Uyuşmazlığın giderilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3382 E. 2014/10013 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 166↗ uyuşmazlığın giderilmesi kararı↗ hukuki ve fiili irtibat↗ davaların birleştirilmesi↗ usul ekonomisi↗ bekletici mesele↗ tefrik↗ ticari defter kayıtları↗ hisse devri↗ ortaklık ilişkisi↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ yönetim kurulu kararı↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, 12/06/2009 tarihli oturumda davalılar K.. İnşaat Tarım San. ve Tic. A.Ş. ile H.. B.. hakkındaki davanın tefrikine karar verildiği, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davacının davalı şirkete ortak olmadığı, davalı şirket ile arasında herhangi bir hukuki ilişkinin olduğunun tespit edilemediği, davacı vekilinin de davalı şirkete para ödediklerine dair herhangi bir makbuz sunmadığı, her ne kadar ortaklık durum belgesi sunmuş ise de bu belgede davalı şirketin kaşesinin ve imzasının bulunmadığı, ortaklık durum belgesinin para ödendiğine dair makbuz niteliğinin olmadığı, davacının davalı şirkete para ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirketlerin hisse devri yapamayacaklarının ve ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesi istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı H.. B..’ın yönetim kurulu başkanı olduğu diğer davalı şirketlere ortak kaydedilmesi amacıyla müvekkilinden usulsüz şekilde para toplandığını, davalı ve diğer yöneticiler hakkında ceza davaları açıldığını ileri sürerek, ödemiş olduğu paranın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, davacının müvekkili K..İnşaat A.Ş.'ye ortak olduğunu, ortak olma amacıyla yapılan ödemenin iade edilemeyeceğini ve diğer müvekkillerine husumet düşmeyeceğini savunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi, davacının davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır.
Davacı vekili, davalıların birlikte hareket ederek usulsüz şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini, davalı gerçek kişinin de davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olduğunu ileri sürmüştür. HUMK.’nın 45/3. (HMK.'nın 166.) maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya birisi hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde davalar arasında bağlantı var sayılır. Özellikle doğru sonuca çabuk ulaşmak ve usul ekonomisi açısından bağlantılı davaların birlikte bakılması önem arz etmektedir. Somut uyuşmazlıkta da tarafların iddia ve savunmaları birlikte gözetildiğinde, davalar arasında hukuki ve fiili irtibatın bulunduğu, birisi hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu, özellikle davacının K.. İnşaat A.Ş.'ye ortaklığının gerçekleşmediği sonucuna varılması halinde, K.. A...'nin ve diğer davalı H.. B..'ın sorumluluğunun gündeme gelebileceği, dolayısıyla işbu davanın tüm davalılar yönünden birlikte görülmesi gerekir.
Bu durum karşısında mahkemece, işbu davanın tefrik kararı verilen davalarla birleştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde diğer davanın sonucunun bekletici mesele yapılarak o davanın sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tefrik kararı verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4978 E. 2011/4000 K.
Ortak:uyuşmazlığın giderilmesi kararı · usul ekonomisi · tefrik · hisse devri · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · husumet · e-defter · dava şartı · Uyuşmazlığın giderilmesi
İncelediğiniz karardaB.. hakkındaki davanın «tefrikine» karar verildiği, davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtları üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemesine» göre davacının davalı şirkete ortak olmadığı, davalı şirket ile arasında herhangi bir hukuki ilişkinin olduğunun tespit edilemediği, davacı vekilinin de davalı şir …
1- Dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesi istemlerine ilişkindir.
B..’ın «yönetim kurulu» başkanı olduğu diğer davalı şirketlere ortak kaydedilmesi amacıyla müvekkilinden usulsüz şekilde para toplandığını, davalı ve diğer yöneticiler hakkında ceza davaları açıldığını ileri sürerek, ödemiş olduğu paranın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davacı ile davalı şirketler arasında «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile ödenen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olduğu, dolayısıyla HUMK 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalı Kombassan Holding A.Ş. yönünden HSYK.’nun 19/07/2007 tarihli kararı ile davanın yeni açılan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı «yetki» alanında bulunduğundan dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine devrine, diğer davalılar yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın «tefriki» ile karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...’ın «yönetim kurulu» başkanı olduğu diğer davalı şirketlere usulsüz şekilde ortak kaydedildiğini, bu amaçla kendisinden para tahsil edildiğini, davalı ve diğer yöneticiler hakkında ceza davaları açıldığını ileri sürerek, ödemiş olduğu paranın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket merkezi mahkemesi · kamu düzeni · istirdat · yetki · yetkisizlik kararı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davacı ile davalı şirketler arasında «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile ödenen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olduğu, dolayısıyla HUMK 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalı Kombassan Holding A.Ş. yönünden HSYK.’nun 19/07/2007 tarihli kararı ile davanın yeni açılan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı «yetki» alanında bulunduğundan dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine devrine, diğer davalılar yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın «tefriki» ile karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.
Mahkemece doğru olarak belirlendiği üzere, HUMK.’nun 17. maddesinin 2. cümlesi uyarınca şirketlerin kendi işlerine müteallik olmak üzere ortağı aleyhine veya ortağın bu sıfatla diğerine veya şirkete karşı açacağı davalarda «şirketin merkezinin» bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6747 E. 2012/6885 K.
Ortak:uyuşmazlığın giderilmesi kararı · usul ekonomisi · tefrik · hisse devri · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · husumet · e-defter · dava şartı · Uyuşmazlığın giderilmesi
İncelediğiniz karardaB.. hakkındaki davanın «tefrikine» karar verildiği, davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtları üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemesine» göre davacının davalı şirkete ortak olmadığı, davalı şirket ile arasında herhangi bir hukuki ilişkinin olduğunun tespit edilemediği, davacı vekilinin de davalı şir …
1- Dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesi istemlerine ilişkindir.
B..’ın «yönetim kurulu» başkanı olduğu diğer davalı şirketlere ortak kaydedilmesi amacıyla müvekkilinden usulsüz şekilde para toplandığını, davalı ve diğer yöneticiler hakkında ceza davaları açıldığını ileri sürerek, ödemiş olduğu paranın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ibraz» edilen ortaklık «defteri» suretinin incelenmesinden davacının Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş.’nin ortağı olarak göründüğü, bu şirketin sicil adresinin Konya’da bulunduğu, bu durumda davanın HUMK’nun 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesinin gerektiği, diğer davalı ...’ın Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri A.Ş.’nin kurucu ortağı olup, şirketin işlemlerinden dolayı «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...hakkındaki davanın «yetkisizlik» nedeniyle reddine, bu davalı yönünden dosyanın «tefrik» edilerek karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, diğer davalılar ...ile ... hakkında açılan davaların ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
2-Davacılar vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketlerin «hisse devri» yapamayacaklarının ve «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.Davacılar vekili, davalı ...’ın «yönetim kurulu» başkanı olduğu diğer davalı şirketlere usulsüz şekilde müvekkilinin ortak kaydedildiğini, bu amaçla kendisinden para tahsil edildiğini, davalı ve diğer yöneticiler …
İnş.Tar.A.Ş.’ye ait ortaklık «pay defteri» fotokopisi esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.Taraflar arasındaki «uyuşmazlığın giderilmesi» davacıların, davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · şirket merkezi mahkemesi · pay defteri · kamu düzeni · yetki · yetkisizlik kararı · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ibraz» edilen ortaklık «defteri» suretinin incelenmesinden davacının Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş.’nin ortağı olarak göründüğü, bu şirketin sicil adresinin Konya’da bulunduğu, bu durumda davanın HUMK’nun 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesinin gerektiği, diğer davalı ...’ın Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri A.Ş.’nin kurucu ortağı olup, şirketin işlemlerinden dolayı «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...hakkındaki davanın «yetkisizlik» nedeniyle reddine, bu davalı yönünden dosyanın «tefrik» edilerek karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, diğer davalılar ...ile ... hakkında açılan davaların ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu «yetki» kuralı «kesin» olup, «kamu düzenine» ilişkin bulunduğundan mahkemece kendiliğinden dikkate alınacaktır.Ayrıca, anılan Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı yer mahkemesinde açılabilecektir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin davalılardan Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşt.A.Ş. bakımından verilen «yetkisizlik» kararına yönelik temyiz itirazının reddi ile bu davalıya yönelik olarak tesis edilen kararın onanması gerekmiştir.
İnş.Tar.A.Ş.’ye ait ortaklık «pay defteri» fotokopisi esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.Taraflar arasındaki «uyuşmazlığın giderilmesi» davacıların, davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4793 E. 2022/2491 K.
Ortak:tefrik
İncelediğiniz karardaB.. hakkındaki davanın «tefrikine» karar verildiği, davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtları üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemesine» göre davacının davalı şirkete ortak olmadığı, davalı şirket ile arasında herhangi bir hukuki ilişkinin olduğunun tespit edilemediği, davacı vekilinin de davalı şir …
Bu durum karşısında mahkemece, işbu davanın «tefrik» kararı verilen «davalarla birleştirilmesi», bunun mümkün olmaması halinde diğer davanın sonucunun «bekletici mesele» yapılarak o davanın sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tefrik kararı verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı ... «mirasçıları» bakımından davanın «tefriki» ile ayrı bir esasa «kaydına», diğer davalılar bakımından ise davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı ve bir kısım davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı ... «mirasçıları» bakımından davanın «tefriki» ile ayrı bir esasa «kaydına», diğer davalılar bakımından ise davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı ve bir kısım davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7933 E. 2016/4763 K.
Ortak:tefrik
İncelediğiniz karardaB.. hakkındaki davanın «tefrikine» karar verildiği, davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtları üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemesine» göre davacının davalı şirkete ortak olmadığı, davalı şirket ile arasında herhangi bir hukuki ilişkinin olduğunun tespit edilemediği, davacı vekilinin de davalı şir …
Bu durum karşısında mahkemece, işbu davanın «tefrik» kararı verilen «davalarla birleştirilmesi», bunun mümkün olmaması halinde diğer davanın sonucunun «bekletici mesele» yapılarak o davanın sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tefrik kararı verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİnşaat 'ye karşı açılan davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine, davalı ...aleyhine açılan davanın bu dosyadan «tefriki» ile mahkemenin ayrı bir esasına «kaydına», yargılamanın yeni esas üzerinden yürütülmesine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy kaydı · zamanaşımı
Benzer bu karardaİnşaat 'ye karşı açılan davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine, davalı ...aleyhine açılan davanın bu dosyadan «tefriki» ile mahkemenin ayrı bir esasına «kaydına», yargılamanın yeni esas üzerinden yürütülmesine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3382 E. , 2014/10013 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/10/2012
NUMARASI 2011/800-2012/462
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/10/2012 tarih ve 2011/800-2012/462 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.05.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar tarafından yurtdışında çalışan müvekkillinden istediği an parasını geri alabileceği ve yüksek oranda kar verileceği taahhüdünde bulunularak 31.300 DM (16.003,43) EURO karşılığı 32.813,43 TL para alındığını, davalılar tarafından müvekkiline önce para yatırma makbuzunun daha sonra bunun geri alınarak 22/04/2000 tarihi itibariyle parasının şirketteki işleyişini gösteren ortaklık durum belgesi adlı belgenin verildiğini, aynı yöntemle binlerce gurbetçiden nakit para toplandığını, müvekkilinin parasını geri çekmek istediğinde hiçbir sonuç alamadığını ileri sürerek, 31.300 DM (16.003,43) Euro karşılığı 32.813,43 TL'nin avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, 12/06/2009 tarihli oturumda davalılar K.. İnşaat Tarım San. ve Tic. A.Ş. ile H.. B.. hakkındaki davanın tefrikine karar verildiği, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davacının davalı şirkete ortak olmadığı, davalı şirket ile arasında herhangi bir hukuki ilişkinin olduğunun tespit edilemediği, davacı vekilinin de davalı şirkete para ödediklerine dair herhangi bir makbuz sunmadığı, her ne kadar ortaklık durum belgesi sunmuş ise de bu belgede davalı şirketin kaşesinin ve imzasının bulunmadığı, ortaklık durum belgesinin para ödendiğine dair makbuz niteliğinin olmadığı, davacının davalı şirkete para ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirketlerin hisse devri yapamayacaklarının ve ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın iadesi istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı H.. B..’ın yönetim kurulu başkanı olduğu diğer davalı şirketlere ortak kaydedilmesi amacıyla müvekkilinden usulsüz şekilde para toplandığını, davalı ve diğer yöneticiler hakkında ceza davaları açıldığını ileri sürerek, ödemiş olduğu paranın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, davacının müvekkili K..İnşaat A.Ş.'ye ortak olduğunu, ortak olma amacıyla yapılan ödemenin iade edilemeyeceğini ve diğer müvekkillerine husumet düşmeyeceğini savunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi, davacının davalı şirketlere gerçekten ortak olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır.
Davacı vekili, davalıların birlikte hareket ederek usulsüz şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini, davalı gerçek kişinin de davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olduğunu ileri sürmüştür. HUMK.’nın 45/3. (HMK.'nın 166.) maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya birisi hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde davalar arasında bağlantı var sayılır. Özellikle doğru sonuca çabuk ulaşmak ve usul ekonomisi açısından bağlantılı davaların birlikte bakılması önem arz etmektedir. Somut uyuşmazlıkta da tarafların iddia ve savunmaları birlikte gözetildiğinde, davalar arasında hukuki ve fiili irtibatın bulunduğu, birisi hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu, özellikle davacının K..
İnşaat A.Ş.'ye ortaklığının gerçekleşmediği sonucuna varılması halinde, K.. A...'nin ve diğer davalı H.. B..'ın sorumluluğunun gündeme gelebileceği, dolayısıyla işbu davanın tüm davalılar yönünden birlikte görülmesi gerekir.
Bu durum karşısında mahkemece, işbu davanın tefrik kararı verilen davalarla birleştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde diğer davanın sonucunun bekletici mesele yapılarak o davanın sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tefrik kararı verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102195100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz