Nitelikli çoğunluk
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15219 E. 2014/5024 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nitelikli çoğunluk↗ esas sözleşme değişikliği↗ ana sözleşme değişikliği↗ toplantı ve karar nisabı↗ nisap↗ karar nisabı↗ esas sözleşme↗ sermaye artırımı↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ ilan↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 421/1.fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre esas sözleşme değişikliğine ilişkin kararlarda ilk toplantıda şirket sermayesinin en az yarısının toplantı nisabı olarak bulunması ve alınan kararın da toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınmasının gerektiği, kanunda veya esas sözleşmede aksine bir hüküm var ise bu yasal oranların eksiltilemeyeceği, TTK'da sermayenin arttırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliklerinde bu maddedeki özel nisap dışında başka bir özel nisap öngörülmediği, şirket ana sözleşmesinin 30.maddesinde karar nisabı gösterilmiş olup şirket ana sözleşmesinde esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin özel bir nisap öngörülmediği, dolayısı ile şirket ana sözleşmesinde sermaye artırımı yapılmasına ilişkin ana sözleşme maddesinin değiştirilmesine ilişkin ağırlıklı ve özel bir nisap düzenlenmemiş olması dikkate alındığında ana sözleşme değişikliğine ilişkin kabulün TTK'nın 421/1.maddesinde belirtilen nisaba uygun olmasının yeterli olduğu, değiştirilen ana sözleşmenin 10.maddesindeki özel nisabın sadece sermaye artırımı kararı verilmesi için gerekli olan bir nisap şekli olduğu, TTK'nın 421/1.maddesine uygun bir nisapla bu maddenin değiştirilmesinde yasaya ve hukuka aykırı bir yön olmadığı, bu nedenle Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından genel kurul kararının ilanı talebinin reddi kararının yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün red kararının TTK'nın 34. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nın 34. maddesi gereğince ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı şirket esas sözleşmesinin 10. maddesinde, “Sermaye artırımı için şirket sermayesinin %72,5'ini temsil eden şirket hissedarlarının aynı yönde vereceği kararla şirket sermayesi artırılabilir. Şirket sermayesinin %72,5'ini temsil eden hissedarlar karar vermedikçe mevcut sermaye artırılamaz” hükmünün bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkeme karar gerekçesinde, şirket esas sözleşmesinde esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin olarak ağırlaştırılmış nisaba yer verilmediği gerekçesine değinilmişse de esas sözleşmenin 10. madde kapsamında özel bir durum olarak sermaye artırımı ile sınırlı olarak nitelikli çoğunluğa yer verilmiş olup, söz konusu orana uyulmazsızın alınan kararların geçerliliğinden söz edilebilmesi mümkün değildir. Zira değinilen madde hükmünün esas sözleşme değişikliği ile aşılabilmesi hali başlı başına sermaye artımındaki ağırlaştırılmış nisabı etkisiz kılacaktır. Sermaye artırımına ilişkin olarak yapılan bu tespitten sonra üzerinde durulması gereken bir diğer husus, 6102 sayılı TTK kapsamında söz konusu maddenin hukuki durumunun ne olduğu, bir başka anlatımla esas sözleşmedeki düzenlemenin yeni TTK hükümleri karşısında geçerliliğini sürdürüp sürdürmeyeceğine ilişkindir. Bu kapsamda Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında 6103 sayılı Kanunun 22/1 maddesi içeriğinde “Anonim şirketler esas sözleşmelerini ve limited şirketler şirket sözleşmelerini, yürürlük tarihinden itibaren oniki ay içinde Türk Ticaret Kanunuyla uyumlu hâle getirirler. Bu süre içinde gerekli değişikliklerin yapılmaması hâlinde, esas sözleşmedeki ve şirket sözleşmesindeki düzenleme yerine Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanır.” şeklinde düzenlemeye yer verilmişse de aynı yasanın 26/3 maddesi kapsamında “Bir esas sözleşmede esas sözleşme değişikliklerine ilişkin olarak 6762 sayılı Kanunun 388 inci maddesindekinden daha ağır nisaplar öngörülmüş olup da bunlar Türk Ticaret Kanunu'nun 421'inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen nisaplardan ağırsa, bunların uygulanmasına devam olunabilir. Ağırlaştırılmış nisaplara dair esas sözleşmedeki veya herhangi bir sözleşme veya hukukî metindeki özel düzenleme Türk Ticaret Kanunu'nun
421'inci maddesine göre daha hafifse 421'inci madde uygulanır.” şeklinde bir başka düzenlemeye yer vererek 6762 sayılı TTK döneminde esas sözleşmeler kapsamında yer verilen ağırlaştırılmış nisaplara ilişkin koruma getirmiştir. Bu durumda, mahkemece, davaya konu uyuşmazlıkta, davacı şirket esas sözleşmesi kapsamında ağırlaştırılmış nisaba yer verildiği ve söz konu nisabın esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin genel madde ile aşılamayacağı, 6102 sayılı TTK kapsamında 6762 sayılı TTK dönemindeki ağırlaştırılmış nisapların devam etmesinin mümkün olup sırf kanun değişikliğinin bu durumu ortadan kaldırmayacağı ve bu suretle davalı ticaret sicil müdürlüğü işleminde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/306 E. 2021/6945 K.
Ortak:nitelikli çoğunluk · esas sözleşme değişikliği · toplantı ve karar nisabı · nisap · karar nisabı · esas sözleşme · anonim şirket · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 421/1.fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre «esas sözleşme değişikliğine» ilişkin kararlarda ilk toplantıda şirket sermayesinin en az yarısının «toplantı nisabı» olarak bulunması ve alınan kararın da toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınmasının gerektiği, kanunda veya esas sözleşmede aksine bir hüküm var ise bu yasal oranların eksiltilemeyeceği, TTK'da sermayenin arttırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliklerinde bu maddedeki özel «nisap» dışında başka bir özel nisap öngörülmediği, şirket ana sözleşmesinin 30.maddesinde karar nisabı gösterilmiş olup şirket ana sözleşmesinde esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin özel bir nisap öngörülmediği, dolayısı ile şirket ana sözleşmesinde «sermaye artırımı» yapılmasına ilişkin ana sözleşme maddesinin değiştirilmesine ilişkin ağırlıklı ve özel bir nisap düzenlenmemiş olması dikkate alındığında «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin kabulün TTK'nın 421/1.maddesinde belirtilen nisaba uygun olmasının yeterli olduğu, değiştirilen ana sözleşmenin 10.maddesindeki özel nisabın sadece sermaye artırımı kararı verilmesi için gerekli olan bir nisap şekli olduğu, TTK'nın 421/1.maddesine uygun bir nisapla bu maddenin değiştirilmesinde yasaya ve hukuka aykırı bir yön olmadığı, bu nedenle Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından genel kurul kararının «ilanı» talebinin reddi kararının yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün red kararının TTK'nın 34. maddesi uyarınca kald …
Her ne kadar mahkeme karar gerekçesinde, şirket «esas sözleşmesinde» esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin olarak ağırlaştırılmış «nisaba» yer verilmediği gerekçesine değinilmişse de esas sözleşmenin 10. madde kapsamında özel bir durum olarak «sermaye artırımı» ile sınırlı olarak «nitelikli çoğunluğa» yer verilmiş olup, söz konusu orana uyulmazsızın alınan kararların geçerliliğinden söz edilebilmesi mümkün değildir.
Zira değinilen madde hükmünün «esas sözleşme değişikliği» ile aşılabilmesi hali başlı başına sermaye artımındaki ağırlaştırılmış «nisabı» etkisiz kılacaktır.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı «anonim şirketi» «esas sözleşmesinin» 30. maddesinde sermayenin en az 1/4'ünü karşılayan pay sahiplerinin veya «temsilcilerinin» varlığı halinde genel kurulun toplanacağı ve kararlarının da toplantıda hazır bulunan oyların çoğunun ile verileceğinin düzenlendiği, bu düzenlemenin TTK'nın 418. maddesindeki düzenlemeyle aynı olduğu, TTK'nın 538. maddesindeki düzenlemenin «tasfiye» halindeki anonim şirketlere ilişkin düzenleme olduğu, davalı anonim şirketin tasfiye halinde olmadığı, bu nedenle TTK'nın 538. ve 420. maddeleri olayda uygulanma imkanının bulunmadığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı temsilcileri hakkındaki yönetmeliğin 22. maddesinin esas sözleşmenin 30. maddesine aykırı olduğu, alınan kararın TTK'nın 438. maddesinde belirtilen toplantı ve karar «nisabına» uygun olarak alındığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
TTK'nın Toplantı ve Karar Nisabı başlıklı 418. maddesine bakıldığında "(1) Genel kurullar, bu Kanunda veya «esas sözleşmede», aksine daha ağır «nisap» öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya «temsilcilerinin» varlığıyla toplanır.
… gulanır." hükmünü içerdiği; 421. maddeye yapılan atıf nedeniyle konuya ilişkin 421/3. maddesi incelendiğinde ise, şirketin işletme konusunun tamamen değiştirilmesi, «imtiyazlı pay» oluşturulması, nama yazılı payların devrinin sınırlandırılması hususlarında «esas sözleşme değişikliğinde», sermayenin en az yüzde yetmişbeşini oluşturan payların sahiplerinin veya «temsilcilerinin» olumlu oylarıyla karar alınacağına yer verildiği görülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:normlar hiyerarşisi · imtiyazlı pay · genel kurulun devredilemez yetkileri · muhalefet şerhi · pay sahipliği · cy/cy şerhi · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince; davalı şirket «yönetim kurulu» tarafından genel kurulun toplantıya çağrılmasında gündemin "önemli miktardaki şirket mal varlığının toptan satılması" olarak belirlendiği için satılan hisselerin şirketin önemli miktarda mal varlığını oluşturup oluşturmadığını belirlemeye gerek olmadığı, şirketin önemli ölçüde mal varlığının toptan satışı fiili bir «tasfiye» niteliğinde olduğundan ayrıca şirketin tasfiye halinde olması gerekmeksizin TTK'nın 538/2. maddesi yollamasıyla TTK'nın 421/3. ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkındaki Yönetmeliğin 22. maddesinin 12. fıkrasına göre, önemli miktarda şirket aktiflerinin toptan satışı kararlarının şirket sermayesinin en az %75'ini oluşturan «pay sahipleri» tarafından alınması gerektiği, toplantı ve karar alma «nisabının» gerçekleşmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldır …
Her ne kadar Yönetmelik'te faal/«tasfiye» halinde şirket ayrımı yapılmaksızın önemli miktarda şirket aktiflerinin toptan satış kararının «nitelikli çoğunlukla» alınacağına dair «nisap» öngörülmüş ise de bu nisap tasfiye halindeki şirketler için TTK'nın 538/2 maddesinin atfıyla 421/3-4 maddesinde gösterilen nisaptır ve bu «nisabın» faal şirketler için uygulanması «normlar hiyerarşisine» de aykırıdır.
Kararda «muhalefet şerhi» de bulunmamaktadır.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı «anonim şirketi» «esas sözleşmesinin» 30. maddesinde sermayenin en az 1/4'ünü karşılayan pay sahiplerinin veya «temsilcilerinin» varlığı halinde genel kurulun toplanacağı ve kararlarının da toplantıda hazır bulunan oyların çoğunun ile verileceğinin düzenlendiği, bu düzenlemenin TTK'nın 418. maddesindeki düzenlemeyle aynı olduğu, TTK'nın 538. maddesindeki düzenlemenin «tasfiye» halindeki anonim şirketlere ilişkin düzenleme olduğu, davalı anonim şirketin tasfiye halinde olmadığı, bu nedenle TTK'nın 538. ve 420. maddeleri olayda uygulanma imkanının bulunmadığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı temsilcileri hakkındaki yönetmeliğin 22. maddesinin esas sözleşmenin 30. maddesine aykırı olduğu, alınan kararın TTK'nın 438. maddesinde belirtilen toplantı ve karar «nisabına» uygun olarak alındığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13917 E. 2014/20170 K.
Ortak:toplantı ve karar nisabı · nisap · karar nisabı · sermaye artırımı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 421/1.fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre «esas sözleşme değişikliğine» ilişkin kararlarda ilk toplantıda şirket sermayesinin en az yarısının «toplantı nisabı» olarak bulunması ve alınan kararın da toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınmasının gerektiği, kanunda veya esas sözleşmede aksine bir hüküm var ise bu yasal oranların eksiltilemeyeceği, TTK'da sermayenin arttırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliklerinde bu maddedeki özel «nisap» dışında başka bir özel nisap öngörülmediği, şirket ana sözleşmesinin 30.maddesinde karar nisabı gösterilmiş olup şirket ana sözleşmesinde esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin özel bir nisap öngörülmediği, dolayısı ile şirket ana sözleşmesinde «sermaye artırımı» yapılmasına ilişkin ana sözleşme maddesinin değiştirilmesine ilişkin ağırlıklı ve özel bir nisap düzenlenmemiş olması dikkate alındığında «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin kabulün TTK'nın 421/1.maddesinde belirtilen nisaba uygun olmasının yeterli olduğu, değiştirilen ana sözleşmenin 10.maddesindeki özel nisabın sadece sermaye artırımı kararı verilmesi için gerekli olan bir nisap şekli olduğu, TTK'nın 421/1.maddesine uygun bir nisapla bu maddenin değiştirilmesinde yasaya ve hukuka aykırı bir yön olmadığı, bu nedenle Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından genel kurul kararının «ilanı» talebinin reddi kararının yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün red kararının TTK'nın 34. maddesi uyarınca kald …
Her ne kadar mahkeme karar gerekçesinde, şirket «esas sözleşmesinde» esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin olarak ağırlaştırılmış «nisaba» yer verilmediği gerekçesine değinilmişse de esas sözleşmenin 10. madde kapsamında özel bir durum olarak «sermaye artırımı» ile sınırlı olarak «nitelikli çoğunluğa» yer verilmiş olup, söz konusu orana uyulmazsızın alınan kararların geçerliliğinden söz edilebilmesi mümkün değildir.
Şirket sermayesinin %72,5'ini «temsil» eden hissedarlar karar vermedikçe mevcut «sermaye artırılamaz»” hükmünün bulunduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaHükme esas alınan SMMM bilirkişi raporunda toplantı ve karar «nisaplarının» sağlandığı, toplantıya katılmayanların oy oranının karar «nisabını» etkilemediği, şirket ana sözleşmesinde genel kurul kararları ile ilgili özel bir düzenlemenin bulunmadığı, «sermaye artırımına» neden ihtiyaç duyulduğu konusunda bir açıklama bulunmadığı ancak toplantıya katılan pay sahiplerinin de sermaye artırımına ilişkin gündem maddesi ile ilgili açıklama istediklerine dair bir «kaydın» bulunmadığından bahisle alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu toplantıda gerekli toplantı karar «nisabının» bulunduğu, alınan ve iptalleri istenen kararların yasaya, ana sözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu toplantıda gerekli karar «nisaplarının» sağlandığı, alınan kararların yasa ve ana sözleşme hükümleri ile «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyiniyet · iyiniyet kuralı · genel kurul kararının iptali · iyiniyet · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu toplantıda gerekli toplantı karar «nisabının» bulunduğu, alınan ve iptalleri istenen kararların yasaya, ana sözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu toplantıda gerekli karar «nisaplarının» sağlandığı, alınan kararların yasa ve ana sözleşme hükümleri ile «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafın bu itirazları yeterince karşılanmadığı gibi mahkemece, sırf oy «nisaplarının» yeterli olmasının genel kurulda alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığını kabule yeterli bulunmadığı da göz ardı edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyeti oluşturularak davacı itirazlarını da karşılar mahiyette rapor alınmak suretiyle dava konusu «genel kurul kararlarının iptali» koşullarının bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi raporuna göre karar tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2183 E. 2019/6811 K.
Ortak:toplantı ve karar nisabı · nisap · karar nisabı · anonim şirket · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 421/1.fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre «esas sözleşme değişikliğine» ilişkin kararlarda ilk toplantıda şirket sermayesinin en az yarısının «toplantı nisabı» olarak bulunması ve alınan kararın da toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınmasının gerektiği, kanunda veya esas sözleşmede aksine bir hüküm var ise bu yasal oranların eksiltilemeyeceği, TTK'da sermayenin arttırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliklerinde bu maddedeki özel «nisap» dışında başka bir özel nisap öngörülmediği, şirket ana sözleşmesinin 30.maddesinde karar nisabı gösterilmiş olup şirket ana sözleşmesinde esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin özel bir nisap öngörülmediği, dolayısı ile şirket ana sözleşmesinde «sermaye artırımı» yapılmasına ilişkin ana sözleşme maddesinin değiştirilmesine ilişkin ağırlıklı ve özel bir nisap düzenlenmemiş olması dikkate alındığında «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin kabulün TTK'nın 421/1.maddesinde belirtilen nisaba uygun olmasının yeterli olduğu, değiştirilen ana sözleşmenin 10.maddesindeki özel nisabın sadece sermaye artırımı kararı verilmesi için gerekli olan bir nisap şekli olduğu, TTK'nın 421/1.maddesine uygun bir nisapla bu maddenin değiştirilmesinde yasaya ve hukuka aykırı bir yön olmadığı, bu nedenle Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından genel kurul kararının «ilanı» talebinin reddi kararının yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün red kararının TTK'nın 34. maddesi uyarınca kald …
Davacı şirket «esas sözleşmesinin» 10. maddesinde, “Sermaye artırımı için şirket sermayesinin %72,5'ini «temsil» eden şirket hissedarlarının aynı yönde vereceği kararla şirket sermayesi artırılabilir.
Şirket sermayesinin %72,5'ini «temsil» eden hissedarlar karar vermedikçe mevcut «sermaye artırılamaz»” hükmünün bulunduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece toplantıya 1000 hissenin 980'ini «temsil» edenlerin katıldığı, asgari «toplantı nisabı» olan %25'ten fazla katılım bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «anonim şirket» genel kurulunda alınan kararların iptali ve genel kurulun hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı şirket ana sözleşmesinin Sermayenin Arttırılması ve Eksiltilmesi başlıklı 31. maddesinde “...Ancak sermayenin arttırılması veya azaltılması için gerekli toplantı ve karar «nisabı» ilk ve müteakip toplantılar için cari olmak kaydıyla esas sermayenin %100'ünü teşkil eden pay sahiplerinin iştirakı ve aynı oranda oy çoğunluğuna tabidir.” hükmü yer almaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yokluk
Benzer bu karardaAncak, anasözleşme ortaklar arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, uyulması zorunlu bulunduğundan, anasözleşmede öngörülen karar «nisabını» taşımadan alınan kararlar «yoklukla» sakat kararlardır.
Bu durumda mahkemece, anasözleşme ile kararlaştırılan ağırlaştırılmış «nisaba» uyulmasının zorunlu ve bu hükme uymamanın müeyyidesinin de «yokluk» olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dava konusu 10 numaralı gündem maddesi için iptal sebepleri bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şeki …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12130 E. 2013/13978 K.
Ortak:toplantı ve karar nisabı · nisap · karar nisabı · anonim şirket · ilan · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 421/1.fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre «esas sözleşme değişikliğine» ilişkin kararlarda ilk toplantıda şirket sermayesinin en az yarısının «toplantı nisabı» olarak bulunması ve alınan kararın da toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınmasının gerektiği, kanunda veya esas sözleşmede aksine bir hüküm var ise bu yasal oranların eksiltilemeyeceği, TTK'da sermayenin arttırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliklerinde bu maddedeki özel «nisap» dışında başka bir özel nisap öngörülmediği, şirket ana sözleşmesinin 30.maddesinde karar nisabı gösterilmiş olup şirket ana sözleşmesinde esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin özel bir nisap öngörülmediği, dolayısı ile şirket ana sözleşmesinde «sermaye artırımı» yapılmasına ilişkin ana sözleşme maddesinin değiştirilmesine ilişkin ağırlıklı ve özel bir nisap düzenlenmemiş olması dikkate alındığında «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin kabulün TTK'nın 421/1.maddesinde belirtilen nisaba uygun olmasının yeterli olduğu, değiştirilen ana sözleşmenin 10.maddesindeki özel nisabın sadece sermaye artırımı kararı verilmesi için gerekli olan bir nisap şekli olduğu, TTK'nın 421/1.maddesine uygun bir nisapla bu maddenin değiştirilmesinde yasaya ve hukuka aykırı bir yön olmadığı, bu nedenle Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından genel kurul kararının «ilanı» talebinin reddi kararının yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün red kararının TTK'nın 34. maddesi uyarınca kald …
Davacı şirket «esas sözleşmesinin» 10. maddesinde, “Sermaye artırımı için şirket sermayesinin %72,5'ini «temsil» eden şirket hissedarlarının aynı yönde vereceği kararla şirket sermayesi artırılabilir.
Şirket sermayesinin %72,5'ini «temsil» eden hissedarlar karar vermedikçe mevcut «sermaye artırılamaz»” hükmünün bulunduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın genel hükümlere ve TTK.nun 381 vd. maddelerine göre açılmış «anonim şirket» genel kurul kararlarının «yoklukla» malûl olduğu için iptali istemine ilişkin olduğu, davalı şirketin ana sözleşmesinin 1977 yılında tescil ve «ilan» edildiği, genel kurul toplantı nisapları bakımından TTK hükümlerine atıf yapan ana sözleşmenin 21.maddesine göre, bu konuda 1977 yılında yürürlükte bulunan TTK'nun 388.maddesinin 3585 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki metninde belirtilen ağırlaştırılmış toplantı «nisaplarının» geçerli olduğu; öte yandan davalı şirketin başka taşınmazları mevcut ise de şirketin üretim faaliyetlerinin "..." adresindeki taşınmazda bulunan fabrikada yürütüldüğü ve dava konusu genel kurul kararının üretim faaliyetlerinin yürütüldüğü bu taşınmazın satışına ilişkin olduğu, şirketin üretim faaliyetlerinin yapıldığı fabrikanın bulunduğu taşınmazın satışını amaçlayan kararın TTK'nun 443/II madde hükmü atfı ile TTK'nun 388/III ve IV madde hükümlerinde öngörülen toplantı ve karar nisaplarına tâbi olması gerektiği;bu bağlamda 3585 sayılı kanun ile değişikliğe uğramayan TTK'nun 388/II madde hükmü uyarınca 1.toplantı için şirket sermayesinin 3/4'ü, 2. toplantı için 1/2'si ve 3.toplantı için de 1/3'ünün toplantıda hazır bulunması gerektiğinin (karar «nisabının» mevcut oylarının 2/3 olduğu) dikkate alındığında davaya konu genel kurulda toplam 1.500.000,00 adet hissenin en az 3/4'ünü oluşturan 1.125.000 adet hisseyi «temsil» eden pay sahiplerinin toplantıda hazır bulunması gerektiği halde bu adedin altında kalan 1.115,999,97 adet hissenin toplantıya katıldığı; dolayısıyla sözü edilen kararın alındığı 17.08.2011 tarihli genel kurul toplantısının ana sözleşmenin aradığı «toplantı nisabı» gerçekleşmeksizin yapıldığı ve bu nedenle toplantı nisabı olmaksızın yapılan genel kurulda alınan taşınmaz satışına ilişkin kararın yok hükmünde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı "Kareksan Karşıyaka Ekmek Sanayi ve Ticaret A.Ş." tarafından gerçekleştirilen 17.08.2011 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında tesis edilmiş "...
6762 sayılı Yasa'nın 317. maddesi uyarınca «anonim şirket» idare meclisi tarafından idare ve «temsil» olunur ve şirketin mutad işleri idare meclisinin aldığı kararlar uyarınca yürütülür.
Şirket «tasfiye» halinde olmayıp, taşınmazların toptan satımı da söz konusu olmadığından iptali istenilen karar ağırlaştırılmış «nisaba» tabi kararlardan değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yokluk · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, davanın genel hükümlere ve TTK.nun 381 vd. maddelerine göre açılmış «anonim şirket» genel kurul kararlarının «yoklukla» malûl olduğu için iptali istemine ilişkin olduğu, davalı şirketin ana sözleşmesinin 1977 yılında tescil ve «ilan» edildiği, genel kurul toplantı nisapları bakımından TTK hükümlerine atıf yapan ana sözleşmenin 21.maddesine göre, bu konuda 1977 yılında yürürlükte bulunan TTK'nun 388.maddesinin 3585 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki metninde belirtilen ağırlaştırılmış toplantı «nisaplarının» geçerli olduğu; öte yandan davalı şirketin başka taşınmazları mevcut ise de şirketin üretim faaliyetlerinin "..." adresindeki taşınmazda bulunan fabrikada yürütüldüğü ve dava konusu genel kurul kararının üretim faaliyetlerinin yürütüldüğü bu taşınmazın satışına ilişkin olduğu, şirketin üretim faaliyetlerinin yapıldığı fabrikanın bulunduğu taşınmazın satışını amaçlayan kararın TTK'nun 443/II madde hükmü atfı ile TTK'nun 388/III ve IV madde hükümlerinde öngörülen toplantı ve karar nisaplarına tâbi olması gerektiği;bu bağlamda 3585 sayılı kanun ile değişikliğe uğramayan TTK'nun 388/II madde hükmü uyarınca 1.toplantı için şirket sermayesinin 3/4'ü, 2. toplantı için 1/2'si ve 3.toplantı için de 1/3'ünün toplantıda hazır bulunması gerektiğinin (karar «nisabının» mevcut oylarının 2/3 olduğu) dikkate alındığında davaya konu genel kurulda toplam 1.500.000,00 adet hissenin en az 3/4'ünü oluşturan 1.125.000 adet hisseyi «temsil» eden pay sahiplerinin toplantıda hazır bulunması gerektiği halde bu adedin altında kalan 1.115,999,97 adet hissenin toplantıya katıldığı; dolayısıyla sözü edilen kararın alındığı 17.08.2011 tarihli genel kurul toplantısının ana sözleşmenin aradığı «toplantı nisabı» gerçekleşmeksizin yapıldığı ve bu nedenle toplantı nisabı olmaksızın yapılan genel kurulda alınan taşınmaz satışına ilişkin kararın yok hükmünde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı "Kareksan Karşıyaka Ekmek Sanayi ve Ticaret A.Ş." tarafından gerçekleştirilen 17.08.2011 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında tesis edilmiş "...
Dava, 17.08.2011 tarihli genel kurulda alınan şirkete ait üretim yapılan gayrimenkulun satışına dair «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Şirket «tasfiye» halinde olmayıp, taşınmazların toptan satımı da söz konusu olmadığından iptali istenilen karar ağırlaştırılmış «nisaba» tabi kararlardan değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15219 E. , 2014/5024 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 44. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/07/2013
NUMARASI 2013/55-2013/192
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/07/2013 tarih ve 2013/55-2013/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin 25/12/2012 tarihinde TTK hükümlerine uygun davet ve Bakanlık Komiserinin katılımı ile gerçekleştirdiği olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı ve bu genel kurulda alınan kararların tescil ve ilanı için davalı TC İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne 26/12/2012 tarih ve 405712-Perpa numaralı tescil ve ilan başvurusu yaptığını, söz konusu başvurunun davalı tarafından incelenerek "Tadilin tescil edilebilmesi için nisap yetersiz, en az %72,5 kabul gerekli" şeklinde bir gerekçe ile iade edileceğinin tarafına sözlü olarak bildirildiğini ve eş zamanlı olarak eksikliklerin giderilmesi gerekeceğinin Sicil Müdürlüğü'nün resmi internet sitesinin tescil takip sayfasında ilan edildiğini, bu gelişmeler nedeniyle davalının tescile engel teşkil ettiği şeklinde tespit olunan hususların TTK'daki şirketler hukuku ve BK'daki müktesep hak ve sözleşme serbestisi konulu düzenlemelerin hatalı hukuki değerlendirilmesi sonucu olduğunun izahı amacı ile davacıyı temsilen 04/01/2013 tarih ve 2743 takip nolu ek açıklama konulu dilekçe ile Sicil Müdürlüğüne başvurulduğunu, bu başvurunun davalı Sicil Müdürlüğü'nün 21/02/2013 tarih ve 25708 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, Sicil Müdürlüğü'nün 21/02/2013 tarih ve 25708 sayılı kararının TTK hükümleri ve sözleşme serbestisine dair hukuki düzenlemelere aykırı olduğunu ileri sürerek, ticaret sicil müdürlüğü kararının iptaline, davacının 25/12/2012 tarihli olağanüstü genel kurul kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının 6102 sayılı TTK'nın 32. Maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği gereğince işlem yaptığını, uygulamada, esas sözleşme hükümlerinin pek çoğunda hakların müktesep hak olup olmadığı ya da değiştirip değiştirilemeyeceğine ilişkin sarih düzenlemelerin bulunmadığını, müktesep hak yarattığının açık bir şekilde ifade edilmeyen esas sözleşme hükümlerinin müktesep hak yaratıp yaratmadığının saptanması ve değişikliklerine ilişkin esasların da bu saptamadan sonra yapılmasının gerektiğini, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün davaya konu tescil taleplerinin reddedilmesinin BK'nın 19. maddesinden hareketle ve yine anılan sözleşme hükmünün müktesep hak yaratması nedeni ile hukuka uygun olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 421/1.fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre esas sözleşme değişikliğine ilişkin kararlarda ilk toplantıda şirket sermayesinin en az yarısının toplantı nisabı olarak bulunması ve alınan kararın da toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınmasının gerektiği, kanunda veya esas sözleşmede aksine bir hüküm var ise bu yasal oranların eksiltilemeyeceği, TTK'da sermayenin arttırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliklerinde bu maddedeki özel nisap dışında başka bir özel nisap öngörülmediği, şirket ana sözleşmesinin 30.maddesinde karar nisabı gösterilmiş olup şirket ana sözleşmesinde esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin özel bir nisap öngörülmediği, dolayısı ile şirket ana sözleşmesinde sermaye artırımı yapılmasına ilişkin ana sözleşme maddesinin değiştirilmesine ilişkin ağırlıklı ve özel bir nisap düzenlenmemiş olması dikkate alındığında ana sözleşme değişikliğine ilişkin kabulün TTK'nın 421/1.maddesinde belirtilen nisaba uygun olmasının yeterli olduğu, değiştirilen ana sözleşmenin 10.maddesindeki özel nisabın sadece sermaye artırımı kararı verilmesi için gerekli olan bir nisap şekli olduğu, TTK'nın 421/1.maddesine uygun bir nisapla bu maddenin değiştirilmesinde yasaya ve hukuka aykırı bir yön olmadığı, bu nedenle Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından genel kurul kararının ilanı talebinin reddi kararının yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün red kararının TTK'nın 34.
maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nın 34. maddesi gereğince ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı şirket esas sözleşmesinin 10. maddesinde, “Sermaye artırımı için şirket sermayesinin %72,5'ini temsil eden şirket hissedarlarının aynı yönde vereceği kararla şirket sermayesi artırılabilir. Şirket sermayesinin %72,5'ini temsil eden hissedarlar karar vermedikçe mevcut sermaye artırılamaz” hükmünün bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkeme karar gerekçesinde, şirket esas sözleşmesinde esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin olarak ağırlaştırılmış nisaba yer verilmediği gerekçesine değinilmişse de esas sözleşmenin 10. madde kapsamında özel bir durum olarak sermaye artırımı ile sınırlı olarak nitelikli çoğunluğa yer verilmiş olup, söz konusu orana uyulmazsızın alınan kararların geçerliliğinden söz edilebilmesi mümkün değildir.
Zira değinilen madde hükmünün esas sözleşme değişikliği ile aşılabilmesi hali başlı başına sermaye artımındaki ağırlaştırılmış nisabı etkisiz kılacaktır. Sermaye artırımına ilişkin olarak yapılan bu tespitten sonra üzerinde durulması gereken bir diğer husus, 6102 sayılı TTK kapsamında söz konusu maddenin hukuki durumunun ne olduğu, bir başka anlatımla esas sözleşmedeki düzenlemenin yeni TTK hükümleri karşısında geçerliliğini sürdürüp sürdürmeyeceğine ilişkindir. Bu kapsamda Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında 6103 sayılı Kanunun 22/1 maddesi içeriğinde “Anonim şirketler esas sözleşmelerini ve limited şirketler şirket sözleşmelerini, yürürlük tarihinden itibaren oniki ay içinde Türk Ticaret Kanunuyla uyumlu hâle getirirler.
Bu süre içinde gerekli değişikliklerin yapılmaması hâlinde, esas sözleşmedeki ve şirket sözleşmesindeki düzenleme yerine Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanır.” şeklinde düzenlemeye yer verilmişse de aynı yasanın 26/3 maddesi kapsamında “Bir esas sözleşmede esas sözleşme değişikliklerine ilişkin olarak 6762 sayılı Kanunun 388 inci maddesindekinden daha ağır nisaplar öngörülmüş olup da bunlar Türk Ticaret Kanunu'nun 421'inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen nisaplardan ağırsa, bunların uygulanmasına devam olunabilir. Ağırlaştırılmış nisaplara dair esas sözleşmedeki veya herhangi bir sözleşme veya hukukî metindeki özel düzenleme Türk Ticaret Kanunu'nun
421'inci maddesine göre daha hafifse 421'inci madde uygulanır.” şeklinde bir başka düzenlemeye yer vererek 6762 sayılı TTK döneminde esas sözleşmeler kapsamında yer verilen ağırlaştırılmış nisaplara ilişkin koruma getirmiştir. Bu durumda, mahkemece, davaya konu uyuşmazlıkta, davacı şirket esas sözleşmesi kapsamında ağırlaştırılmış nisaba yer verildiği ve söz konu nisabın esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin genel madde ile aşılamayacağı, 6102 sayılı TTK kapsamında 6762 sayılı TTK dönemindeki ağırlaştırılmış nisapların devam etmesinin mümkün olup sırf kanun değişikliğinin bu durumu ortadan kaldırmayacağı ve bu suretle davalı ticaret sicil müdürlüğü işleminde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101741000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz