş. ve ...’a yapılmış bir ödemenin olmadığı, davalı ...’in davalı şirketlerin ortağı olup, şahsi sorumluluğunun bulunmadığı, davacı ile davalı ... arasında ise ortaklık ilişkisinin bulunduğu, ortak ile şirket arasındaki davalara HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince şirketin ikametgahındaki mahkemede bakılması gerektiği, bu yetkinin kesin yetki olduğu, davalı ...Ş.’nin merkezinin bulunduğu yer itibariyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili mahkeme olduğu gerekçesiyle davacının davalı ... İnşaat....A.Ş. ve ... aleyhine açtığı davanın pasif husumet ve sıfat yokluğundan reddine, davacının davalı ...Ş.
aleyhine açtığı davada ise mahkemenin yetkisizliğine, dava dilekçesinin HUMK’nun 17 nci maddesi gereğince yetki yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın işbu davalı yönünden tefriki ile görevli ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ortak olunmadığının tespiti ile davalılara ödenen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi davacının davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır.
Mahkemece, doğru olarak belirlendiği üzere HUMK’nun 17. maddesinin 2. cümlesi uyarınca şirketlerin kendi işlerine müteallik olmak üzere ortağı aleyhine veya ortağın bu sıfatla diğerine veya şirkete karşı açacağı davalarda şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu yetki kuralı kesin olup, kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.Somut olayda, hakkında yetkisizlik kararı verilen davalı ...’in merkezinin dava tarihi itibariyle İstanbul Ticaret Mahkemesi, diğer davalı şirketin merkezinin ise Konya Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde kaldığı hususu dosya kapsamıyla sabittir.
Davacı, davalıların birlikte hareket ederek usulsüz şekilde para tahsil ettiklerini, davalı gerçek kişinin davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olduğunu ileri sürmüştür.Gerçekten de HUMK’nun 45/3. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır.Özellikle doğru sonuca çabuk ulaşmak ve usul ekonomisi bakımından bağlantılı davaların birlikte bakılması önem arz etmektedir. O halde, davacı tarafın iddiaları ile davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğunun dikkate alınmadan yazılı şekilde davalılar ... ve Kombassan İnşaat....A.Ş.
hakkındaki davaların husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durum karşısında, davalar arasındaki hukuki ve fiili irtibat, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dayanılan maddi vakıalar ve iddianın niteliğine göre davacının HUMK’nun 17 ve 9/3. maddeleri uyarınca seçim hakkını kullanarak davasını ortak olarak kayıtlı olduğu, dava tarihi itibariyle davalı ...’in merkezinin bulunduğu yer itibariyle yetkili İstanbul Ticaret Mahkemesi’nde açtığı, diğer davalılar bakımından davanın kendi mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amaçlı olarak açıldığının savunulup, kanıtlanmadığı, yargılama sırasında da davalı ... merkezinin bulunduğu yeri kapsar şekilde Bakırköy Ticaret Mahkemesinin kurulduğu dikkate alınıp, tüm davalılar bakımından dava dosyasının Bakırköy Ticaret Mahkemesine devrine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan kabul şekline göre de davalı ...Ş. hakkında açılan davada yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de dava tarihi itibariyle davanın açıldığı mahkeme yetkili olup, Bakırköy Ticaret Mahkemesi dava açıldıktan sonra faaliyete geçmiş, bu husus mahkemenin gerekçesinde de belirtilmiştir.Buna göre mahkemece, dosyanın yeni mahkeme kurulması nedeniyle tüm davalılar yönünden yeni kurulan mahkemeye devrine ve gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018247000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz