İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/4995 E. 2010/1474 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müracaat hakkı↗ ciranta↗ itirazın iptali davası↗ ilamsız icra takibi↗ cy/cy şerhi↗ ciro↗ kefalet↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ iptal davası↗ çek↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ teminat↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalının davacı ile dava dışı kooperatif arasında yapılan sözleşmede şahsi kefaletinin olmadığı, sözleşmeye geçmemekle beraber teminat amaçlı verilen çekte davalının ciranta olduğu, çekin zamanaşımına uğradıktan sonra icra takibine konu edilmesi nedeniyle TTK.nun 644/2 maddesi uyarınca ciranta konumunda bulunan davalıya karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, teminat olarak verildiği iddia edilen çek'e dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı ile dava dışı kooperatif arasında 01.05.2001 tarihinde kooperatif üyelerine bedeli kooperatif tarafından karşılanmak üzere akaryakıt satımı konusunda sözleşme düzenlendiği, sözleşmeyi kooperatif adına imzalayan temsilcilerden birinin davalı olduğu ve davaya konu çekin davalı tarafından kooperatif adına doldurulup şahsen ciro edilerek davacıya verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı şirket, anılan sözleşme kapsamında ödenmeyen akaryakıt bedelleri için önce kooperatif üyelerine karşı dava açmış, zararının bu şekilde tahsil edilemediğinden bahisle çekten kaynaklanan alacağına dayalı olarak hem davalı hem de kooperatife karşı icra takibine başlamış olup, kooperatif tarafından takibe itiraz edilmeyerek kooperatif hakkındaki takip kesinleşmiştir.
Davaya konu çek, zamanında bankaya ibraz edilip, karşılığı bulunmadığının çek arkasına şerh edilmesinin ardından zamanaşımı süresinden sonra ilamsız icra takibi yapılmıştır.
Mahkemece, çekin zamanaşımına uğradıktan sonra icra takibine konu yapıldığı, T.T.K.nun 644 maddesine göre açılacak sebepsiz zenginleşme davasının cirantaya karşı açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, çek'e dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına dava yoluyla kavuşabilmesi için ya doğrudan temel ilişkiye dayanarak bir tahsil davası, ya da T.T.K.nun 730/14. bendi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken ve aynı yasanın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluna başvurması gerekir. Somut olayda davacı, dava dilekçesinde bu davanın T.T.K.nun 644. maddesine dayalı bir dava olduğunu ileri sürmemiş olup, bu durumda bu davanın temel ilişkiye dayalı olarak başlatılmış icra takibi neticesinde açılmış bir itirazın iptali davası olduğunun kabulü zorunludur.
O halde mahkemece davanın bu niteliği gözönüne alınarak tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6444 E. 2010/12375 K.
Ortak:müracaat hakkı · hamil · sebepsiz zenginleşme · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaAncak, «çek»'e dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına dava yoluyla kavuşabilmesi için ya doğrudan temel ilişkiye dayanarak bir tahsil davası, ya da T.T.K.nun 730/14. bendi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken ve aynı yasanın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluna başvurması gerekir.
Davaya konu «çek», zamanında bankaya «ibraz» edilip, karşılığı bulunmadığının çek arkasına «şerh» edilmesinin ardından «zamanaşımı» süresinden sonra «ilamsız icra takibi» yapılmıştır.
Dava, «teminat» olarak verildiği iddia edilen «çek»'e dayalı alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaÇeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına dava yolu ile kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Dava, süresi içinde «ibraz» edilmeyen çekten dolayı TTK’nun 730/14 ncü maddesi yollaması ile aynı Kanun’un 644 ncü maddesi uyarınca açılan alacak davasıdır.
Davaya konu somut olayda, davacı çekin «hamili» olduğunu, «keşideci» olan davalı ile aralarında «temel ilişki» bulunmadığını belirterek, TTK’nun anılan 644 ncü maddesi uyarınca istemde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temel borç ilişkisi · temel ilişki · keşideci
Benzer bu karardaDavaya konu somut olayda, davacı çekin «hamili» olduğunu, «keşideci» olan davalı ile aralarında «temel ilişki» bulunmadığını belirterek, TTK’nun anılan 644 ncü maddesi uyarınca istemde bulunmuştur.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borçlusu olan dava dışı şahsın çekte cirosunun olmadığı, aralarındaki «temel ilişkinin» de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Birincisi doğrudan «temel borç ilişkisine» dayanarak bir tahsil davası ya da çekler hakkında da uygulanması mümkün bulunan TTK’nun 644 ncü maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası açması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/4995 E. , 2010/1474 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Milas Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Milas Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.11.2007 tarih ve 2004/439-2007/521 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.02.2010 gününde taraf avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı kooperatif arasında düzenlenen 01.05.2001 tarihli sözleşmeyi kooperatif adına davalının imzaladığını, bu sözleşmenin teminatı olarak davalı tarafından 15.000 TL bedelli çekin davalı tarafından keşide ve ciro edilerek müvekkiline verildiğini, sözleşmeye konu edimlerin kooperatif üyeleri tarafından yerine getirilmemesi üzerine açtıkları davaların redle sonuçlandığını, bu nedenle teminat olarak alınan çekin icra takibine konu edildiğini, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, oysa ceza mahkemesinde çekin teminat amacıyla verildiğini kabul ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu çekin teminat çeki olduğunu, dava dışı kooperatif tarafından kooperatifin davacıya doğacak borçlarının teminatı amacıyla keşide tarihi açık olarak verildiğini, bu çekten dolayı icra takibi yapılabilmesi için müvekkilinin ve dava dışı kooperatifin borçlu olduğu hususunun kesinleşmiş olması gerektiğini, takibe konu çekin karşılıksız çıkması üzerine 6 aylık sürede takip yapılmaması nedeniyle zamanaşımına uğradığını, keşide tarihinin tek taraflı olarak davacı tarafından doldurulması nedeniyle takibe konu edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalının davacı ile dava dışı kooperatif arasında yapılan sözleşmede şahsi kefaletinin olmadığı, sözleşmeye geçmemekle beraber teminat amaçlı verilen çekte davalının ciranta olduğu, çekin zamanaşımına uğradıktan sonra icra takibine konu edilmesi nedeniyle TTK.nun 644/2 maddesi uyarınca ciranta konumunda bulunan davalıya karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, teminat olarak verildiği iddia edilen çek'e dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı ile dava dışı kooperatif arasında 01.05.2001 tarihinde kooperatif üyelerine bedeli kooperatif tarafından karşılanmak üzere akaryakıt satımı konusunda sözleşme düzenlendiği, sözleşmeyi kooperatif adına imzalayan temsilcilerden birinin davalı olduğu ve davaya konu çekin davalı tarafından kooperatif adına doldurulup şahsen ciro edilerek davacıya verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı şirket, anılan sözleşme kapsamında ödenmeyen akaryakıt bedelleri için önce kooperatif üyelerine karşı dava açmış, zararının bu şekilde tahsil edilemediğinden bahisle çekten kaynaklanan alacağına dayalı olarak hem davalı hem de kooperatife karşı icra takibine başlamış olup, kooperatif tarafından takibe itiraz edilmeyerek kooperatif hakkındaki takip kesinleşmiştir.
Davaya konu çek, zamanında bankaya ibraz edilip, karşılığı bulunmadığının çek arkasına şerh edilmesinin ardından zamanaşımı süresinden sonra ilamsız icra takibi yapılmıştır.
Mahkemece, çekin zamanaşımına uğradıktan sonra icra takibine konu yapıldığı, T.T.K.nun 644 maddesine göre açılacak sebepsiz zenginleşme davasının cirantaya karşı açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, çek'e dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına dava yoluyla kavuşabilmesi için ya doğrudan temel ilişkiye dayanarak bir tahsil davası, ya da T.T.K.nun 730/14. bendi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken ve aynı yasanın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluna başvurması gerekir. Somut olayda davacı, dava dilekçesinde bu davanın T.T.K.nun 644. maddesine dayalı bir dava olduğunu ileri sürmemiş olup, bu durumda bu davanın temel ilişkiye dayalı olarak başlatılmış icra takibi neticesinde açılmış bir itirazın iptali davası olduğunun kabulü zorunludur.
O halde mahkemece davanın bu niteliği gözönüne alınarak tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009594200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz