Temel borç ilişkisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14849 E. 2011/2911 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temel borç ilişkisi↗ çek ile ödeme↗ müracaat hakkı↗ takip talebi↗ yazılı delil başlangıcı↗ delil başlangıcı↗ ciranta↗ itirazın iptali davası↗ yazılı delil↗ kötüniyet tazminatı↗ bedelsizlik↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ iptal davası↗ çek↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, keşideci olan davalının çekteki imzasına yönelik inkarda bulunmadığı, çekin kayıp olduğu yada bedelsiz olduğunun ileri sürülmediği, yazılı bir belge olan çekten ve altındaki imzasından davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.700,00 TL'nın dava tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline ve 1.480,00 TL icra-inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde alacağın tahsilini istemesinin yanında icra inkar tazminatına karar verilmesini de talep etmiş, mahkemece de hem alacağın tahsiline hem de icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Oysa İİK’nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davası ile alacağın tahsili davaları, nitelikleri ve sonuçları itibarı ile birbirinden farklı dava türleridir. Zira, ilk dava türü tamamen icra takibine dayalı olarak, takip edilen alacağın İİK’nun 67. maddesi hükmü çerçevesinde ve takip talebine bağlı olarak sonuçlandırılması ve buna bağlı olarak icra inkar veya kötüniyet tazminatı ile tarafların sorumlu tutulabilmeleri sonucunu doğururken, tahsil davası sadece alacaklının genel hükümlere göre alacağını bir ilama bağlatarak ve o ilam çerçevesinde alacağına kavuşma imkanını sağlayan bir dava türüdür.
Bu durumda, her iki dava türü birlikte yürütülemeyeceğine göre, mahkemece HUMK’nun 179/3 ve 75/2. maddeleri uyarınca, davacı tarafa, davasını istek sonucunu teşkil eden, icra takibine vaki itirazın iptali veya alacağın tahsili davalarından birine hasrettirilerek, tercihine göre davaya devam edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca; TTK’nun 720. maddesine göre hamil, süresinde ödeme için bankaya ibraz ettiği takdirde ödenmeyen çek bedelini keşideci ve cirantalardan isteyebilir. Somut olayda çekin süresi içinde bankaya ibraz edilmediği sabittir. O halde takip dayanağı olan çek’in bir ödeme aracı olması nedeniyle süresinde ibraz edilmemesi sonucunda kambiyo hukukuna ilişkin niteliklerini kaybettiği, sadece yazılı delil başlangıcı niteliği taşıdığı açıktır. Bu durumda çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına dava yoluyla kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır. Hamil ya doğrudan temel borç ilişkisine dayanarak bir tahsil davası açacak yada TTK'nun 730/14.bendi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken ve aynı Yasa’nın 644.maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluna başvuracaktır. Türk Ticaret Kanununun 644/1. Maddesine göre zamanaşımı veya kanuni muamelelerin yapılmaması nedeniyle poliçedeki hakkı düşmüş olanların bu davayı açacağı hükme bağlanmıştır. Yine aynı maddenin son fıkrası cirantaya karşı böyle bir davanın açılamayacağını belirtmiştir.
Oysa davacı, dava dilekçesinde davasını temel ilişkiye mi yoksa sebepsiz zenginleşme hükümlerine mi dayandırdığını açıklamadığı gibi mahkemenin kabul gerekçesi de açıklanan yasal düzenlemeye göre yerinde değildir.
Bu durumda mahkemece, davacının dava dilekçesinin yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan ilkeler doğrultusunda açıklatılması ve sonucuna göre yapılacak incelemeye göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4995 E. 2010/1474 K.
Ortak:müracaat hakkı · ciranta · itirazın iptali davası · hamil · sebepsiz zenginleşme · iptal davası · çek · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaAyrıca; TTK’nun 720. maddesine göre «hamil», süresinde ödeme için bankaya «ibraz» ettiği takdirde ödenmeyen «çek» bedelini «keşideci» ve «cirantalardan» isteyebilir.
Oysa İİK’nun 67. maddesine dayalı «itirazın iptali davası» ile alacağın tahsili davaları, nitelikleri ve sonuçları itibarı ile birbirinden farklı dava türleridir.
Bu durumda çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına dava yoluyla kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, çekin «zamanaşımına» uğradıktan sonra icra takibine konu yapıldığı, T.T.K.nun 644 maddesine göre açılacak «sebepsiz zenginleşme» davasının «cirantaya» karşı açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, «çek»'e dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına dava yoluyla kavuşabilmesi için ya doğrudan temel ilişkiye dayanarak bir tahsil davası, ya da T.T.K.nun 730/14. bendi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken ve aynı yasanın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluna başvurması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalının davacı ile dava dışı kooperatif arasında yapılan sözleşmede şahsi «kefaletinin» olmadığı, sözleşmeye geçmemekle beraber «teminat» amaçlı verilen çekte davalının «ciranta» olduğu, çekin «zamanaşımına» uğradıktan sonra icra takibine konu edilmesi nedeniyle TTK.nun 644/2 maddesi uyarınca ciranta konumunda bulunan davalıya karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle, dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilamsız icra takibi · cy/cy şerhi · ciro · kefalet · teminat · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalının davacı ile dava dışı kooperatif arasında yapılan sözleşmede şahsi «kefaletinin» olmadığı, sözleşmeye geçmemekle beraber «teminat» amaçlı verilen çekte davalının «ciranta» olduğu, çekin «zamanaşımına» uğradıktan sonra icra takibine konu edilmesi nedeniyle TTK.nun 644/2 maddesi uyarınca ciranta konumunda bulunan davalıya karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle, dav …
Davacı ile dava dışı kooperatif arasında 01.05.2001 tarihinde kooperatif üyelerine bedeli kooperatif tarafından karşılanmak üzere akaryakıt satımı konusunda sözleşme düzenlendiği, sözleşmeyi kooperatif adına imzalayan «temsilcilerden» birinin davalı olduğu ve davaya konu çekin davalı tarafından kooperatif adına doldurulup şahsen «ciro» edilerek davacıya verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davaya konu «çek», zamanında bankaya «ibraz» edilip, karşılığı bulunmadığının çek arkasına «şerh» edilmesinin ardından «zamanaşımı» süresinden sonra «ilamsız icra takibi» yapılmıştır.
Dava, «teminat» olarak verildiği iddia edilen «çek»'e dayalı alacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6444 E. 2010/12375 K.
Ortak:temel borç ilişkisi · müracaat hakkı · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaAyrıca; TTK’nun 720. maddesine göre «hamil», süresinde ödeme için bankaya «ibraz» ettiği takdirde ödenmeyen «çek» bedelini «keşideci» ve «cirantalardan» isteyebilir.
O halde takip dayanağı olan «çek»’in bir ödeme aracı olması nedeniyle süresinde «ibraz» edilmemesi sonucunda kambiyo hukukuna ilişkin niteliklerini kaybettiği, sadece «yazılı delil başlangıcı» niteliği taşıdığı açıktır.
Bu durumda çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına dava yoluyla kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Benzer bu karardaÇeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına dava yolu ile kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Davaya konu somut olayda, davacı çekin «hamili» olduğunu, «keşideci» olan davalı ile aralarında «temel ilişki» bulunmadığını belirterek, TTK’nun anılan 644 ncü maddesi uyarınca istemde bulunmuştur.
Dava, süresi içinde «ibraz» edilmeyen çekten dolayı TTK’nun 730/14 ncü maddesi yollaması ile aynı Kanun’un 644 ncü maddesi uyarınca açılan alacak davasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temel ilişki
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borçlusu olan dava dışı şahsın çekte cirosunun olmadığı, aralarındaki «temel ilişkinin» de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu somut olayda, davacı çekin «hamili» olduğunu, «keşideci» olan davalı ile aralarında «temel ilişki» bulunmadığını belirterek, TTK’nun anılan 644 ncü maddesi uyarınca istemde bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8859 E. 2015/9970 K.
Ortak:müracaat hakkı · ciranta · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci
İncelediğiniz karardaAyrıca; TTK’nun 720. maddesine göre «hamil», süresinde ödeme için bankaya «ibraz» ettiği takdirde ödenmeyen «çek» bedelini «keşideci» ve «cirantalardan» isteyebilir.
Bu durumda çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına dava yoluyla kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «keşideci» olan davalının çekteki imzasına yönelik inkarda bulunmadığı, çekin kayıp olduğu yada «bedelsiz» olduğunun ileri sürülmediği, yazılı bir belge olan çekten ve altındaki imzasından davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.700,00 TL'nın dava tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline ve 1.480,00 TL «icra-inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı alacaklının çeke dayalı «müracaat hakkının» düşmüş olması nedeniyle tercih hakkını kullanarak eski TTK'nın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluna başvurduğu, bu davanın «cirantaya» karşı açılmasının mümkün olmadığı, «keşideci» davalı M..
6762 sayılı TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, «keşideciye» karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Hamil, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı olarak «keşideci» aleyhine ya da temel ilişkiye dayalı olarak «cirantası» aleyhine «alacak davası» açabilir.Davalı keşideci hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:meşru hamil · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · kambiyo senedi · pasif husumet · alacak davası · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaB.. aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
6762 sayılı TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, «keşideciye» karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Hamil, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı olarak «keşideci» aleyhine ya da temel ilişkiye dayalı olarak «cirantası» aleyhine «alacak davası» açabilir.Davalı keşideci hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmıştır.
Davacı, icra takip dosyasının işlemsiz bırakılması nedeniyle çeke dayalı takip hakkının düştüğünü ileri sürerek TTK'nın 644. maddesine dayalı «alacak davası» açmıştır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13366 E. 2012/20132 K.
Ortak:hamil · keşideci · çek · ibraz · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAyrıca; TTK’nun 720. maddesine göre «hamil», süresinde ödeme için bankaya «ibraz» ettiği takdirde ödenmeyen «çek» bedelini «keşideci» ve «cirantalardan» isteyebilir.
O halde takip dayanağı olan «çek»’in bir ödeme aracı olması nedeniyle süresinde «ibraz» edilmemesi sonucunda kambiyo hukukuna ilişkin niteliklerini kaybettiği, sadece «yazılı delil başlangıcı» niteliği taşıdığı açıktır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «keşideci» olan davalının çekteki imzasına yönelik inkarda bulunmadığı, çekin kayıp olduğu yada «bedelsiz» olduğunun ileri sürülmediği, yazılı bir belge olan çekten ve altındaki imzasından davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.700,00 TL'nın dava tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline ve 1.480,00 TL «icra-inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava konusu «çek» süresinde bankaya «ibraz» edilmediğinden davacı TTK'nun 720/«son» maddesi hükmüne göre kambiyo hukukuna dayalı takip hakkını kaybetmiştir.
Hamilin «kambiyo senedine» dayalı haklarını muhafaza için kanun hükmünce yapılması gerekli muamelelerin ihmal edilmiş olması, dolayısıyla çekten doğan haklarının düşmüş olması halinde de «keşideciye» karşı sebepsiz iktisap davası açabileceği TTK 730.maddesi yollanmasıyla TTK'nun 644.maddesinde yer almakta olup, davacı «hamil» de çeke dayalı takip hakkını yitirdiği ve bu nedenle kambiyo senedine dayalı icra takibi iptal edilmiş olduğundan, davacının TTK'nun 644.maddesiuyarınca keşideciye …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığı, dava konusu çekin «kambiyo vasfını» taşımadığı, davacının davalı «keşideciden» alacak isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo vasfı · kambiyo senedi
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığı, dava konusu çekin «kambiyo vasfını» taşımadığı, davacının davalı «keşideciden» alacak isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hamilin «kambiyo senedine» dayalı haklarını muhafaza için kanun hükmünce yapılması gerekli muamelelerin ihmal edilmiş olması, dolayısıyla çekten doğan haklarının düşmüş olması halinde de «keşideciye» karşı sebepsiz iktisap davası açabileceği TTK 730.maddesi yollanmasıyla TTK'nun 644.maddesinde yer almakta olup, davacı «hamil» de çeke dayalı takip hakkını yitirdiği ve bu nedenle kambiyo senedine dayalı icra takibi iptal edilmiş olduğundan, davacının TTK'nun 644.maddesiuyarınca keşideciye …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8062 E. 2013/22413 K.
Ortak:müracaat hakkı · hamil · keşideci · çek · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaAyrıca; TTK’nun 720. maddesine göre «hamil», süresinde ödeme için bankaya «ibraz» ettiği takdirde ödenmeyen «çek» bedelini «keşideci» ve «cirantalardan» isteyebilir.
Bu durumda çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına dava yoluyla kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «keşideci» olan davalının çekteki imzasına yönelik inkarda bulunmadığı, çekin kayıp olduğu yada «bedelsiz» olduğunun ileri sürülmediği, yazılı bir belge olan çekten ve altındaki imzasından davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.700,00 TL'nın dava tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline ve 1.480,00 TL «icra-inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı, davada, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, «keşidecisi» davalı olan çeki dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devir aldığını, çekin «zamanaşımına» uğradığını, «hamili» olduğu «çek» bedelinin ödemediğini ileri sürerek davalı keşideciden çek bedelinin tahsilini talep etmiştir.
İddianın ileri sürülüş biçimine göre, dava çeke dayalı «müracaat hakkını» yitirmiş olan «hamilin», 6762 Sayılı TTK'nın 730/14'üncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644.'ncü maddesi uyarınca, «keşideciye» karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:meşru hamil · temel ilişki · kıymetli evrak · kambiyo senedi · ciro · alacak davası · temlik · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çekin zaman aşımına uğradığından taraflar arasındaki «temel ilişkinin» incelenmesi gerektiği, davacı çeki «temlik»/«ciro» yolu ile devraldığına göre taraflar arasında temel ilişki de bulunmadığı bu nedenle alacak «sebebinin» dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davanın 6762 Sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı «alacak davası» olduğu nazara alınarak, tarafların iddia ve savunmalarının bu kapsamda değerlendirilip oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığından alacak «sebebinin» dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacı, davada, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, «keşidecisi» davalı olan çeki dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devir aldığını, çekin «zamanaşımına» uğradığını, «hamili» olduğu «çek» bedelinin ödemediğini ileri sürerek davalı keşideciden çek bedelinin tahsilini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/14849 E. , 2011/2911 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Aksaray 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.06.2009 tarih ve 2008/1061 - 2009/498 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının borcundan dolayı müvekkiline 3.700,00 TL tutarlı çeki keşide ederek verdiğini, davalının ödeme vaadi üzerine çekin bankaya ibraz edilmediğini ancak davalının borcunu ödememesi üzerine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takini durduğunu ileri sürerek, 3.700,00 TL'nın davalıdan faiziyle tahsilini ve % 40'dan az olmamak üzere icra-inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ibraz edilmeyen çekin sadece yazılı delil başlangıcı olabileceğini ve davacının başka delille ispatlanmayan davasının reddinin gerektiğinin savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, keşideci olan davalının çekteki imzasına yönelik inkarda bulunmadığı, çekin kayıp olduğu yada bedelsiz olduğunun ileri sürülmediği, yazılı bir belge olan çekten ve altındaki imzasından davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.700,00 TL'nın dava tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline ve 1.480,00 TL icra-inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde alacağın tahsilini istemesinin yanında icra inkar tazminatına karar verilmesini de talep etmiş, mahkemece de hem alacağın tahsiline hem de icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Oysa İİK’nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davası ile alacağın tahsili davaları, nitelikleri ve sonuçları itibarı ile birbirinden farklı dava türleridir. Zira, ilk dava türü tamamen icra takibine dayalı olarak, takip edilen alacağın İİK’nun 67. maddesi hükmü çerçevesinde ve takip talebine bağlı olarak sonuçlandırılması ve buna bağlı olarak icra inkar veya kötüniyet tazminatı ile tarafların sorumlu tutulabilmeleri sonucunu doğururken, tahsil davası sadece alacaklının genel hükümlere göre alacağını bir ilama bağlatarak ve o ilam çerçevesinde alacağına kavuşma imkanını sağlayan bir dava türüdür.
Bu durumda, her iki dava türü birlikte yürütülemeyeceğine göre, mahkemece HUMK’nun 179/3 ve 75/2. maddeleri uyarınca, davacı tarafa, davasını istek sonucunu teşkil eden, icra takibine vaki itirazın iptali veya alacağın tahsili davalarından birine hasrettirilerek, tercihine göre davaya devam edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca; TTK’nun 720. maddesine göre hamil, süresinde ödeme için bankaya ibraz ettiği takdirde ödenmeyen çek bedelini keşideci ve cirantalardan isteyebilir. Somut olayda çekin süresi içinde bankaya ibraz edilmediği sabittir. O halde takip dayanağı olan çek’in bir ödeme aracı olması nedeniyle süresinde ibraz edilmemesi sonucunda kambiyo hukukuna ilişkin niteliklerini kaybettiği, sadece yazılı delil başlangıcı niteliği taşıdığı açıktır. Bu durumda çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına dava yoluyla kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır. Hamil ya doğrudan temel borç ilişkisine dayanarak bir tahsil davası açacak yada TTK'nun 730/14.bendi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken ve aynı Yasa’nın 644.maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluna başvuracaktır.
Türk Ticaret Kanununun 644/1. Maddesine göre zamanaşımı veya kanuni muamelelerin yapılmaması nedeniyle poliçedeki hakkı düşmüş olanların bu davayı açacağı hükme bağlanmıştır. Yine aynı maddenin son fıkrası cirantaya karşı böyle bir davanın açılamayacağını belirtmiştir.
Oysa davacı, dava dilekçesinde davasını temel ilişkiye mi yoksa sebepsiz zenginleşme hükümlerine mi dayandırdığını açıklamadığı gibi mahkemenin kabul gerekçesi de açıklanan yasal düzenlemeye göre yerinde değildir.
Bu durumda mahkemece, davacının dava dilekçesinin yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan ilkeler doğrultusunda açıklatılması ve sonucuna göre yapılacak incelemeye göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018063700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz