6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Uyuşmazlığın giderilmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14240 E. 2011/15611 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlığın giderilmesi kararı hukuki ve fiili irtibat irade fesadı usul ekonomisi tefrik şirket merkezi mahkemesi hisse devri pay defteri kamu düzeni iptal davası tüzel kişilik ortaklık ilişkisi yetki yönetim kurulu kararı yetkisizlik kararı kesin hüküm husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 17HUMK 45 · SPK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacıların Kombassan İnşaat Tar. ve San. Tic. A.Ş’ye ortak oldukları, 9 yıldan beri irade fesadına dayalı iptal davası açmadıkları, durumun ortaklık pay defteri ile sabit bulunduğu, davacılarca da kabul edildiği, bu şirkete karşı açılan davada HUMK'nun 17. maddesi uyarınca merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, davalı gerçek kişinin davalı şirketlerin yönetim kurulu üyesi olduğu, açılan davada doğrudan bir sıfatının bulunmadığı, davalı Holding'in sunulan ortaklık belgesi ile bir ilgisinin olmadığı, ayrı tüzel kişiliği bulunduğu gerekçesiyle davalı ... ile Kombassan Holding A.Ş. hakkındaki davanın husumetten, diğer davalı hakkındaki davanın mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine, bu davalı yönünden kararın tefrik edilerek kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin davalılardan Kombassan İnş.Tar.A.Ş. bakımından verilen yetkisizlik kararına yönelik temyiz itirazının reddi ile bu davalıya yönelik olarak tesis edilen kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

2-Davacılar vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketlerin hisse devri yapamayacaklarının ve ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.

Davacılar vekili, davalı ...’ın yönetim kurulu başkanı olduğu diğer davalı şirketlere usulsüz şekilde müvekkilinin ortak kaydedildiğini, bu amaçla kendisinden para tahsil edildiğini, davalı ve diğer yöneticiler hakkında ceza davaları açıldığını ileri sürerek, ödemiş olduğu paranın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, davacıların salt Kombassan İnş.Tar.A.Ş’nin ortağı olduğunu, ortak olma amacıyla yapılan ödemenin iade edilemeyeceğini ve diğer müvekkiline husumet düşmeyeceğini savunmuştur.

Davalı şirketlerin kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmadan, salt davalı ... İnş.Tar.A.Ş.’ne ait ortaklık pay defteri fotokopisi esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi, davacıların, davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır.

Mahkemece doğru olarak belirlendiği üzere, HUMK'nun 17. maddesinin 2. cümlesi uyarınca şirketlerin kendi işlerine müteallik olmak üzere ortağı aleyhine veya ortağın bu sıfatla diğerine veya şirkete karşı açacağı davalarda şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu yetki kuralı kesin olup, kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır. Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.

Öte yandan, davacılar vekili, davalıların birlikte hareket ederek usulsüz şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini, hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilen davalı gerçek kişinin davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olduğunu ileri sürmüştür. Gerçekten de HUMK’nun 45/3. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır. Özellikle doğru sonuca çabuk ulaşmak ve usul ekonomisi bakımından bağlantılı davaların birlikte bakılması önem arz etmektedir.

Bu durum karşısında mahkemece, davacı tarafın iddiaları ile davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği nazara alınarak, tüm davalılar hakkında yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, davalı ... ve davalı ... Holding A.Ş. yönünden husumet nedeniyle ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Uyuşmazlığın giderilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6747 E. 2012/6885 K.

    Ortak: · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Uyuşmazlığın giderilmesi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Uyuşmazlığın giderilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11524 E. 2012/2661 K.

    Ortak: · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Uyuşmazlığın giderilmesi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Uyuşmazlığın giderilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4978 E. 2011/4000 K.

    Ortak: · dava şartı · Uyuşmazlığın giderilmesi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13083 E. 2011/6541 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Uyuşmazlığın giderilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4822 E. 2011/3658 K.

    Ortak: · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Uyuşmazlığın giderilmesi

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11934 E. 2010/6600 K.

    Ortak: · dava şartı · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14552 E. 2012/17637 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/14240 E.  ,  2011/15611 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.06.2009 tarih ve 2008/1018 - 2009/353 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.11.2011 gününde taraf vekilleri tebligata rağmen gelmediklerinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinden yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile para tahsil edildiğini, müvekkillerine yatırdıkları para karşılığı verilen makbuzların daha sonra geri alınarak yerine “Ortaklık Durum Belgesi, Ortaklık ve Hisse Senedi Takip Formu” ibareli belge verildiğini, bir süre sonra da bu paranın geri ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK'na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiklerini, davalı ... ve dava dışı diğer yöneticilerin cürüm işlemek amacıyla çete oluşturmak suçundan yargılandıklarını, şirket defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını ileri sürerek, müvekkillerinin davalı şirketlerle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, şimdilik 109.350 DM karşılığı 113.737,24 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacıların Kombassan İnşaat Tar. ve San. Tic. A.Ş’ye ortak oldukları, 9 yıldan beri irade fesadına dayalı iptal davası açmadıkları, durumun ortaklık pay defteri ile sabit bulunduğu, davacılarca da kabul edildiği, bu şirkete karşı açılan davada HUMK'nun 17. maddesi uyarınca merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, davalı gerçek kişinin davalı şirketlerin yönetim kurulu üyesi olduğu, açılan davada doğrudan bir sıfatının bulunmadığı, davalı Holding'in sunulan ortaklık belgesi ile bir ilgisinin olmadığı, ayrı tüzel kişiliği bulunduğu gerekçesiyle davalı ... ile Kombassan Holding A.Ş. hakkındaki davanın husumetten, diğer davalı hakkındaki davanın mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine, bu davalı yönünden kararın tefrik edilerek kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin davalılardan Kombassan İnş.Tar.A.Ş. bakımından verilen yetkisizlik kararına yönelik temyiz itirazının reddi ile bu davalıya yönelik olarak tesis edilen kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

2-Davacılar vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketlerin hisse devri yapamayacaklarının ve ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.

Davacılar vekili, davalı ...’ın yönetim kurulu başkanı olduğu diğer davalı şirketlere usulsüz şekilde müvekkilinin ortak kaydedildiğini, bu amaçla kendisinden para tahsil edildiğini, davalı ve diğer yöneticiler hakkında ceza davaları açıldığını ileri sürerek, ödemiş olduğu paranın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, davacıların salt Kombassan İnş.Tar.A.Ş’nin ortağı olduğunu, ortak olma amacıyla yapılan ödemenin iade edilemeyeceğini ve diğer müvekkiline husumet düşmeyeceğini savunmuştur.

Davalı şirketlerin kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmadan, salt davalı ... İnş.Tar.A.Ş.’ne ait ortaklık pay defteri fotokopisi esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi, davacıların, davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır.

Mahkemece doğru olarak belirlendiği üzere, HUMK'nun 17. maddesinin 2. cümlesi uyarınca şirketlerin kendi işlerine müteallik olmak üzere ortağı aleyhine veya ortağın bu sıfatla diğerine veya şirkete karşı açacağı davalarda şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu yetki kuralı kesin olup, kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır. Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.

Öte yandan, davacılar vekili, davalıların birlikte hareket ederek usulsüz şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini, hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilen davalı gerçek kişinin davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olduğunu ileri sürmüştür. Gerçekten de HUMK’nun 45/3. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır. Özellikle doğru sonuca çabuk ulaşmak ve usul ekonomisi bakımından bağlantılı davaların birlikte bakılması önem arz etmektedir.

Bu durum karşısında mahkemece, davacı tarafın iddiaları ile davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği nazara alınarak, tüm davalılar hakkında yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, davalı ... ve davalı ... Holding A.Ş. yönünden husumet nedeniyle ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davalı ... İnş.Tar.A.Ş.’ne yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu davalı hakkında verilen yetkisizlik kararının ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, davacılar vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 22.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034269900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.