6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rücuen Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/645 E. 2010/3376 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mal sigortası borçlunun temerrüdü fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması munzam zarar temlik sözleşmesi temerrüt tarihi mevduat hesabı sigorta sözleşmesi temlik temerrüt faizi temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 43BK 105

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı banka nezdinde davacı adına açılan hesaptaki paranın davacı veya vekiline ödenmediği, bu suretle davalı bankanın sorumlu olduğu kanaati ile 120.000 USD' nın davalıdan tahsiline dair verilen kararın kesinleştiği, kusurlu olduğu mahkeme kararı ile belirlenen davalı bankanın davacının uğradığı munzam zarardan sorumlu olduğu sonucuna varılarak, 61.724,73 YTL' nın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve munzam zarar talebinde bulunulabilmesi için asıl davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasının zorunlu bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, B.K.nun 105/1.maddesine dayanılarak açılmış olup, alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle geçmiş günler faizi ile karşılanamayan munzam zararın tahsiline ilişkindir.

Davacı ... 26.09.2001 tarihinde İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtığı davada 120.000 USD asıl alacağının temerrüt faiziyle birlikte davalı MNG Bank AŞ'den tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece 120.000 USD'nın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/A maddende yazılı oranda temerrüt faiziyle birlikte alacağın tahsiline karar verilmiştir.

O dosyanın yargılaması sırasında davacı ... İstanbul 28.Noterliğinin 06.12.2005 tarih 39350 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki temlik sözleşmesi ile davalı MNG Bank AŞ'den olan alacağının 81.500 USD'lık kısmını dava dışı Ümit Boz'a tüm fer'ileriyle birlikte temlik etmiştir.

Tüm fer'ileriyle birlikte dava dışı 3.kişiye temlik ettiği 81.500 USD'lık kısım için temlik tarihine kadar munzam zarar talebinde bulunabilecek olan davacının, temlik tarihinden sonraki döneme ilişkin munzam zarar talebinde bulunması mümkün değildir. Zira munzam zarar alacağı, asıl alacağın fer'i niteliğinde bir alacak değildir. Mahkemece, davacının temlik ettiği 81.500 USD için 26.09.2001 ilk dava tarihinden 06.12.2005 temlik tarihine kadar, bakiye 38.500 USD için de 06.12.2005 temerrüt(ilk dava) tarihinden itibaren munzam zarar talebinde bulunabileceği gözetilerek, buna göre bir inceleme yapılması gerekirken, bilirkişi raporunda davacının temlik ettiği bedelin de munzam zarar hesabında esas alınması doğru değildir.

3-Alacaklının alacağını geç alması nedeniyle bundan oluşan zararını BK'nun 105. maddesi hükmü kapsamında talep etmesi mümkündür. Buna göre, ayrıca ve daha yükseği kanıtlanamadıkça, veyahut mal sigortası sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarda olduğu gibi tahsil edilecek paranın sarfedileceği amaç ve yer açıkça belli olmadıkça. mahkemece bu tür davalarda munzam zararın tespit edilebilmesi için yapılacak iş şu olmalıdır. Borçlunun temerrüde düştüğü tarihten, ödemenin gerçekleştirildiği güne kadar geçen süre içerisinde (dava konusu olayda ise 81.500 USD için 26.09.2001 ilk dava tarihinden 06.12.2005 temlik tarihine kadar, bakiye 38.500 USD için de 26.09.2001 temerrüt 'ilk dava' tarihinden tahsil tarihine kadar) her yıl itibarı ile gerçekleşen yıllık enflasyon artış oranını, bu oranın eşya fiyatlarına yansıma durumu, bir yıllık vadeli mevduat ve Devlet Tahvil'lerine verilen faiz oranları, Türk Lirası karşısında döviz kurlarına ilişkin değişiklik listeleri davacıdan istenmek, gerektiğinde bunları ilgili resmi kurul veya kuruluşlardan araştırmak, bu sahada uzman bilirkişi görüşünden de yararlanılmak suretiyle, bu süre içerisindeki para değerinin düşmesi, alım gücü azalması nedeniyle alacaklının maruz kaldığı zarar miktarını yukarıda değinilen unsurların toplanıp, ortalamaları bulunarak belirlenmek ve istenilen alacağın temel hukuki yapısı nedeniyle bir tazminat alacağı niteliğinde olduğundan ve bu zararın oluşmasında ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal ortamın da etkili bulunduğu ve bundan Ülkede yaşamını sürdüren gerçek veya tüzel kişilerin etkilenmemesinin kaçınılamaz olduğu ve nihayet her somut olayın özelliği de dikkate alınarak, bulunacak miktarın BK.nun 43.maddesi çerçevesinde mahkemece değerlendirmeye de tabi tutularak belirlenmesi ve bundan sonra bulunan bu zarar miktarından davacının alacağını tahsil ederken alması gereken temerrüt faizi miktarı düşülerek. hasıl olacak sonuç çerçevesinde hüküm kurmaktan ibarettir.

İlk davada temerrüt tarihinin 26.09.2001 olarak açıkça gösterilmesine rağmen bilirkişi raporunda 01.06.2001 tarihi esas alınması ve bir yıllık mevduat faiz oranı yerine 3'er aylık mevduat hesabı üzerinden hesaplama yapılması doğru olmadığı gibi, mahkemece BK'nun 105. maddesine dayalı munzam zarardan kaynaklanan tazminat davasında, BK'nun 43.maddesi çerçevesinde bir değerlendirme yapılmadan, bilirkişilerce hesaplanan zarar miktarı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6824 E. 2011/333 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3959 E. 2011/14860 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4799 E. 2010/1264 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9072 E. 2011/2976 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18009 E. 2013/17840 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Munzam zararın tazmini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9183 E. 2023/188 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15074 E. 2011/7765 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/645 E.  ,  2010/3376 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 14.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.11.2007 tarih ve 2006/125-2007/680 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.03.2010 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Etiler Şubesinde 27.02.2001 tarihinde 3 ay vadeli ve % 13 faiz oranı ile açtırdığı mevduat hesabına 120.000 USD yatırdığını, vade sonunda 01.06.2001 tarihinde davalı tarafından hesaptaki paranın davacıya ödenmemesi üzerine müvekkilince açılan davanın kabul edilerek, kararın kesinleştiğini, 3 aylık mevduat faizi olan 3.900 USD' nı alamayan davacının ayrıca parasını zamanında almış olsa idi yapacak olduğu yatırımları yapamaması, kur farkı veya hazine bonosu alamaması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, BK' nun 105.maddesi gereğince şimdilik 143.347 YTL munzam zararın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının tüm alacağını faiz ve fer'ileriyle birlikte tahsil ettiğini, munzam zararın somut olarak ispatlanması gerektiğini, davacının bir zararı olmayıp davalı bankanın kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı banka nezdinde davacı adına açılan hesaptaki paranın davacı veya vekiline ödenmediği, bu suretle davalı bankanın sorumlu olduğu kanaati ile 120.000 USD' nın davalıdan tahsiline dair verilen kararın kesinleştiği, kusurlu olduğu mahkeme kararı ile belirlenen davalı bankanın davacının uğradığı munzam zarardan sorumlu olduğu sonucuna varılarak, 61.724,73 YTL' nın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve munzam zarar talebinde bulunulabilmesi için asıl davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasının zorunlu bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, B.K.nun 105/1.maddesine dayanılarak açılmış olup, alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle geçmiş günler faizi ile karşılanamayan munzam zararın tahsiline ilişkindir.

Davacı ...

26. 09.2001 tarihinde İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtığı davada 120.000 USD asıl alacağının temerrüt faiziyle birlikte davalı MNG Bank AŞ'den tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece 120.000 USD'nın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/A maddende yazılı oranda temerrüt faiziyle birlikte alacağın tahsiline karar verilmiştir.

O dosyanın yargılaması sırasında davacı ... İstanbul 28.Noterliğinin 06.12.2005 tarih 39350 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki temlik sözleşmesi ile davalı MNG Bank AŞ'den olan alacağının 81.500 USD'lık kısmını dava dışı Ümit Boz'a tüm fer'ileriyle birlikte temlik etmiştir.

Tüm fer'ileriyle birlikte dava dışı 3.kişiye temlik ettiği 81.500 USD'lık kısım için temlik tarihine kadar munzam zarar talebinde bulunabilecek olan davacının, temlik tarihinden sonraki döneme ilişkin munzam zarar talebinde bulunması mümkün değildir. Zira munzam zarar alacağı, asıl alacağın fer'i niteliğinde bir alacak değildir. Mahkemece, davacının temlik ettiği 81.500 USD için 26.09.2001 ilk dava tarihinden 06.12.2005 temlik tarihine kadar, bakiye 38.500 USD için de 06.12.2005 temerrüt(ilk dava) tarihinden itibaren munzam zarar talebinde bulunabileceği gözetilerek, buna göre bir inceleme yapılması gerekirken, bilirkişi raporunda davacının temlik ettiği bedelin de munzam zarar hesabında esas alınması doğru değildir.

3-Alacaklının alacağını geç alması nedeniyle bundan oluşan zararını BK'nun 105. maddesi hükmü kapsamında talep etmesi mümkündür. Buna göre, ayrıca ve daha yükseği kanıtlanamadıkça, veyahut mal sigortası sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarda olduğu gibi tahsil edilecek paranın sarfedileceği amaç ve yer açıkça belli olmadıkça. mahkemece bu tür davalarda munzam zararın tespit edilebilmesi için yapılacak iş şu olmalıdır. Borçlunun temerrüde düştüğü tarihten, ödemenin gerçekleştirildiği güne kadar geçen süre içerisinde (dava konusu olayda ise 81.500 USD için 26.09.2001 ilk dava tarihinden 06.12.2005 temlik tarihine kadar, bakiye 38.500 USD için de 26.09.2001 temerrüt 'ilk dava' tarihinden tahsil tarihine kadar) her yıl itibarı ile gerçekleşen yıllık enflasyon artış oranını, bu oranın eşya fiyatlarına yansıma durumu, bir yıllık vadeli mevduat ve Devlet Tahvil'lerine verilen faiz oranları, Türk Lirası karşısında döviz kurlarına ilişkin değişiklik listeleri davacıdan istenmek, gerektiğinde bunları ilgili resmi kurul veya kuruluşlardan araştırmak, bu sahada uzman bilirkişi görüşünden de yararlanılmak suretiyle, bu süre içerisindeki para değerinin düşmesi, alım gücü azalması nedeniyle alacaklının maruz kaldığı zarar miktarını yukarıda değinilen unsurların toplanıp, ortalamaları bulunarak belirlenmek ve istenilen alacağın temel hukuki yapısı nedeniyle bir tazminat alacağı niteliğinde olduğundan ve bu zararın oluşmasında ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal ortamın da etkili bulunduğu ve bundan Ülkede yaşamını sürdüren gerçek veya tüzel kişilerin etkilenmemesinin kaçınılamaz olduğu ve nihayet her somut olayın özelliği de dikkate alınarak, bulunacak miktarın BK.nun 43.maddesi çerçevesinde mahkemece değerlendirmeye de tabi tutularak belirlenmesi ve bundan sonra bulunan bu zarar miktarından davacının alacağını tahsil ederken alması gereken temerrüt faizi miktarı düşülerek.

hasıl olacak sonuç çerçevesinde hüküm kurmaktan ibarettir.

İlk davada temerrüt tarihinin 26.09.2001 olarak açıkça gösterilmesine rağmen bilirkişi raporunda 01.06.2001 tarihi esas alınması ve bir yıllık mevduat faiz oranı yerine 3'er aylık mevduat hesabı üzerinden hesaplama yapılması doğru olmadığı gibi, mahkemece BK'nun 105. maddesine dayalı munzam zarardan kaynaklanan tazminat davasında, BK'nun 43.maddesi çerçevesinde bir değerlendirme yapılmadan, bilirkişilerce hesaplanan zarar miktarı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 25.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1013959400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.