6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/9072 E. 2011/2976 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borçlunun temerrüdü munzam zarar temerrüt faizi temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 105

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davalının yat bedelinin tahsiline ilişkin dosyanın açılmasına neden olmakla temerrüde düştüğünü ve kusurlu davrandığı, davacı tarafından tahsil edilen toplam faizin 30.861,00 TL olup faiz ile karşılanamayan zararın ise bu miktarın altında 20.753,00 TL olduğu, dolayısıyla somut olayda davacının munzam zararının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, BK’nun 105/1. maddesi hükmüne dayanılarak açılan alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle geçmiş günler faizi ile karşılanmadığı iddia edilen munzam zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davalıdan aldığı faiz miktarından daha fazla bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Munzam zararın hesaplanmasında mahkemenin görevi, borçlunun temerrüde düştüğü tarihten, ödemenin gerçekleştirildiği güne kadar geçen süre içerisinde her yıl itibarı ile gerçekleşen yıllık enflasyon artış oranı, bu oranın eşya fiyatlarına yansıma durumu, mevduat ve Devlet Tahvil'lerine verilen faiz oranları, Türk Lirası karşısında döviz kurlarına ilişkin değişiklik listeleri davacıdan istenmek, gerektiğinde bunları ilgili resmi kurul veya kuruluşlardan araştırmak, bu sahada uzman bilirkişi görüşünden de yararlanılmak suretiyle, bu süre içerisindeki para değerinin düşmesi, alım gücü azalması nedeniyle alacaklının maruz kaldığı zarar miktarını yukarıda değinilen unsurların toplanıp, ortalamaları bulunarak belirlenmek ve istenilen alacağın temel hukuki yapısı nedeniyle bir tazminat alacağı niteliğinde olduğundan ve bu zararın oluşmasında ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal ortamın da etkili bulunduğu ve bundan ülkede yaşamını sürdüren gerçek veya tüzel kişilerin etkilenmemesinin kaçınılamaz olduğu ve nihayet her somut olayın özelliği de dikkate alınarak, bulunacak miktarın BK.nun 43. maddesi çerçevesinde mahkemece değerlendirmeye de tabi tutularak belirlenmesi ve bundan sonra bulunan bu zarar miktarından davacının alacağını tahsil ederken alması gereken temerrüt faizi miktarı düşülerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde hüküm kurmaktan ibarettir. Mahkemece belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak hüküm kurmak gerekirken, döviz kuru olarak sadece dolar TL karşılaştırması yapılan ve hesaplama hataları bulunan bilirkişi raporuna dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3959 E. 2011/14860 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6824 E. 2011/333 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4799 E. 2010/1264 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2631 E. 2015/685 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18009 E. 2013/17840 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/645 E. 2010/3376 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Munzam zarar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9235 E. 2013/12377 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8697 E. 2010/9366 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/9072 E.  ,  2011/2976 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Didim (Yenihisar) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2009 tarih ve 2007/478-2009/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ekonomik kriz, terör ve deprem nedeni ile etkilendiğini ve sena-r isimli ticari yatını satmaya karar verdigini, bu durumu davalıya söylediğini, davalının yanında çalışan İhsan isimli kişiye satış yetkisi verdiğini, bir süre sonra davalının önce yatın satılmadığını bildirdiğini, davacının yatın teslim edilmesini istemesi üzerine "yatı ben aldım" diyerek davacıyı kovduğunu, davalı aleyhine mahkemenin 2000/228 E. 2005/287 K. sayılı dosyası ile 10.000 TL. yat bedelinin 2000 yılından itibaren faiziyle ödenmesine karar verildiğini, bu bedeli 2006 yılında tahsil edebildiklerini, davacının yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeni ile ticari yatın parası zamanında elde edilemediğinden tüm mallarının haciz edildigini ve zarara uğradığını, uygulanan faizin zararı karşılamadığını ileri sürerek 30.000,00 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yat bedelinin tahsil edildigini, yat bedelinin geç tahsilinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını ve temerrüde düşürülmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davalının yat bedelinin tahsiline ilişkin dosyanın açılmasına neden olmakla temerrüde düştüğünü ve kusurlu davrandığı, davacı tarafından tahsil edilen toplam faizin 30.861,00 TL olup faiz ile karşılanamayan zararın ise bu miktarın altında 20.753,00 TL olduğu, dolayısıyla somut olayda davacının munzam zararının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, BK’nun 105/1. maddesi hükmüne dayanılarak açılan alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle geçmiş günler faizi ile karşılanmadığı iddia edilen munzam zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davalıdan aldığı faiz miktarından daha fazla bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Munzam zararın hesaplanmasında mahkemenin görevi, borçlunun temerrüde düştüğü tarihten, ödemenin gerçekleştirildiği güne kadar geçen süre içerisinde her yıl itibarı ile gerçekleşen yıllık enflasyon artış oranı, bu oranın eşya fiyatlarına yansıma durumu, mevduat ve Devlet Tahvil'lerine verilen faiz oranları, Türk Lirası karşısında döviz kurlarına ilişkin değişiklik listeleri davacıdan istenmek, gerektiğinde bunları ilgili resmi kurul veya kuruluşlardan araştırmak, bu sahada uzman bilirkişi görüşünden de yararlanılmak suretiyle, bu süre içerisindeki para değerinin düşmesi, alım gücü azalması nedeniyle alacaklının maruz kaldığı zarar miktarını yukarıda değinilen unsurların toplanıp, ortalamaları bulunarak belirlenmek ve istenilen alacağın temel hukuki yapısı nedeniyle bir tazminat alacağı niteliğinde olduğundan ve bu zararın oluşmasında ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal ortamın da etkili bulunduğu ve bundan ülkede yaşamını sürdüren gerçek veya tüzel kişilerin etkilenmemesinin kaçınılamaz olduğu ve nihayet her somut olayın özelliği de dikkate alınarak, bulunacak miktarın BK.nun 43.

maddesi çerçevesinde mahkemece değerlendirmeye de tabi tutularak belirlenmesi ve bundan sonra bulunan bu zarar miktarından davacının alacağını tahsil ederken alması gereken temerrüt faizi miktarı düşülerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde hüküm kurmaktan ibarettir. Mahkemece belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak hüküm kurmak gerekirken, döviz kuru olarak sadece dolar TL karşılaştırması yapılan ve hesaplama hataları bulunan bilirkişi raporuna dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018024500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.