Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13917 E. 2014/20170 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
objektif iyiniyet↗ toplantı ve karar nisabı↗ nisap↗ karar nisabı↗ iyiniyet kuralı↗ sermaye artırımı↗ genel kurul kararının iptali↗ iyiniyet↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu toplantıda gerekli toplantı karar nisabının bulunduğu, alınan ve iptalleri istenen kararların yasaya, ana sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin 09.03.2011 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu toplantıda gerekli karar nisaplarının sağlandığı, alınan kararların yasa ve ana sözleşme hükümleri ile objektif iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan SMMM bilirkişi raporunda toplantı ve karar nisaplarının sağlandığı, toplantıya katılmayanların oy oranının karar nisabını etkilemediği, şirket ana sözleşmesinde genel kurul kararları ile ilgili özel bir düzenlemenin bulunmadığı, sermaye artırımına neden ihtiyaç duyulduğu konusunda bir açıklama bulunmadığı ancak toplantıya katılan pay sahiplerinin de sermaye artırımına ilişkin gündem maddesi ile ilgili açıklama istediklerine dair bir kaydın bulunmadığından bahisle alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğu bildirilmiştir.
Davacı vekili toplantı ve karar nisapları hesaplanırken usulsüz olduğu mahkeme kararıyla tespit olunan devirler öncesi dönem pay miktarlarının dikkate alınmadığı, yine sermaye artırımına dair daha önce hukuka aykırı olduğundan bahisle iptal edilen genel kurul kararının dikkate alınmadığı gibi şirketin sermaye artırımı koşullarının oluşup oluşmadığının da yeterince incelenmediğini beyanla hükme esas alınan bilirkişi raporuna ciddi itirazlarda bulunmuştur. Davacı tarafın bu itirazları yeterince karşılanmadığı gibi mahkemece, sırf oy nisaplarının yeterli olmasının genel kurulda alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olmadığını kabule yeterli bulunmadığı da göz ardı edilmiştir. Bu itibarla, mahkemece konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyeti oluşturularak davacı itirazlarını da karşılar mahiyette rapor alınmak suretiyle dava konusu genel kurul kararlarının iptali koşullarının bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna göre karar tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/969 E. 2018/6441 K.
Ortak:objektif iyiniyet · nisap · karar nisabı · iyiniyet kuralı · genel kurul kararının iptali · iyiniyet · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu toplantıda gerekli toplantı karar «nisabının» bulunduğu, alınan ve iptalleri istenen kararların yasaya, ana sözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu toplantıda gerekli karar «nisaplarının» sağlandığı, alınan kararların yasa ve ana sözleşme hükümleri ile «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafın bu itirazları yeterince karşılanmadığı gibi mahkemece, sırf oy «nisaplarının» yeterli olmasının genel kurulda alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığını kabule yeterli bulunmadığı da göz ardı edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda «dava konusu» toplantıda gerekli toplantı ve karar «nisabının» bulunduğu, alınan ve iptalleri istenen kararların yasaya, ana sözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda Dairemizin 22.12.2014 tarihli bozma ilamı gereğince, daha önce mahkeme kararıyla iptal edilmiş genel kurul kararlarının ve pay devirlerinin eldeki «davanın konusu» genel kurul kararlarının toplantı ve karar «nisaplarına» etkisi, şirket «defterleri» ve belgeleri de incelenerek sermaye arttırımı ve davaya konu diğer kararların yasaya, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı hususlarında bilirkişilerden yeniden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Dairemizin 22.12.2014 tarihli bozma kararında, genel kurulda toplantı ve karar «nisaplarının» daha önce mahkemece iptal edilen pay devirleri ve genel kurul kararları dikkate alınarak belirlenmesi ayrıca iptali istenilen kararların yasaya, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığının bilirkişi raporu ile tespitine işaret edildiği halde mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususlar incelenmediği gibi mahkeme …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · e-defter
Benzer bu karardaBu durumda Dairemizin 22.12.2014 tarihli bozma ilamı gereğince, daha önce mahkeme kararıyla iptal edilmiş genel kurul kararlarının ve pay devirlerinin eldeki «davanın konusu» genel kurul kararlarının toplantı ve karar «nisaplarına» etkisi, şirket «defterleri» ve belgeleri de incelenerek sermaye arttırımı ve davaya konu diğer kararların yasaya, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı hususlarında bilirkişilerden yeniden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda «dava konusu» toplantıda gerekli toplantı ve karar «nisabının» bulunduğu, alınan ve iptalleri istenen kararların yasaya, ana sözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Ortaklar Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3070 E. 2013/5891 K.
Ortak:nisap
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu toplantıda gerekli karar «nisaplarının» sağlandığı, alınan kararların yasa ve ana sözleşme hükümleri ile «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan SMMM bilirkişi raporunda toplantı ve karar «nisaplarının» sağlandığı, toplantıya katılmayanların oy oranının karar «nisabını» etkilemediği, şirket ana sözleşmesinde genel kurul kararları ile ilgili özel bir düzenlemenin bulunmadığı, «sermaye artırımına» neden ihtiyaç duyulduğu konusunda bir açıklama bulunmadığı ancak toplantıya katılan pay sahiplerinin de sermaye artırımına ilişkin gündem maddesi ile ilgili açıklama istediklerine dair bir «kaydın» bulunmadığından bahisle alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğu bildirilmiştir.
Davacı tarafın bu itirazları yeterince karşılanmadığı gibi mahkemece, sırf oy «nisaplarının» yeterli olmasının genel kurulda alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığını kabule yeterli bulunmadığı da göz ardı edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin «ortaklar kurulu» kararlarının yeterli «nisap» ile alınmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin «ortaklar kurulu» kararlarının yeterli «nisap» ile alınmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15219 E. 2014/5024 K.
Ortak:toplantı ve karar nisabı · nisap · karar nisabı · sermaye artırımı
İncelediğiniz karardaHükme esas alınan SMMM bilirkişi raporunda toplantı ve karar «nisaplarının» sağlandığı, toplantıya katılmayanların oy oranının karar «nisabını» etkilemediği, şirket ana sözleşmesinde genel kurul kararları ile ilgili özel bir düzenlemenin bulunmadığı, «sermaye artırımına» neden ihtiyaç duyulduğu konusunda bir açıklama bulunmadığı ancak toplantıya katılan pay sahiplerinin de sermaye artırımına ilişkin gündem maddesi ile ilgili açıklama istediklerine dair bir «kaydın» bulunmadığından bahisle alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu toplantıda gerekli toplantı karar «nisabının» bulunduğu, alınan ve iptalleri istenen kararların yasaya, ana sözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu toplantıda gerekli karar «nisaplarının» sağlandığı, alınan kararların yasa ve ana sözleşme hükümleri ile «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 421/1.fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre «esas sözleşme değişikliğine» ilişkin kararlarda ilk toplantıda şirket sermayesinin en az yarısının «toplantı nisabı» olarak bulunması ve alınan kararın da toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınmasının gerektiği, kanunda veya esas sözleşmede aksine bir hüküm var ise bu yasal oranların eksiltilemeyeceği, TTK'da sermayenin arttırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliklerinde bu maddedeki özel «nisap» dışında başka bir özel nisap öngörülmediği, şirket ana sözleşmesinin 30.maddesinde karar nisabı gösterilmiş olup şirket ana sözleşmesinde esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin özel bir nisap öngörülmediği, dolayısı ile şirket ana sözleşmesinde «sermaye artırımı» yapılmasına ilişkin ana sözleşme maddesinin değiştirilmesine ilişkin ağırlıklı ve özel bir nisap düzenlenmemiş olması dikkate alındığında «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin kabulün TTK'nın 421/1.maddesinde belirtilen nisaba uygun olmasının yeterli olduğu, değiştirilen ana sözleşmenin 10.maddesindeki özel nisabın sadece sermaye artırımı kararı verilmesi için gerekli olan bir nisap şekli olduğu, TTK'nın 421/1.maddesine uygun bir nisapla bu maddenin değiştirilmesinde yasaya ve hukuka aykırı bir yön olmadığı, bu nedenle Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından genel kurul kararının «ilanı» talebinin reddi kararının yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün red kararının TTK'nın 34. maddesi uyarınca kald …
Her ne kadar mahkeme karar gerekçesinde, şirket «esas sözleşmesinde» esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin olarak ağırlaştırılmış «nisaba» yer verilmediği gerekçesine değinilmişse de esas sözleşmenin 10. madde kapsamında özel bir durum olarak «sermaye artırımı» ile sınırlı olarak «nitelikli çoğunluğa» yer verilmiş olup, söz konusu orana uyulmazsızın alınan kararların geçerliliğinden söz edilebilmesi mümkün değildir.
Şirket sermayesinin %72,5'ini «temsil» eden hissedarlar karar vermedikçe mevcut «sermaye artırılamaz»” hükmünün bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nitelikli çoğunluk · esas sözleşme değişikliği · ana sözleşme değişikliği · esas sözleşme · ticaret sicili müdürlüğü · limited şirket · ticaret sicili · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 421/1.fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre «esas sözleşme değişikliğine» ilişkin kararlarda ilk toplantıda şirket sermayesinin en az yarısının «toplantı nisabı» olarak bulunması ve alınan kararın da toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınmasının gerektiği, kanunda veya esas sözleşmede aksine bir hüküm var ise bu yasal oranların eksiltilemeyeceği, TTK'da sermayenin arttırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliklerinde bu maddedeki özel «nisap» dışında başka bir özel nisap öngörülmediği, şirket ana sözleşmesinin 30.maddesinde karar nisabı gösterilmiş olup şirket ana sözleşmesinde esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin özel bir nisap öngörülmediği, dolayısı ile şirket ana sözleşmesinde «sermaye artırımı» yapılmasına ilişkin ana sözleşme maddesinin değiştirilmesine ilişkin ağırlıklı ve özel bir nisap düzenlenmemiş olması dikkate alındığında «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin kabulün TTK'nın 421/1.maddesinde belirtilen nisaba uygun olmasının yeterli olduğu, değiştirilen ana sözleşmenin 10.maddesindeki özel nisabın sadece sermaye artırımı kararı verilmesi için gerekli olan bir nisap şekli olduğu, TTK'nın 421/1.maddesine uygun bir nisapla bu maddenin değiştirilmesinde yasaya ve hukuka aykırı bir yön olmadığı, bu nedenle Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından genel kurul kararının «ilanı» talebinin reddi kararının yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün red kararının TTK'nın 34. maddesi uyarınca kald …
Bu durumda, mahkemece, davaya konu uyuşmazlıkta, davacı şirket «esas sözleşmesi» kapsamında ağırlaştırılmış «nisaba» yer verildiği ve söz konu nisabın esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin genel madde ile aşılamayacağı, 6102 sayılı TTK kapsamında 6762 sayılı TTK dönemindeki ağırlaştırılmış nisapların devam etmesinin mümkün olup sırf kanun değişikliğinin bu durumu ortadan kaldırmayacağı ve bu suretle davalı «ticaret sicil müdürlüğü» işleminde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru gör …
Dava, TTK’nın 34. maddesi gereğince «ticaret sicil müdürlüğü» kararına itiraza ilişkindir.
Her ne kadar mahkeme karar gerekçesinde, şirket «esas sözleşmesinde» esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin olarak ağırlaştırılmış «nisaba» yer verilmediği gerekçesine değinilmişse de esas sözleşmenin 10. madde kapsamında özel bir durum olarak «sermaye artırımı» ile sınırlı olarak «nitelikli çoğunluğa» yer verilmiş olup, söz konusu orana uyulmazsızın alınan kararların geçerliliğinden söz edilebilmesi mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13917 E. , 2014/20170 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/05/2014
NUMARASI 2013/227-2014/178
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/05/2014 tarih ve 2013/227-2014/178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 1.715,00 TL sermaye ile pay sahibi olduğunu, davalı şirketin 09.03.2011 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında TTK'nun 368. maddesinde ve ana sözleşmenin 24. maddesinde gösterilen çağrı usulüne uyulmayarak müvekkilinin toplantıya katılmasına engel olunduğunu, toplantı çağrısı, taahhütlü mektupla gönderilmişse bile müvekkiline ulaşmadığını, yapılan genel kurulda yönetim kurulunun ibrasına ilişkin oylamada, oy kullanma hakkı bulunmayan M.. Ö..’in oy kullandığını, kendisinin ticari mümessil olduğunu, toplantıda sermaye artırılmasının gerekliliği ve artırılma şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmadan ve gerekçesi açıklanmadan sermaye artırımı kararı alındığını, bu şekilde çoğunluğun çıkarları gözetilmeden ve azınlığın payını küçültmek amacı gütmek suretiyle paydaşların zarara uğratıldığını, daha önce 2003 yılında alınan sermaye artırım kararının da mahkeme kararıyla iptaline karar verildiğini, ayrıca şirket hisse devirlerinin iptaline ilişkin daha önce alınan kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen hisse oranlarının yeniden düzenlenmediğini, iptali istenilen genel kurulda mahkeme kararından önceki hisse oranlarına göre oylama yapılarak karar alındığını ileri sürerek, 09.03.2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, toplantıya ait ilanların, uzun yıllardır uygulanan usul ile TTK'nun 368. maddesine uygun olarak Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiğini, davacının, müvekkili şirkete bildirdiği adresine toplantıya çağrı tebligatının gönderildiğini ancak davacının toplantıya katılmadığını, davacının 29.03.2011 tarihinde vermiş olduğu iki dilekçeden birinde yeni adresini bildirdiğini, diğerinde ise “09.03.2011 tarihinde yapılan genel kurulda alınan karar gereği sermaye artırımına katılıyorum ve taahhüt ediyorum” şeklinde beyanda bulunduğunu, davacının, dava açma hakkının bulunmadığını, alınan kararların usule uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu toplantıda gerekli toplantı karar nisabının bulunduğu, alınan ve iptalleri istenen kararların yasaya, ana sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin 09.03.2011 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu toplantıda gerekli karar nisaplarının sağlandığı, alınan kararların yasa ve ana sözleşme hükümleri ile objektif iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan SMMM bilirkişi raporunda toplantı ve karar nisaplarının sağlandığı, toplantıya katılmayanların oy oranının karar nisabını etkilemediği, şirket ana sözleşmesinde genel kurul kararları ile ilgili özel bir düzenlemenin bulunmadığı, sermaye artırımına neden ihtiyaç duyulduğu konusunda bir açıklama bulunmadığı ancak toplantıya katılan pay sahiplerinin de sermaye artırımına ilişkin gündem maddesi ile ilgili açıklama istediklerine dair bir kaydın bulunmadığından bahisle alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğu bildirilmiştir.
Davacı vekili toplantı ve karar nisapları hesaplanırken usulsüz olduğu mahkeme kararıyla tespit olunan devirler öncesi dönem pay miktarlarının dikkate alınmadığı, yine sermaye artırımına dair daha önce hukuka aykırı olduğundan bahisle iptal edilen genel kurul kararının dikkate alınmadığı gibi şirketin sermaye artırımı koşullarının oluşup oluşmadığının da yeterince incelenmediğini beyanla hükme esas alınan bilirkişi raporuna ciddi itirazlarda bulunmuştur. Davacı tarafın bu itirazları yeterince karşılanmadığı gibi mahkemece, sırf oy nisaplarının yeterli olmasının genel kurulda alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olmadığını kabule yeterli bulunmadığı da göz ardı edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyeti oluşturularak davacı itirazlarını da karşılar mahiyette rapor alınmak suretiyle dava konusu genel kurul kararlarının iptali koşullarının bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna göre karar tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102473800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz